Sık geçen başlıklar

sd kart 15

ekşi profili
en azından beyazlayacak bir saçın olması bile bir şükür meselesi bana kalırsa. kellik daha büyük bir sıkıntı. şu an olmasa da ben ileride büyük ihtimalle kel kalacağım bu gidişle. kafamda saç yerine bir iki tane ot var... evet ot...
sosyalist değilim. hatta insanlık için en iyi sistemin şu anki sistem yani kapitalizm olduğuna inanıyorum. bu sebeple işçiler kutsaldır, emek kutsaldır muhabbetine hiç girmedim. kendini herhangi bir konuda geliştirememiş, hiçbir tahsil almamış bir baltaya sap olamayan adamlar, okumuş etmiş insanlardan daha fazla maaş alıp bir de üstüne zırlıyorsa kusura bakmayın da ben burada bir artniyet ararım.

chp'ye de zaten bu ayak takımını başımıza çıkardığı için oldukça öfkeliyim. akp'nin yıllarca ekmeğini yediği belediyecilik demagojisini tekrar hortlattılar, bravo gerçekten.
bitmeyen muhabbet halkalarından biri. bir tarafta hadron çarpıştırılıp ışık hızına yüzde 99,9 yaklaşılıp uzay zamanda yolculuk yapma, multi evrenler araştırılırken bir tarafta da bu boş orta çağ muhabbetlerinin dönmesi...

hani age of empires'ta çağ atlardık da, bir önceki çağda kalan düşmanların yapıları, teknolojisi de düşük olurdu. yemin ederim ondan bir farkımız yok. adamlar imperial age'e geçmiş, biz hala dark age'teyiz amk.
yaklaşık 15 yıl önce küçükken öğrendiğim bilgi.

dijital kameralar yeni yeni çıkmıştı o zaman. kumandanın tuşlarına bastım ve pıt pıt pıt yanan beyaz ışınlar gördüm.

tabii çok sonradan öğrendim ki, kumandadan gelen infrared (kızılötesi) ışınların kameraya yansımasıymış bu.

insan gözünün görebileceği renk frekansı ne kadar düşük değil mi?

biz şu an rgb renk spektrumunu görebiliyoruz fakat bunun gama ışını var, alpha ışını var, infraredi var, mor ötesi ışını var, röntgen ışını var, termal ışını var. var oğlu var....

şu küçük renk spektrumumuzda bile halen daha dünyayı net gördüğümüzü sanıyoruz. fakat bu basit gözlerle gördüğümüz, evrenin aslında çok çok düşük bir yüzdesi... devede kulak...
tezatlık barındıran söylem.

böyle bir başlık açınca, akıllarda soru işareti oluşuyor (en azından benim oluştu).

şöyle ki: sözlüğü diyelim ki akp'liler ele geçirdi, yani baskınlık kurdu... ele geçirmek: bir yeri, birilerinin elinden almak, sahiplenmektir.

gelelim o malum soruya. ee peki madem özgür, demokratik, mozaik, her görüşten insan barındıran katılımcı bir sözlükte yazıyoruz. o zaman bu akp'lilerden önceki zatlar kim/kimlerdi? ele geçirdiklerine göre, sözlük, akp dışında bir görüşe hizmet ediyordu. bu tezatlık değil midir?

bu sorunun yanıtı, görüş sahibinin fikirlerini sorgulatmalıdır bence.

edit: imlâ