ekşi'de gündem.
peki öğretmen gayriihtiyari bir şamar atsaydı?
şu an hepiniz öğretmeni linç ediyordunuz. benim çocuğuma vursa o elini kırardımcılar nerdesiniz?
bu çocuklar sizin eseriniz. üremeyin be.
Sık geçen başlıklar
Debe Arşivi
istediğim peyniri aldım.
bu ülkede kaliteli peynir yiyebilmek için normalde kalp ameliyatı da yapabilen beyin cerrahı olmam lazımdı ama yaptık bi çılgınlık
bu ülkede kaliteli peynir yiyebilmek için normalde kalp ameliyatı da yapabilen beyin cerrahı olmam lazımdı ama yaptık bi çılgınlık
iktidar olamayacağını bilsem bile oyu basacağım parti.
biz burdayız. suriyeli, afgan problemini çözeceğini söyleyen tek parti bu parti.
biz burdayız. suriyeli, afgan problemini çözeceğini söyleyen tek parti bu parti.
asıl sigara içsem üzülürüm.
bir paket 30 lira olmuş.
bir paket 30 lira olmuş.
19 senenin sonunu yağ ve et kuyruğu ile taçlandırmak, nereden bakarsan bak inanılmaz başarı.
neonazi partisi diyenlerin türkiye'nin demografik yapısına yönelik hain emeller taşıdığını düşündüğüm, ülkede memleket partisiyle birlikte atatürk düşmanı olmayan tek parti, oyumu alacak olan parti.
edit: %1 bile oy alamayacağını söyleyenlere her nedense sözlükte bir hayli mesai yaptıran parti.
edit: %1 bile oy alamayacağını söyleyenlere her nedense sözlükte bir hayli mesai yaptıran parti.
tam hali, uzman çavuşu alkışla protesto eden 25 hastane personelinin ifadeye çağrılması olacaktı. sağlık bakanlığı yürüttüğü soruşturma kapsamında protestoya katılan doktorları ve diğer personeli de ifadeye çağırmış. whatsapp grup yazışmaları soruşturma dosyasına girmiş: uzman çavuşun kimlik bilgileri paylaşılıp, belleğinize kazıyım, bir daha hastaneye kaydını yaptırmayın gibi şeyler paylaşılmış grupta.
tarımer, sağlıkta şiddet konusunda toplumda oluşan hassasiyete büyük bir darbe vurmakla kalmadı, baya bir meslektaşı ve çalışma arkadaşının da canını sıkacak galiba. gerçi, olay onca doktor ve hastane personelinin gözünün önünde gerçekleştiği halde, bu yalanın doğru kabul edilip, uzman çavuşun protesto edilmesi de açıklanamaz.
ben bu soruşturmayı yerinde buluyorum. en azından herkesin, lince başlamadan önce ne olup ne bittiğini öğrenmek için çaba göstermek gerektiğini anlamasına yardımı olur. aksi halde bunun sonuçları olacağını herkes daha iyi anlar. özellikle, olay anında orada olup sonra alkışlı protestoya katılanlar varsa, onlar hakkında gerçekten soruşturma açılmalı. hadi sağlıkta şiddet çok sık yaşandığı için meslektaşının beyanına itibar edip o protestoya katılanları anlarım ama, olaya bizzat şahit olduğu halde, meslektaşının yalanına ortak olup adamı sosyal lince maruz bırakan bir personel varsa, mutlaka bunun bir cezası olmalı.
kaynak
kaynak
edit: bir de uzman çavuş arka kapıdan çıkmak istemiş, görevliler basının ve protestocuların olduğu ön kapıdan çıkmak zorunda kalması için arka kapıyı kilitlemiş. vay arkadaş ya... bu soruşturma baya kişinin canın yakar... hakikaten merak ediyorum mesela, adam aslanların olduğu arenaya mecburen atlasın diye o, arka kapıyı kilitleyen görevli, nasıl hesap verecek? nasıl izah edecek davranışını ifadesinde? retorik yapmıyorum, hakikaten çok merak ediyorum ya.
edit 1: soruşturma dosyasına giren whatsapp yazışmaları: https://www.haberler.com/…atildigi-14813840-haberi/
edit 2: "doktor düşmanı bu!" argümanına sarılanlar, aynı hafta içinde, doktorlarla ilgili sözlükte başlığı açılan diğer 3 konudaki entrylerimi okuyabilir: üç konuda da doktoru/doktorları haklı bulup, ona göre tavır göstermişim:
(bkz: #134930150)
(bkz: #135036420)
(bkz: #134753087)
edit 3: hala "doktor kağıdı almak isteyince uzman çavuş boğazına sarılmış" türküsünü ısrarla söyleyenler. o görüntüleri onca gazeteci ve belli ki müfettiş, bilirkişi vs izlemiş. hayır sizin kendi gözünüz mü kör? görmüyor musunuz, daha uzman çavuşun eli doktora değmeden, geri geri sürüklenmeye başlıyor uzman çavuş. kağıt yere düşüyor, uzman çavuş kağıdı almak için hamle yaptığında, doktor onu itmeye başlıyor. hayır madem saldırıp boğazını kavrayan uzman çavuş, o zaman neden duvara yapışan da uzman çavuş oluyor? kafanız çalışmıyor mu? doktor uzman çavuşu duvara doğru sürüklerken, o da refleks olarak kafasından yakalıyor doktoru işte.
edit 4: tahir tarımer fuat doğu'ya verdiği röportajında "alkışlarla protesto konusunda benim bilgim yok. ben yaşadıklarımı biliyorum. kimse karışmasın. ben hiçbir slogan olmasın, sendika, oda filan hiçbir kuruluş karışmasın istedim. doktorlar katılsın sadece. ama ipin ucu kaçtı, uçtu gitti. keşke bunlar olmasaydı, ben çok utandım dedim. bu iş mecrasından çıktı. iki kurum arasında bir çatışmaya dönsün istemem. hepimiz aynı devlet terbiyesinden geçtik.", -"ben konuşmak istemiyorum bu konularda. şunu söylemek isterim, insanız, hata yapabiliriz. ttb ile ilişkilendirmek çok rahatsız edici." diyerek mevzuyu "benim gerisi ile alakam yok, ttb olaya müdahil olarak konuyu başka yerlere çekmiş"e bağlayacağı işaretini vermiş. "ttb ile işim olmaz vurgusu" dikkatimi çekti. alkışlı protestonun kendisinin karşı çıkmasına rağmen yapıldığını iddia etmiş. vay arkadaş ya...
yeminle tıp fakültesi son sınıfında bütün hekim adaylarına okutulmalı bu olay ders olarak.
tarımer, sağlıkta şiddet konusunda toplumda oluşan hassasiyete büyük bir darbe vurmakla kalmadı, baya bir meslektaşı ve çalışma arkadaşının da canını sıkacak galiba. gerçi, olay onca doktor ve hastane personelinin gözünün önünde gerçekleştiği halde, bu yalanın doğru kabul edilip, uzman çavuşun protesto edilmesi de açıklanamaz.
ben bu soruşturmayı yerinde buluyorum. en azından herkesin, lince başlamadan önce ne olup ne bittiğini öğrenmek için çaba göstermek gerektiğini anlamasına yardımı olur. aksi halde bunun sonuçları olacağını herkes daha iyi anlar. özellikle, olay anında orada olup sonra alkışlı protestoya katılanlar varsa, onlar hakkında gerçekten soruşturma açılmalı. hadi sağlıkta şiddet çok sık yaşandığı için meslektaşının beyanına itibar edip o protestoya katılanları anlarım ama, olaya bizzat şahit olduğu halde, meslektaşının yalanına ortak olup adamı sosyal lince maruz bırakan bir personel varsa, mutlaka bunun bir cezası olmalı.
