Sık geçen başlıklar
Debe Arşivi
arşiv kapsamı: 4 Haz 201526 Haz 2026
teşekkürler chp.

gencecik fakir fukara askerleri ülke için değil kendileri için sömürenlere yıllardır verdikleri destekten sonra chp en sonunda bu yanlıştan döndü. yıllardır bitmeyen savaş, şehit olan yüzlerce asker, ülkeye gelen milyonlarca göçmen ve halkın daha da fakirleşmesi gibi bir sürü sorunu yaratanlara hayır demenin vakti gelmişti. o kadar girmeye heveslilerse, marş söyleyenleri, sözlükteki paralı trollerini göndersinler oralara. fakir fukaranın çocuklarını ölüme göndermek kolay.

edit: fakir fukara milletin topraklarında şehit olmasın dediğim için, adam özelden savcılıkla tehdit ediyor. sırf birilerinin elinde seçim malzemesi yapılmasın diye askerlerin yanında olmak suç bu zihniyete göre. ben askerlerin yanındayım arkadaşım, sen kimin yanındasın çık söyle.
açılın ben söyleyim nedenini;
adamın imkanı var, evde oturmak istemiyor, kendisine masrafı fazla olmayan meşgale olarak bir iş yeri açıyor. bu vesileyle tabiri caiz ise karı dırdırından ve işsizlik psikolojisinden sıyrılmış oluyor. bu tip yerler genelde ay sonunda kafa kafaya çıkarlar.
tam bir müslüman kafasını gösteren açıklamalar.

bakın bu insanların hepsi böyle düşünüyor.

"eğer din olmasa istediğimiz her boku yeriz!"

yüzde %99'u böyle düşünüyor.

ateizm, deizm vb şeylerdeki özgürlük "yapmak" özgürlüğü değildir. "yapmamak" özgürlüğüdür.

bunu anlayacak kafa nerede?
lahmacun için yarışılan bölüme bak bir de bu bölüme bak.
yemeğe saygınız yok eksik yemek çıkardınız diyen somer, sergen'in bilerek kötü yemek yapacam demesine kakır kakır gülüyor.

bak sen şu işe.
ittifak falan hikaye.
sağ siyaset kandan, savaştan beslenir. şu saatten sonra her kim akp’nin herhangi önergesine destek veriyorsa ihanet içindedir. akp ülkemizin ve insanımızın menfaatine olacak herhangi bir adım atmayacağı için herhangi konuda destek vermek halk düşmanlığıdır.
"*bourdieu'ya göre sermaye, sosyal “ayrım'ın* aracı ya da enstrümanıdır. yani, sermayeye erişim, sermayeye sahip olmak vb. yoluyla, sosyal sınırlama ve hiyerarşi vuku bulur. ya da, sermayenin toplumsal sınırlama için bir oyun olduğu söylenebilir”. bu manada sermaye, hem aktörün içinde bulunduğu sosyal alanı hem de aktörün ait olduğu habitusu belirler." kaynak

deren talu da sahip olduğu beden sermayesini* (ek.) sosyal hiyerarşide yer edinmek için kullanan ve farklı sermaye türleriyle*** piyasada* takasa sokarak genetik sermayesini sosyo-kültürel/ekonomik hiyerarşide** birkaç basamak daha tırmanmak ya da başkalarının tırmanmasını ve sınıf/habitus geçişkenliğini kolaylaştırmak için metalaştıran bir kızımız gibi duruyor. başlığa bakılırsa bu ticaretin alıcısı da var.
içerisinde altın varak enflasyonu yaşanan ve hamam bulunan osmanlı özentisi, sonradan görme akp çocuklarına pazarlanan dairedir.

para haksız ve kolay yoldan kazanılınca böyle saçma bir eve 9.5 milyon tl de verebiliyorsunuz. satın alındıktan sonra en az %10'u pembe, çiçekli böcekli "sunum" malzemelerine ayırılacaktır.

