Sık geçen başlıklar
Debe Arşivi
arşiv kapsamı: 4 Haz 201526 Haz 2026
halkın ağır vergiler altında ezildiği akp döneminde gerçekleşmiştir.

görsel

saplaaaaaa reis. iha, siha, togg, afrin, libya, mavi vatan, isveç, nato falan filan. 85 tl de olsa sana oy verecekler.
sapla reis saplaaaaa, bunlara müstahak.
açıklamanın bir bölümünde demiş ki; zam yaptık ama avrupa'da en ucuz benzini mazotu kullanan 4. ülkeyiz.

e madem avrupa'ya göre hesap yapıyorsunuz asgari ücret, hayat pahalılığı, alım gücü, enflasyon, işsizlik, yaşam standartları, özgürlük, hak hukuk adalet vs. gibi konularda kaçıncı sıradayız onu da bir açıklayın bari.

ülke olarak dünyanın en mutsuz ülkeleri arasında seçildik biz. daha ötesi var mı acaba bilen söylesin. gülmeyi unuttuk lan sizin sayenizde vicdansızlar.

tanım: "yaptık ama neden yaptık bir sorun" temalı bakanlık açıklaması.
vergileri arttırmasını akıllıca olduğunu iddia edenler var. siz akıllanmazsınız. siz eşek olarak geldiniz eşek olarak gideceksiniz. yazık valla.
ulan zaten türk vatandaşları dünya'da en çok vergi verenlerin başında geliyor. bu kadar vergiye rağmen ekonomi berbat durumda.
vergiler artınca refah seviyeniz mi artacak sanıyorsunuz. o refah ancak zengine yarar. çünkü devlet zenginden almadığı vergiyi çalışan garibandan çıkarıyor.
zengin daha zengin fakir daha fakir oluyor.
ya bunu akıl edemeyecek kadar beyniniz yok onu anladık da, gözlerinizi mi oydurdunuz arkadaş! şu an bunun içinde yaşıyorsunuz.
yıllarca artan vergiler kalıcı hale geldi ve sıradan kabul edildi. bu vergiler başka ülkelerde o ülkeyi ekonomik darboğazdan çıkarmaya yeterdi. ancak türkiye'de hiçbir işe yaramadı. ya ra ma ya cak...
çünkü istikrarlı bir plan yok ortada. ileriye dönük hiçbir şey yok.
normalde böyle vergiler geçici olur ve ekonomi düzeldiğinde vergiler düşürülür.
ancak türkiye'de herkes vergi kaçakçısı olduğu için veya kendini öyle sandığı için vergiler sürekli artıyor ama hiçbir sike derman olmuyor.
siz zihniyet olarak çürümüşsünüz, refahı anca rüyanızda görürsünüz
kadın diyor ki 36 yıldır kiracıyım, ağzımda diş yok, oturduğum ev rutubetli ciğerlerim hasta oldu ama oyum reise, allah başımızdan eksik etmesin.
yani bu kafayı değiştirmek çok zordur. onlar aç yatar. olan sana bana olur.
adam elle oynuyor penaltı olmasın istiyor. şampiyon olamıyor kupa istiyor. kupası yok yıldız istiyor. tahkim karar vermiş yok sayıyor. nasıl bir camiadır arkadaş. ağlayacaksanız oynamayalım.
bu saatte neden sela verilir?

diğer şehitlerden neden ayrı tutulur 15 temmuz şehitleri diğer şehit ailelerine yazık günah değil midir?
(30 ağustos, sakarya, çanakkale, kore, doğuda batıda terörden şehit düşmüş her bir çocuk bebek kadın erkek vatandaşımız?)

yıllarca terörle uğraşmış bu ülkede neden sadece 15 temmuz için böyle bir uygulama var?

diğer darbe girişimleri için neden sela okutulmuyor?

bu saatte hastası yaşlısı sınavı bebeği olanlara bu yapılan ayıp değil midir dinde yeri var mıdır?
2 yıllık evliydi, eşi 5 aylık hamile, annesi sakinleştiricilere rağmen çok kötü durumda.