kaynak
kaynak
edit: bir de uzman çavuş arka kapıdan çıkmak istemiş, görevliler basının ve protestocuların olduğu ön kapıdan çıkmak zorunda kalması için arka kapıyı kilitlemiş. vay arkadaş ya... bu soruşturma baya kişinin canın yakar... hakikaten merak ediyorum mesela, adam aslanların olduğu arenaya mecburen atlasın diye o, arka kapıyı kilitleyen görevli, nasıl hesap verecek? nasıl izah edecek davranışını ifadesinde? retorik yapmıyorum, hakikaten çok merak ediyorum ya.
edit 1: soruşturma dosyasına giren whatsapp yazışmaları: https://www.haberler.com/…atildigi-14813840-haberi/
edit 2: "doktor düşmanı bu!" argümanına sarılanlar, aynı hafta içinde, doktorlarla ilgili sözlükte başlığı açılan diğer 3 konudaki entrylerimi okuyabilir: üç konuda da doktoru/doktorları haklı bulup, ona göre tavır göstermişim:
(bkz: #134930150)
(bkz: #135036420)
(bkz: #134753087)
edit 3: hala "doktor kağıdı almak isteyince uzman çavuş boğazına sarılmış" türküsünü ısrarla söyleyenler. o görüntüleri onca gazeteci ve belli ki müfettiş, bilirkişi vs izlemiş. hayır sizin kendi gözünüz mü kör? görmüyor musunuz, daha uzman çavuşun eli doktora değmeden, geri geri sürüklenmeye başlıyor uzman çavuş. kağıt yere düşüyor, uzman çavuş kağıdı almak için hamle yaptığında, doktor onu itmeye başlıyor. hayır madem saldırıp boğazını kavrayan uzman çavuş, o zaman neden duvara yapışan da uzman çavuş oluyor? kafanız çalışmıyor mu? doktor uzman çavuşu duvara doğru sürüklerken, o da refleks olarak kafasından yakalıyor doktoru işte.
edit 4: tahir tarımer fuat doğu'ya verdiği röportajında "alkışlarla protesto konusunda benim bilgim yok. ben yaşadıklarımı biliyorum. kimse karışmasın. ben hiçbir slogan olmasın, sendika, oda filan hiçbir kuruluş karışmasın istedim. doktorlar katılsın sadece. ama ipin ucu kaçtı, uçtu gitti. keşke bunlar olmasaydı, ben çok utandım dedim. bu iş mecrasından çıktı. iki kurum arasında bir çatışmaya dönsün istemem. hepimiz aynı devlet terbiyesinden geçtik.", -"ben konuşmak istemiyorum bu konularda. şunu söylemek isterim, insanız, hata yapabiliriz. ttb ile ilişkilendirmek çok rahatsız edici." diyerek mevzuyu "benim gerisi ile alakam yok, ttb olaya müdahil olarak konuyu başka yerlere çekmiş"e bağlayacağı işaretini vermiş. "ttb ile işim olmaz vurgusu" dikkatimi çekti. alkışlı protestonun kendisinin karşı çıkmasına rağmen yapıldığını iddia etmiş. vay arkadaş ya...
yeminle tıp fakültesi son sınıfında bütün hekim adaylarına okutulmalı bu olay ders olarak.
ya menüden geçtim. niye araplar gibi yerde yiyorsunuz kardeşim? ne bu arap özentiliği?
masa var sandalye var insan gibi otursanıza.
mide bulandıran görüntü.
masa var sandalye var insan gibi otursanıza.
mide bulandıran görüntü.
sağlık bakanı fahrettin koca, 4 bin suriyeli sağlık çalışanının istihdam edildiğini açıkladı.
kelimeler kifayetsiz kalıyor bazen daha ne diyelim. burada
konu dışı bir not 2022 kamu personeli seçme sınavına bir buçuk milyon kişi girmesi beklenmektedir.
ayıptır !
günahtır!
yazıktır!
kelimeler kifayetsiz kalıyor bazen daha ne diyelim. burada
konu dışı bir not 2022 kamu personeli seçme sınavına bir buçuk milyon kişi girmesi beklenmektedir.
ayıptır !
günahtır!
yazıktır!
(bkz: kol düğmeleri) - barış manço.
klibi izlediğinizde, sözler içinize -ruhunuza bir yerlere işler ve hikaye gözünün önünde canlanır, anlarsınız barış manço'yu, duygularını, içindeki uktelerini, serzenişini ve ruhunun inceliğini..
zaten hikayesi de şöyle anektod edilmiş ;
"hikayenin başlangıcı 1962'ye dayanıyor. barış manço, semra adında kızıltopraklı bir kıza aşık olur ve nişanlanırlar. fakat yaklaşık bir yıl sonra manço'nun eğitimi için belçika'ya gitmesi gerekir. barış manço belçika'ya gitmek zorunda kalınca da semra ile nişanı bozulur. semra, manço'yu uğurlarken ona veda hediyesi olarak kol düğmeleri hediye eder. söz konusu şarkı da adını bu veda hediyesinden alıyor. bu veda barış manço'yu öyle derinden etkilemiş olacak ki hüznünü dizelere döküp bizlere harika bir şarkı sunmuş."
sözleri;
hatırlarım, bugün gibi
sessiz geçen, son geceyi
başın öne, eğik bir suçlu gibi
bana verdiğin, hediyeyi
iki küçük, kol düğmesi
bütün bir aşk, hikayesi
iki düğme, iki ayrı kolda
bizim gibi, ayrı yolda
akşam olunca sustururum, herkesi her her şeyi
gelir kol düğmelerimin, birleşme saati
usul usul, çıkarır koyarım kutuya yan yana
bitsin bu işkence kalsınlar bir arada
heyhat sabah, gün ışıldar
yalnız gece, buluşanlar
yaşlı gözlerle, ayrılırlar
düğmeler gibi, bizim gibi
bizim gibi
ayrılırlar ...
klibi izlediğinizde, sözler içinize -ruhunuza bir yerlere işler ve hikaye gözünün önünde canlanır, anlarsınız barış manço'yu, duygularını, içindeki uktelerini, serzenişini ve ruhunun inceliğini..
zaten hikayesi de şöyle anektod edilmiş ;
"hikayenin başlangıcı 1962'ye dayanıyor. barış manço, semra adında kızıltopraklı bir kıza aşık olur ve nişanlanırlar. fakat yaklaşık bir yıl sonra manço'nun eğitimi için belçika'ya gitmesi gerekir. barış manço belçika'ya gitmek zorunda kalınca da semra ile nişanı bozulur. semra, manço'yu uğurlarken ona veda hediyesi olarak kol düğmeleri hediye eder. söz konusu şarkı da adını bu veda hediyesinden alıyor. bu veda barış manço'yu öyle derinden etkilemiş olacak ki hüznünü dizelere döküp bizlere harika bir şarkı sunmuş."
