Sık geçen başlıklar
Debe Arşivi
arşiv kapsamı: 4 Haz 201526 Haz 2026
"türkiye'nin ekonomisini belediye başkanlarının düzeltme şansı var mı? sanki yerel seçimler bitecek, bunlar türkiye'nin ekonomisini düzeltecek. yahu yalan söylemeyin bu millete. türkiye'nin ekonomisinin sorumlusu benim, ben. yerel yöneticilerin yapacağı hiçbir şey yok."
300 kere boynuz yemiş bide üstüne ayda 600 mü ödeyecek ben doğrumu anladım

edit: gelen mesajlardan anladığım bu gayet normalmiş bu para çocuk için ödeniyormuş. çok affedersiniz ama (bkz: sikerim ben böyle adaleti)
edit 2:
1-hukuki olduğu adil olduğu anlamına gelmez.
2-çocuk için harcanacak olsa bile 600tl anneye gitmesi yanlış madem velayetini istiyor paşa paşa ödeyecek.
3-8 ay 300 adam özel günleri çıkarsak günde 2-2,5 kişi adamla aldatmış adamı.
4-tazminatdan yola çıkarsak aldatma başına 50tl gibi komik bir rakam ödemiş adama.
görevden alınanlardan birinin cv'sine baktım, adam boğaziçi işletme'yi birincilikle bitirmiş ve 2008'den beri para politikası kurulu üyesiymiş. sanırım son bir liyakat kırıntısı unutmuşuz onu da temizleyelim diye görevden alınmış.
üst edit: bu entrydeki mesajlar yüzünden lanetli oldum, emeği geçen herkese teşekkür ederim.

çok şükür ki ölümsüz atlatılmış bir kazadır. büyük ihtimalle araç otomatik, anladık malsınız, iki ayağınızla pedallara basıyorsunuz ama artık yeter. kadın sürücüler; mallığınızı kabul edin ve kendinizi bu konu hakkında geliştirmeye çalışın. daha kaç kaza olacak böyle? salaksınız, salak. ayna bilmezsiniz, fren ve gazın yerini bile bilmezsiniz, direksiyon hakimiyetiniz sıfır! eğer kullanamıyorsanız kullanmayın şu araçları. katil olmayın! yeter ya.

edit: entryleri okuduğumda anladım ki, bu ülkeden adam olmaz. adam siktirtmeyin sol ayak mevzusunu, vallahi alakası yok diyor. bir sürü potansiyel katiller aramızda arkadaşlar...
havasından mi suyundan mi diye şakalar yapılmış ama ben bunun gerçekten coğrafyayla da alakalı olduğunu düşünüyorum. iskandinav ülkeleri pek güneş görmediklerinden -görseler de dik açılarla alamıyorlar- ciltleri bozulmuyor, elf gibi hepsi. her şeyde olduğu gibi bunun da bir bedeli var tabii. yeterli d vitamini alamadıkları için psikolojik rahatsızlıklara çok meyilli oluyorlar. keza intihar oranları da bunu kanıtlar nitelikte.

refah var, her şey nizami, heyecan yok, soğuk bir yandan, karanlık bir yandan derken önce eve sonra içe kapanıyorlar. bu da yetmezmiş gibi tek çocuksun aile planlaması var evde takılabilecegin bir kardeşin yok. haliyle bütün etkenler küçüklükten itibaren insanları düşünmeye, sorgulamaya sevk ediyor. düşündükçe varoluş sancıları tetikleniyor. küçük kasaba hayatı da iyice körüklüyor bunalımı. genellikle sadece kendi hayatlarından vazgeçmeleriyle sonuclansa da bu tip ekstrem örneklerle de karsilasilabiliyor. bir fikre ya da herhangi bir şeye saplantılı olma eğilimi de yan etkilerden biri.