şehit oldu allah rahmet eylesin diyip geçiyoruz. ama arka planı, geride kalanları, o hastane ortamındaki acıyı, çaresizliği çok az kişi biliyor. dilerim kimse de bilmez.
kitapta "mecbur kalırsanız yiyebilirsiniz" dendiğine göre fakirler bence artık domuz eti tüketimine geçebilir zira kırmızı et artık alınamaz durumda. yani bir nevi mecburiyet durumu söz konusu.
kum plajı en iyisidir. ayaklar yansın su bir şekilde serinletiyor. iki defa taş plaja gittim ayaklarımın acısından yürüyemiyordum
istanbul'da bilerek kazanması zor adayla seçime girdiğini, istanbul büyükşehiri kazanmadıklarını ak parti'nin kaybettiğini, ikinci tur sürecinde kalıcı başarının ekrem imamoğlu insiyatifiyle geldiğini yazdık durduk. i.b.b, kemal kılıçdaroğlu'na rağmen kazanılmıştı. değişim isteyen seçmen mesajını buradan vermişti. geçen zamanda ak parti'yi olduğu kadar kemal kılıçdaroğlu'nu korkutmuştu ekrem imamoğlu'nun yakaladığı ivme. öyle ki, ak parti'nin ekrem imamoğlu'na yönelik yetki törpüleme ve abuk sabuk davaları chp genel merkezince ya görmezden gelindi, ya da birkaç twitle geçiştirildiler. aday belirleme sürecinde anketler ve kamuoyundaki beklenti aksine kemal kılıçdaroğlu'nun aday meselesini her defasında nasıl sulandırdığıysa hafızalarımızda. bilhassa ekrem imamoğlu'na hapis cezası çıktığı günkü almanya ziyareti gözünün nasıl karardığına dair bir işaretti. neyse! bu herifin türkiye'deki islami muhafazakar vatansızların hukuksuz kazanımlarının garantisi olduğunu, dürüst değil sinsi olduğunu, koltuk sevdası ve saçma vücud diliyle chp'ye verdiği zararı yazdıkça bana özelden saran arkadaşlar dönebilirler mi? bir şey deneyeceğim.
galatasaray sk: "yıllardır göğsünde gururla taşıdığı kulüp logosunu, bir ihtiras uğruna, çocuk oyuncağı haline getirmek tarih sayfalarında bir utanç vesikası olarak yerini alacaktır."

fenerliler için bunu duymaktan daha acısı var mı demek isterdim ama adamlar çok başka kafada. aklı selim düşünen taraftar yok.
askerde ak-47 , mp-5 ve g3 kullandım.
g3 ile dağda elinde ak-47 ile gezen terörist ile çatışmaya girerseniz 1-0 yenik başlarsınız.
tsk da bunu bildiğinden yerli mpt piyade tüfeklerini envantere aldı.
askerde sadece g3 piyade tüfeği ile atış yapmış adamlar g3'ü öve öve bitiremiyorlar amk.
evlat acısı imiş. dört yaşındaki evladım büyük bir kaza geçirdi. zorlu bir ameliyat sonrası iki gün ilaçlarla uyutacaklar. sonrasında durumu belli olacak. benim gözüme uyku girmeyecek o gözlerini açıncaya kadar. bilim tarafında elde olan herşey yapıldı. duaya, enerjiye, her neye inanıyorsanız o inancın iyi dileklerine ihtiyacımız var.
çer çöp kadro ile olağanüstü bir şampiyonluk ve türkiye kupası kazanan sergeni'i ikinci sezon ikna etmek için aylarca peşinden koştu. o boşa geçen aylar yüzünden 21-22 sezonunu da heba etti. sonra tek kariyeri passo'da yöneticilik olan adamı dinleyip valerian ismael gibi bir vasıfsızı takımın başına getirdi. o da takımın içine ettikten sonra yalvar yakar şenol hocanın yanına koştu ve şenol hoca da bu rezil kadro ile şampiyonluk yarışını son haftalara kadar sürdürdü. buna rağmen hala şenol hocanın istediği tayfur bingöl'ü, halil dervişoğlu'nu lyanco'yu djiku'yu, tadic'i bile alamadı. şenol hocanın as oyuncusu olan redmond'u ikna edemedi. bonservisli oyuncusu saiss'i takımda tutmayı bile başaramadı. dünyanın en güzel lokasyonununda bulunan stada sponsor bulamadı. basketbol şubesi küme düşmekten son anda kurtuldu. kadın voleybol ikinci ligde yıllarca süründü. ha unutmadan bir de şampiyon olduğumuz sene ghezzal ve rosier'i az kala galatasaray'a kaptırıyordu, ne için? 300-500 bin euro daha fazla vermemek için. aylarca adamları ikna etmek için uğraştı. adamlar da beşiktaş'ı kırmamak için geldi kabul etti. ha bir dakika şunu da unuttum, somaspor'dan aldığı çocuğa %20 pay verdi(üçüncü ligde bulunan bir kulübe 100-200 bin euro daha fazla vermek yerine bu payı neden verirsin?) göz bebeğimiz rıdvan'ı kelepire sattı, emirhan'ın serbest kalma maddesini 4.5 yaptığı için emirhan apar topar kulüpten kaçırıldı. hayatında ilk defa 20+ golü geçen kanada milli takımı ile isim yapmış larin'i bonservis ile satamadı. 20-21'de aboubakar'ı ikna edemediği için son 10 hafta az kala şampiyonluğu veriyorduk.yazı karmaşık olmuş olabilir ancak sinirden cümleleri bir türlü toplayamadım. bu hataları yapan bir insanın bu kulüpte artık işi olmamalı. buramıza kadar geldi, artık yeter.
umut nayir, djiku, tadic fbye gitti
kondogbia marsilyaya gitti
halil gsye gitti
kuzyaev le havreye gitti
gazprom, emirates siktir çekti
redmond taşşak geçmeye devam ediyor
saiss krizi devam ediyor
boğazda duran stada sponsor bulamadılar.
içimdeki öfkeyi nasıl, nereye, kime kusacağımı düşünüyorum.
ilginç bir fikir..

