Sık geçen başlıklar
Debe Arşivi
arşiv kapsamı: 4 Haz 201526 Haz 2026
yök, yks barajlarının düşürülmesine dair çalışmasını tamamlayıp cumhurbaşkanına sundu.

edit: karar cumhurbaşkanı tarafından kabul edildi.
tyt 140 puan
ayt ve ydt 170 puan

kaynak

ülkenin her alanda çöküşünü izliyoruz. öğrenciler barajı geçemeyince barajı düşürecek kadar amatörce yönetilen bir ülke düşünün.
y kuşağının yeni para kazanmaya başlayıp hayata atıldığı yıllar tam ülkenin hızla yokuş aşağı çökmeye başladığı döneme denk geldi. senelerce okumuş dirsek çürütmüş yeni işe girmiş veya hiç girememiş olanlar 15 yıl öncesinin asgari ücretlisinden beter yaşıyor. ya 30 yaşında aileleriyle yaşıyorlar ya da 1+1 evde kredi borcu ödüyorlar. mental olarak da çökmüş durumdalar, lisede cebindeki bozukluklarla bacardi portakal alan tipler mekanda bir biraya 50 lira vermenin şokunu yaşıyor.

bu arada boomerlar ise hala ballı yıllarda edindikleri koltuklarında dinozorluğa devam ediyor. bizim görünmüyor olmamız doğal.
milliyetçiler sus pus, milliyetçiler mağrur...

işgal ediliyoruz dediğimde bir sürü küfür yedim. lafa gelince de biz vatan haini oluyoruz, bunları ülkeye dolduranlar kahraman! ben dedelerimizin kanıyla sulanmış bu toprakları bu bedevilerle paylaşmak istemiyorum. ülkelerine, bayraklarına çok düşkünlerse defolup gidebilirler.
tekrar kazanırsa, ne olacağı hiç umrumda olmaz. ben ülkeyi terk ederim!

nereye gideceğimin de bir önemi olmaz... afrikadaki bir kabileye bile katılsam, en azından bir düzenin parçası olmuş olurum. en azından bir kabile reisi bile sınırlarını koruyordur, vergilerle halkının canını çıkarmıyordur, milletinden nefret etmiyordur, kabilesini ona buna peşkeş çekmiyordur.

yemin ederim ki daha huzurlu olurum. bu yüzden de hiç geriye bakmadan sadece yola çıkacağım.

burada çember sakallı bir afgan boğazımı keseceğine, yollarda "onurumla" açlıktan ölürüm daha iyi...
daha ucuzunu alın diyenler normal hayatta gerçekten haklarını savunabiliyor mu yoksa millete gıcıklık olsun diye mi böyle yazıyorlar. sen kendine düzgün bir ayakkabı giymeyi bile çok görüyorsan, diğeri de özel jetiyle alışverişe gider senin vergilerinle.
kendisine söz verilen parayı alan teknik direktördür. tüm teknik direktörlerin avcı gibi tazminatını alması gerekir. sözleşme imzalayıp bir kaç hafta sonra td kovan takımların böylece akılları başlarına gelir.
hemen damlamış hbb ekşiciler.

hukuksuzmuş, mahkemede şu karar çıkarmış, böyle de tazminat alırmış.

he evladım. saran grup'un bunu soracak avukatı, hatta avukat ordusu yok.

bunun getrisini götürüsünü hem idari hem maddi anlamda hesaplamayı unutmuşlar.

daha da kötüsü ekşi'ye bakmak akıllarına gelmeden böyle bir iş yapmışlar.

çoyannış.
özel edit: bu twitter adresi ülkemizde yaşanan sessizistila olayını tüm çıplaklığıyla gösteren bir adres, bir bakın derim sığınmacıgündem

yemin ediyorum (bkz: vatandaşı olmasan gerçekten eğlenceli ülke)

suriyeli bir sığınmacı çektiği video ile suriyelileri chp'ye karşı mücadele etmeye çağırmış.

ulan şerefsiz siktir git ülkene o zaman orada katil esat'a karşı örgütle suriyelileri!

yahu bu suriyeli, afgan, ıraklı sığınmacı kaçak göç filan olayları iyice zıvanadan çıkmış durumda.

t: kendi ülkesinde sesi çıkmayıp savaştan götün götün kaçan bir adet vatan haini şerefsizin ülkemizin kurucu partisi olan atatürk'ün partisine dil uzatmaya cür'et ettiği ve cumhuriyet savcılarının da bu şerefsizi yakalayıp ülkesinden kaçan götünden kan almak yerine izlediği olay!

suriyeli mültecinin chp'ye karşı mücadele çağrısı

video da kaynak içindedir.

