Sık geçen başlıklar
Debe Arşivi
arşiv kapsamı: 4 Haz 201526 Haz 2026
ulan güzel güzel seyrediyorum maçı olaysız, kavgasız, itirazsız standart bir maç oluyor. sonra sözlüğe girip başlığa bakayım diyorum verilmeyen kırmızılar, şikeler, penaltılar, eyyamlar, kara geceler bilmem ne havada uçuşuyor. amk ben başka maçı mı seyrediyorum acaba?
10.000 liradan az kazanmadığını iddia eden ekşi sözlük yazarlarının 3 liralık zam için protesto edecekleri uygulama. ekşi sözlük gerçekten çok enteresan bir yer.
bütün o kendini cool sanan assassinler, archerlar, knigtlar kaç çeşidi varsa artık gördükleri yerde yapışırlar yakanıza. 'bi heal verirmisin?' , 'abi bokunu yeyim bi buff atsana' , 'öldüm de bi resler misin?' diye sürekli darlarlar sizi. köpek gibi ciyak ciyak yalvarırlar. al lan aç köpek sana buff..
şunu erdoğan okusa kendi bile güler.
ulan bu kadar salakça bi yazıya cevap verilmez ama ülkede buna inanacak kadar mal kesim olduğundan yazalım yine

mgk toplantısı başbakan değil cumhurbaşkanı önderliğinde yapılır.
dönemin cumhurbaşkanı da ahmet necdet sezerdir. imzası da kararda en üstte parlıyor.
https://imgyukle.com/i/img-20191101-174231.ewltmh
ayrıca o dönem akp’nin tsk’dan götüm götüm çekindiği yıllardır.
kısaca erdoğan bu kararın altına kuzu kuzu imzayı atmak zorunda kalmıştır.
zaten güçlenince de fetöyü bitirmek şöyle dursun “dön gel bitsin bu sıla hasreti” diyen de ta kendisidir. ha aslında tutuklamak için geri çağırıyordu diyerek mallıkta çığır açıyorsanız o ayrı.

(bkz: bi siktir git dedirten dinci zırvaları)

edit: av tufegi ile drone avlayan dayi nickli yazarın gönderdiği link. https://m.sabah.com.tr/…-mgk-karari-yok-hukmundedir
cok dusunuyorum bu aralar nickli yazardan gelen bir link. https://m.yeniakit.com.tr/…parti-kurtardi-7682.html
suriye'de;
esad, kimyasal silahla bebekleri öldürmüştür.
ypg, kendinden olmayan kim varsa öldürmüş sürgün etmiş, abd köpekliği yapacağım diye etnik temizliğe kadar işi götürmüştür.
ışid, kafa kesme ve işkenceli infaz videoları ile tüm dünyada kendine lanet ettirmiştir.

geri zekalı türk solcusu: ypg ösgrlk içn svşyr, tc kfa ksen chatçlara yrdım ediyr .s.s
vapurda, otobüste, kısaca insan içinde son ses instagram story'si veya video izleyen insanlardan çok rahatsız oluyorum. o yüzden, pasif agresif bir yöntem geliştirdim. kibarca uyarınca anlayacaklarını sanmıyorum ki anlamıyorlar. mesela vapurdayım, dayının biri önümde son ses video izliyor. video'da geçen her şeye, arka koltuktan cevap veriyorum:

- (video) merhabaa takipçilerim, sizi çok özlediiiim.
ben: valla ben de özledim.
- (video) şu an amerika'nın bilmem ne eyaletindeyim!!
ben: biz de vapurda oturuyoruz.

başarı oranım yüzde otuz. pek bi boka yaramıyor anlayacağınız, ama bazen desteklendiğim oluyor. kimileri gülüyor, kimileri dayıya cıkcıklıyor. aksi bir durumda çevreye sığınırım. destek önemli.
*başa edit*

konuyla alakalı çok sayıda destek mesajı için teşekkürler.
camdan dusen pimapenci'den önemli bir bilgilendirme entry'si: (#97252825)

ucankalem çok haklı olarak der ki: "cimer'den toplu şikayet için bir metin paylaş."

cimer'den şikayet için birkaç dakikanızı ayırır mısınız?

geçen tunç soyer'in okan'da söylediği gibi, "iyi insanlar elini taşın altına koymadan, bir şeyler yapmaya yeltenmeden bir şeylerin değişmesini beklememeli." küfretmekle, başlık açmakla, arkadaş grubu arasında birbirimize hayıflanmakla hiçbir şey yapmış olmuyoruz somut anlamda ve aslında tembellik, üşengeçlik ediyoruz. ayıp ediyoruz. farkındalığımıza yakışmıyor.

