Sık geçen başlıklar
Debe Arşivi
arşiv kapsamı: 4 Haz 201526 Haz 2026
şaka maka kazansa, başkanlık sisteminin gücünü hüküm dağına atacak tek kişidir. daha sonra bu ucube sistemden kurtulup çok sesli döneme geri dönebileceğiz. yaptım olduculuk bitmelidir.

hee hala bu adama oy vermemciler varsa eğer reisle bi 5 yıl daha yaşamaktan memnunlardır demek oluyor onlara diyecek bişey yok artık
alman teknik direktörümüz var. rakibimizin ana dillerinden biri almanca. basın toplantısına çıkıyoruz almanca bilen çevirmen yok.

çevirmen "ben ingilizce biliyorum almanca konuşursanız çeviremem" diyor. luksemburglu gazeteci almanca soru soruyor, kuntz almanca cevaplıyor. biz de beypazarı kurusu gibi bekliyoruz "bunlar ne diyorlar acaba?" diye. çevirmen "next question" diyor.

baştan aşağı rezalet bir futbol idaresi var bu ülkede.
şimdi diyorlar ki mahkemeye kadar serbest kalıyor sonra ceza alıyorlar.

nah alıyorlar. zaten 3 yıla kadar yatar yok karakola imza. diğerleri de 5/3 şu. 2/3 bu. şu kadarı açık (paso izin) şu kadarı denetimli. bir bakmışsın gene serbest.

haber okuyorum 11 yıl ceza aldı ve tahliye edildi diye. ya 11 yıl ceza aldıysa nasıl tahliye edilir aklım almıyor. hukukçular açıklarsa sevinirim.
tierra biraz açıkladı sağolsun. itiraz süresince serbest kalmasıymış sanırsam. kesinleşince girecek.

bir diğer konu adam gözaltına alındı 10-15 suç kaydı çıktı haberi. 10-15 suç kaydı olan adam nasıl elini kolunu sallaya sallaya dolaşıp yeni suç işleyebiliyor. sistemin bu adama caydırıcılık sağlayamadığını sana 10 kere 15 kere ispatlamış. yahu toplumun bu adamdan korunması için kaç suç kaydı gerekiyor?

türkiye'de ciddi bir infazsızlık sorunu var ve bu halkımızın adli suçlara karşı son derece savunmasız kalmasına yol açıyor.
nesine şaşırıldığını anlayamadığım kuyruklar.

yani hiç kimse size ülkedeki tepeden tırnağa bütün insanlar açlık sınırının altında yaşıyor demiyor ki şaşırıyorsunuz.

ülkenin yüzde 60'ından fazlası yoksulluk sınırının altında yaşıyor diyoruz.

bunları alabilecek insanlar da var evet biliyoruz ama çoğunluk değil işte.
içgörüsü ve lokal göndermeleri tamam ama filmdeki görsel çözümlemeler, metaforik kullanımlar büyük oranda arak. hatta geçen sene belçika'da meme kanseri farkındalığı için yapılan bir projenin filminden neredeyse birebir sahneler kullanılmış.

mix for boobs > hiç çamaşırı
mix for boobs > hiç çamaşırı
mix for boobs > hiç çamaşırı
mix for boobs > hiç çamaşırı

intro ve final plan da marco melgrati adındaki bir sanatçının şu illüstrasyonundan.

marco > hiç çamaşırı

özel bir iş olma potansiyeli varmış ama bu bir fikri hırsızlık vakası bence ve çok büyük tat kaçırıyor ne yazık ki.
iran’da uzun süre yaşamış bir arkadaşım dünyada en çok ateistin yaşadığı ülke iran olabilir demişti. kendisi gayet seküler, küpeli, rakısever bi adam olarak gittiği iran’da, neredeyse tanıştığı herkesten daha müslüman ve inançlı olduğunu farketmesi uzun sürmemiş.

yani iran’da insanlar kamusal alanda, sokakta, okulda, rejimin dayattığı şekilde yaşamak zorunda ama halkın büyük çoğunluğunun asla islami bir hayat yaşama hevesi yok.