--- spoiler ---

10 ağustos 2021

suriyeli sığınmacıdan chp'ye ilişkin skandal çağrı!
suriyeli bir sığınmacının çektiği video ile suriyelileri chp'ye karşı mücadele etmeye çağırması tepki çekti.
suriyeli ve afgan göçmenler hakkında tartışmalar sürerken suriyeli bir sığınmacının chp ile mücadele edilmesi için çağrıda bulunduğu video tepki çekti.

suriyeli sığınmacı çektiği video ile chp'ye karşı mücadele etme çağrısında bulundu.

türkiye'de yaşayan sığınmacılara seslenen şahıs, "akp'ye hepimiz destek olmalıyız. chp aleyhinde çalışmalıyız" çağrısında bulundu.
--- spoiler ---

yetti artık sesimizi çıkarmıyoruz diye tepemize çıktı bu şerefsizler. içişleri bakanı denen işbilmezde bugün çıkmış kendi ülkesinin vatandaşına karşı suriyelileri savunup, onların sözcülüğünü yapıyor. yazıklar olsun ülkeyi ne hale getirdiniz!

bu başlıklarda sözlükte açılan başlıklar:

edit : bu da yazar bir arkadaşın twitter'da paylaşılan bir afgan ve suriyeli taciz linki. taciz videosu

(bkz: istanbul'da taliban bayrağı açılması)

(bkz: rize'de çay toplama işinin afganlara verilmesi)

(bkz: afgan'ların türk sınır duvarına merdiven dayaması)

(bkz: gizlice video çeken sığınmacının yorum yapması)

(bkz: afgan göçmenin 5 yaşındaki çocuğa saldırması)

(bkz: afgan gencin 17 yaşındaki kıza saldırması)
şerefsizliktendir. yok karısı sevmemiş, yok ilgi göstermemiş, yok adam aşık olmuş, yok kadın aklını celmis... hikaye. aldatmak serefsizliktir. 2 sene süren çok zor bir evlilik geçti başımdan. bırakın aldatmayı insan boşandıktan sonra bile birisine dokunduğunda başlarda çok garip hissediyor.
firat tanışın yorumundan çok
ender cabuker'in " misafiri de sikerim, davet edeni de sikerim, sevdirmeye çalışan şerefsizlere de sikerim !

a.k.a. topunuzun !"

cevap daha sikici olmuş *

buradan buyuk dava cikar dağılalım.
açıktan belirtmeselerde 24 25 yaş üstü kızlar için doğru bir önermedir.

24 25 yaş altı kızlar daha duygularıyla hareket etmeye meyilli. lise aşkıyla üniversite aşkıyla devam edip evlenen çok kız var.

zengin bir erkek olduğum çevrece bilinir. babamdan kalan gayrimenkulleri bilen semt sakinleri daha gençken özellikle kadınları bana kızlarını çok ayarlamaya çalışmıştır.

benimle yakınlaşan kızlar ilk başta maddiyata önem vermeme numarası yaparlar. biraz zaman ilerledikçe dillerinin altındaki baklayı çıkarıverir kuzucuklarım. düğünümün şöyle olmasını hayal ediyorum, evlenince şu semtte oturmak isterim, tatillere şu ülkelere gitmek isterim vs. hatta birisi ödenmemiş kyk kredi borcum var evlenince kocamın ödemesi gerekir demişti (oha. bunu diyen hatun 29 yaşındaydı. hala kyk kredisini ödememiş).

birde ingiliz kız arkadaşım olmuştu. 1 yıl kadar beraberlik yaşamıştık. ingilterede yanına gittiğim dönem elimi cebime attırmamıştı. artık ben binbir ısrarla bir kaç hesabı ödemiştim.

bu tamamen kültürel bir olgu. arap ve doğu toplumlarında erkeğin bir visakart gibi görülme durumu var. ama yine belki bu finansmana karşın kadınında bireysel özgürlüklerinde taviz verme durumu var-dı. ancak zamanla bu şu şekilde değişime uğradı. erkek öder ancak ben kadın olarak özgürlüğümden taviz vermem. kadın erkek eşittir.

