Sık geçen başlıklar
Debe Arşivi
arşiv kapsamı: 4 Haz 201526 Haz 2026
içinde 16 yaşında mağdur bir çocuk bulundurmayan ama bu olayı bile kullanacak kadar düşük bir haysiyetsiz bulunduran başlık.

bu tanım yeterli. çok yazmayacağım. ilgili "second" kullanıcısı yorumunu yazmış, ssleri paylaşmış. çok umursamadığı belli. zaten ilgili kişinin entrylerine bakılırsa 16 yaşında olamayacağı çok basit şekilde gözükür ama burada ciddi anlamda tiksindiren bir olay var. dikkat çekmek istiyorum.

6 aralık 2018 07.34 tarihli bu entry ile malum kullanıcı bir başlık açıyor. sonra nasıl oluyorsa 16 yaşındaki kıza yürüyen kişi de gelip bu başlığa 6 aralık 2018 11.04 tarihli bu entryi giriyor. tamamen dalga içerikli bir entry. inanılmaz değil mi? sözde yürüyor ama aksi bir entry girmiş.

sonra 6 aralık 2018 18.17 tarihli entry ile bu başlık açılıyor.

ben şunu merak ediyorum, bu bahsi geçen second kullanıcısı eğer malum şahsın açmış olduğu başlığa dalga içerikli entry girmeseydi bu başlık açılacak mıydı?

bence bu olay ve başlık tamamen malum şahsın "sen benim görüşlerime nasıl karşı çıkarsın?" adlı intikamından başka bir şey değil. resmen bu yüzden kinine yenik düşüp bir insanı en aşağılık şeyle suçlamış. ki karşısındaki insanın paylaştığı sslere bakınca kızın 16 yaşında olmadığını gayet iyi biliyor second kullanıcısı.

dediğim gibi burada 16 yaşında mağdur bir genç kız yok ama kendi egosu için bu kadar önemli bir olayı ortaya atarak millete saldıran, necaset saçan iğrenç bir yaratık var. aslında kadınların haklarını savunuyor gibi gözüküp, kadınların haklarına saygısı olmayan cani bir yaratıktan başka bir şey değil kendisi.

bu ve bunun gibi iğrenç varlıklara prim verdiğiniz sürece ezik kompleksi yaşayan rezillerin bu tip iftiralarını daha çok göreceksiniz ve her şeyin gerisinde gerçekten bunları yaşayan insanları bu tip yaratıklar yüzünden göremeyeceğiz bile.

çok yazık.
bunu savunacak olanlar da kuran'ı okumayan veya arapça okuyup anlamayan insanlar olacak ha.
sokak hayvanlarına elimden geldiğince bakarak, durumu olmayan insanlara yardım ederek karanlık bir kalbe sahip olduğumun farkına vardıran açıklama.
ama kuran okuyup 10 yaşındaki kızlara sulananların tertemiz bir kalbi var, evet.
dininiz vicdanınız olsun.

gelen eleştirilere ve nefret söylemlerine toplu cevap editi: kuran'ı okuyan herkes 10 yaşındaki kızlara sulanan sübyancı karaktersizdir demiyorum. namazında kuranında olup da kötü olan insanların olabileceğinden, insanın kalbinin aydın olup olmadığının din inancından bağımsız olduğundan bahsediyorum.
islama göre evlenilebilecek kadının yaşı ayrı bir konu, lütfen gerçek islam bu değil demeden önce inandığınız kitabı sorgulayarak zaman harcayarak okuyun. emin olun inandığınız tanrının sizden istediği ilk şey okumak, sorgulamak.
ayrıca inandığınız din, başlıktaki gibi toplumu ayrıştırıcı söylemleri, nefret söylemlerini yasaklamıştır hatırlatayım dedim. gerçi dininizi sizden iyi biliyoruz ama kime laf anlatıyorsak işte.
arkadaş wasp 'ın annesinin 30 yılda çıkamadığı kuantum evreninden antman kendi çabalarıyla çıktıysa thanos 'u da siker bu saatten sonra.

scott büyük adammış vesselam.
bu konuda en kötü özel okul bile devlet okulundan iyidir diyen ya hiç araştırma yapmamıştır, ya hiç iyi devlet okulu görmemiştir ya da hiç en kötü özel okul örneklerine denk gelmemiştir. bu kadar net konuşuyorum.
değişime ayak uydurmak başka bir şeydir, değişim uğruna çürüyüp gitmek başka bir şey...

açık ara sözlüğün bağrına indirilmiş en derin hançer bu olmuştur uzun yıllardır.

