sırf türkiye'de 8 milyondan fazla ateist-deist-agnostik olması bir yana bir gün kafama bir şey düşer de din arayışlarına koyulursam dünyadaki bütün dinleri şöyle bir önüme koyunca en çok ve en nitelikli mensubu olan hristiyanlık, evrensel değerleri diğerlerinden daha fazla içeren sihizm, şintoizm gibi uzak doğu dinleri ve de zenginler kulübü musevilik varken bütün geri kalmış insanların inandığı ve ekseriyetle akıl dışı pratikleri olan arap dinini niye seçeyim ben lan?
türkiye'deki müslümanlık tamamen sosyal yaşamdan kaynaklanıyor. insanlar o kadar berbat bir kültürde doğup büyüyorlar ki toplumda bir nebze olsun düzen sağlayan tek güç din. muhafazakar iktidarlar gelince hukuk sisteminin bozulmasının ana sebebi de budur; mevzubahis iktidarlar, bir insanın haksızlıkla karşılaşması halinde karşısındakine dur diyebileceği tek dayanağı din olsun istiyorlar. bunu da hukuk sistemini işlevsiz hale getirerek yapıyorlar. dirlik ve düzenliğin din ile aynı anlama geldiği düşüncesi insanların aklına öyle bir yerleşiyor ki din sosyal yaşamlarının selameti açısından hayati bir öneme bürünüyor. bazen bu o kadar ileriye gidiyor ki dindar hükümetler yolsuzluk yapınca onları yasalarla değil allah'tan korkmamakta suçluyoruz. halbuki avrupa ülkelerinin hukuk sistemi ile birlikte onlardaki hukuk düzenini de türkiye'de uygulamaya koyabilseydik hukuk teoride kalmayacak böylelikle de insanların ne dine ne cemaatlere ihtiyacı olacaktı. mevcut düzende yaşayan milyonlarca insan pasif haklarını din kurallarıyla, aktif haklarını ise cemaatler ve tarikatlar vasıtasıyla aramaya çalışıyor. bu uhreviyattan uzak din anlayışı tamamen hayatta kalmak ve bir nebze olsun düzgün yaşayabilmek ile alakalı.
sözlerimi ünlü türk düşünürü şerif faysal yıldırım'ın bir sözü ile tamamlamak istiyorum;
" anadolu'da içkiye hoş bakılmamasının sebebi dinen yasak olması değil, anadolulunun içince ya elalemin kızına sarkması ya da götünü sktirmesidir"