coğrafyanın inşa ettiği sosyal ve psikolojik yapıyı da kolay kolay değiştiremezsin. çünkü mizacımız, psikolojik rahatsızlıklar, kalıtsal olarak nesilden nesile aktarılan şeyler. buradaki sıkıntılı şahıs eve kapandığı dönemde bilgisayara sarıp skyrim'i falan fazla kaçırmış olmalı. ok ve yay da genlerden default olarak geliyor zaten.

mesela hepinizin mutlaka bir parçasına aşina olduğu isvecli avicii uzerinden gidelim. belgeseli cografyanin insan hayatına etkisine dair detaylar barındırdığı için bu örneği veriyorum. cografi koşullar içe dönük olmaya itmiş bu adamı.evde ne yapabilirim diye düşünüp kendini müziğe vermiş. elektronik müzik programlarını öğrenmiş. saplantılı bir şekilde saatlerce bununla uğraşıyormuş. sosyal hayat yok, yemek bile yemeyi unutup sık sık masturbasyon yapıyormuş. yapacak bir şey yoktu diye kendisi söylüyor bunu. alkole de kaptırmış kendini. şan, şöhret, para içinde yüzerken kariyerinin zirvesinde anksiyeteden intihar etti bu adam. biz bile eylülden itibaren bunalım modu açıyoruz ki sabaha güneş doğuyor en azından. adamlar güneşin doğduğunu görmüyor ki. norveçte güneşi yansıtsın diye çatılara ayna panelleri monte ediyorlarmış.

böyle kötüler gibi gözüktüm belki de, kışın ortasında sürünerek gideceksin deseler 1 dk düşünmem orası ayrı.
4 mevsimi yaşandığı cennet gibi bir coğrafyadayız ama biz de tersten gün yüzü görmüyoruz. dedim ya her şeyin bir bedeli var işte. biz de 1 haftalık tatil için kredi cekip antalyada ruslardan yol tarifi alıyoruz, yemişim öyle coğrafyayı. deniz görmeden, yaşadığı şehirden çıkmadan ölen insanlar var. ortadoğu batağında patinaj çektikçe dibe batmaya devam.

edit: çok kiymetli geri dönüşler oldu. bu tezi desteklemek için bir örnek daha verip sonlandiracagim. biraz daha bu tarafa gelelim. rusların edebiyatta neden bu kadar iyi olduğunu hiç düşündünüz mü? sert iklim koşulları zorlu hayat şartlarıyla birlestiginden insanlar melankolik, tenleri güneşe hasret. en yakın arkadaşın ısınmak için içtiğin votka o da gitiikce dibe çeker insani. alkol konuşturur konuşacak kimse yok, düşünceler beynini kemiriyor. kelimelerle arasi iyi olanlar, ölmekle ölümsüz olmak arasındaki ince bir çizgide gezinirken kağıt ve mürekkep imdatlarina yetişmiş ve bunlarla dostluğunu pekistirip iclerini boşaltmışlar. sancıyı bir nebze olsun hafifleterek ölümsüzlüğü seçmiş şu an kitapliginda seni izleyen rus edebiyatçılar.

burada belki eylemci iskandinavyali degildir. tamamen zıt koşulların yaşandığı bir yerde yaşayan bir turist olduğunu varsayalım. ben havasından mıdır suyundan mıdır yazıldığını görünce genel manada bu tip iklimin yaşandığı cografyalarin insanların psikolojik rahatsızlık sahibi olmasına önayak olabildigini ve bunun çeşitli şekillerde dısavuruldugunu belirtmek istedim. cok uzattim farkındayım. katilirsiniz katilmazsiniz, buraya kadar okuyup bu cümleyi gören herkese teşekkürler.
çok az bilinir american breakfest.

bir kaç farklı ismi olsa da orjinal ismi budur, bourbon viskinin içine çiğ yumurta koyulur, kokteyl o kadar.