kadın erkek eşittir ancak erkek ödemeye devam etmeli kafasındaki yeni ara kuşakta kalmış kızlarımızda ülkemiz yani cinsel açlığın afrikasında yoğun erkek talebi karşısında bu kafasını sürdürüyor.

para kazanmanın zor olduğu ülkemizde genç erkeklerimize, yiğidolarımıza, delikanlılarımıza bir abileri(yaş 36) olarak şunu tavsiye ediyorum: zor kazandığınız paranızı anlamsız işlerde değil kendinizi geliştirecek işlerde harcayın. bir hobiniz yoksa parayı ona harcayın. ben oldukça yüksek gelire sahip olmama karşın loca kapatmam, pahalı hediyeler almam.
o turistlere 500 tl fiyat basmak için, seni 50 liralık yere götürmediğinde ağlamak yok güzel kardeşim.

trafik şubeyi tebrik ederim, imamoğlu zaten bir güzel sarı teröristleri hizaya sokmaya başlamıştı hafiften iyi olmuş.
miğfer dibi kuşatmasında kaleye çıkan ork sürüsünden farkı yok piçlerin.

ne devriye var, ne mayınlı alan var, ne sınır ihlalinde vur emri var.
ya şu videoyu izleyince hiç mi utanmıyorsunuz siz?
meydanlarda "uçan kuştan haberimiz var" dersin.. 4 metrelik göstermelik duvar örersin.
türkiye'nin demografik yapısının bozulmasını sağlamak, yeni kuşak ile birlikte başlayan modern fikirlerin yerine ortadoğu fikirlerinin devamını sağlamak ve bu şekilde siyasal islamı kullanarak halktan oy toplmaka ve seçim kazanmaya devam etmek.

kısacası türkiye'yi çağdaş uygarlık seviyesine çıkarmaktan ziyade orta doğulu bir islam devleti olmasını sağlamak. imam hatip mezunu insanlardan şaşırtıcı olmayan bir hareket.
bir zaralı olarak kınadığım sözlü sataşma. ulan allahın çomarı, sen önce fetöyü bu kadar büyütüp sırını sıvazlayanlardan hesap sor. hala yok yurtta sulh cihanda sulh dedi. yok 15 inde görüşürüz dedi bilmem ne. orada 15 mayıs mhp kongresinden bahsediyordu allahın çomarları yeter artık ulan.
bunlar sınıfta kalan fakat kalmamış diye varsayılan ağır geri zekalı bir güruh.
gerçek bir sınavla ilk defa karşılaştılar ve
patır patır döküldüler.

eminim hepsinin anne babaları şaşırmıştır.
artık neye şaşırıyorlarsa, anlamak mümkün değil.

ailelerinin önce şunu kabul etmeleri lazım,
çocuk yetiştirmeye müsait değilsiniz, o çocukları
bir bir harcadınız.
egolarınız izin vermiyor fakat durum böyle.
birer geri zekalı yetiştirdiniz.
sonuç normaldir.
her çocuk başlangıçta aynıdır,
zamanla farklı sonuçlar ortaya çıkıyorsa
en önemli ortam değişkeni olan anne ve babaları
mercek altına almak lazım.
"biz ağacı meyvesinden tanırız."
yüzde yüz çözümünü anlatıyorum toplanın.

uzun zaman önce cevahir boyner avm'den taban yastığı çok rahat olan çalışırken giymek için siyah renk bir skechers aldım. yanlış hatırlamıyorsam 500 küsür lira ödemiştim.

aradan 6 ay kadar geçti, rengi resmen soldu, tabandaki o yumuşak yastık yol oldu parçalanmaya başladı. topuğun arka kısmı iç taraftan yırtılmaya başladı. sadece iş yerinde yani büroda giydim ve bu anormal bir durumdu. boynere gidip durumu anlattım faturasını gösterdim incelemeye yolladılar. ilk incelemeden kullanıcı hatası diye geri geldi. sonra ikinci ve üçüncü kez de incelemeye yolladım yine reddedildi kullanıcı hatası denildi.

bu arada acaba boyner'de mi sıkıntı var diye bir skechers mağazasına danıştım onlar da genelde reddedildiğini söyledi.

