Sık geçen başlıklar
Debe Arşivi
arşiv kapsamı: 4 Haz 201526 Haz 2026
emeğe saygı duyduğum için acımasızca eleştiri yapmayı çok tercih etmiyorum fakat bu film gerçekten berbat olmuş.

burada türk sinema tarihinin en iyi komedi filmi yazanlara tek bir sözüm var; ha siktirin lan oradan ibneler!
yahu çocuk oyuncağı mi bu? her halt 1 kişinin ağzından cikiyor. ben sıradan bir vatandaş olarak bir öğrenci olarak sinavimla ilgili bilgi almak için izliyorum adam çıkmış yok darbe yok şu yok bu diye siyaset yapıyor. sonraki seçimde görüşeceğiz bizim nesil 50 yaş üstü moronlara benzemez karşısında boş sandalye olsa ona vereceğim oyumu.
erdoğan'ın siparişi üzerine yıllık 10.94%, aylık 0.85% olarak açıklanmış enflasyon oranıdır. ben dadmin oldum.

daha önce ne yazmışız bakalım
"tcmb başkanını görevden aldık çünkü laf dinlemiyordu diyerek postalayan ve göreve geldiğinde bıyıksız olup göreve geldiğinde ilk işi erdoğan bıyığı bırakmak olan başkan atayan, interest lobby'i yanlış tercüme ettirip faiz lobisi diye uydurma bir terim ile yıllardır televizyonlarda, toplantılarda bağıran, çokomelli damadını ekonominin başına getiren insanın yönettiği ülkede bu verilerin olduğu gibi açıklanacağına inanan ya saftır ya da salak."

konu istatistik olunca hatırlanması gereken tek şey "tüik verilerine inanmamak" olmalıdır.
edit: oranlar eklendi.
faturalarını ödemekte zorlanan vatandaşlara yardım maksadıyla açıklanan projedir.

ihtiyaç sahibi olan insanlar ile, destek olmak isteyenleri buluşturan çok güzel bir platform oluşmuş. umarım geniş kitlelere ulaşır ve fatura derdine düşen vatandaşların yükünü hafifletir.

özellikle servet sahibi zenginlerimizin #challenge akımı benzeri bir hareketle büyük yardımlarının dokunabileceğini düşünüyorum.

ibb ve sayın ekrem imamoğlu övgüleri hakediyor.

twitter linki

askidafatura.ibb.gov.tr
türkiye’nin belki de en büyük online kitap satış platformunun saçmaladığı yazı. senden alışveriş yapanların çoğu seküler, atatürkçü insanlar iken, bu hain, dinci yobazı anmak senin düzelemez bağnaz bir kafa olduğunu gösterir. keşke sattığınız kitapları okusaydınız.

edit: link yenilendi. tweetin sahibi tweeti silmiş.

hesaplarını silmek isteyen yazarlar şu linkten isteklerine ulaşabilirler.

edit 2: bu vesileyle dile getirmiş olayım eksiup kullanmayın kullandırmayın kendilerinin eksisozluk ile alakası yokmuş.
oyumu demirtaştan yana kullandığım sorudur.

selahattin demirtaş istese devlet bahçelinin yerinde olabilirdi ama iktidara muhalefet edip hapise girdi. tek yapması gereken seni başkanlık seçiminde destekliyoruz erdogan demekti.

devlet bahçeli koltugunun gitiğini görüp iktidara sırtını yazlamıştır. milliyetçiligi ayaklar altına aliyoruz diyenlerin yardımcısı rolüne soyunmustur.

bu yüzden bana göre selahattin demirtaş devlet bahceliden cok ama cok daha vatan severdir. eminim bu vatani bahçeliden cok daha fazla düşünüyor.

demirtaş sadece istanbul seciminde binaliyi destekleseydi şuan dışardaydı ama yapmadı. onun yerinde bahçeli olsa ne yapardı sizce?

edit: humaistanbul isimli yazar hatırlattı, son seçimde demirtaş, öcalanın çağrısını dinlememistir ve chp ye destek vermistir. bahceli ise seçmenlere öcalanın mektubunu dinlemelerini söylemistir.
manası "hastalığı atlattık" değil malesef.
manası "hasta olana iyi kötü bakacak kapasitedeyiz, ölen ölür, kalan sağlar bizim" olan karar.