çıkış hikayesi bir covboyun uzun yolculukta yemeksiz kalması ve yanında sadece viski bulunmasıyla uzun bir yolculuk halinde olduğu çaresiz bir durumdadır, 2 tavuk yumurtası bulur ama etraf çöl, ne ateş yakabilirsin, ne pişirebilirsin, önce çiğ yemeyi denemiş ve midesi kaldırmamış böylece ilkini kusmuş.

2. yumurtayı tadını bastırması için viskinin içine kırıp alkolün onu pişirmesini ummuş ve tadını almamak için bir dikişte içmiş, o yumurtanın açlıktan ölmedini önlediğini idda ederek ulaştığı kasabada yeni bulduğu kokteyli söylemiş, o anın açlığı ile bunun tadını çok sevdiğini düşünüp o kokteyli sürekli içmeye başlamış

muhtemelen götten uydurma ama güzel bir hikaye, denemeyin tabi bok gibi.
beyaz mercedes makam arabasıyla bir temizlik personeline çarpmış, ölümüne sebep olmuş kazadan sonra arabadan inip ne biçim karşidan karşiya geçiyor bu diye bağırmış, ıfade bile vermemiş, zaten ölen asli kusurlu, kaymakam da suçsuz bulunmuş. olayın olduğu elazığda basındaki tanıdıklarına haber yapmaması için ricacı olmuş. kaymakam mehmet güder. çemişgezek kaymakamiymiş, 1 ay önce cumhurbaskani kararnamesiyle varto kaymakami olarak atanmiş.

link atmak isterdim, ama tüm haber sitelerinden silinmiş, yalnız burasının ekşi olduğu unutulmuş, burda başlığa erişim engeli geliyorsa onu inadına gündem yaparız, seyret

edit: link geldi

https://web.archive.org/…di-kaymakam-adaleti-320946
ümit özdağ'ın siyasi görüşü benimsememek ile beraber ortadoğu tarihini iyi analiz ettiğini düşünüyorum, dün akşamki program görüntülerini izledim,
konu, naginin kendini överek girdiği sorudan kapak ile çıkması,

"ben sizi son 10 senede, türkiye'deki toplumsal gerilimin mimarlarından biri olarak görüyorum. ama sanırım şimdi tehlikeli bir oyun oynandığını siz de gördünüz ki, parlamenter demokrasiye dönelim diyorsunuz"

https://twitter.com/…?t=jevqsjop1yavufyi-iqg3a&s=19

nagehan tam bir güç delisi, kibirli, parlamenter sistem fikri kimsenin aklında yokken sanki iktidarin yandaşının aklına gelmiş. üstelik tehlikeli oyun onun umrunda bile değildir yoksa bu cevaba
"siz bu sözlerinizle kendi küçük, dar kadronuza" diye cevap veriyor, bu kadın kendisini ak pak bilindiğini zannediyor. ergenekon, balyozda ne su taşidiniz, kari, koca. intihar eden askerlerin ahı tutar umarım.
"potaya yazılınca modu düşüyor onu söylemem" ne demek ya?

modu düşmeyecek arkadaşım, o zaman çekilsin yarışmadan böyle bir şey olabilir mi? çocuk mu eğliyorsunuz masterchef'te mi yarışıyorsunuz?
bütçeye ilişkin eleştirilere yanıt veren ak partili belediye başkanı tevfik göksu, “türgev’e, tügva’ya, ensar’a ve ilim yayma’ya çatlasanız da patlasanız da destek vermeye devam edeceğiz." dedi.

kaynak

1000 yıllık tarihimiz boyunca hiçbir yönetim halkına bu şekilde meydan okumamıştır. bu halk sizi perişan edecek. bütün bunların hesabını vereceksiniz.
yüz binlerce hata milyonlarca gencin çığlığıdır.

sayın cumhurbaşkanım bu ülke değil seninle 2 yılı , 2 ayı bile kaldırabilecek halde değil. milyonlarca insan gece kafasını yatağa koyduğunda uyuyamıyor. türk lirası 5 yılda yüzde 90 değer kaybetti. eskiden acıdığımız sovyetler ülkelerine döndük. bu halk seni birazcık olsun iyi hatırlaması istiyorsan gel istifa et.

