Sık geçen başlıklar

istanbul'da ev kiraları 17

ekşi'de gör
"üzgünüm, paranız yetmiyorsa burada yaşamayın o zaman" diyenlerin en fazla iki kuşak öncesi köyde eşek sikmiyorsa adam değilim. 7 kuşaktır oturduğum şehirden bu yağmacı, yetmişli yıllarda boş bulduğu yere gecekondu dikip, imar aflarıyla sebepsiz zenginleşen orospu çocukları yüzünden başka şehre taşınacağım demek.

kasabalılık böyle bir şey işte, içinde arkası bomboş bir kibir barındırıyor. bu kibrin de temeli, ne yaparsa yapsın asla şehirli olamayacağını bilmesi. bu yüzden nefret ediyor şehirliden de, şehirden de...

bu yüzden sağa sola yaptığı çirkin binalardan rahatsız değil, bu yüzden metropole kendisiyle beraber getirdiği iki yüzlü ahlaktan rahatsız değil. biliyor ki bu rezil değerler, geçmişten bugüne şehirde yaşayanları rahatsız edecek. bundan gizli gizli kıvanç duyuyor, ben kazandım diyor. yıllarca ben yarak gibi hayat sürerken, babamla zorla evlendirilen kuzenine anne derken, sizin yerinizde olmayı hayal ettim, bakın şimdi buradayım ve sizin hem mutlu hayatınızı hem de ananızı sikeceğim, bu şehri yok edeceğim. bunu da ahlakçı, maneviyatçı, leş kokan bir dilin arkasına gizlenerek yapacağım. düşmanınızın sizi nerden vurduğunu anlayamayacaksınız bile.

kasabalılar şehri ele geçirmiştir, buna çanak tutan tüm sağ iktidarlar, cumhuriyetçilere elitist falan diyerek bir de bu kesimin nefretini pompalamışlardır. halbuki ailemden biliyorum, elli yüz sene önce nasıl fakirlik içinde yaşadıklarını. elitist dedikleri insanların tek derdi medeniyetti, bir arada yaşama kültürüydü, bunu görmezden geldiler, ne kadar güzel şehrimiz varsa hepsini yağmalattılar.

köylüleri ve kasabalıları zihnen iğdiş etmedikçe, metropollerin üzerinden bu çorap kokusu, bu aç insanların etrafa gururla yaydığı bok böceği ossuruğuna benzeyen ağız kokusu gitmez. yaşadıkça her yerde bu çirkin kokuyu duyacağız. açlıkla harmanlanmış, üç günlük yıkanmamış çoraplar hayatımızı sikecek. ağ kısmı on gün üst üste giyilmekten parlamış polyester pantolonların taşak kokan kısımlarını burnumuza zorla tutacaklar.

buna karşı direnebildiğimiz yere kadar direneceğiz. sonra da afganı, pakisi, surisi gelip bu kasabalıları sikecek, o zaman anlayacaklar medeniyete aslında ne kadar ihtiyaçları olduğunu. o zaman anlayacaklar, şehirlerden zamanında kovdukları ermenilere, yahudilere, rumlara aslında ne kadar ihtiyaçları olduğunu. her mahalleye gereksizce diktikleri çirkin mimarili, dış cephesi sadece sıvalı camiler de kurtaramayacak onları, din kardeşleri orada bulacak hepsini. sonları öyle gelecek, olan da bizlere olacak.
ya şuanda oturduğumuz ev kentsel dönüşüme giriyor. bulunduğumuz bölgede 16k altında kira yok. biraz eli yüzü düzgün istersen 20k. arkadaşlar piyasanın boku çıktı. fiyatlar günlük güncelleniyor. emlakçıların bir çok ilanı piyası yükseltmek için tuttuğu kanaatindeyim. 5k istenen ev üç ayda 23k oldu. kardeş ülkede bu sürede hiçbir şey bu kadar yükselmedi. arıyoruz, yabancıya diyor. başkasını arıyoruz kapora verildi diyor. ama evler ilanda devam. bence talep gördükçe fiyatlar yükseliyor. devlet eğer devletse çok konuşmasın işini yapsın, iki senelik üç senelik tavan fiyat uygulamasını zorunlu kılsın. yapamıyorsa da siktir olup gitsin. uyuyamıyoruz stresten, biz napıcaz korkusundan. suriyeli olsam başvuracak bir kapım olurdu, türk oğlu türk olduğun için kimsenin umrunda değiliz. bize kader planı, yabancıya ensar. yersen.
ev alamayanların dışarıdan gelen tipler olduğu ve bunca zamandır ev alamadılarsa burada yaşama hakkı olmadığını söyleyenler de bir enteresan.

iki nesildir istanbul'dayız, zamanında ailem evini almış. zamanında alabilecekken ikinciyi, hadi bi ihtimal üçüncüyü almayı da düşünememişler. çünkü onların gençliğinde ekonomi yine bombok olsa da bu kadar kötü olabileceğini tahayyül edememiş demek insanlar.

biz de 30 yaşında insanlar olarak düşük faizle de olsa krediyle ev alabilecek kümülatif birikime ulaşamadık. yüksek gelirli de var düşük gelirli de.

ben hayatım boyunca yaşadığım mahallede, üstelik lüks semt de olmamasına karşın ev alamıyorum kardeşim. niçin doğduğum ili ''yerlisi değilim diye'' terk ediyorum?