üçüncü redden sonra ayakkabıları kutusuyla ve faturasıyla alıp bulunduğum ilçenin kaymakamlık binasındaki tüketici hakları ve hakem heyetine gittim. durumu anlattım bir form verdiler doldurmamı istediler. formu kısa cümlelerle doldurmayın detaylı bir şekilde güzelce doldurun. sonra bu formla beraber ayakkabılar bilirkişi tarafından incelenmek üzere alındı. bir hafta sonra aradılar gelip ayakkabıları alın diye gittim aldım. bilirkişi inceleyip rapor yazıp ürünü geri veriyor sonra karar size posta yoluyla iletiliyor.

aradan 2-3 ay kadar geçti, postacı kapıyı çaldı tüketici hakem heyetinden yazı gelmiş. paramın bana iade edilmesine karar verilmiş. o yazıyla boynere gittim ve anında nakit olarak paramı iade ettiler.

üşenmeyin uğraşın halkınızı arayın. para kolay kazanılmıyor hakkınızı arayın.
maalesef günümüz türkiye'sinde 12 bin tl ortalama üstü bir maaş olmasına rağmen markete girdiğinizde gözünüzün indirimli etiketleri aramasına, akşam yemeğe çıktığınızda hesabın makul gelmesi için canınızın en çok çektiği yemeği değil de karnınızı doyurabilecek uygun fiyatlı yemeği seçmenize engel olamıyor.

günlük hayat zaten yeterince yorarken en azından birkaç hobi edineyim de vakit geçsin dediğinizde, örneğin piyano çalmak veya oyun konsolu edinmek istediğinizde, fiyatlara bakıp vazgeçebiliyor, cep telefonunuz veya bilgisayarınız bozulmasın diye gözünüz gibi bakmak zorunda kalıyorsunuz.

henüz araba, ev konularına bile gelmeden durum bundan ibaretken fırsat gelirse farklı ülkelerde şansını denemek, en azından yaşam tecrübesi edinmek çok da mantıksız olmuyor sanki.
adam resmen o koltuktan hiç kalkmamak için seçmen ithal ediyor görüyorsunuz değil mi

bir kelime daha yazsak içeri atarlar ama çok üzülüyorum. vatanımın parçalanışını çaresizce izliyorum. düşünsenize, adam vatandaş, güya türk. 10 kasım ne bilmez 29 ekim ne duymamış, bu ülke nasıl kurulmuş anlamaz, bu manzaraya yol açanlara bir gram saygı duymuyorum. nedeni ne olursa olsun misal son seçimde 26 m kişi buna oy vermiş. bir tanesine saygı duymuyorum.
"sen kendin değerlendireceğine bana sor" diyor vatandaşıyla konuşurken arkasını kaşıyan içişleri bakanı..

senin karar mercii olduğuna kim inandırdı seni allah aşkına?
oradaki görüş bildiren adamdan ne gibi bir fazla yetkinliğin var senin?
sigorta poliçesi kesilme sesinden hoşlanan adamsın sen yahu.

gelmiş "1 milyon insan öldü orada" diyor.
verilecek tek cevap.
"bana ne"
istanbul barosu'nun kamuoyuna ilanen yapmış olduğu duyuru metninde yer almaktadır.

bakırköy adliyesi'nde ağır ceza hâkimi mehmet altıntaş, 09.08.2021 tarihinde avukata saldıran ve gözaltında bulunan kardeşi yusuf altıntaş'ı devletin kendisine tahsis ettiği koruması ile birlikte karakolu basarak kaçırmaya çalışmış ancak başarılı olamamış.

belirtme ihtiyacı duyuyorum ki hâkim arkadaş 211134 sicil ile avukatlıktan hâkimliğe geçmiştir.

kaynak :duyuru metni
o kadar soru içinde 10 net bile yapamayanların, ülkeyi değiştireceğini söyleyenlere artık neremle güleceğime şaşırıyorum. lan 4 işlemi yapmayı bilen herkes bu sınavdan barajı geçer. ama tiktokta embesil videoları kim çekecek, instagramda afilli pozların altına kim atarlı sözler yazacak değil mi?
kusura bakmayın ama liseyi bitirip 10 net yapamayan bir grup olsa olsa esnafa para kazandıran üniversiteyi bitirdikten sonra bimde kasiyerlik bile yapamayacak matematikle iş başvurusu yapıp işverenin anca başına bela olur.
lan dağda ayılar büyütse beni yine barajı geçerim heralde.
ha bu arada matematik bilmeyen fizik bilmeyen ne evreni anlayabilir, nede doğayı kimse demogoji yapmasın.
kardeşim 95li ben 85liyim.