örnek cimer şikayet metni:

"ülkemizde, abonelik sistemiyle çalışan yerli ve yabancı birçok firma, abonelikten ayrılma talepleriyle karşı karşıya kaldıklarında çağ dışı, hiçbir modern ülke ve işleyişte yeri olmayan 'faks' sistemine kullanıcıları mahkum bırakmaktadır. 'faks' sistemi, firmaların, müşterileri oyalama, üye kalmaya zorlama, bezdirme gibi empati yoksunu ve ahlak dışı kârlılık hırsları için bir kaçış yolu, enstürman haline gelmiştir. müşteri faks çekse dahi 'faksınız ulaşmadı', 'okunmuyor', 'bize evrak gelmedi' şeklinde basit yalan ve oyalama taktikleri karşısında müşteriler yani bu ülkenin vergi veren, ödemelerini yapan vatandaşları çaresiz kalmaktadır.

yasal bir düzenlemeyle, firmaların özellikle "abonelikten ayrılmak isteyen" kullanıcılarına karşı kendi çıkarları için kullandıkları bu "faks" masalına bir son verilsin. bu çağdışı, manasız ve ağır aksat sistemin, firmalara üye olmada ve üyelikten çıkmada bir araç olmasını artık istemiyoruz!"
-----------
malumunuz ülkemizde firmalar müşterileri tabiri caizse 'silkelemek' için her türlü yasal zemin ve hareket alanına sahip.

devlet bu gibi durumlarda gerekeni yapmak yerine haysiyetsiz politikalarıyla tek amaçları "daha fazla para kazanmak" olan firmaların karşısında vatandaşı tek başına bırakıyor. hakem heyeti, btk, cimer gibi unsurlar muhakkak faydalı ama yetersiz. yasal düzenlemeler eksik.

en kolay en ivedi üretilebilecek çözümlerden birisi ise şu faks saçmalığının kaldırılması olacaktır. firmaların, abonelik iptali isteyen kullanıcılarına karşı yıllardır bir bezdirme politikasi enstrümanı haline gelmiş olan bu "faks" rezilliğine bir yasal düzenlemeyle son vermek bu kadar mı zor? devlet, bu firmaların rezil "faks" tiyatrosuna seyirci kalarak tam anlamıyla işbirlikçi rolü üstlenmektedir.

31 ekim 2019 vodafone net rezaleti başlığını gördünüz mü? 2019 yılında, dünya devi bir telekomünikasyon firması, müşterisinden "faks" istiyor ve süreci bir bezdirme politikasına dönüştürüyor.

faks 1851 yılına ait bir teknoloji. bakın adamın ağzını bozdurmayın, 1 gram insanlık onuru, kurumsal kimlik, haysiyet ve kendinize saygınız yok mu sizin? ne çocuğusunuz ki siz insanlara bunları yaşatabiliyorsunuz?
doru söylüyorsun.
geçen gün ırak'ın başkenti badat'a gidecektim.
havalimanında astemenin biri, elinde aaç olan çocuun birine baırıyordu. çocuk aalamaya başladı.
astemene; "aabey neden çocua baırıyorsun. bak çocuun boazı düümlendi, aazını bıçak açmıyor" dedim.
astemen çocua dönerek " bu seferlik seni baışladım. aalamayı bırak ve ayakkabının baını baala" dedi.