üzüntüyle izliyoruz o yüzden. çünkü gerçekten üzücü bir noktaya geldi bu özellikle artık sözlük.
ankara soğuğu, izmir soğuğu'nun önünde diz çöküp tövbe ister. bu ankaralı arkadaşlar soğuğu sadece dereceden ibaret sanıyor. dostum bak ankara'da sıkı giyindiğin an soğuktan korunabilirsin, fakat izmir'de o denizden gelen rüzgar 10 kat giyinsen bile içinden geçiyor, çıplakmış gibi hissediyorsun kendini. dereceler 10'u gösterirken sen -1 hissediyorsun.
binali yıldırım’a çin gezisi sırasında tarihi mesaj verilmiştir. binali yıldırım’a karşılamada tang hanedanlığı sancağı ve geleneksel tang hanedanlığı kıyafetleri hazırlanmış. asıl gaflet bu heyetin bu durumdan habersiz sırıtarak kameralara halinden gayet memnun bir şekilde poz vermesi olmuştur.

ilgili resim linki

bilindiği üzere tang hanedanlığı döneminde göktürk kağanlığı ve ikinci doğu göktürk kağanlığını egemenliği altına almıştır. türklere ilk asimilasyon politikaları bu dönemde başlamıştır.

bizim devlet adamlarımız maalesef uzmanlardan yararlanma konusunda özürlüdürler. yanınızda hiç mi sinoloji uzmanı veya çin tarihi hakkında uzmanlar götürmüyorsunuz?

aynısını biz yapsak, kürşad ve kırk çerisi temalı ya da yamtar temalı karışlama yapsak ne barbarlığımız kalır ne de ezikliğimiz.

neyse şuraya bozkurtların ölümü romanından bir kesit bırakayım..
“şimdi, üçyüz çinli..
dev yamtar tekti,
bir kurda saldıran
üçyüz köpekti!”
hayatında carl von clausewitz okumamış strateji uzmanlarının hakkında ahkam kestiği başlık.

bir savaş her şeyden önce hazırlık, donanım, stratejik bilgi ve organizasyon ister. senin harp akademilerinde ders kitaplarının yarısı almanlara aittir.

almanların ordusu küçük olabilir. ama bu almanlardan güçlü olduğun anlamına gelmez. bir de almanların savunma bütçeleri bizden çok fazla diyenler var. almanlar o parayı ar-ge ye harcıyor. sense parayı alman silahına.

bir savaş durumunda almanlar, savaş ihtimali belirdiğinde öyle organize ve seri silahlanırlar ki aklın şaşar. üstelik savaş meydanında daha önce görmediğin tankları, tüfekleri, güdümlü roketleri görürsün. sana sattığının ili nesil ilerisini anında üretmeye başlarlar.

sonra öyle planlı ve organize birliklerle karşına dikilirler ki, sen geçtim lojistiği mühimmatı ordunun kumanyasını hesap ederken. alman birlikleri attıkları mermimin kovanının bile geri dönüşüm oranını hesaplayıp, planlı programlı ve organize hareket ederler. inan ki şaşar kalırsın.

bakmayın hayatın acı cilvesi olarak ikinci dünya savaşında hitlerin başlarında bulunduğuna. başka bir yönetim olsa, almanlar savaşa bile girmeden dünyanın hakimi olmuşlardı. ama işte tarih ve siyaset çok başka akar.

