Sık geçen başlıklar

bitkicilbocek 19

ekşi profili
y kuşağının yeni para kazanmaya başlayıp hayata atıldığı yıllar tam ülkenin hızla yokuş aşağı çökmeye başladığı döneme denk geldi. senelerce okumuş dirsek çürütmüş yeni işe girmiş veya hiç girememiş olanlar 15 yıl öncesinin asgari ücretlisinden beter yaşıyor. ya 30 yaşında aileleriyle yaşıyorlar ya da 1+1 evde kredi borcu ödüyorlar. mental olarak da çökmüş durumdalar, lisede cebindeki bozukluklarla bacardi portakal alan tipler mekanda bir biraya 50 lira vermenin şokunu yaşıyor.

bu arada boomerlar ise hala ballı yıllarda edindikleri koltuklarında dinozorluğa devam ediyor. bizim görünmüyor olmamız doğal.
hiçbiri arkadaşlar..... sebep görücü usulü evlilikler ve akraba evliliği. gobline benzeyen, normal şartlarda doğal seleksiyonla elenmesi gereken insanlar birbirleriyle evlendirilip ürüyor burada. bu yüzden bütün ortadoğu halkları, pek çok müslüman millet göreceli olarak daha çirkindir. gidin bakın norveç’e, adamlar eleye eleye çirkin burun kısa boy hiçbirini bırakmamışlar, kadın erkek herkes model doğuyor.
tabii ki yoktur. olmadığı için birkaç veri paylaşmaya geldim. istanbulda tam nüfuslu bir aile hekiminden aktarıyorum.
- tansiyon ve diyabet gibi hastalıklar 30 yaşından sonra baş gösteriyor. özellikle genç yaştaki hastaların bile kolesterol düzeyleri tavan. çünkü genelin 1.besin kaynağı poğaça ve meyve suyu(ucuz)
-nüfusun büyük kısmı et ve balık tüketmiyor. evde yaptıkları yemeklerin en zengini bir iki çeşit baklagil. çocuktan yaşlısına hepsinin vitamini eksik.
- sigara ancak kaçak olursa içiliyor alkol yok.
- çocukların çoğu sürekli hasta. artık aileye sinirleniyorum çocuk ayda bir hasta olmaz diye. ne yapalım evi ısıtamıyoruz diyorlar ses çıkarmıyorum. istanbulda birçok çocukta astım var. hava kirliliğinden ziyade hala büyük bir kesim soba kullanıyor(gaz pahalı). bu da ciğerlerini çok etkiliyor.
-birçok kişi diş hekimine gidemiyor. ağızları berbat durumda ama ya sıra var ya da para yok.
- nüfusun büyük kısmı 2 odalı evlerde geniş aile olarak yaşıyor.(genelde 3 nesil bir arada)
-eğitim seviyesini söylemeye bile gerek yok. gençlerin çoğunluğunun hayattan beklentisi yok. tek şansları asgari ücrete köle gibi çalışmak. çoğu işyeri pazarları bile çalıştırıyor. hastalanınca iş göremez raporunu kabul etmiyorlar.(resmi olarak ediyorlar tabii yersen)

şimdi sen bu kesime ben mazota her ay 750 lira veriyorum dersen anlayamaz. o kadar uzaklaşmış ki standartlardan dandik 1 motor tüplü arabanın düşük mesafede aylık en az 200 tl yakacağını bilemez. çünkü hayatında benzin almamış. et hayalden öte, sebzenin sadece mevsiminde ve kalitesiz olanı kafi.
yani bu sene de kriz yoktur. 2019 başlığına bekleriz
kulübün anahtarını suruçlu kürde verirseniz soyar soğana çevirir tabii. zengininden fakirine, gencinden yaşlısına her antepli herhangi bir şeyin (ev, araba, dükkan) anahtarını suruçlu bir kürde vermemenin önemini zaten biliyor, siz nasıl bilemezsiniz anlamadım.
başınız sağolsun.
not: negredospor
normalde böyle bir harcın hiç olmaması gerekiyor. sen devletsin. mafya mısın eşkıya mısın dışarı çıkanın yolunu kesip parasını alıyorsun??
türkiyenin içi cehennem gibi. biraz kaçayım nefes alayım diyorsun ama ülkeden dışarı çıkarken de son ana kadar hissettiriyorlar iğrençliklerini.

aq ülkesi beni tam bir ancap'a çevirdi.
eğlenen bir vali içeren fotoğraf. tipi komik olmuş doğrudur ama yine de saygı duymak gerekli.
kendisi alkol yasağı getirmiş bir kavastır. kendisiyle bunun üzerinden dalga geçmek gerekir. yoksa sünnetinden bir fotoğrafın büyütülmemesi gerekir.
son zamanlarda farkettiğim durum.