sözleri;
hatırlarım, bugün gibi
sessiz geçen, son geceyi
başın öne, eğik bir suçlu gibi
bana verdiğin, hediyeyi
iki küçük, kol düğmesi
bütün bir aşk, hikayesi
iki düğme, iki ayrı kolda
bizim gibi, ayrı yolda
akşam olunca sustururum, herkesi her her şeyi
gelir kol düğmelerimin, birleşme saati
usul usul, çıkarır koyarım kutuya yan yana
bitsin bu işkence kalsınlar bir arada
heyhat sabah, gün ışıldar
yalnız gece, buluşanlar
yaşlı gözlerle, ayrılırlar
düğmeler gibi, bizim gibi
bizim gibi
ayrılırlar ...
atmayan ne olsun? at amk. zaten sürünüyoruz. zaten bir gün ölecez . hemen at da hep beraber cehennemin dibine gidelim . sikerim böyle hayatı. hem en hızlı en güzel ölüm. hiç bi bok anlamadan saniyenin onda birinde buharlaşıyorsun. acı sinyalleri beyine ulaşana kadar beynin buhar oluyor. mükemmel bir ölüm şekli bence. ama en son bize at. züppe batılıların ve zengin arap piçlerin yok oluşunu izlemeden ölürsem gözüm açık gider.
yerli ve milli kezban.
neler olmuştu?
bahar şenlikleri kaldırıldı. kızlı erkekli pikniği polis dağıttı. kızlı erkekli lise gezisine soruşturma açıldı. kızlı erkekli evlere baskın düzenlendi, çocuğun biri sevgilisinin evinde basılmıştı da polisten kaçarken camdan atlayıp öldü. konser alanının ortasına mescit dikildi. gece 10'dan sonra içki almak yasaklandı. gece 12'den sonra müzikli eğlenceler yasaklandı. 90'ların dizilerindeki içki sahneleri kesildi. kapalı kadınlar için dikilen eteklerin boyu uzatıldı. başörtüsü orta öğretimde serbest hale geldi. devlet başkanı ekonomiyi din kuralları ile yönettiğini ilan etti.
o sırada memleketin en ünlü medresesinin efsane profesörü ne diyordu hatırlayalım? görsel
cumhuriyet'in "tehlikenin farkında mısınız" demesi üzerine kendini aydın diye pazarlayanlar ne diyordu? görsel
cumhuriyet düşmanlığının sonu budur.
nagehan üretim merkezinin (akademinin) atatürk'e ve kemalizme sallamadan tez yazamamasının sonu budur.
görsel
edit: kız-erkek arasında çekim olur diyerek savunulan gericilik. siz kafayı yemişsiniz. ben konya'da okudum. ilkokul-lise hep karışık oturduk. kadın ve erkek toplumda bir arada yaşar. kötü gözle bakmamayı, insanların kendi halinde yaşayabilmesini erken yaşta normalleştirebilir insan. çocukların aklına kız-erkek ayrı oturmak gerektiğini sokmak ne demek?
bahar şenlikleri kaldırıldı. kızlı erkekli pikniği polis dağıttı. kızlı erkekli lise gezisine soruşturma açıldı. kızlı erkekli evlere baskın düzenlendi, çocuğun biri sevgilisinin evinde basılmıştı da polisten kaçarken camdan atlayıp öldü. konser alanının ortasına mescit dikildi. gece 10'dan sonra içki almak yasaklandı. gece 12'den sonra müzikli eğlenceler yasaklandı. 90'ların dizilerindeki içki sahneleri kesildi. kapalı kadınlar için dikilen eteklerin boyu uzatıldı. başörtüsü orta öğretimde serbest hale geldi. devlet başkanı ekonomiyi din kuralları ile yönettiğini ilan etti.
o sırada memleketin en ünlü medresesinin efsane profesörü ne diyordu hatırlayalım? görsel
cumhuriyet'in "tehlikenin farkında mısınız" demesi üzerine kendini aydın diye pazarlayanlar ne diyordu? görsel
cumhuriyet düşmanlığının sonu budur.
nagehan üretim merkezinin (akademinin) atatürk'e ve kemalizme sallamadan tez yazamamasının sonu budur.
görsel
edit: kız-erkek arasında çekim olur diyerek savunulan gericilik. siz kafayı yemişsiniz. ben konya'da okudum. ilkokul-lise hep karışık oturduk. kadın ve erkek toplumda bir arada yaşar. kötü gözle bakmamayı, insanların kendi halinde yaşayabilmesini erken yaşta normalleştirebilir insan. çocukların aklına kız-erkek ayrı oturmak gerektiğini sokmak ne demek?
akp seçmeni için sorun olmayan villadır.
onlar fakirlikleri ile gayet mutlular.
onlar fakirlikleri ile gayet mutlular.
oscara cannes’a adayliklari olan filmleri az kisinin bildigi film diye yazmislar. iyi ki az kisi biliyor ve asla populer degil.
pitbull besleyenler hapis cezası almalı.
pitbull cinsi köpeklerin yasaklanmasını bazı gerizekalılar sadece saldırganlıklarından dolayı olduğunu zannediyor ve karşı çıkıyor. hayır, bu köpek öylesine vahşi ve güçlü ki olası bir saldırıda ölümcül yaralanmalara sebep olur ve kurtulmak çok zor. silahtan farkı yok şu itin.
pitbull cinsi köpeklerin yasaklanmasını bazı gerizekalılar sadece saldırganlıklarından dolayı olduğunu zannediyor ve karşı çıkıyor. hayır, bu köpek öylesine vahşi ve güçlü ki olası bir saldırıda ölümcül yaralanmalara sebep olur ve kurtulmak çok zor. silahtan farkı yok şu itin.
olum şu bilal'e de verin bir bakanlık artık. damat bile bakan oldu buna hala ok attırıyorlar.
yahu öz oğlun varken, elin oğlu yakışır mı bu işlere? bilal kardeşim sen de bi silkelen kendine gel artık. tak kılıcını al oklarını yürü saraya hakkın olanı iste. dik dur eğilme bu millet seninle.
yahu öz oğlun varken, elin oğlu yakışır mı bu işlere? bilal kardeşim sen de bi silkelen kendine gel artık. tak kılıcını al oklarını yürü saraya hakkın olanı iste. dik dur eğilme bu millet seninle.
arz talep mevzusudur. 85 milyonluk ülkeye 10 milyon göçmen doldurursan ve 250 bin dolarlık ev karşılığında vatandaşlık(vatan) satarsan tabi ev fiyatları, kiralar uzaya fırlar. bir de göçmenler gelmeye devam ediyorlar. bak entry yazarken bile yüz kişi sınırdan yasadışı bir şekilde ülkeye girmiştir. bunlar daha iyi günler.
eti negro
prompter'sız bam bam bam söyleyen gerçek bir vatansever lider konuşması.
valla ben ilk goruste yiyecegim tatliyi bile secemiyorum omrumu gecirecegim adami hic secemem. size geliyolar herhalde sagdan soldan
şimdi bu kadın et yemediği için zeki mi şu açıklamaya bak aq.
banka sistemindeki bir silsile açıktan faydalanan 2 kardeşin yaptıkları icraat. bir yandan kafaları çalışacak gibi olmuş ama diğer yandan da mallık diz boyu.
mobil uygulamayı kurcalarken hisseleri olmadan bir şekilde yatırımdan para aktarma açığıyla karşılaşmışlar. hesaplarına para aktarmış, oradan da çeşitli eft/havaleler, bankamatik kartıyla alışveriş, atm atm dolanıp para çekme gibi işlemlerle büyük miktar bir para kullanmışlar. arada blokajlar olmuş, telefon bankacılığıyla bir kısmını kaldırtmışlar.
ama diğer yandan da coşup tek seferde en çok 7 milyar, toplamda 16 milyar geçirmişler hesaplarına. gözleri dönmeyip daha küçük miktarlarda işlem yapsalar belki de bu kadar çabuk farkedilmeyecekken milyarlar akıtmaya başlayınca büyün alarm mekanizmalarını tetiklemişler.