neyse 2. dünya savaşından dolayı ordusu sınırlı tutulan bir ülkeden bahsediyorsanız hele de bu ülke almanya ise ağzınızdan çıkanı kulaklarınız duysun.
sene 2001-2002 falan ben lisedeydim o zamanlar. okula bir otobüs geldi, bizi toplayıp yanılmıyorsam kanal d stüdyolarına götürdüler. kim 500 milyar ister yarışmasına seyirci olarak katılmış olduk.

ne tesadüf ki o günkü ilk yarışmacı bizim yan apartmandan komşu çıktı. fem dersanesinde şube müdürüydü pezevenk. kocaman herifler kandırıldık desinler ben daha ergenken bile sevmezdim bu lavukları. neyse bir soru geldi bilemedi bu sonra %50 joker hakkını kullandı. yine emin olamadı badem bıyığını sevdiğim. seyirciye soralım dedi. elime o kibrit kutusu şeklindeki kumandayı alıp hain hain gülerek elenmiş şıkka oy verdim. hatta kenan ışık bile şaşırıp ‘bazı izleyicilerimiz elenen şıkka oy vermiş’ falan dedi. oysa ben kendimce fetöye karşı mücadele ediyordum sen nerden bilecen kenan amca?

neyse bu lavuk soruyu bildi ve 16bin lira da ödül aldı sonunda.
pluton, biz onu keşfettiğimizden beri, henüz güneş'in etrafındaki turunun yarısını bile tamamlayamadı.

keşfedildiği tarih: 1930
bir tam turunu tamamlayacağı tarih: 2178
fortnite yeni sezonu bugün başladı, cs:go br modu bugün geldi ve an itibariyle twitch'de en çok izlenen oyun cs:go. bu oyuna bitti diyenler clash of clans oynamaya devam etsin lütfen. bu oyun bitmez isteseler de bitemez.
heheh - bu olay gayet yaygındır. minimumda crush seviyesi oluyor.

sebebi basit, normalde biz erkekler konuşarak anlaşmayı seven, en ufak olay üzerinde saatlerce konuşup tartışmaya meyilli insanlar değiliz. bu sebeple dinlemeyle ilgili sıkıntılarımız var.

annem mesela. telefon eder, bana 1-2 maddeyle söylenebilecek şeyi "önce gaz ve toz bulutları vardı..." diyerek anlatır.
babam mesela aradığında 1-2 madde aktarılır, max 30 saniye sonra da görüşme biter. ama annem aradığında minimum 30 dakikamı ayıramayacaksam açmıyorum bile artık.

konuya dönersem, kadınlar kendilerini dikkatle dinleyen, söylediklerini anlayan, makul ve rasyonel cevaplar veren, başından savmayan biriyle karşılaşınca etkileniyorlar, büyük meme görmüş erkek gibi oluyolar.

şu hayatta en zorlandığım şeylerden biri birisi bana - çözüm önerisi beklentisi olmaksızın - derdini anlatırken onu dinlemek. olm burda bi problem var, niye çözüm önerisi istemiyorsun da anlatmak istiyorsun? büyük muamma benim için. ama var böyle bir ihtiyaç demek ki, sadece anlatmak ve anlaşılmak istiyor. çözüm istemiyor.

büyük gizem.
ortada olan bir gerçektir. devlet sırrıymış - ne zamandan beri silah sevkiyatı sır oluyor? ayrıca eğer devlet sırrını ifşa hainlikse, bence devletin kozmik odalarını fetö’ye, 250 kişinin öldüğü darbeye teşebbüs eden örgüte açanlar da aynı şekilde haindir. yani bir kişi hain dedi diye hemen hain mi ilan edilecek? ona bakarsanız biz gezi’ye katıldık fetö’ye karşı olduk diye biz de hain olduk; şimdi fetö fetö oldu, onlar da hain biz de hainiz... eee ne anladım ben bu işten?!