edit: bu yetmedi mi? bilmem kaç kuşak istanbullu olup, evini çocuğuna bırakıp yazlıklarına veya köyüne çekilmek zorunda kalan insanlar var. birkaç ev sahibi olup geçinemedikleri için tek eve doluşanlar da var. sanki yerli olunca sorun çözülüyormuş gibi çek.
"kimse oturmak zorunda değil, parası olmayan yallah köyüne" demiş bir kişi. bu algıda olan ciddi bir yoğunluk var ve anlamakta ciddi zorluk çekiyorum bu kitleyi.

benim köyüm burasıysa ne olacak kardeşim?

burada doğup büyümüşüm, yerim yurdum burası. maddi koşullardan ev alamamışım, yıllardır aksatmadan ödüyorum kiramı. nereye gideyim ben? daha doğrusu niye gideyim?

düzgün yönetilemeyen ülke ekonomisi dururken, mülteci sorunu, çarpık kentleşme ve enflasyon dururken, koskoca işsizlik sorunu dururken vatandaşa bok atmak, parası yoksa s*ktiri çekmek midir çözüm?

bana dokunmayan yılan bin yaşasın mantığındasınız, anlıyorum. gel gelelim çember giderek daralıyor.

ailenizden kalan mal mülk para, gün gelir de yetmez ise size, ya da o torpillerle girdiğiniz işiniz çalkalanırsa bu ekonomide, o vakit siz yallah köyünüze gidebilirsiniz. ama sesini duyurmaya çalışan, derdini dillendiren insanlara bok atmak haddinize değil, bunu da böyle bilin.
mayıs ortasında şu an işe başladığım firma ile görüştüğümde anadolu yakasında 4000-4500 civarı oturulabilecek düzeyde evler vardı.
haziran ortası olumlu dönüş olunca tekrar baktım 5000-5500 olmuştu neyse dedim aramaya başladım, kaporası alındı, verildi, bekara vermiyorum karşılıkları aldım bu banttakı evlerden ve ilanlar yavaş yavaş 5500-6500 seviyelerine çıkmaya başlamıştı.
bahsettiğim evler ya çok eski 2+1'ler ya da eski yeni karışık 1+1 evler. rezidanslar var mesela 5800 kira 800 aidat diyor, ve aidatın 800 de kalacağı meçhul.
arkadaş ataşehirden kartala kadar nasıl eski yeni tüm evler aynı fiyat bandında olabilir aklınız alabiliyor mu ya. kartalda metroya uzak ara sokak da 5500 maltepede metroya yakın ev de 5750. en nihayetinde 45 metrekare küçücük eve 6000 vermek zorunda kaldım sırf kariyerimi düşündüğüm için.
allah belasını versin bu düzenin
(bkz: #139023651)

--- spoiler ---
amsterdam'da yaşamak istiyorsan 6 7 8 bin euro en dandik eve vereceksin. rotterdam olsun dersen 5 6 bin euro gözden çıkaracaksın. ortalama aylık gelirin 3500 euro olduğu bir ülkede büyük şehirde sadece kira beledi gelirin 2 katı. bu da "sen gelme fakir" demektir.
--- spoiler ---

rotterdam için olan ev kiralarını altta bulabilirsiniz, hollandanın en bilinen ev kiralama sitelerinden birisi bulmam 31 saniyemi aldı. 2 kişinin yaşayacağı ortalama bir ev 1,000 €'ya bulunabiliyor.

https://www.pararius.nl/huurwoningen/rotterdam

tek kişiyseniz 700-800 €'ya 30-40 m2 daireler var üstelik ısınma ve su dahil diyor fazlasını aramazsınız. 3+1 120 m2 gibi bir konsept avrupada yok muhtemelen bizim yeni nesil türklerde de talep düşecek bu büyüklükteki evlere artık eskisi gibi çocuk yapılmıyor...

neyse illa 3 oda olsun diyorsanız 1,500-2,000 €'ya felan tertemiz evler bulunuyor bu sitede 5-6 bin euro'ya çiftlik mi kiralıyon amk?

sallamayın demiyorum ama saniyeler içinde patlatılabilecek bilgiler vermeyin amk köyde mi yaşıyoruz hepimizin elinin altında internet var.
kendimden başka kimseye karşı sorumluluğum yok. otuzlu yaşların başındayım, on senedir çalışıyorum. zorunlu ihtiyaçlar dışında hiçbir lüksüm yok. bağımlılık desen o da yok...

bırak istediğim semtte, güzel bir evde oturmayı. öğrenciyken güle oynaya verdiğim evin kirasını, şimdi zar zor ödüyorum.

yaşamak bu değil!
bışkı yiri gidin midim iyli istınbılda yışımıyın diyenleri gördüğümüz başlık. he ya sen akıllısın benden. ulan yavşak dangoz, burada kazandığımın yarısını bile kazanmam imkansız anadolu’da, imkan olsa durur muyum benim kafam basmıyor mu. kaç kişi işini şak diye taşıyabilir istanbul’dan. ayrıca kaç kuşaktır bu şehirde bizim aile, sen siktir git köyüne de bize yer açılsın madem.
bi akıllı sizsiniz kodumun çok bilmiş bilmiş hayatsızları.
her şeyi de kanıksamışlar, bu kiraları kafalarında normalize etmişler, asıl sebebe tek laf etmek yok bi de akıl veriyorlar.
arz talep mevzusudur. 85 milyonluk ülkeye 10 milyon göçmen doldurursan ve 250 bin dolarlık ev karşılığında vatandaşlık(vatan) satarsan tabi ev fiyatları, kiralar uzaya fırlar. bir de göçmenler gelmeye devam ediyorlar. bak entry yazarken bile yüz kişi sınırdan yasadışı bir şekilde ülkeye girmiştir. bunlar daha iyi günler.