şuursuzlukta çığır açmışlar resmen, ömrü boyunca değil milyarı, milyonu, bir kaç yüz bin bile bir arada görmeyecek adamlarsınız, 16 milyar ne ulan?
50-100 bini hadi belki anında farketmezler de ne düşünüp de milyarlar aktardınız kendinize?
bir hırsızlık, dolandırıcılık yapmayı göze aldınız, bari az kafanız çalışsaydı da az az aktaraydınız.
100 bin başka hesaba aktarmışlar onaylanmış, atm’lerden binlerce lira çekmişler, postan 100 binlik işlem yapmışlar, daha küçük miktarlar da onaylanmış, 80 bin akrabalara dağıtmışlar onaylanmış.
coşup 300 bin araç için aktarmışlar ama bloke olmuş.
bunları yaparken bir yandan da aynı coşku ile hesabı 16 milyara kadar şişirmişler.
haftasonu yapmışlar tüm bunları, belki bu nedenle hemen farkedilmemiş. küçük küçük devam etseler daha uzun sürer miydi bilemiyorum ama cidden nasıl bir kafa bu?
bir de parayı telefona, arabaya yatırmaya çalışmak nedir?
hiç mi düşünmediniz yakalanırız, yakalanınca da hepsi gider diye?
yaptıkları en mantıklı şey küçük miktarları akrabalara dağıtmak olmuş, bir ihtimal onların üzerinden çekmeyi düşünmüşlerdir ama ciddi ciddi yardım için de dağıtmış olabilirler.
diğer paralara ve alınan ürünlere el konur da o para geri alınabilir mi bilmiyorum, her halükarda cezasını yiyecekler de belki akrabalar yırtar bir şekilde.
başkalarının hesaplara dağıtma, kredi kartıyla harcama limitlerini aşıp kapatıp tekrarlama, bitcoine aktarma, fiziki altın vs alıp saklamayla bir miktarını ortadan kaldırabilirlerdi belki ama ona da kafaları basmamış gibi.
sonuçta akrabalara giden 80 bin hariç tüm parayı ve aldıklarını kaybedip, ceza yiyip içeri girip, bir ton da borç nedeniyle hayatlarını kaydırdıkları ile kalacaklar.
mobil uygulamayı kurcalarken hisseleri olmadan bir şekilde yatırımdan para aktarma açığıyla karşılaşmışlar. hesaplarına para aktarmış, oradan da çeşitli eft/havaleler, bankamatik kartıyla alışveriş, atm atm dolanıp para çekme gibi işlemlerle büyük miktar bir para kullanmışlar. arada blokajlar olmuş, telefon bankacılığıyla bir kısmını kaldırtmışlar.
ama diğer yandan da coşup tek seferde en çok 7 milyar, toplamda 16 milyar geçirmişler hesaplarına. gözleri dönmeyip daha küçük miktarlarda işlem yapsalar belki de bu kadar çabuk farkedilmeyecekken milyarlar akıtmaya başlayınca büyün alarm mekanizmalarını tetiklemişler.
şuursuzlukta çığır açmışlar resmen, ömrü boyunca değil milyarı, milyonu, bir kaç yüz bin bile bir arada görmeyecek adamlarsınız, 16 milyar ne ulan?
50-100 bini hadi belki anında farketmezler de ne düşünüp de milyarlar aktardınız kendinize?
bir hırsızlık, dolandırıcılık yapmayı göze aldınız, bari az kafanız çalışsaydı da az az aktaraydınız.
100 bin başka hesaba aktarmışlar onaylanmış, atm’lerden binlerce lira çekmişler, postan 100 binlik işlem yapmışlar, daha küçük miktarlar da onaylanmış, 80 bin akrabalara dağıtmışlar onaylanmış.
coşup 300 bin araç için aktarmışlar ama bloke olmuş.
bunları yaparken bir yandan da aynı coşku ile hesabı 16 milyara kadar şişirmişler.
haftasonu yapmışlar tüm bunları, belki bu nedenle hemen farkedilmemiş. küçük küçük devam etseler daha uzun sürer miydi bilemiyorum ama cidden nasıl bir kafa bu?
bir de parayı telefona, arabaya yatırmaya çalışmak nedir?
hiç mi düşünmediniz yakalanırız, yakalanınca da hepsi gider diye?
yaptıkları en mantıklı şey küçük miktarları akrabalara dağıtmak olmuş, bir ihtimal onların üzerinden çekmeyi düşünmüşlerdir ama ciddi ciddi yardım için de dağıtmış olabilirler.
diğer paralara ve alınan ürünlere el konur da o para geri alınabilir mi bilmiyorum, her halükarda cezasını yiyecekler de belki akrabalar yırtar bir şekilde.
başkalarının hesaplara dağıtma, kredi kartıyla harcama limitlerini aşıp kapatıp tekrarlama, bitcoine aktarma, fiziki altın vs alıp saklamayla bir miktarını ortadan kaldırabilirlerdi belki ama ona da kafaları basmamış gibi.
sonuçta akrabalara giden 80 bin hariç tüm parayı ve aldıklarını kaybedip, ceza yiyip içeri girip, bir ton da borç nedeniyle hayatlarını kaydırdıkları ile kalacaklar.
gaziantep'ten bildiriyorum;
adana kebap 1 porsiyon; 60 tl.
12 sıkım çiğ köfte 20 lira.
tanım: fiyatı doğru olmayan yemek.
adana kebap 1 porsiyon; 60 tl.
12 sıkım çiğ köfte 20 lira.
tanım: fiyatı doğru olmayan yemek.
kimin pişmanlığı yoksa, kim daha az sevmişse, kim daha sağlıklı bir çocukluk geçirmişse, kim hayatı daha çok seviyorsa o daha çabuk unutur.
aksini yaşayanlara geçmiş olsun.
aksini yaşayanlara geçmiş olsun.
videonun hiçbir yerinde sığınmacıları göndermemek ya da entegre emekle ilgili bir kısım bulunmamakta.
doktorlar kıymetlimiz, değerlimiz. fakat bazılarının bilinçli hastaya da tahammül edemedikleri bir gerçek.
kronik rahatsızlığımdan ötürü daha önce sorun yaşadığım aile hekimime bir şekilde mecbur kalıp gittim. uzun zaman önceki gergin görüşmemizden konuyu açtığımda; doktorun empati yapmak zorunda olmadığını söyledi. iletişimin önemini vurguladığımda ise, kendisinin 6 * yıl tıp okuduğunu benden daha eğitimli`:!` olduğunu söylemesi üzerine ben de yüksek lisans eğitimimi öne sürüp berabere kalmayı başardım`:!?`.
doktor nasıl empati kuramaz anlamıyorum. biraz anlayış istiyoruz sadece. 6 yıl aldığınız zorlu eğitimden ötürü saygı duyuyoruz ama bu bizleri küçük görme hakkını vermez size. zorbalık sadece size yapılmıyor bu ülkede sistem öyle bir hâle geldi ki, iletişim dili kimsenin birbirini anlamadığı empatiden yoksun birşeye dönüştü.