herhangi birini hain olarak afişe etmek bence çok çok ağır bir ithamdır.
*okul numaram 1 idi. kardeşiminki 2 idi.
*sınıfta ısınmaya çalışırken önlüğümün eteği sobaya yapışmıştı.
*önlüğüm siyahtı ve annemin yaptığı beyaz dantel yakaları kullanıyordum.
*karne günü heyecandan sınıfta altımı ıslatmıştım.adım okunduğunda gidip karnemi alamadım.
*trt 1'deki yetişkinler için okuma yazma programından okuma yazma öğrenerek okula başlamıştım.elmam ilk günden kırmızı olmalıydı bana göre.
*okuma yazma bildiğim için öğretmen asistan gibi kullanır, daha geriden gelenlerin yanına oturtarak o kişilere yardımcı olmamı isterdi. belki o günler yüzünden okul hayatım boyunca tembelleri hiç sevmedim. belli bir notun altındakilerle konuşmayan, arkadaşlık kurmayan bir domuz oldum. neyse ki yıllar içinde bitti bu huyum. 20 senedir okulla işim yoktu.. taa ki aöf ile ikinci üniversiteye başlayana dek. 6 dersin sadece 2'sinden +50 aldım. hayatımda ilk kez düşük not aldım ve kızım sorarsa ne derimden başka bir şey düşünmüyorum.
yapacağınız algıyı sikeyim.

gezi hareketini 15 temmuzla özdeşleşen kalkışma tanımıyla eşleştirme ve algılara yerleştirme çabanızı sikeyim.
mars'a giden ilk padişahtır.

cahillerin gönlünü yaptıysak bir de gerçek bilgi verelim:

devletin ömrünü 33 yıl uzatmamış, aksine bir tarım ve vergi devleti olan osmanlı'nın "altın tepsi" diye adlandırdığı koskoca balkanları parsel parsel teslim etmiştir.

şu da harika yalnız:

"insanların olmemesi için kıbrıs'ı vermiş, bu sayede savaşa girmeyen birçok insanın hayır duasını almıştır."

toprak vererek hayır duası almak... o zaman muhammed peygamber niye savaştı da hayır duası almadı?

hiçbir yerinizde bir doğruluk yok. attığınız adım, aldığınız nefes bile çelişkili.
ulan it.
yılda 212 milyar dolar gelir elde eden fransız total şirketinin çıkarlarını savunmak sana mı düştü?
fransız hükumetinin geri adım atması sen ve senin gibi şerefsizleri neden geriyor?
lan itlerin bile yallanmadığı çanaktan yallanan şerefsiz.
fransız polisi bile sarı yeleklilere destek için greve gidiyorken sana giren çıkan ne?
ağa babalarının önüne koyduğu çanaktan yalallandığın için halkın haklarını değil de önüne kemik atanların haklarını savunan it.
küresel sermayenin köpekliğini yapan sizden âla vatan haini ve terörist var mı ki şu dünyada!!!
ulan hıyar.
fransız devrimiyle aslında vatikan maşası olan krallıklar ve bedevi halifelikler yıkıldı.
68 ayaklanmasıyla da kapitalistlerin kafalarına vura vura halkın hakları alındı.
hapursanız da, köpürseniz de yılda 200 ile 400 milyar dolar kazanan o köpekliğini yaptığın küresel sermayenin çaldığı milyarları sarı yelekliler fitil fitil burnundan getirecek.
bir de aylık 1600 kazandığı için şükür eden hıyarları kazanç ve alım gücüyle 10'a katlayan fransız ve belçikalı halklara karşı olması var.
ulan dalyaraklar, size dayatılan fakirliğe şükürü değil, biraz nasıl insanca, onurluca eşit yaşamak neymiş bir öğrenin.
bence hiç bağlanmasınlar, tünelin ucu bom bok bir yere çıkıyor. bizden söylemesi.

tanım: küba'lılar için aşırı pahalı olan internetin kullanıma açılması olayı.

edit: lan adamlara birden 3g vermesinler bünyeye dokanır. önce bi wap/gprs kullansınlar. bu ne bolluk ya :)