detaylara şuradan ulaşılabilir; yesilgazete.org

örneğin dünya yüzeyinin yalnızca yüzde 1’ini kaplayabilmek için aşağı yukarı 526 milyar ton beyaz boya gerekliymiş.

--- spoiler ---

bilim insanları, purdue üniversitesi'nde keşfedilen ve ışığın yüzde 98'ini yansıtan dünyanın en beyaz boyasının iklim kriziyle mücadelede kullanılabileceğini ifade ediyor. ancak planda bazı pürüzler söz konusu.

2021 yılında purdue üniversitesi’nden araştırmacılar, dünya üzerindeki en beyaz boyayı geliştirdiklerini duyurdu.

renk o kadar beyaz ki ışığı yansıtma oranı yüzde 98’in üzerinde. bu özelliği bizim için oldukça faydalı olabilir çünkü ışık ısıyı yayıyor ve şu sıralar dünya’nın fazlasıyla sıcak olduğunu söylemek mümkün.

araştırmacılara göre eğer bu boya bir bina üzerinde kullanılırsa yüzeydeki sıcaklığı, içerideki sıcaklığı ve klimaya duyulan ihtiyacı azaltabilir. fakat ya bunun çok daha ötesinde bir uygulama alanı varsa, mesela tüm gezegenin sıcaklığını azaltmak gibi?

kaliforniya davis üniversitesi elektrik ve bilgisayar mühendisliği öğretim üyesi ve temiz teknoloji araştırmacısı jeremy munday, eğer purdue boyası gibi bir materyalle dünya yüzeyinin yüzde 1-2’si kaplanabilirse uzaya geri gönderilen ışık miktarının gezegen tarafından emilen sıcaklığı düşürerek küresel sıcaklıkları stabilize etmeye yeterli olabileceğini söylüyor.

bir başka deyişle, iklim değişikliğine çözüm sağlamakta büyük katkısı olabilir.

the new york times’a yaptığı yorumda munday, uzaya geri gönderilen ışığın kozmosa zarar vermeyeceğini ifade ederek “bunu yapmak, bir bardak normal suyu okyanusa boşaltmak gibi olurdu” diye konuştu.

peki dünya yüzeyinin yüzde 1-2’si derken ne kadar büyük bir alandan bahsediyoruz? dünya’nın yüzey alanı yaklaşık 510 milyon kilometre kare ve çoğunluğu sularla kaplı. dolayısıyla boyanın yaklaşık 5,1 milyon ile 10,3 milyon kilometre kare arasında bir alanı kaplaması gerekir.

bu alanı kavrayabilmek için şöyle bir örnek verebiliriz: abd’nin toplam yüzölçümü 9 milyon kilometre kareden biraz fazla. bu durumda tüm ülkeyi bir okyanustan diğer okyanus kıyısına kadar beyaza boyamamız gerekirdi.

bunun için de çok fazla boya lazım olurdu. hem de çok…

bu yeni boyanın da purdue araştırmacılarının belirttikleri üzere ticari boya ile aynı karakteristik özelliklere sahip olduğunu varsayarsak, dünya yüzeyinin yalnızca yüzde 1’ini kaplayabilmek için aşağı yukarı 526 milyar ton aşırı beyaz boyaya ihtiyaç duyardık.