edit: okuduğunuzu anlamıyorsunuz ki, internetten bakıp teşhis koymaya dair birşey yazmış mıyım? hayır, yarınız buna cevap vermiş.
bilinçli olmak tıp bilgisiyle mi sınırlı? bilinçli hasta olmak ne demek bilmiyorsunuz ki.
azıcık nezaket ve yetişkin gibi görülmek istiyoruz. kimsenin babasının mülkünde değiliz. işimizi layıkıyla yapalım kâfi.
edit*: internetten okuyup doktorun işine karışmıyoruz sayın okuduğunu anlama yetersizleri.
diyorum ki bana ayrılan o kısacık beş* dakikada, okudukları 6 yılın hatrına insan muamelesi yap sın lar. inanın çok zor değil. hatta siz de talep edin, hakediyorsunuz bunu. siz de değerlisiniz. ben etmeye devam edeceğim.
kronik rahatsızlığımdan ötürü daha önce sorun yaşadığım aile hekimime bir şekilde mecbur kalıp gittim. uzun zaman önceki gergin görüşmemizden konuyu açtığımda; doktorun empati yapmak zorunda olmadığını söyledi. iletişimin önemini vurguladığımda ise, kendisinin 6 * yıl tıp okuduğunu benden daha eğitimli`:!` olduğunu söylemesi üzerine ben de yüksek lisans eğitimimi öne sürüp berabere kalmayı başardım`:!?`.
doktor nasıl empati kuramaz anlamıyorum. biraz anlayış istiyoruz sadece. 6 yıl aldığınız zorlu eğitimden ötürü saygı duyuyoruz ama bu bizleri küçük görme hakkını vermez size. zorbalık sadece size yapılmıyor bu ülkede sistem öyle bir hâle geldi ki, iletişim dili kimsenin birbirini anlamadığı empatiden yoksun birşeye dönüştü.
edit: okuduğunuzu anlamıyorsunuz ki, internetten bakıp teşhis koymaya dair birşey yazmış mıyım? hayır, yarınız buna cevap vermiş.
bilinçli olmak tıp bilgisiyle mi sınırlı? bilinçli hasta olmak ne demek bilmiyorsunuz ki.
azıcık nezaket ve yetişkin gibi görülmek istiyoruz. kimsenin babasının mülkünde değiliz. işimizi layıkıyla yapalım kâfi.
edit*: internetten okuyup doktorun işine karışmıyoruz sayın okuduğunu anlama yetersizleri.
diyorum ki bana ayrılan o kısacık beş* dakikada, okudukları 6 yılın hatrına insan muamelesi yap sın lar. inanın çok zor değil. hatta siz de talep edin, hakediyorsunuz bunu. siz de değerlisiniz. ben etmeye devam edeceğim.
imkan olsa o pankartın altına "kafanızı kesersek zaten açamazsınız, uğraştırmayın bizi" yazarlardı ama henüz o kadar bitleri kanlanmadı. fırsatını kolluyorlar, bu şekilde yolunu yapıyorlar.
"nefes almakta zorlanan hastanın oksijenini kestik" manasına da gelebilen açıklama.
bu zamana kadar, survivor'da en sevdiğim karşılaşmalardan biri: "nagihan - sema" yarışlarıydı.
ama artık değil. kesinlikle değil. çünkü önceliklerim tamamen değişti. şimdi en çok beklediğim karşılaşmaların başında: "nagihan - seda" yarışları geliyor.
sırf şu anda ciddi bir sakatlık yaşıyor diye, "bunu yenersem ancak şimdi yenip, gövde gösterisi yaparım" diye düşünüp özellikle böyle bir zamanda ısrarla ve kötü niyetle nagihan'ı seçen evil ötesi seda'yı; nagihan'ın her seferinde o parkura biraz daha derinden gömmesini izlemek için ölüyorum.
sanki, "kötülüğü" bu kadın icat etmiş gibi aq!
ve iddia ediyorum, yarın: "seda ocak; survivor'dan elensin mi?" sorusuyla, türkiye'de referandum yapılsa; sonuç % 99,9 ile "evet" çıkacaktır.
% 0,001 için tam liste:
ailesi
eşi
ve
murat özarı
ama artık değil. kesinlikle değil. çünkü önceliklerim tamamen değişti. şimdi en çok beklediğim karşılaşmaların başında: "nagihan - seda" yarışları geliyor.
sırf şu anda ciddi bir sakatlık yaşıyor diye, "bunu yenersem ancak şimdi yenip, gövde gösterisi yaparım" diye düşünüp özellikle böyle bir zamanda ısrarla ve kötü niyetle nagihan'ı seçen evil ötesi seda'yı; nagihan'ın her seferinde o parkura biraz daha derinden gömmesini izlemek için ölüyorum.
sanki, "kötülüğü" bu kadın icat etmiş gibi aq!
ve iddia ediyorum, yarın: "seda ocak; survivor'dan elensin mi?" sorusuyla, türkiye'de referandum yapılsa; sonuç % 99,9 ile "evet" çıkacaktır.
% 0,001 için tam liste:
ailesi
eşi
ve
murat özarı
dövizin düşmeyeceğini gösteren ucuz işçiliğin daha çok iştah kabarttığı planlama. agresiflik falan değil bildiğin ucuz işçiliği değerlendirmedir. 10 bin tl olmuş 600 - 650 euro. adam eleman maaşına yönetici çalıştıracak niye kurmasın.
ust edit:
begenmeyene, bok gibi diyene, elestirene, saydirana saygim sonsuz amk. sen oyle dusunuyorsun ve bu beni hiiic ilgilendirmez. ama bu bir oyun degildir oyun soyle olur diye mevcut nispetteki aklinca kistas koyanlar gercek anlamda mal olabilir.
bir de begenenlere salca olan andaval surusu var. ulan kendi cebimden parasini odeyerek aldigim dijital bir yazilim ile ne sekilde ve ne kadar eglenecegimi, ne kadar begenecegimi sana mi soracagim yarrak kafasi ?
edit bitti.
ya amk begenmedim veya bana gore degil demek bu kadar zor olmamali.
--- spoiler ---
çünkü bir video oyunu her şeyden önce oynanabilirlik sağlamalıdır. oyun dediğimiz şeyde ilerleme, ilerledikçe gelişme, yeni skiller açma vs gibi devamlılığı sağlayan ögeler bulunmalıdır.
--- spoiler ---
bu tanima uymayan, skill acma mekanigi olmayan yapimlar oyun degilmis. bsg birader gercekten. bir de su kadar sene oyun oynuyorum diye, bu kadar para harcadim diye anlatmis.
yukaridaki savin neden yanlis oldugunu uzun uzun yazmak yerine sadece bsg diyorum.
skill acmali oyun olarak metin2 yi onerebilirim. hava kilicinla kirmizi koyu basmaya gidip doyasiya eglen.
begenmeyene, bok gibi diyene, elestirene, saydirana saygim sonsuz amk. sen oyle dusunuyorsun ve bu beni hiiic ilgilendirmez. ama bu bir oyun degildir oyun soyle olur diye mevcut nispetteki aklinca kistas koyanlar gercek anlamda mal olabilir.
bir de begenenlere salca olan andaval surusu var. ulan kendi cebimden parasini odeyerek aldigim dijital bir yazilim ile ne sekilde ve ne kadar eglenecegimi, ne kadar begenecegimi sana mi soracagim yarrak kafasi ?
edit bitti.
ya amk begenmedim veya bana gore degil demek bu kadar zor olmamali.