birazcık kafası çalışan kimse reyiz arka arkaya 3 hafta cemaatle cuma kılmadan önlemlerini gevşetmez.
kardeşim! köye göçelim derken kast ettiğimiz yerler; merkezden uzaktaki ufak ilçeleri kast ediyoruz. sen kalkmışsın gerçekten köye gitmişsin, bir de rutubet var diyorsun :)

yani mesela şile'yi köy kabul edip oraya göçüyoruz. sen mevzuyu çok yanlış anlamışsın.

not: beykoz'a göç eden arkadaşım var :)
istanbul maltepe'de 82 yaşındaki engelli annesiyle birlikte 90 gündür arabada yaşayan adamdır.

bkz.

isveç'e iltica ile giden müptezeli getirmek için binlerce dolar harcayıp uçak gönderen büyük devletimiz maltepe'deki garibanı duymaz, bilmez. yemin ediyorum sinirden başım çatlıyor, yazıklar olsun lan! elbet yaradan bunların hepsinin hesabını size teker teker soracak!

ekleme: bedhead adlı yazarımız ailenin maltepe sahilde, karavanların olduğu bölgede olduğunu söylediler. yardım ulaştırmak isteyenlere duyurulur.

ekleme 2: moronlar siyasi şov yaptığımı zannetmiş, kimin siyasi şov yaptığı aşikar amk. kullanıcı profilime girip muhalefete de giydirdiğimi rahatlıkla görebilir girdilerimden o moronlar.

ekleme 3: çok şükür yardım çağrısına cevap gelmiş, dahası nice gariplerin başına...
2004'ten beri sözlükteyim memleketim aydın'ın gündem olduğunu ilk kez görüyorum. olm biz bu kadar konuşmuyoruz aydın hakkında*.

aklıma geleni de söyleyelim de büyü bozulmasın. tabii bunlar 20 yıl öncesinden kalma olacak.

sıcağını şöyle tarif ediyim bir gün kapıyı açtığımda yüzüm sıcaktan yandığı için geri eve dönmüştüm. sanırım o gün 50 dereceye yakındı.

birayı lokallerde içerdik. ben çiçek sevenler lokalini severdim ama arkadaşlar basketbol sevenler lokaline giderdi*.

küçük rakıyı büfeden alır, yandaki traktörden de kavunu alıp kafayı çekerdik lise zamanında.

bir de pidesi vardır ki. off..

edit: asıl bombayı unutmuşum. çevrede o kadar fazla tarihi şehir ve eski medeniyetlerin kalıntısı vardır ki okullarda her sene iki üç kez giderdik. ben de çocuk kafası dünyanın her yerinde böyle iki üç bin yıllık eski medeniyetlerin kalıntılarının olduğunu sanırdım. şimdi geriye bakınca inanılmaz bir coğrafi konumdaymışız binlerce yıllık...
hdp'nin oyu mhp'den daha değerli hale geldiğine göre yakında megri megri demeye başlar akp.
gerçi terörist başının kardeşinin devlet kanalında çamur ittifakı için oy istemesini içine sindiren mhp'nin de bu birlikteliği midesi kaldırır.

akp öyle ya da böyle tarihin tozlu sayfalarına karışacak.
son yerel seçimler bu sürecin başlangıcı oldu, ekonomik başarısızlıklar da bu süreci hızlandırıyor.

son günlerdeki bayrak, ezan muhabbetleri ise seçmenlerinin gönlü davutoğlu veya babacan'a kaymasın diye bir arada tutma çalışmalarından başka bir şey değil.

