Sık geçen başlıklar

pocoyo 17

ekşi profili
değişime ayak uydurmak başka bir şeydir, değişim uğruna çürüyüp gitmek başka bir şey...

açık ara sözlüğün bağrına indirilmiş en derin hançer bu olmuştur uzun yıllardır.

üzüntüyle izliyoruz o yüzden. çünkü gerçekten üzücü bir noktaya geldi bu özellikle artık sözlük.
istanbul için konuşursak, kurye motorlarının patlak egzoz sesidir.

özellikle yazın evde pencereler açıkken izlediğiniz filmi, diziyi de baltalarlar; uyuduğunuz uykuyu da...

kulaklarınızın ırzına geçerler lakin üçüncü sınıf ortadoğu şehrinde gibi buna bir çözüm üretilmez.
dün bir arkadaşımız şunu yazmıştı,

(bkz: #69460784)

kendisinin affına sığınarak buraya da kopyalıyorum, çünkü cuk oturuyor...

--- tarihten gelen bir spoiler vardır ---

hitler'in sağ kolu olan goebbels'in propaganda taktikleri, devletlerin ve devlet adamlarının haleti ruhiyesini ve halkın sürü psikolojisini çok güzel açıklar,

* “insanların beyin tembelliğini gördükçe, her istediğimizi yapabiliriz”
* “yalan söyleyin, mutlaka inanan çıkacaktır. olmazsa, yalana devam edin”
* “bir şeyi ne kadar uzun süre tekrarlarsanız, insanlar ona o kadar fazla inanırlar”
* “bir insana yalan olsa bile bir söylemi sürekli tekrarlarsanız, o söylemin nereden geldiğini unutur ve kendi fikri gibi benimser ve savunur”
* “söylediğiniz yalan ne kadar büyük olursa o kadar etkili olur ve insanların o yalana inanması da o kadar kolaylaşır”
* “halkı her zaman ateşleyin, asla soğumasına ve düşünmesine izin vermeyin”
* “halk büyük yalanlara, küçük yalanlara göre daha çabuk inanır”
* “hatalı olduğunuzu ya da yanlış yaptığınızı asla kabul etmeyin”
* “asla rakibinizin üstün bir yanı olduğunu kabul etmeyin”
* “asla kendinizden başka birine hareket alanı bırakmayın”
* “asla kabahat ve suç üstlenmeyin”
* “sadece bir rakibinize odaklanın ve kötü giden her şeyin suçunu onun üzerine yıkın”
* “yargı devlet hayatının efendisi değil, devlet politikasının hizmetkârı olmalıdır”
* “bana vicdansız bir medya verin, size bilinçsiz bir halk sunayım”
* “her zaman etrafınızda bir yalaka ordusu bulundurun”
* “prestij ve karizma sahibi lider, propaganda işini çok kolaylaştırır”
* “ilk sözü kim ne kadar güçlü ve bağırarak söylerse, o kazanır”
* “önemli olan aydınlar değil kitlelerdir. çünkü onları kandırmak çok kolay”

--- tarihten gelen bir spoiler vardır ---
valla annem karnında ur var diye gezmiş 9 ay, sonra hastaneye bir gidiyor beni doğurup eve dönüyor. adımı da bunun şerefine urcan koyuyor.

şaka la, ama urcan koysaymış efsane olurmuş.

9 ay hamileliği anlamamak bana da saçma geliyor ama anneye da yalancı diyemiyoruz işte.
maç içindeki koşu temposunu nasıl ayarladığını tüm türk beklerin ders gibi izlemesi gereken oyuncu.

adam ne zaman depar atacağını, ne zaman dinlendirici koşu yapacağını çok iyi biliyor. bizde hücumda top kaybeden bek haldır haldır 80 metre %100'üyle depar atar geriye dönmek için, ama oyuna bakmadığı için de daha 40. metrede topun kendi takımına geçtiğini görmez. böyle en az 5-10 pozisyon olur her maç ve bizim bekler gücünün yarısını bu geri koşuşlara harcar.

bu adamı geri koşarken iyi izleyin, nasıl tüm gücüyle değil de kontra atağın gelişimine göre koşu hızını ayarladığını görecek ve neyi kast ettiğimi anlayacaksınız.

ve bu adamın orijini stoper. biz burada türk beklere örnek gösteriyoruz. pehhh.