--- spoiler ---
çünkü bir video oyunu her şeyden önce oynanabilirlik sağlamalıdır. oyun dediğimiz şeyde ilerleme, ilerledikçe gelişme, yeni skiller açma vs gibi devamlılığı sağlayan ögeler bulunmalıdır.
--- spoiler ---
bu tanima uymayan, skill acma mekanigi olmayan yapimlar oyun degilmis. bsg birader gercekten. bir de su kadar sene oyun oynuyorum diye, bu kadar para harcadim diye anlatmis.
yukaridaki savin neden yanlis oldugunu uzun uzun yazmak yerine sadece bsg diyorum.
skill acmali oyun olarak metin2 yi onerebilirim. hava kilicinla kirmizi koyu basmaya gidip doyasiya eglen.
noldu şimdi bu son bir ayda? demirdi sikti soktu diye konuşacaklar şimdiden kenara çekilsin.
ne oldu amk bir ayda 700.000 tl zamlanacak? sebebi belli anladık da bu kadar mı değişti her şey? 1 ay önce ben bu evi alsaydım zararına mı satmış olacaktın? y.rrak gibi insanlarız çok afedersin.
görsel
görsel
edit: dolar kuruna göre hesaplasak 3.600.000 yapıyor. dolar kuru kadar anlık yani amk evleri. yarın 14 olsa dolar hop 3.000.000. hani 2 ay önce 18'e göre fiyatlanmıştı piyasa?
şu sitede takılan bıyığı sarılar yaz amk almazlarsa indiririz demiyorsa ben de bir şey bilmiyorum. bu millete monarşi şart. götünden kanı çekeceksin aynı oranda indirmezse ne olayım.
büdüt: tamam sakinim. almıyorum tamam. muş civarı 200'e baraka bakıyorum merak etmeyin.
kümülatif edit for romalılar:
sevgili bilgi, birikim, eğitim ve sermayeleri ile ortaya koydukları sanat eserlerinin artan maliyetlerini anlatmaya çalışan matematik konusunda adeta bir mega hafıza olan (bkz: dançın = zindan) ağaoğlular; senin derdin zarar etmemek değil 2x kar edememek.
zamanında 1 lira maliyetle yaptığın yeri 2 liraya satışa koydun. sonra baktın ki yeni bir tane yapmanın maliyeti 2 lira olmuş ve hemen fiyatını 3 lira olarak güncelledin. şimdi 2 liraya mal ettiğin yeni yeri de 3 liraya satacaksın değil mi kesin? onu da 4 lira yapacaksın amk. önce bir maliyetle sonra zammını yap arkadaş o zaman. sizin bu kafa yapınıza göre kiraları da aylık arttıralım o zaman? o ev değil mi? ama orada kanun mahkeme falan var değil mi? uymuyor bu size.
ilk yaptığın işe dönecek olursak sahi vergisi çok gelmedi mi? 1 lira maliyet 3 lira satış 2 lira kar. ama o hallediliyor tabi bir şekilde o yüzden problem değil.
sevgili paran yetmiyorsa bağcılarda otur zorla mı satıyor diyen büyük resmi şak diye çözmüş dayılar; mevzu paranın yetmesi yetmemesi falan değil. barınma en temel ihtiyaç. artı ben bağcılara gidersem sen nereye gideceksin?
senin kafaya göre stokçuluk yapan da sana zorla satmıyor. adamın parası varmış stoklamış şimdi de 3 katı fiyata satıyor ne var bunda yemezsin olur biter mi diyeceksin? fırıncılar da toplanıp ekmek 100 lira desin o zaman. alma kardeşim evde yap mı diyeceksin? ekmek temel ihtiyaç da ev lükse mi giriyor elma kafa?
yapılan en mantıklı açıklama yabancıların olaya dahil olması ve değersizleşen tl. e tamam işte bu da fırsatçılık yapmak için kupon değerinde. kimse devlete insanların ticaretine dahil olsun müdahale etsin demiyor. ama yabancıların edinebilecekleri konut fiyat oranlarını belirleyebilirsin en azından. minimum 5 milyon dolar dersin olur biter. dünyada bunun 2-3 katı örnekler var. 1 milyonluk evi kaçtan geçirsek gider diye düşünenleri elersin en azından. ülkenin bunu yapacak ekonomik durumunun olmaması senin fırsatçılık yaptığın gerçeğini değiştirmiyor. gücü olduğu gün göt gibi kalmaya razısın bu durumda?
burada bariz olan ülkenin emlak piyasası 2-3 sayfa üzerinden geçirebildiğin kadar sistemiyle işler duruma gelmesi. gösterilebilecek en güzel tepki ise almamak. bırakınız depremde falan sağlam kalırsa oradan bir fırsatçılık beklesinler. aslında devlet ederinden vergi alsa bile çoğunu eleyecek ya neyse. fırsatçılık varsa devlet müdahale etmeli arkadaş o kadar. çıksın anlatsın mahkemede demirdi kumdu buradan sallaması kolay.
daha üzücü olan ise takip ettiğim firmalar arasında en etik davranan yabancı firmalar. harley davidson mesela. bir motor var takibimde dolar çıkarsa haftalık güncelliyor düşerse haftalık güncelliyor. hesaplıyorum hep 33k usd.
saniyelik fiyat güncellemesi yapabilecek youtube, netflix, exxen, turkcell vs. bunların maliyetleri hiç artmadı zaten bir tek sizin her hafta/ay güncelleyecek kadar artıyor amk.
ne oldu amk bir ayda 700.000 tl zamlanacak? sebebi belli anladık da bu kadar mı değişti her şey? 1 ay önce ben bu evi alsaydım zararına mı satmış olacaktın? y.rrak gibi insanlarız çok afedersin.
görsel
görsel
edit: dolar kuruna göre hesaplasak 3.600.000 yapıyor. dolar kuru kadar anlık yani amk evleri. yarın 14 olsa dolar hop 3.000.000. hani 2 ay önce 18'e göre fiyatlanmıştı piyasa?
şu sitede takılan bıyığı sarılar yaz amk almazlarsa indiririz demiyorsa ben de bir şey bilmiyorum. bu millete monarşi şart. götünden kanı çekeceksin aynı oranda indirmezse ne olayım.
büdüt: tamam sakinim. almıyorum tamam. muş civarı 200'e baraka bakıyorum merak etmeyin.
kümülatif edit for romalılar:
sevgili bilgi, birikim, eğitim ve sermayeleri ile ortaya koydukları sanat eserlerinin artan maliyetlerini anlatmaya çalışan matematik konusunda adeta bir mega hafıza olan (bkz: dançın = zindan) ağaoğlular; senin derdin zarar etmemek değil 2x kar edememek.
zamanında 1 lira maliyetle yaptığın yeri 2 liraya satışa koydun. sonra baktın ki yeni bir tane yapmanın maliyeti 2 lira olmuş ve hemen fiyatını 3 lira olarak güncelledin. şimdi 2 liraya mal ettiğin yeni yeri de 3 liraya satacaksın değil mi kesin? onu da 4 lira yapacaksın amk. önce bir maliyetle sonra zammını yap arkadaş o zaman. sizin bu kafa yapınıza göre kiraları da aylık arttıralım o zaman? o ev değil mi? ama orada kanun mahkeme falan var değil mi? uymuyor bu size.
