"üzgünüm, paranız yetmiyorsa burada yaşamayın o zaman" diyenlerin en fazla iki kuşak öncesi köyde eşek sikmiyorsa adam değilim. 7 kuşaktır oturduğum şehirden bu yağmacı, yetmişli yıllarda boş bulduğu yere gecekondu dikip, imar aflarıyla sebepsiz zenginleşen orospu çocukları yüzünden başka şehre taşınacağım demek.
kasabalılık böyle bir şey işte, içinde arkası bomboş bir kibir barındırıyor. bu kibrin de temeli, ne yaparsa yapsın asla şehirli olamayacağını bilmesi. bu yüzden nefret ediyor şehirliden de, şehirden de...
bu yüzden sağa sola yaptığı çirkin binalardan rahatsız değil, bu yüzden metropole kendisiyle beraber getirdiği iki yüzlü ahlaktan rahatsız değil. biliyor ki bu rezil değerler, geçmişten bugüne şehirde yaşayanları rahatsız edecek. bundan gizli gizli kıvanç duyuyor, ben kazandım diyor. yıllarca ben yarak gibi hayat sürerken, babamla zorla evlendirilen kuzenine anne derken, sizin yerinizde olmayı hayal ettim, bakın şimdi buradayım ve sizin hem mutlu hayatınızı hem de ananızı sikeceğim, bu şehri yok edeceğim. bunu da ahlakçı, maneviyatçı, leş kokan bir dilin arkasına gizlenerek yapacağım. düşmanınızın sizi nerden vurduğunu anlayamayacaksınız bile.
kasabalılar şehri ele geçirmiştir, buna çanak tutan tüm sağ iktidarlar, cumhuriyetçilere elitist falan diyerek bir de bu kesimin nefretini pompalamışlardır. halbuki ailemden biliyorum, elli yüz sene önce nasıl fakirlik içinde yaşadıklarını. elitist dedikleri insanların tek derdi medeniyetti, bir arada yaşama kültürüydü, bunu görmezden geldiler, ne kadar güzel şehrimiz varsa hepsini yağmalattılar.
köylüleri ve kasabalıları zihnen iğdiş etmedikçe, metropollerin üzerinden bu çorap kokusu, bu aç insanların etrafa gururla yaydığı bok böceği ossuruğuna benzeyen ağız kokusu gitmez. yaşadıkça her yerde bu çirkin kokuyu duyacağız. açlıkla harmanlanmış, üç günlük yıkanmamış çoraplar hayatımızı sikecek. ağ kısmı on gün üst üste giyilmekten parlamış polyester pantolonların taşak kokan kısımlarını burnumuza zorla tutacaklar.
buna karşı direnebildiğimiz yere kadar direneceğiz. sonra da afganı, pakisi, surisi gelip bu kasabalıları sikecek, o zaman anlayacaklar medeniyete aslında ne kadar ihtiyaçları olduğunu. o zaman anlayacaklar, şehirlerden zamanında kovdukları ermenilere, yahudilere, rumlara aslında ne kadar ihtiyaçları olduğunu. her mahalleye gereksizce diktikleri çirkin mimarili, dış cephesi sadece sıvalı camiler de kurtaramayacak onları, din kardeşleri orada bulacak hepsini. sonları öyle gelecek, olan da bizlere olacak.
21.07.2023 · 26. sıra
stevemcqueen
20.07.2023 01:07 ~ 01:13