edit: retina kanseri garantili (mütedeyyin ailelerin gözdesi*) olanlar 14.5 milyon tl'ymiş. a haber izlemekten beyni sulanan misafirlerinize hırka-ı şerif diye yutturabileceğiniz bir dekor da fiyata dahil: görsel
suriyeliler türk halkının alım gücünün düşmesiyle dalga geçmek için kilolarca muz alıp yedikleri görüntüleri paylaşıyorlar. türk gençlerini bıçaklama olayları yetmedi, milletin geçim derdiyle eğleniyorlar. herkes kavala mavala konuşurken türk milletinin onuru bu keyif p*zevenkleri tarafından ayaklar altına alınıyor.
bugün rüyamda benzin almak için akaryakıt istasyonuna girdim, ver ustam 100 liralık dedim, öyle bırakmam seni fulleyeceksin dedi pompacı. bir baktım pompacı reis. nasıl uyandım var ya anlatamam.
ersin'in kurtardığı penaltı sonrası topun oyun alanında kaldığını farkedip takip eden bir tek necip vardı. diğer bütün futbolcular sevinme hareketleriyle ersin'e doğru gitti. necip o kadar maçın içindeydi bugün. helal olsun sana!
bir bilgisayarcı olarak yapmanız gereken şey bilgisayar çalışıyorsa aida64 indirip donanımın ayrıntılı bilgilerini almanızdır .

şayet masaüstü bilgisayar ise kasanın tüm donanımlarının resmini çekin. çalışıyorsa yine bu programla bilgileri alıp saklayın.

biraz daha yetkinseniz eliniz tornavida tutuyorsa tamire vermeden önce harddisk /ssd veya birden fazla ram varsa birisini sökün . (bunlar laptopda ayrı ceplerde bir muhafaza ile sağda ve ortada bulunur, değişimi kolay olsun diye böyle yapılır ) her bilgisayarcıda hdd vardır , ama ram cihaza uymayabilir tek bir tane bırakın o nedenle.

"türkiye’deki bilgisayarcılar kadar şerefsiz bir güruh daha yoktur." , o şerefsiz(!) güruhun bir mensubu olarak bana gelen tüm bilgisayarları müşterinin işi yoksa gözünün önünde tamir eder ve test eder öyle veririm.

şayet donanımsal arızada elimde parça yoksa ona fiyat söyler internetten daha uygunu bulması halinde alıp değiştireceğimide söylerim.

bu dünyada herkes şerefsiz olacak diye kaide yok. haddinizi bilin.

edit :1 hafta lanetli çaylak yapıldığımdan sorularınızı yanıtlayamıyorum. mesaj kutunuzu çaylaklara açmanız gerekiyor.
tuzak ile denetimi karıştıran tayfa yine çıkmış ortaya.

tuzak için seni kandıracak bir yanıltma / yem olması lazım. örneğin 120 km limitli yolda denetim yapan polis geçici bir tabela koyarak 70 km derse o tuzak olur.

ancak otobanın hız limiti bellidir. buna uymazsan cezayı yersin.

otobandaki hız limiti seni kesmiyorsa o zaman otobandaki hız limitinin kaldırılması yönünde lobi yaparsın, örgütlenirsin, hakkını o yönde ararsın. kurala uygunluğu denetleyen polise bağırıp çağırmazsın.
adama sormazlar mı;

"siktimin davarı orada asgari ücret 1600 euro, yani 17000 tl, türkiye'de asgari ücret kaç tl" diye?

ve oralarda asgari ücretle çalışanların oranı %5, türkiye'de %45 amına kodumun davarı.