ilk yaptığın işe dönecek olursak sahi vergisi çok gelmedi mi? 1 lira maliyet 3 lira satış 2 lira kar. ama o hallediliyor tabi bir şekilde o yüzden problem değil.
sevgili paran yetmiyorsa bağcılarda otur zorla mı satıyor diyen büyük resmi şak diye çözmüş dayılar; mevzu paranın yetmesi yetmemesi falan değil. barınma en temel ihtiyaç. artı ben bağcılara gidersem sen nereye gideceksin?
senin kafaya göre stokçuluk yapan da sana zorla satmıyor. adamın parası varmış stoklamış şimdi de 3 katı fiyata satıyor ne var bunda yemezsin olur biter mi diyeceksin? fırıncılar da toplanıp ekmek 100 lira desin o zaman. alma kardeşim evde yap mı diyeceksin? ekmek temel ihtiyaç da ev lükse mi giriyor elma kafa?
yapılan en mantıklı açıklama yabancıların olaya dahil olması ve değersizleşen tl. e tamam işte bu da fırsatçılık yapmak için kupon değerinde. kimse devlete insanların ticaretine dahil olsun müdahale etsin demiyor. ama yabancıların edinebilecekleri konut fiyat oranlarını belirleyebilirsin en azından. minimum 5 milyon dolar dersin olur biter. dünyada bunun 2-3 katı örnekler var. 1 milyonluk evi kaçtan geçirsek gider diye düşünenleri elersin en azından. ülkenin bunu yapacak ekonomik durumunun olmaması senin fırsatçılık yaptığın gerçeğini değiştirmiyor. gücü olduğu gün göt gibi kalmaya razısın bu durumda?
burada bariz olan ülkenin emlak piyasası 2-3 sayfa üzerinden geçirebildiğin kadar sistemiyle işler duruma gelmesi. gösterilebilecek en güzel tepki ise almamak. bırakınız depremde falan sağlam kalırsa oradan bir fırsatçılık beklesinler. aslında devlet ederinden vergi alsa bile çoğunu eleyecek ya neyse. fırsatçılık varsa devlet müdahale etmeli arkadaş o kadar. çıksın anlatsın mahkemede demirdi kumdu buradan sallaması kolay.
daha üzücü olan ise takip ettiğim firmalar arasında en etik davranan yabancı firmalar. harley davidson mesela. bir motor var takibimde dolar çıkarsa haftalık güncelliyor düşerse haftalık güncelliyor. hesaplıyorum hep 33k usd.
saniyelik fiyat güncellemesi yapabilecek youtube, netflix, exxen, turkcell vs. bunların maliyetleri hiç artmadı zaten bir tek sizin her hafta/ay güncelleyecek kadar artıyor amk.
biraz sahanın içine kafayı yormaya calısan ligi tanımayan italyada kaleci antrenörlüğü yapan pro lisanssız farioli nin fark yarattığı lige yakıştırılmayan(!) beşiktaş'ın yeni hocası.
20 senedir fitness yapıyorum, ağırlık kaldırıyorum. kof kas yığını diyen arkadaşı gönül rahatlığı ile engelleyebilirsiniz. hayatta kendisinden öğrenecek hiç bir şey olmadığının garantisini verebilirim.
devletlerin her türlü harcamalarınıza hakim olmaları sonucunu verecek totaliter karar.
tırnak'da nedir ya. bağlaçları birleşik yazmayı geçtim kesme işareti ile ayırmış
yavşaklığı yüzünden. örneklendireyim de anlaşılsın;
birini 2 sene arama, sorma sonra bir gün o kişiye bir şey soracak ol, arayamazsın, elin gitmez telefona. zaten arasan da karşıdaki ya açmaz ya da açsa bile işinin düştüğünü anlayacağı için seni sallamaz. ama hiçbir muhabbetin olmasa da sadece takipleştiğin için bile değil 2 sene 22 sene sonra bile instagramdan mesaj at, instagramın o gevşek ortamı sayesinde karşıdaki sana cevap veirr.
birini 2 sene arama, sorma sonra bir gün o kişiye bir şey soracak ol, arayamazsın, elin gitmez telefona. zaten arasan da karşıdaki ya açmaz ya da açsa bile işinin düştüğünü anlayacağı için seni sallamaz. ama hiçbir muhabbetin olmasa da sadece takipleştiğin için bile değil 2 sene 22 sene sonra bile instagramdan mesaj at, instagramın o gevşek ortamı sayesinde karşıdaki sana cevap veirr.
ntv haberini paylasan trollerin yarattigi bir basliktir. avrupa'da yasiyorum, marketlerde hicbir problem gormuyorum, daha dun hayvan gibi bir alisveris yaptim, bos raf gordugumu de hatirlamiyorum.
avrupa cokuyor, turkiye mukemmel imaji vermeye calisan bir haberi, troller vasitasiyla buraya tasiyorsunuz da artik internet dedigin sey heryerde. iki avrupali sosyal medya hesabina baksa insanlar, bu nasil bir kriz amk diyecekler.
sizin bu haberleriniz, kahvehane dayilarina soker ancak ama onlar da ne eksi ne sosyal medya bildiginden buralarda bos yere bos yapmayin.
avrupa cokuyor, turkiye mukemmel imaji vermeye calisan bir haberi, troller vasitasiyla buraya tasiyorsunuz da artik internet dedigin sey heryerde. iki avrupali sosyal medya hesabina baksa insanlar, bu nasil bir kriz amk diyecekler.
sizin bu haberleriniz, kahvehane dayilarina soker ancak ama onlar da ne eksi ne sosyal medya bildiginden buralarda bos yere bos yapmayin.
gitmelerinin değil gidememelerinin sebebi.
oluşan ekonomik durum ve türk insanının kafasının sadece illegale çalışmasından ötürü pasaportumuzun sadece bir kağıt parçasından hallice olmasına sebep oldu. bir çok ülke ikili anlaşmalar olmasına rağmen (eğitim,ticaret kolaylığı vs.) ülkelerine ciddi ciddi türk almak istemiyor gibi bir hal takınırcasına vizeleri reddediyor. burada bana kızanlar olacaktır ama maalesef öyle. e-vize ile çok rahat seyahat edilebilen meksika'ya neredeyse türklerin girişi yasaklandı. adamlar pasaportu görünce oo hoşgeldin burdan abd sınırına ordan da abd'ye geçeceksin değil mi deyip deport ediyor. kanada hakeza öyle, elin pakistanlısı, hintlisi, afrikalısı çok rahat eğitim vizesi alabiliyorken türkler alamıyor. neden? çünkü adam dil okuluna gidiyor dönmüyor, yüksek lisansa gidiyor kaçak yaşıyor dönmüyor.
oluşan ekonomik durum ve türk insanının kafasının sadece illegale çalışmasından ötürü pasaportumuzun sadece bir kağıt parçasından hallice olmasına sebep oldu. bir çok ülke ikili anlaşmalar olmasına rağmen (eğitim,ticaret kolaylığı vs.) ülkelerine ciddi ciddi türk almak istemiyor gibi bir hal takınırcasına vizeleri reddediyor. burada bana kızanlar olacaktır ama maalesef öyle. e-vize ile çok rahat seyahat edilebilen meksika'ya neredeyse türklerin girişi yasaklandı. adamlar pasaportu görünce oo hoşgeldin burdan abd sınırına ordan da abd'ye geçeceksin değil mi deyip deport ediyor. kanada hakeza öyle, elin pakistanlısı, hintlisi, afrikalısı çok rahat eğitim vizesi alabiliyorken türkler alamıyor. neden? çünkü adam dil okuluna gidiyor dönmüyor, yüksek lisansa gidiyor kaçak yaşıyor dönmüyor.