doğal olarak, yüzeyin yüzde 2’sini kaplamak istersek o miktar ikiye katlanıyor. ve tabii bunları düşünürken okyanusları, çölleri ve ağaçları boyamanın ne kadar zor olacağını hesaba katmıyoruz bile.

sıcaklıkları düşürmek amacıyla beyaz boya kullanmak yeni çıkmış bir konsept değil. dünyanın birçok kentinde ufak bir araba yolculuğuna çıkarak ne kadar fazla sayıda arabanın beyaz olduğu görülebilir.

dünya çapında birçok yerde hali hazırda yüzeyler beyaza boyanıyor ve purdue üniversitesi’nin yeni boyası buna büyük katkıda bulunacak. fakat bu durum aynı zamanda şunu da gösteriyor ki, sorunun çözümüne giden yol oldukça uzun.
--- spoiler ---
hemen hemen bu dönemlerde hayatımın tam orta yerine bomba gibi düşen bir hastalıkla tanıştım. beraber yola devam ediyoruz. korkarım ki peşimi hiç bırakmayacak. yaşadığım bütün zorluklara, baskılara ve psikolojik yıldırmalara rağmen pes etmek yok, mücadeleye inatla ve ısrarla devam.
türkiye iş bankası kültür yayınları'dır. bütün kitapları olmasa da 18, 19 ve 20. yüzyık anı, günlük ve seyehat notlarının yeniden basıldığı sarı kapaklı serileri mutlaka alınmalı, okunmalı ve kütüphanede bulundurulmalıdır.
bunlar + cinler, ruhlar, melekler, şeytanlar, tanrılar, periler...

doğaüstü bir varlık veya olayı ispatlayana 1 milyon dolar veren kuruluşlar var. 50 yıldır kimse alamadı o 1 milyon dolar ödülü.

mesela büyüye inanan kişiye gidip o ödülü almasını tavsiye edebilirsiniz. yapacağı tek şey söz konusu büyüyü somut biçimde gösterip büyü diye bir şey olduğunu kanıtlaması. yok ben sadece inanıyorum, yapamıyorum diyorsa büyü yapabilen yahut cinleri olan kişiyi ödüle yönlendirip komisyon alabilir.
ulan ne guzel aksam aminagoyum, becao gelmis, livakovic zagreb macinda fener'e gidiyorum diye bbg caner gibi agliyor, tff komisyon kurmus 28 sampiyonluk loading pensilvanya panikte saga sola kacisiyor...

kurdun disine kan deydi aq, gok girsin kizil ciksun ya ali huuuuuuu.

edit: tadiç açıklandı bu nasıl gece lan cama çıktım götümü açtım sallıyorum arrriiiibaaaaaaaaaaa.
karma, sadece bir albüm değil, aynı zamanda bir zaman kapsülü. her bir şarkı, o dönemin duygularını, hayallerini, özlemlerini ve hayal kırıklıklarını yansıtıyor. ve her bir şarkı, o dönemin insanlarının kalplerine dokunuyor.

bugün karma'nın 22. yılı. ama hala kulaklarda taze, hala kalplerde canlı. ve belki de bu, karma'nın gerçek büyüsü. zamanın üzerinden geçse bile, hala etkili, hala güncel, hala duygu dolu.

tarkan'ın büyülü sesiyle hayat bulan bu eşsiz albümün 22. yılını kutluyoruz. ve belki de en önemlisi, bu albümün bize sunduğu duyguları, anıları ve hikayeleri kutluyoruz. çünkü karma, sadece bir albüm değil, aynı zamanda bir zaman kapsülü. ve bugün, bu zaman kapsülünü açıyoruz. ve bugün, bu eşsiz albümün 22. yılını kutluyoruz. teşekkürler karma, teşekkürler tarkan. teşekkürler, 22 yıl.
helal olsun sana uzun adam. bu ülkeyi mahvetmek için elinden geleni fazlasıyla yaptın ve yapmaya devam ediyorsun.

sizin rabia ümmet aşkınız yüzünden, bu vatanın evlatları rahat yaşayamaz oldu kendi ülkesinde. kendi vatanımızda ikinci sınıf vatandaş olma yolundayız.

ulen cidden bu kadar mı kör, bu kadar mı sağırsınız? bu kadar halktan kopuk olmak, bu kadar kendi vatandaşına düşman olmak nasıl bir şeydir ben gerçekten anlayamıyorum.

ülkemde milyonlarca ne idüğü belirsizle yaşamak istemememin adı ırkçılıksa evet ırkçıyım. ve bu vesileyle tekrardan; yapacağınız işe sokayım demek istiyorum.

tanım: akp döneminde yaşanmıştır.