tanım:bilinçli ve bilerek yapılan kötülüktür. para ve mevki için anasını bacısını satan bu kitleden farklı bir davranış beklemek hata olur.
gözden çıkarılacak kadar az para yatırıp, unuttuktan sonra bir sabah zengin uyanma treni kaçalı çoook uzun zaman oldu sanırım. şu an kripto ile amatör de olsa ilgilenen herkes aynı hayalle minimum 1 milyon adet shiba tutuyor hesabında. ölene kadar ya da zengin olana kadar satmayacağını söyleyen o kadar çok insan var ki. kurban olduklarım, neden bütün dünya el ele verip 200 tl paranızı 2.000.000 lt yapsın? şu an bekleyen herkesin aynı anda ve aynı yoldan zengin olması mümkün mü? her fikre ve denemeye saygım var. yalnızca shibanın npxs'te olduğu gibi bir uygulamaya maruz kalmadıkça 1 dolar olabilmesi ihtimali ancak hayal edilebilir gibi geliyor.
bir muharrem ince beyanı. sana bu kadar umut bağladığımız için biz özür dileriz birader. insan her zaman neler olacağını kestiremiyor.

resmen oy verdiğime, vereceğime pişman ettin. bu nasıl bir strateji arkadaş? bütün chp tabanını kendine küstürmeye yemin mi ettin?

anketlerde adı geçmiyor, chp ile aşık atıyor.

chp'de grup başkanvekilliği yapan adam, bugün chp'nin grup başkanvekilliği sistemini eleştiriyor. yapmasaydın o zaman? bu sistem yanlış, ben bu koltukta oturamam deseydin?

akp tipi argümanlar üreterek bizlerin, biz gibi düşünenlerin ya da z kuşağının oyunu almayı düşünüyorsan, biraz daha düşünmen gerek.
vatandaş olanları da vatandaşlıktan çıkartırsın. sanki zor birşey. kanun çıkartır, hepsini yaparsın. son 20 sene içinde, bir türkle evlenenler hariç, kim var, kim yok, hepsinin vatandaşlığını iptal edersin. 6 ay da ülke dışına çıkmak için süre verirsin. çıkmayanı da, asker, jandarma, polis zoruyla paşa paşa suriye sınırından yollarsın.

evi, işi vs olanlara da mecburi satış şartı koyarsın.

bunları yapmazsan, ekonomik olarak rahatlayamazsın. o suriyeliler senin alamadığın muzu alıp yerler. senin hakkın olan hastaneye beleşe giderler, senin hakkın olan okullarda kontenjanları doldururlar.
şimdi sevgili dostlar, herkes bi gaza gelip muhtemelen teyze için '' şimdi mi aklı başına geldi, oh olsun, vay efendim bu düzen devam etsin hepiniz aç kalın '' tarzı söylemlerde bulunacak. ama bu yanlış. bakın bu dönem sinir yapacak, kin tutacak devir değil. bu son şans. önümüzde bir seçim var ve böyle pişman olmuş insanları tutupta küstürüp hırslandırmaya gerek yok. itelemeye gerek yok. tam tersine er ya da geç pişman olmuş insan daha da kazanılmaya çalışılır. ancak bu şekilde düzlüğe çıkılıp birlik olunur.

aksi takdirde onlar gibi kindar olursanız bu iş çözülmez. sırf bu itelenme, ötekileştirme korkusu yüzünden malum partiden başka partiye dönüş yapmayı içine sindiremeyen insanlar var. yapmayın. etrafınızda bu tür az çok ağzından pişmanlık dökülen insanları direkt kazanmaya çalışın.

tekrar ediyorum. şu zaman asla kin yapacak zaman değil. son bir şans kaldı. rica ediyorum onuda bu insanlara köstek olmadan, kazanarak çıkalım işin içinden.
(bkz: phil dunphy)

bir sürü dizi karakteri var elbet, seksi, havalı, zeki vs vs.

ama evlilik başka bir olay.

destekleyici bir eş, çocuklarla arkadaş, empati yapabilen, sihirbazlık yeteneği olan, müthiş hediyeler alan, herkesi kabul eden bir karakter phil dunphy.