ğ gereksizse okuyun bakalım!

edit: şukuları yaadırmışsınız. elinize kolunuza saalık. :)
tıp okumadan yorum yapan veya daha öğrenci olup da yorum yapanları görünce hafif bir tebessüm oldu. asistanlık yıllarımda anladım ki tıp fakültesinde bize öğretilen şey tıbbın onda biriymiş malesef. ve tıp öyle ezber bölüm demek de bu işten zerre anlamadığınızın kanıtıdır o yapılan ezberler bilgiyi sentezleyip hastanın durumuna göre yorum yapmayı sağlamak için sadece. yoğun bakımda ilaç dozlarını hesaplarken veya hastanın sıvı açığını hesaplarken karbondioksit miktarı, baz açığına göre asidoz tipini düşünme veya tedaviyi ona göre düzenlemek gerekiyor. çoğunuzun afallayacağı durum bunlar gelmiş ahkam kesiyorlar burda. tıp sizin kafanızın basmayacağı kadar derindir gençler. anlayabilseydiniz her hastalığa doğru tanı koyan ve doğru tedavi koyabilen programları çoktan yapmış olurdunuz. her hasta farklıdır her hastaya her tedavi uygun olmaz bir problem çıktığında ona göre algoritmayı deiştirip yeni bir tedavi uygulaman gerekir hatta bazen tedavi etmeyip takip etmek daha doğru olur. bunu öğrenmek için 6 yıl tıp + 4 yıl uzmanlık bu 4 yıllık uzmanlık sürecinde ayda yaklaşık 1000 poliklinik hastası, 40-50 servis hastası, acil de 4 yılda toplam 2000 küsür acil konsültasyonu görmek lazım. o zaman anlarsınız tıp okumanın ne kadar zor olduğunu tıp 6 yıl değil ömür boyudur. her 5 yılda bir bilgilerin yüzde 20 si değişir. neyse çok uzadı laf lütfen işin içinde olmayanlar yorum yapmasın.
üst edit: mama yardımı yapmak isteyen arkadaşlar için görüntüleri koyan hesaba yazdım. onun attığı bilgileri aynen kopyalıyorum.

mama-battaniye yardımı
https://www.candostlarim.com/destek/orso-haykoder

mama-battaniye vb göndermek için açık adres
gölevi mahallesi güvenenler sitesi e blok kat 5 daire 21 ordu ünye

maddi destek
tr58 0006 4000 0015 8220 5778 55
dilan şefkatli (dernek başkan yardımcısı)
iş bankasi

bize ulaşabileceğiniz numaralar
tel;05333908684 tel2;05412303805
tel3;05434387918

onlarca köpeği belki yüzlercesi var orada ıssız bir alanda etrafı tellerle çevrili bir şekilde kapatarak ölüme terk etmişler. konuyu gündeme taşırsak belki bu zavallı hayvanları soğukta vahşice katledilmekten kurtarabiliriz. unutmayalım ki onların hayatı bizimkinden daha değersiz değil. bimere, ünye belediyesine şikayet oluşturalım. orada yaşayan birilerine de ulaştırabilirsek eminim bu ölüme terk edilmiş zavallılara yardımcı olucak birileri çıkar.

edit:tık
edit2: iletişim için ordu belediyesi telefon numarası: 444 10 52
ek edit: onların hayatı bizimkinden değersiz değil dememe takılanlar olmuş. insan hayatı değersiz demiyorum sevgili arkadaşlar. onların hayatı da değerli diyorum. şu acımasızca, korku filminden bir sahne gibi olan görüntüleri izledikten sonra aklınıza ilk gelen şey ama dana ve tavukları yemeyi biliyorsunuz oluyorsa gidin kendinizi bir güzel tedavi ettirin.

son edit: bafra belediyesi ve bafra doğa hayvan severler derneği köpekleri koruma altına almak istemiş. 35 köpek oraya gönderiliyormuş. emeği geçenlere, konuyu gündemde tutmak için yardım edenlere, mama ve battaniye yardımı yapanlara, usanmadan belediyeyi ve gerekli yerleri arayarak harekete geçilmesini sağlayan bütün güzel insanlara teşekkür ediyorum. sizler iyi ki varsınız.
milanin efsane kadrosu bu degil . ınzaghi falan ne alaka. milanin efsane kadrosu sacchili kadrodur. gulit,reykard,van basten,massaro,costacurta,maldini,baresi, donadoni,albertini bunlari ezbere yaziyorum suan . bu kadro ezer gecer. zamaninda zaten ezip geçmişti. milan atkisiyla okula giderdim hey gidi hey forza milan .
(bkz: ece üner kim aq?)