bu toplumsal baskı bi yerde patlayacaktı zaten. son olaylar daha da büyüyecek gibi görünüyor.
durin "elflerde hala biraz şeref kaldığını bilmek güzel" diyor ve celebrimbor "o halde iki halkın ittifakına" diyip kadeh kaldırıyorlar. lan bu lafın bir tık üstü "sizin elf gibi ben ananızı sikeyim" demektir, ne kadeh kaldırması. saçma sapan diyalog yazıp durmayın.
kadın hakkında söyleyebileceğim hiç bir şey yok. akraba evliliğidir. belki biraz eksiktir, psikolojisi bozuktur, çocuklukta yeteri kadar beslenemediğinden gelişmemiştir falan. asıl mesele bu programın ve benzerlerinin bu insanları istismar ediyor oluşu. ne için rating için. yazık. daha kötüsü burada eğitimli geçinen cahillerin program yerine o kadını yerip, dalga geçmeleri.
babam ben 5 yaşındayken vefat etmişti. atari salonuna gitmemize karşı olan annemdi. bir gün atari salonunda yakaladı abimle beni. bir de kuzeni.

bir güzel haşladı bizi. amcama da kuzenimin de atari salonunda olduğunu söyledi. amcamın dediği "gitsin zekayı geliştirir" olmuştu. o an gözümden bir damla yaş süzüldü.

ama hakkını yemeyeyim kara kutu'dan ps2'ye kadar tüm konsolları aldı bize.
oğlum adam soylu'nun kendisine muhalif olan akplileri ve muhalefet partisi mensuplarını takip ettirdiğini ve abd elçiliğinin soylu'yu uyuşturucu bağlantısı nedeniyle geri çevirdiğini söyledi daha ne desin amk ne bekliyorsunuz
fotolardan gördüğüm kadarıyla beton pompası gelmiş içerideki betonu yanda herhangi bir yere boşaltmak için.

şimdi yanlış anlaşılacağım muhtemelen ama betonun mikser içerisinde donması hakikaten beton firması için çok zahmetli bir iş. mikser tamamen gider. onun yerine pompa getirip içerideki betonu boşaltmak istemişler. kalkıp betonu kullanmak istememişler.

tabii ki çok acı ama maalesef inanın 100 beton firmasından 99 u aynı şeyi yapardı. 1 tanesinin de aklına gelmezdi.

he 99 beton firması da bugünden itibaren sağlık raporu vardı vs bu işten nasıl zarar almadan yırtarız diye avukatlarını çalıştırmaya başlamıştı bile.
şimdi arkadaşlar bizim bir aile dostumuz vardı. 40'larının sonlarında, bekar, miyendiz bir bey. yıllaaar yıllar önce bu tutturdu "ben köyden hatun alcam, genç olacak" diye. gerçekten köylerinden - yanlış hatırlamıyorsam sivas'tan 24-25 yaşlarında bir kadınla evlendiler, bir de çocukları oldu.

bana göre adam biraz ekşi sözlük erkeğiydi, sanırım başka tabire gerek yok. kadın kendi halinde biriydi. çocukları dünya tatlısı falan feşmekan.

sonra bunlar kavga etmeye başladılar. çünkü ablamız abimizin beklediği ve istediği üzere ona boyun eğmedi. neticede miyendiz bey eşini kendisini aldatmakla suçladı. sırf boşanabilmek için, çocuğunun annesi iki aileye de rencide olsun diye yalan söyledi. kavgaları kendisini, eşini ve çocuğunu rüsva eden bir boşanmayla sonuçlandı.

buradan ne ders çıkartıyoruz mini mini birler? köyden kız bulup evlenince istediğiniz sonuca ulaşamazsınız. anlaşmak lazım, anlaşılmak lazım.

köyden kız bulma isteğinizin altında hayatınızdaki kadına diş geçirebilme, kadını himayeniz ve hegemonyanız altına alabilme, yeri geldiğinde kadının gözünü korkutabilme gibi arzularınızın yattığı anlaşılabiliyor. kadınlardan yani hayatınızı paylaşacağınız, "eş" diyeceğiniz insandan sadece masumiyet ve teslimiyet beklemeniz oldukça üzücü. yalnızca karşınızdaki kadın adına da değil, sizin adınıza üzücü. çünkü bu şekilde mutlu olamazsınız. mutlu da edemezsiniz ki zaten amacınız bu değil, dolayısıyla bu kısım sizi ilgilendirmiyor.
şişenin bire bir orjinali yapılıyor, şişesinden kutusundan anlarım diyorsanız yanılırsınız.