istifa etmekte bu vatana bir hizmettir. sen kaldığın sürece tüm kurumlar, ekonomi, sağlık, eğitim hepsi çökecek. bak kaç yaşına geldin cumhurbaşkanım . yeterki bu ülkenin yakasını bırak. yalvarıyorummm.
bayramlık ağzımı açtıracaklar yine..

bak beyefendiye ispark inşaatı bitmedi diye dışarı çıkamıyormuş. para yanlış yerlere akıyormuş.

şehirdışından, köyünden gelen çocuğun masrafını ben mi karşılayacağım diyor bak bak bak. suriyeli, afgan milyonlarca insan vergiden muaf bir şekilde topraklarımızda yaşarken anası babası vergi veren öğrenci mi batıyor lan gözüne?

yurtdışı göçmen dalgasını geçtim, daha ne kadar çok saçma yerlere uçtu gitti para, onlara niye sesiniz çıkmıyor?

arabasını park edemediği için gezemiyormuş. derdini sikeyim
imf hesaplamalarına göre türkiye'nin suudi arabistan ve 8.5 milyon nüfuslu isviçre'nin gerisine düşerek dünyanın 21. ekonomisi olması durumudur. link (twitter)

böylece 1990 yılında girdiğimiz ilk 20 ekonomiden akp'nn böyyük ekonomik başarıları sonrası 2021 yılında çıkıyoruz. bu gurur senin ey aqp'li, gurur duy.

resmen otobüse bindirip almanya'ya diye gezdire gezdire yozgat'ta bıraktı herifler ülkeyi.
arçelik 1955'de , beko 1989'da vehbi koç tarafından
vestel 1984'de kuruldu

arkadaşlar sıçıp sıvamayın ,
trolün oyununa gelmeyin
iyi diyin , güzel diyin , doğru diyin
tamam katma değeri düşükse düşük nolmuş diyin sonuçta doğru bir iş olmuş .

anımsatma: yazarın partisi 2001'de kuruldu
orada bir türk bayrağı var ama konukları temsil eden bir bayrak yok. daha ne olduğu belli olmayan insanları karşına alıp konuşamazsın. taliban bir terör örgütüdür. el kesen, kafa kesen, recm cezası uygulayan bir terör örgütüdür. kadınlara hayatı dar eden ve kadınları cahil bırakan bir terör örgütüdür. erkeklere sakal kesmeyi yasaklayan bir terör örgütüdür. camiye gitmeyenleri öldüren terör örgütüdür. modern dünyada yeri olmayan bir gruptur.
öncelikle bugün göreve gelmiş olan bir yiğidin açıklamalarına kısaca değinelim.
ppk yönetim kurulu üyesi yapılan zat; "türkiye'nin döviz sorunu yok, faiz öyle yarım puan değil, en az 2-3 puan düşürülmeli" diyen bir kişi.
hadi bakalım, yetkin de var artık. hadi o faizi 2-3 puan düşür de ortalık şenlensin.
libido neymiş, seks nasıl yapılırmış dolar hepimize öğretsin.
hadi göreyim seni iki gözümün üyesi.

şimdi dönelim konumuza, faiz indirilirse ne olur?
en yalın şekilde ifade edecek olursak, siki tutarız.
dolar 9,5'i tokatlar, 10'a selam çakar. kahin olmaya gerek yok, tüm veriler ortada.
fed, varlık alımını düşüreceğini teee 6. ayda dile getirdi.
yani piyasadaki paranın musluğunu keseceğiz dedi. dolar kıtlığı is coming.
bir başka deyişle 2022 yılında fed bol bol faiz artıracak.