bence z kuşağı kendisi; bana yazdığı her mesajın sonuna anlamsız random gülücük koyuyor. benim için kuşak ayrımı budur.

y kuşağı ise daha çok emoji koyar ama emoji derken mesela şunu koyar :) ya da bu :))). ayrıca yeri geldiğinde koyar, her mesaja da random atmaz ya da hahaah yazmaz.

x kuşağı ise yavaş yazar, çokça yazım hatası yapar.

mesela benim kardeşimle yazışmalarım şu çerçevede ilerliyor genelde:

ben: ne yapıyorsun?

kardeşim: iyiyiiim abiii sen napıyorsun haahha

ben: iyidir ya aynı devam, şu işi ne yaptın?

kardeşim: yaaa abiii onaaa bakammaadım henüz ya ahahah

ben: tamam.
şu vidyoyu hiçbir dile çeviremezsiniz var ya. türkiye'de yaşamayan bir insana asla bu sahneyi anlatamazsınız. oysa türkiye'nin sosyolojik analizi için çok yeterli bir kaynak bu. her karakter başlı başına bir tespit. yine de benim için bu vidyonun özeti kesinlikte dondurma yiyen elemandır. allah zeval vermesin. güle ağlaya sinir sistemimiz çöktü.
tiksinç.

bu kadına sunduğu haberlerin ardından kamerayla birlikte dönüp yorum yaptığında gıcık olmuştum. belki söyledikleri doğruydu ama samimiyetsiz bir şov peşinde olduğu, anlattığı şeyden çok anlattıktan sonra gelecek tepkileri umursadığı çok belliydi. işbu reklamda da artık iyice göze sokmuş. genel olarak mağduriyetlerin reyting ya da like malzemesi yapılmasından tiksiniyorum.

ayrıca bu haber sunumundan sonra yorum yapma ekolü reha muhtar'la başlayıp mehmet ali birand'la bitmeliydi. ondan sonrakilerin hepsine genel olarak gıcık oluyor ve haber izleyemiyorum.

edit:imla
kaldırdığı videosunda söylediği sözler ara sıra aklıma geliyor ve dehşete düşüyorum.

afgan mülteciler daha tam gündeme gelmediği sıralarda ilk kez bu göçlerden bahsederken 'avrupa almaz tabi adamların belli bir demografik yapısı var bozamazlar' demişti.
“üç kuruş fazla maaş için fransa’ya gidiyor” deniliyor hakkında ekseriyetle. üç kuruş dedikleri fark haftada 600-700 bin pound, haftada! hastayım bu ekşici ergenlere ya.

psg’nin haftalık ~1m pound teklifine en yakın teklif ingiltere’den ~350bin pound imiş, zaten messi duyunca görüşme bile olmamış kibarca reddetmiş.

bunlar hala yok ingilizcesi yokmuş, yok parayı tercih etmiş, yok ronaldo rekabeti seçmiş. o da babasının hayrına gitti çünkü madrid’e, torino’ya.

aktif futbol hayatının kuvvetle muhtemel son kontratını psg ile yapmak üzere olan, dünyanın gelmiş geçmiş belki de en yetenekli futbolcusu.
jardel geldiğinde hem basın hem de taraftarlarca mumla aranan futbolcuydu hakan şükür. herkesi o dönemi bilmiyo sanıyonuz ya sallayın gitsin anasını satayım.

4 yıllık galatasaray'ın sisteminin en önemli unsuru tam sahada presti. (şimdi gegenpress deniyor ya işte tam ondan, o dönemler tam saha pres denirdi). bu baskıyı başlatıp ileride yöneten futbolcu ise hakan şükür'dü. jardel müthiş bir golcüydü ama bunun dışında götünü bile zor kaldırdığı için sırıtıyordu.

ayrıca takım sıkışınca yeri gelir hakan'a topu şişirirdin dönen topu da müthiş baskıyla alırdın. yaptığı koşular ile de o orta sahaya müthiş boşluklar yaratırdı.çok pozisyona girer ama epey de kaçırırdı tabii.

fetöcü bir yavşak diyebilirsiniz haklı olarak. fetullah denen pezevengin dibinden hiç ayrılmadı. kişiliği de bence sorunluydu. ama futbolculuğunu ve türk futbolundaki yerini burak ile nihat ile falan kıyaslarsanız hassiktir derler adama.