kokusu derseniz eh çok yakın sayılır, lakin kokudan da anlayamazsınız.

kalıcılık konusunda ve notalarda başarılı değiller.
parfüm sıktığınız gibi kalmaz notaları vardır saatler geçtikçe koku değişir.

bir diğer anlaşılma yöntemi ise parfüm başlığındaki spreydir.

parfümü alın, sıkmadan kapağını açıp spreyeni çıkarın. ıçerisinde gümüş renkli bir hologram var ise orjinaldir, yok ise çöp.

sahte ile gerçeği yan yana koyup çektim buyurunuz.
görsel
görsel
görsel
görsel
görsel

online alış-veriş sitelerinden alacağınız parfümlerin %99'u sahtedir.
boyner, beymen, sevil ve sephora'yı tercih edin.

edit: görsellere yeniler eklendi.
tüm parfümlerde bu hologram yok. lâkin yine de o sprey kısımlarından anlaşılır. çünkü türkiye'de üretilen tüm sahte şişelerde aynı dandik sprey kullanılıyor.
eskiden uzun uzun yazardım, artık enerjim kalmadı bugün itibarıyla...

+ oy getirisi olmadığı, bilakis götürüsü olduğu halde kürtçü, ermenici ve liberalleri partiye doldurmak, sürekli bunları anmak.

+ üzerine yapışan ve asla çıkmayacak loser'lık.

+ tek siyasi başarısının ortadan kaybolmak olduğu 2019 yerel seçimleri olması.

+ muharrem ince'yi tasfiye etmek uğruna halk tv'de muharrem ince mitinglerine sansür uygulatması.

+ partiye doldurduğu tiplerin sürekli yaptıkları fişleme imaları.

+ partisinin karıştığı, bir gazetecinin komalık edilene kadar dövüldüğü bir olayla ilgili sus-pus yapması, kimseyi ihraç etmeye kalkmaması.

+ fakat bunun yerine sığınmacılara karşı yönetimde tek direniş gösteren belediye başkanı tanju özcan'ı ihraç için disipline yollaması veya ihraç ettirmesi.

+ ümit özdağ'ın karşısına veya aykırı sorulara çıkamayacak olması.

+ muhtemelen seçilince cumhurbaşkanlığı koltuğuna da oturup sonsuza kadar orada oturma hayalleri görmesi.

+ 10-11 seçim kaybetmiş olması.

+ low energy, kötü hitabet, sıfır hazır cevaplık, abuk sabuk vaatler...

neyse bize o troll bu troll diye saydırın, sandıklar açılırken, yapılacak hile ve vatandaşlık verilen sığınmacıların oy kullanmasıyla birlikte muharrem'den bile büyük fark yiyince anlarsınız. %70 - %30 mesela...
salak misiniz diye sorarken bile salaklara hakaret ediyormusum gibi geliyor sizin yuzunuzden.

tanim : sekerin fiyati nasil 7 kat arttiysa ayni sekilde artti.

edit :

2002 ithalat : 51 milyar dolar
2022 ocak - haziran ithalat : 206 milyar dolar

edit 2 : israrla ekonomi iyi algisi vermeye calisiyor, curutelim.

2002 cari acik : 626 milyon dolar
2022 ocak - haziran cari acik : 32,5 milyar dolar
muhtemelen ekonomik sorunlardan kaynaklı bir intihar. planlı bir şekilde karar vermiş ve uygulamış. kalan çocukları için ise geçmesi çok zor bir travma bırakmıştır.

''allahım sen bize kaldıramayacağımız yük verme. amin'' diyen vasat insanlar da güldürüyor artık. senin hiçbir şeye yaramayan duanı okumaya gelmiyor insanlar buraya, yazacak bir şeyin varsa yazarsın. kaldı ki görüldüğü üzere inandığınız tanrı kaldıramayacağı yük vermiş.
yukarıda bir arkadaş ismail milli takım alt yaş kategorisinde hiç forma giymemiş, skaldal yazmış. ben size bir örnek vereyim. fenerbahçe'nin göztepe'ye kiraladığı (bkz: emir ortakaya) bu sene göztepe'nin tüm maçlarına çıktı ve şuan taraftarın en çok sevdiği oyunculardan. bugün tr u19 maçında yedek oturtuldu. hayatında hiç profesyonel maça çıkmayan ts'li ali şahin yılmaz ise ilk 11'deydi. çünkü u19 hocası eski ts altyapı hocası. milli takımların genç kategorileri böyle pislik, kokuşmuşluk ve rezilliklerle dolu. ne bekliyosunuz?
hakkında uzun uzun analiz kasmaya gerek olmayan antrenörümsü.