bunu gören birçok ülke, açıklamanın hemen ardından faiz artırımları yaptı.
bizimkiler ise evi arabayı satıp dolara basmış gibi faizleri düşürdü.
sonuç ve tablo ortada. sike sike 2022'de o faizler, 20'nin üstüne çıkacak.
muhtemelen de bu yüzden düşürdüler. bakın biz düşürdük ama saldırı altındayız mecburuz diyebilmek için.
herkesle inatlaşabilirsin. ama piyasa ile inatlaşamazsın.
ne demişler? götüyle inatlaşan donuna sıçar.
hala gelmiş avrupada 13 lira diyorlar. ben türkiye'de yaşıyorum lan, türkiye'ye göre kazanıyorum, türkiye'ye göre bir fiyatı olmalı. maaşı verirken tl olarak ver, ekonomiyi eleştirene "dolarla ne işin var" de, ürün fiyatlarken avrupa böyle. ne güzel ıstanbul be. adamların asgari ücretleri doktor maaşından yüksek, onu ne yapacaz?

edit: imla
owner dışında herkes elemandır, iş görendir. owner her zaman ceo değildir bu arada, ceo yönetim kuruluna bağlıdır yönetim kurulunun başında da owner bulunur. bir tek owner’ın kimseye eyvallahı yoktur, şirketin ilahıdır kendisi genelde görünmez. *

şirket hiyerarşisinde level kısmı tersten gider a,b,c-level yöneticiler bulunur. a-level en alt seviyeyi yani stajyer, asistan, eleman, uzman, müdür yrd’dan sorumludur, b-level, a-level’i, c-level hepsini yönetir.

her müdür, müdür değildir. müdürün-müdürünün-müdürününe kadar yolu var diyerekten açalım

a level, alt seviye yönetici düz müdürdür.
b level, orta düzey yönetici departman bazında grup müdürüdür, bazı şirketlerde departmanı iş koluna bölüp her bölüme bir grup müdürü atar. böylece tıkanma olmaz.
c level, üst düzey yönetici departman bazında direktör, genel müdür veya başkandır bunlar ise şunlardır;

chief blabla officer

cio- bilgi işlemin başındaki
cto- teknolojinin başındaki
chr- ik nın başındaki
coo- operasyonun başındaki
clo- hukuk işlerinin başındaki avukat
cdo- sosyal medyanın başındaki
cmo- pazarlama-satışın başındaki
cfo- finansın başındaki

diğerleri için (bkz: c-level)

ağaları da ceo olur yönetim kurulundadır.

c level’in üstünde ise yönetim kurulu bulunur, piramidin başıdır, kaptan köşküdür. yönetim kurulu kim derseniz hissedarlardır ve tabii ki para kazanmamıza sebep olan owner’dır yani onursal başkandır. devamı; başkan, yardımcıları, vekili, ceo ve diğer düz yönetim kurulu üyeleridir.

bu sıralama yalnızca büyük a.ş için geçerlidir. küçük çaplı şirketlerde istihdam fazla olamayacağı için olsa dahi ekstra maliyete gireceği için çok uygulanmaz. meraklısına faydalı bir giri olmuştur.

bu giri müdürlere bakış açınızı değiştirecektir. * zira boruları bir yere kadar ötmektedir.
yazar kasa atan adam değil, yazar kasa atması için meclise gönderilen adam.

aynı hafta içinde yazar kasa atma, hastane raporları, rahmetli ecevit'in ayakta duramadığı, meclis basamaklarının ecevit çıkabilsin diye kısaltılacağı haberleri medya tarafından pompalanmıştı. bunu organize edenler; rte liderliğinde siyasal islamcıları iktidara hazırlayan abd (büyükelçi yrd. temsilciliğinde) ve o zamanlar -maalesef- hükümet ortağı olan mhp (tuğrul türkeş temsilciliğinde) idi. haberleri köpürten de doğan medya grubuydu (aydın doğan temsilciliğinde).