not: hdp'nin daha doğrusu hdp seçmeninin bir daha asla akp ile ortaklığa gireceğine inanmayan, pkk ile arasına mesafe koymuş bir hdp'nin de mecliste yeri olduğuna inanan bir türk.
ekşi sözlüğün reklam entrysi giren yazarlarla dolu olduğunu ortaya çıkartan tavukçu. yüzlerce övgü entrysi girilmiş. buranın patatesini beğenen yemek zevkim var demesin. hamburgerleri ise tripofobisi olanlar için tam bir kabus. uzak durun derim. bir de tavuklara ne katıyorlarsa 15 yıllık vegan kuzenimi bağımlı etti. kuzenim teyzemden tavuk parası isteyip duruyor
probisin bu karşılaşmada çokoprensi hertürlü tokatladığı apaçık ortadadır.çocukluğumun yiyeceğidir efem.
adamın paylaşımını 722 kişide beğenmiş..bir değilki bin amınakoduğumun çoçukları....
kız/kadın: k
erkek: e

k: çok yorgunum saatlerdir çalışıyorum ya
e: bakimm ;)))))

k: yemek yapıyorum, sonra konuşalım.
e: at bakim ne yapıyosun ;))))

k: hastanedeyim ya serum taktılar
e: bakimm, boydan olsun ama serum da gözüksün*

şeklindeki diyaloglara ev sahipliği eden başlık.
tarih ve bu ülkenin gençleri; birkaç şımarık turizm azmanının ekonomik kaygısı için, gençlerin geleceği ile oynanmasını affetmeyecek.

bir dahaki seçimde hep beraber görüşeceğiz. sandıkta görüşeceğiz.
şimdi bu edatların, bağlaçların, soru eklerinin yazımı kaçıncı sınıfta öğretiliyor? ilkokul beşinci sınıfta. (bizim zamanımızda öyleydi. muhtemelen hala da öyledir.) haliyle ilkokul beş seviyesinde bir bilgiyi özümseyememiş bir insanın yapmış olduğu çıkarımları, analizleri de dikkate almakta zorlanıyor insan. türkçe bilgisi ilkokul beş seviyesinde bile değilse diğer konulardaki bilgileri de çok üst seviyede değildir muhtemelen diyorsun.
"ben birinin hicbir seyiyim, en cok da bu koyuyor."
atilla ilhan
uzak durulması gereken genç.

selefi görüşler sergileyen bir arkadaş. bunlardan uzak durun kendinizi kaptırırsanız suriye sınırından öteye geçmiş ışid veya el kaide için kendinizi savaşırken bulabilirsiniz.

örneği çok.

tamam tarikatlere de yaklaşmayın ama bu selefilere de asla yaklaşmayın. hiç ummadığınız insanları bir anda ışid içinde bulabilirsiniz. odtü'de okumuş, finlandiya'da yüksek lisans yapmaktayken ışid'e katılan ve katıldıktan bir süre sonra rakka'da bir hava saldırısında hayatını kaybeden bir gencin ismini aşağıya bırakıyorum. inceleyiniz.

(bkz: raşid tuğral)
bu konuda bende birşeyler söylemek istiyorum tarihe meraklı ve tarih konusunda araştırmayı seven birisi olarak affınıza sığınarak.

alevi terimi daha çok cumhuriyetten sonra kullanımı yaygınlaşmıştır, osmanlı döneminde daha çok bektaşi, kızılbaş(bazı yörelerde alevi kadınları hala başörtülerinin içine kırmızı bir başlık yada örtü takarlar, hakaret olarak algılanması sonraki dönemlerdir.) ya da yöresel bazda isimleriyle; tahtacı, çepni hatta bazı yörelerde türkmen demek alevi demektir vb. isimlerle bilinmişlerdir.

aleviliğin çıkış noktası ise türkmenlerin horasan bölgesindeki iranlılardan islamiyeti öğrenip, eski inanç sistemleri şamanizm ile göktanrı inancınının harmanlanmasından ortaya çıkmış bir inanç sistemidir. horasan bölgesindeki alperenler ve türkmen dedeleri(en bilindiklerine hoca ahmet yesevi örnek verilebilir.) tasavvufi öğretileri, türkmen aşiretlerine öğretmişlerdir ve türkmen aşiretleri arasında bu inanç sistemi fazlaca benimsenir. yani kısaca aleviliğin temellerinin horasan bölgesinde atıldığını söyleyebiliriz( bazı alevilerin biz horasandan geldik demesi buna dayanır).