sen sadece kulağına üflenenleri yapan bir piyonsun.

buna karşılık hayatında göremeyeceğin paraları tff hesabına yatırıyor.

bu adamın milli takımın başında çıktığı her maç türkiye'ye hakarettir.
lobinizi sikeyim sizin, bu yeteneksizi oynatacaksınız diye milli takımı batirdiniz. her yere kendi adamlarinizi getirin liyakatin anasını siktiniz orospu çocukları.
suriyeli failin ismi, cismi, özellikle de etnik kökeni özenle gizleniyor.

suriye'den getirip türk yurduna yerleştirdiğiniz muhammed ismindeki bu mülteci çocuğu, bir türk çocuğunun boğazını sıkıp ölümüne sebep olmuştur. bu haberi dansöz gibi kıvırmadan olduğu gibi vatandaşa bildirmekle yükümlüsünüz.

daha acı olan da şu ki, oğulları bir suriyeli yüzünden ölmüş acılı türk ailesi, çalışıp vergileriyle o suriyeli aileyi geçindirmek zorunda.
öff bir bok bilmiyorsunuz bir de milleti küçümsüyorsunuz. cehalet çok güzel lan her şeyi biliyorsun. keşke köyünden hiç çıkmasa sizin gibiler.

öğretmenlerin gitmesi daha zor çünkü mesleki denkliğin yanında istenen yerel dil seviyesi gerçekten çok yüksek. yani bir hemşireden sanırım b1- b2 yerel dil bilmesi yeterliyken gelebilmesi için, öğretmende kapıyı c1den açıyorlar genelde. bu zaten orada doğup büyüyen insana yakın demek. b2 bulabiliyorlarsa öpüp başına koysunlar. ingilizce yetmiyor yani.

mesela mühendislerde çoğu zaman hiç yerel dil şartı istenmeyebiliyor.

ve dil seviyesini yüksek istemeleri de normal yani o kitapları okuyacak, onları öğretecek adam lazım. eğitim sistemine yarım dil ile girilmez. zekayla falan alakası yok diğer meslek grubundan göçmenlerden de isteseler bu seviyeyi en az yarısı daha gitmeye çalışıyordu.

olayın yetkinlikle alakası yok. sen türkiyede yarım türkçe ile çocuğuna edebiyat, matematik, tarih öğretsinler ister misin? valla sizin gibileri görünce ülkenin düştüğü seviyeye üzülemiyorum artık. valla sizin gibiler için bu seviye bile everesttir. şükre devam.

not: bu entryde verilen dil şartı yurt dışı görevlendirmeler için değil yurt dışına temelli gidip çalışmak isteyenler içindir.
dünyanın başına bu başkanlık sistemi bokunu kim sardıysa sorumlusu da o olan savaş.

amerika akıllı tabi 2 dönemden yani 8 yıldan fazla böyle bir yetki vermiyor ki başkan kibir abidesi bir diktatöre dönüşmesin. bunun daha güçler ayrılığı ilkesi, yargı bağımsızlığı, özgür medyası, güçlü sivil toplumu ve vergi bilincine sahip halk unsuruna kadar onlarca dengeleyici yönü de var. rusya'da ise bunların hiç biri olmadığı için 21.yy'da çarlık hevesine kapılan bir diktatör tüm dünyayı perişan etti. binlerce insanın ölümünden, enerji krizinden, küresel korku ve stresten sorumlu sarı piç. bildiğin jofrey.

tamam, eski kgb üyesi adamsın kafanda fena çalışmıyordu çeçenistan gürcistan derken fazla coştun. sscb sonrası toparlanan rusya'yı ondan bile beter hale geri döndürdün. muhtemelen ya içeriden darbe ile ya kim vurduya giderek ya da halk isyanıyla kızıl meydan da linç edilerek iktidarını kaybedeceksin. ülken de savaşı kaybedecek.