sonra da abd ile iş tutan mhp her nasılsa başka mecraları abd'ci olmakla suçladı. rte'yi iktidara taşıyan aydın doğan da rte tarafından çöpe çıkarıldı.
yakında bizim de dava açılacak. öyle kötü bir his ki.. üstelik ortada küçük bir bebeğiniz var ise.. o küçük bebeğe bakıp "her ne olursa olsun oğlum baban seni asla terk etmeyecek" diye fısıldamak. bir yanım oğlun için katlan mahvet gerekirse hayatını diyor bir yanım daha fazla bu işkenceye katlanıp ruh sağlığını ve hayatını mahvetme.. öyle çaresiz, öyle kötü bir durum.
--- spoiler ---

temperli cam oyununda camcı abinin misketi bolmuş gibi atması çok saçmaydı. güç bela bir tane cisim bulmuşsun, o da önceki oyundan kalan bir misket. belli ki adam onu cebellezi etmiş. camcı abi anında fırlatıp "daha yok mu, diğerine de atacam" diyor.

altındaki cam temperli işte. önce ona atsana misketi. vücut ağırlığı sesi keser diye düşünüyorsan da misketi fırlat, düşmeden önce zıpla işte. en azından temperlinin çıkardığı sesi bilirdin.

--- spoiler ---
21. yüzyıl... her şeyiyle berbat.
oysa 90'lar ne de güzeldi. sobada kestane yapıp süper baba izlerdik. gazeteden kupon biriktirirdik. bir başka gece izlerdik haftasonu olunca. odam yoktu, mutfakta ders çalışırdım. bol bol hayal kurardım. günlüğüm vardı. şiir falan yazardım. günler daha bi neşeli geçerdi. çocuktum... ne olduysa milenyumdan sonra oldu.
''50 bin araç günde 6 lt yakıt tasarrufu yapacaktı. günde 300.000 lt akaryakıt.''

ahahahhahahha

ne yakıyordu da günde 6 lt tasarruf yapacaktı. duyan da herkeste american muscle 4.0 arabalar var 6 lt azaltacaktık sanar :)

engelle geç :)
adam ilk günden beri hiçbir kesime asla hakaret, aşağılama vs rahatsız edecek şekilde konuşmuyor. hizmet ederken de herhangi bir etnik, siyasi, dini vs ayırmıyor. böyle bir şeyden rahatsız olmak için ya menfaatçi olmak ya da ruh hastası olmak lazım.

diğer siyasi söylemlerden herhangi birinde bir anda kendinizi terörist olarak bulmuş olabilirsiniz. ilk günden beri ister şov yapsın ister yapmacık olsun zerre umrumda değil en basitinden bu birlik ve beraberliği özlemişim kendi adıma. birçok konuda uyuşmuyoruzdur, birçok farkımız vardır ama ilk günden beri farklılıklarımızdan değil benzerliklerimizden bahsediyor.

her şeyden memnuniyetsizseniz psikologa gidin bu adam ne yapsın hasbinallahh
faiz haram diyen arkadaşlar bana yerli ve miili paramız tl üzerinden borç versinler, 5 yıl vade güzel olur. evi de ipotek ederim onlara, korkmasınlar. 5 yıl sonra aldığım miktarı aynen ödemezsem ev onların.

hadi, dini bütün müslüman kardeşlerimin hayırlarını bekliyorum. çok dua ederim onlara. allah şimdiden razı olsun.
buradan akpye oy verenlere sesleniyorum. hepiniz bana gençlik borçlusunuz. özgür hissetmediğim için, rahat olamadığım için, 2.sınıf vatandaş olduğum için, sizden olmamamdan dolayı beni terörist ilan ettiğiniz için, fakirleştiğim için, hayal kuramadığım için, bir adım atarken bin kere düşündüğüm için, ülkenin her tarafını cahil insanlarla doldurulmasına göz yumduğunuz için!!

yeter artık ulan yeter! ülke bitti ülke! koskocaman ülke bitti! her geçen saniye daha da geriye gidiyoruz! allah belanızı versin