daha sonra moğol istilasından (o dönemdeki türkmenlerin deyimiyle çekikgöz) dolayı akın akın anadoluya göç eden, konar göçer türkmen aşiretleri anadolunun farklı yörelerine yerleşirler. işte bu dönemde hacı bektaş veli önderliğinde toplanan, horasandan gelen alperenler, türkmen dedeleri ve bektaşi müritleri, anadolunun farklı yörelerine giderek hatta balkanlara kadar, konar göçer türkmen aşiretlerine tasavvufi öğretileri aşılamıştır. hatta çoğu gittikleri yörelere yerleşerek yerli halkın rehberi olmuşlardır(bugün anadoludaki çoğu köyde sadece alevi köylerinde değil, sünni köylerinde de çok fazla vardır; dede, baba yatırı, mezarı o rehberlere, alperenlere aittir).yani kısaca şunu söyleyebiliriz horasanda; hoca ahmet yesevinin tohumunu ektiği, anadoluda hacı bektaş-ı velinin filizlendirdiği, anadolu ve balkanların dört bir yanına dağılan dedelerin, alperenlerin dallanıp budaklandırdığı; bir inanç sistemidir alevilik.

şimdi gelelim kürt aleviliği ve arap aleviliği kavramına; şimdi böyle bir şey yoktur demem çünkü günümüzde var olan bir kavram ve bu insanlar kendilerini böyle tanımlıyorlar.

kürt aleviliği dediğimiz olgu için bana göre iki seçenek var; birincisi bu toplum kürt asıllı ve komşuları türkmen aşiretlerinden bu inancı benimseyip dillerinide devam ettirdiler. ikincisi bu toplum alevi türkmen iken komşuları sünni kürtlerin dilini benimsediler. iki ihtimalda bana göre olası, çünkü doğu ve güneydoğu anadoluda çok fazla kürtleşen türkmen aşireti(örneğin karakeçi, türkan), türkleşen kürt aşireti(örneğin dirijan) vardır.

arap aleviliği dediğimiz ise asıl kökeni nusayriliktir, ki çoğu arap aleviside kendisini nusayri olarakta tanımlar(bazıları bunu hakaret olarak kabul edebiliyor). nusayriler dediğimiz toplum ise lübnan ve levant bölgesindeki hristiyan arapların islamiyetle tanışmasından sonra ortaya çıkmış bir inanç sistemidir, genel olarak böyle tanımlanabilir. arap aleviliğinin, türkmen aleviliği ile uzaktan yakından alakası yoktur tek ortak noktaları hz. ali ve yatırlara verilen önemdir diyebilirim. mesela arap alevilerinde reenkarnasyon inancı fazlaca yaygındır ama türkmen alevilerinde böyle birşey yoktur. arap alevilerinde cemevi, semah gibi kavramlar yoktur.

sonuç olarak hepsi bu güzel ülkenin, güzel insanlarıdır. insan olsun yeter benim için gerisi önemli değildir.

son söz: yukarıda ki yazımda herhangi bir yanlış ifade kullandıysam affola özelden belirtirseniz sevinirim.
yapılan vatan hainliğini ört bas etmek için yapılmış açıklamadır.
havalimanı gibi yapılar o ülke için stratejik öneme sahiptirler.
eğer diğer havalimanını olumsuz etkiliyorsa, operasyona sokmazsın olur biter. yıkmak ne demek?
bu vatan hainliğinin hesabı gün gelecek sorulacak ancak türkiye bu enkazı temizleyebilir mi, işte o soru işareti.
ben gerizekalı bir cahilim demenin alternatif yolu. bir de bazıları bu antlaşmanın son kullanma tarihi olduğunu zannediyorlar, 2023'te bitecekmiş falan. saçma komplo teorisi zırvalar işte. lozan türkiye'nin tapusudur. süresi dolunca ne olacak, dünya devletleri türkiye'yi tanımıyoruz mu diyecekler? böyle saçma bir şey olabilir mi?

bu tarz uluslarası antlaşmaların gizli maddeleri olmaz, antlaşma metninde açıkca belirtilmedikçe geçerlilik süreleri de olmaz ki lozan'ın da yoktur. devletler kendi aralarında gizli antlaşmalar imzalayabilirler bu apayrı bir konu, ama hukuk bu kadar basit bir şey değil. gel de anlat bu cahillere.