bazen eziklikleri olsa da kendisiyle evlenirdim. ayrıca ty burrell beğendiğim bir beyefendi. bazı saç modelleri takım elbiseyle birleşince çok seksi olabiliyor.
siz bu halkın kötülüğünü yeni yeni görebiliyorsunuz şaşırıyorum.

bu halk düşüncesi bile insana oha dedirtebilecek her türlü kötülüğü en ufak üzüntü göstermeden yapabilecek düzeyde bir halk.

yıllar önce sınıf öğretmeni ile veli toplantısındayım. veli geldi her zamanki yüzsüzlükle bağırıp çağırıyor. biz de kadına dil dökmeye çalışıyoruz. kadın durdu sınıf öğretmenine çocuğunuz var mı? dedi. öğretmenin gözleri doldu. vardı, kaybettim dedi. kadın şöyle bir baktı “heh işte yok çocuğunuz siz anlamasınız” dedi. ama inanılmaz düz bir suratla. ben hayatımda böyle soğuk kanlılıkla sarf edilen bir cümle görmedim.
asla tereddüt etmedi ya. inanılmazdı cidden.

velhasıl, intihar edene atla diyen insanlarız. bizden bir bok olmaz.
çünkü bütün sevgililerim bana cinsel obje olarak baktılar, hep sevişmek derdinde oldular ve bıktım ...
bu adamın dün akşamki performansının beğenilmediği ülkede futbol yasaklanmalı. o ülke taraftarına değmez.
idare etmekten ciddi anlamda yoruldum.

iş yerinde olanları idare et çünkü işsizlik var.
maddi durumları idare et beterin beteri var.
aileyi idare et çünkü seçemiyorsun sana doğunca paket şeklinde geliyor (akrabalar dahil)
ikili ilişkileri idare et kimse kırılmasın, darılmasın.
hayatı et idare et çünkü zaman akıyor.

acaba yeryüzünde beni de idare eden birileri var mıdır? varsa azıcık siz idare edin de ben hiçbir şey düşünmeden sadece yaşayayım.
ömür boyu çalışsa bu arabayı alamayacak gerizekalılarda, kalkıp bu çapsızları savunuyorlar. sonra cahil diyince kızıyorlar.

sokaktaki amcalar şu adama cebindeki telefonu çıkar demek yerine, bu arabayı nasıl aldın diye bir sorsanıza.

kapağı devlete atana kadar din allah kitap, sonrasında koko partileri.

bakın işte halkın alın terinden çalınan vergiler, kimlere peşkeş çekiliyor.
53 tl bilet parası verip 2d olarak sinemada izlediğim dune'da bu sahneyi bildiğin zifiri karanlığa yakın bir şekilde izledim. imax'de de durum farklı değil. zaten 3d olunca imax'in de ses dışında bir esprisi kalmıyor. bunun sebebi projeksiyon cihazlarının içinde bulunan ve oldukça pahalı olan ampulün sinemacılar tarafından daha ömürlü olsun diye kısık kullanılması sonucu türkiye'de filmleri ne yazık ki sinemada karanlık izliyoruz.

ben hbo max'de bu filmi gayet parlak şekilde izleyebiliyorken neden karanlık seyretmek için sinemaya gidiyorum. kimse boş boş sinemada izleyin güzellemesi yapmasın. sinemaların kalitesizliğini konuşmak yerine boş yere kalitesizliği övmeyelim. dünyada gelire oranla belki de en pahalı sinema biletinin satıldığı bir ülkede bunu hak etmiyoruz.
ömer seyfettin'in kaşağı ve diyet kitaplarıdır benim için. annemin zoruyla 12-13 yaşlarında okuduktan sonra ağzım açık gökyüzüne bakakalmıştım. yaşım tutsa, varlığından haberim olsa iki duble rakı atardım.
urla'nın herhangi bir yeri
karaburun'un herhangi bir deniz kıyısı
sığacık'ın keyifli sokakları
bostanlı'nın yeni sahili
tepecik keraneleri