nerede dün taksilerle ilgili imamoğlu'nu kötüleyenler? adamın eli kolu bağlı amk. şu an başkan, müdür gibi bir unvanda olup en muktedir olamayan kişilerden biri. ukome'den ret haberleri gördükçe aklıma göksu terliksi herifin (burayı yumuşattım) iğrenç gülüşü geliyor sinirlerim bozuluyor amk.
not: ayrıca ret edilmek ne amk?
not: ayrıca ret edilmek ne amk?
bizi düşünmeye alıştırmamışlar. üstelik de düşünmeyelim diye ellerinden geleni yapmışlar. düşünmeye çalışanları da hep öldürmüşler.
yaşar kemal
not: sen ne güzel insandın, nurlar içinde uyu..
yaşar kemal
not: sen ne güzel insandın, nurlar içinde uyu..
resmen taşşak geçiyorlar bizimle. hay amk kime ne yaptık da, şu hayatlarımızın 20 senesinin böyle saçma bir dönem için heba olması yazıldı. kuyruğa girenler için önemli mi?
değil!!
amk böyle kaderin...
değil!!
amk böyle kaderin...
benim istemeyecegim hadisedir. sebebi ne kadar dunya acisindan minimal olsa da cikis noktasi sudur:
bedenimi yaktiklarinda karbon salinimi vs. topraga gomerlerse en azindan doga icin faydali bir ceset birakmis olacagim arkamdan.
her ne kadar benim yakilmam sonucu cikacak olan karbon salinimi cok az da olsa, hic olmamasi ve tam aksi yonde faydali olmak varken neden boyle bir tercihte bulunayim.
ha illaki mermer taslarla cevrili bir mezar tasina gerek yok. gomun beni bi yere yeter. beni anmak isteyen gitsin sevdigim sarkilari dinlesin, sevdigim filmleri tekrar izlesin beni oralarda bulsun. mezar tasimda degil.
bedenimi yaktiklarinda karbon salinimi vs. topraga gomerlerse en azindan doga icin faydali bir ceset birakmis olacagim arkamdan.
her ne kadar benim yakilmam sonucu cikacak olan karbon salinimi cok az da olsa, hic olmamasi ve tam aksi yonde faydali olmak varken neden boyle bir tercihte bulunayim.
ha illaki mermer taslarla cevrili bir mezar tasina gerek yok. gomun beni bi yere yeter. beni anmak isteyen gitsin sevdigim sarkilari dinlesin, sevdigim filmleri tekrar izlesin beni oralarda bulsun. mezar tasimda degil.
"24 saat içinde bu işi halleder" denen rusya'nın 1 ay önce başlattığı, 10 binden fazla asker, 1700'den fazla teyit edilmiş askeri araç kaybettiği, rus ekonomisinin içinden geçilen, putin'in karizmasını yerlebir eden, rusya'yı siyasi anlamda dünyanın gözünde bitiren ama rusya'nın ödediği tüm bu bedellere rağmen kherson dışında bir yeri ele geçiremediği ama ekşi'deki rustapar faşistlerin rusya'ya şimdiden zafer yazdığı savaş.
yalnız savaşın başından beri rusçuların sürekli ağız değiştirerek sürekli rusya'nın zafer ilan ettiğini belirtmesi çok hoş.
"rusya kiev'i 24 saat içinde alır abi, zelensky 48 saatte kaçmış olur"
birkaç gün sonra:
"abi dur daha rusya gerçek silahları sahaya sürmedi. önden bilerek eski hurdaları yolladı"
birkaç gün sonra:
"tamam kiev düşmedi ama kherson düştü, bu da bir şeydir."
birkaç gün sonra:
"putin bunları hep düşünmüştür abi, herif kgb sonuçta"
birkaç gün sonra
"putin kiev'e 65 km uzunluğunda konvoy yollamış. kiev bitmiştir"
birkaç gün sonra
"putin sivillere zarar vermek istemiyor yoksa savaşı çoktan almıştı"
birkaç gün sonra:
"tamam kiev yine düşmedi ama kherson düşmüş be abi"
birkaç gün sonra:
"ukrayna savunması çökmek üzere. hem kherson'u aldık boru mu"
birkaç gün sonra:
"putin istese var ya kiev'i 1 günde alır ama istemiyor"
birkaç gün sonra:
"aslında putin şehirleri almak istemiyor tamam mı"
birkaç gün sonra:
"tamam rus ekonomisi çöktü de çin rusya'yı kurtarır"
birkaç gün sonra:
"putin'in daha sahaya sürmediği çok gizli silahlar var"
birkaç gün sonra:
"putin özel kuvvetleri sahaya sürecekmiş. ukrayna şimdi bitti"
birkaç gün sonra:
"rusya çoktan kazandı abi. bir kere kherson düştü"
yalnız savaşın başından beri rusçuların sürekli ağız değiştirerek sürekli rusya'nın zafer ilan ettiğini belirtmesi çok hoş.
"rusya kiev'i 24 saat içinde alır abi, zelensky 48 saatte kaçmış olur"
birkaç gün sonra:
"abi dur daha rusya gerçek silahları sahaya sürmedi. önden bilerek eski hurdaları yolladı"
birkaç gün sonra:
"tamam kiev düşmedi ama kherson düştü, bu da bir şeydir."
birkaç gün sonra:
"putin bunları hep düşünmüştür abi, herif kgb sonuçta"
birkaç gün sonra
"putin kiev'e 65 km uzunluğunda konvoy yollamış. kiev bitmiştir"
birkaç gün sonra
"putin sivillere zarar vermek istemiyor yoksa savaşı çoktan almıştı"
birkaç gün sonra:
"tamam kiev yine düşmedi ama kherson düşmüş be abi"
birkaç gün sonra:
"ukrayna savunması çökmek üzere. hem kherson'u aldık boru mu"
birkaç gün sonra:
"putin istese var ya kiev'i 1 günde alır ama istemiyor"
birkaç gün sonra:
"aslında putin şehirleri almak istemiyor tamam mı"
birkaç gün sonra:
"tamam rus ekonomisi çöktü de çin rusya'yı kurtarır"
birkaç gün sonra:
"putin'in daha sahaya sürmediği çok gizli silahlar var"
birkaç gün sonra:
"putin özel kuvvetleri sahaya sürecekmiş. ukrayna şimdi bitti"
birkaç gün sonra:
"rusya çoktan kazandı abi. bir kere kherson düştü"
türkçe özürlü başlık.
yazdıktan sonra bir okusaydın bari.
dizilere gelirsek:
bizimkiler
behzat ç.
süper baba
yazdıktan sonra bir okusaydın bari.
dizilere gelirsek:
bizimkiler
behzat ç.
süper baba
o koyunlar sonra yine ithal edilmesin de. ben buna razıyım.
jack london'ın yaşı geçmiş bir boksörün, bir dilim biftek alabilmek için yeniden ringlere dönmesini konu alan bir dilim biftek adlı öyküsünü hatırlara getirebilir.