ailemden birisi evlendiği için ona mobilya bakmaya gittik. ortalama bir fiyat beklerken şok oldum. işin garibi benden başka kimse umursamadı.
birkaç sene önce ben ev döşerken kanepe koltuk 400-500 tl civarıydı. hadi ekonomi kötüye gitti dolar arttı o da tamam. benzin arttı zam geldi 700-800 belki yine anlarım ama ortalama bir l koltuk alsanız tek başına en az 1.500tl ki o da en kötüsü, en rahatsızı. oturma grubu diye bir şey var aklınız durur. bir kanepe 2 koltuk en az 3000 tl. iyi bir şey alayım derseniz böbreği bırakıyorsunuz.
işin garibi sorduğumda bunun normal olduğunu söylediler. hatta tüm ev için yüzbinlere yakın fiyat bırakanlar varmış. bu milletin mantığını ben anlamıyorum. insan neden 5 senelik kredi alıp evine "kraliyet mobilyası-osmanlı mobilyası"(sanki çok kaliteli hepsi) döşetir? paran yok diye ortalama semtte ortalama büyüklükte(hatta küçük) eve çıkıyorsun ama kendini kral zannediyorsun.
tabi bu konuda mobilyacıların da fikrini merak ediyorum kâr durumu nedir? satışlar ne durumdadır? fiyatlar neden böyledir?

içim sıkıldı sözlük
ekleme: başlığı yanlış açmıştım o yüzden anlamsız olmuştu ama moderasyon düzeltmiş. size de binlerce liralık sunta girerse siz de aynı hatayı yaparsınız.
gittiği her yerde ortadoğuda kürtleri şöyle silahlandıracağız, kürtler böyle müttefikimiz, kürt çüküne böyle hayranım diye gezen abd başkan adayı.
hayırlı akşamlar. şu an gaziantep'te evde oturuyorum. şehrin iyi muhitlerinden birinde oturuyorum. bunu söyleme gereğini duydum ki "kötü" muhitleri siz düşünün diye. sabahtan beri mal mal yere bakıp sallanmaktan başka bir şey yapamıyorum.

tam saymadım ama bugün tahminen 14 tane ezan dinledim. hepsinin sonu ya meydanlara çıkın diyerek, ya cihat çağrısı ile bitti. dün gece ben yatarken kornalar her yeri inletiyordu. 10'da uyandım. şu an 22:27, bu kornalar bir dakika bile susmadı. cumartesi çalışan çoğu iş yeri sabah mesai yapamadı. apartmanın altında biraz önce tam bir "tekbir partisi" yaşanıyordu. yarım saat sürmüştür herhalde, biri tekbiiiir diye bağırıyor diğerleri hayatları buna bağlıymış gibi "allahuekber" diye ortalığı yıkıyor. korna çala çala yeni uzaklaştılar, herhalde başka yerlerde tekbir getirmek için. sokak köpekleri manyağa döndü, bir havlıyorlar bir ağlıyorlar. ortalık markete gidilebilecek gibi değil. zaten muhafazakar olan şehrin islamcılarının kervanına şehirdeki suriyeliler de katılmış durumda, ortalığı birbirine katıyorlar.

sonra istanbul'dan arkadaşım aradı. diyor ki burası da öyle. twitter'a girdim, biri anlatıyor kıza "o elindeki poşeti kafana geçir böyle açık gezme" demişler. diğerleri moda'da millete salça olmuş. yargının, tsk'nın içi tamamen boşaltılıyor. bir şeyi kutluyorlar. kimse korkudan ses çıkaramıyor. ve benim burada kalbim sıkışıyor. endişeden, panikten kafayı yemek üzereyim.

sanırım bugün koskoca ülke elimizden kayıp cihatçılara, şeriatçılara gitti. ne yapmamız gerekiyor tam olarak? kendime artık bir siyah çarşaf almalı mıyım? ciddi ciddi ne yapabilirim yani şu an ruh sağlığımı ve kendimi koruyabilmem için?

edit: darbeye karşıyım. sizden olmayan herkesi karalamaktan vazgeçin. sadece dinmeyen kaostan bıktım diyorum size. içimizi dökme özgürlüğümüz bile yok. iyi dileklerde bulunan güzel insanlara teşekkür ederim.
yedi cihana ibret olacak düzeyde gerizekalıdır ama hepimiz biliyoruz ki türkiye gibi bir ülkede bir yerlere gelecek, arkasında birileri olacak, ilerde adı anılmaya devam edecek. sen de 100 üstü iq'n ile, elinde tahsilin ile ekşiye bişeyler yazıp ay sonunu nasıl getireceğini düşüneceksin. hayat işte