kendi kristal şatolarında yaşayıp sıradan halk ayar verme cüreti gösterenler en son ne zaman dışarı çıkıp otobüse bindiler? fatihte, sultanbeyli'de, bağcılar'da ümraniye'de dolaştılar?
"otobüste şort giydiği için suratına tekme yiyen kız"
https://www.google.com/…57&sourceid=chrome&ie=utf-8
ya da
"tacize uğrayınca yardım istediği polisten yumruk yiyen kadınlar" haberlerine de benzer bir hassasiyet gösteriyorlar mı?
https://www.evrensel.net/…-yapmislar-deyip-darbetti
yoksa kendi yaşam tarzlarını zor ile, cebir ile insanlara dayatıp ülkenin yönetimini değiştirme amaçlarını artık gizleme amacı bile gözetmeyen tayfanın kuklalığını, savunuculuğunu yapmakta daha mı iyi para var?
https://www.haber3.com/…riat-serbest-haberi-5051186

"namussuz" çok ağır bir ifade.
ben o videoya baktığımda, ülkenin kuruluş gününü milli marş söyleyerek kutlayan insanlar görüyorum. kimseye dokunulmadı, suratına tekme atılmadı, yumruk sallanmadı. ülkenin anasını belleyen zihniyetin bir temsiline bu kadar tepkiyi fazla görüyorsanız gidin kendi değer yargılarınızı sorgulayın.
biz sizin mağdur kıçınızla ortalıkta dolaşmanızdan bıktık tiksindik.
16 senedir iktidarda olan sizsiniz, zulmeden sizsiniz, bizim yaşam tarzımıza sistematik olarak saldıran ve bu saldırıları destekleyen sizsiniz.

bu arada ece hanım o kadar güvenmesin savunduğu tayfaya. yeterince güçlendiklerinde onun yaşam tarzı ve duruşu ile bulunduğu noktadakileri ilk çarmıha gerecek olanlar; ilk toprağa gömüp recm edecek olanlar yine bu kendi savunmaya kalktığı tayfa.
sekuler yaşam tarzı benimsemiş, ama siyasal islamcıların dalkavukluğunu yapan, ülkede her türlü hukuksuzluğa, yolsuzluğa kulak tıkayıp muhalefeti görmezlikten gelen, fatih portakal'ın ratinglerinin altında ezilen bu ezikliğini de siyasal islamcılara yanaşarak populizm yaparak gidereceğini sanan malum kişinin uçağına binen vasatımsı gazeteci.

arda turan a çakınca adam yerine koyduğunuz kişi işte bu, sanıyor ki bu düzen sürecek, rüzgar hep oradan esecek ama bilmeli ki devren değişince önce kendi mahallesine ihanet edenler linç edilir.
pkk türkiye için ne anlam ifade ediyosa öso”da esad için aynı anlamı ifade ediyor.

düşünsenize esad türkiyede çıkan bir iç karışıklıkta pkk”ya destek verip türkiyeye giriyor.

biraz empati yapmak gerekir. öso sonuçta esad için bölücü bir örgüt istediğiniz kadar milli ordu, kuvayi milliye diyin.
orospu evladının birisi, borcu olmayanlara küfür etmiş, anana söylede kapatsın eniğinin borcunu!

benim her ay borcum var, kazancım kadar harcıyorum, nakit kullanmıyorum, şahsi harcamalar, iş harcamaları vb. harcamalarda nakit taşımak, banka kartıyla ödemek ki her zaman hesapta tl olmuyor, gereksiz.

geliriniz kadar harcayın, eş dostla yiyip içmede, üste başa giyinmekte mantıklı aşırılıklar yapın, kart güvendir, kendi işime başladığımdan bu yana bankalarla olan iyi ilişkilerimin epey faydasını gördüm, esnek hesabım aylık kazancım kadar, kart limit im araba alacak kadar, ön onaylı kredim 100bin civarı, hiç bir zaman ellerine düşmeyin, düşmeyelim.

ayrıca kartlı kullanımlar vergilendiriliyor, ısrarla kartla ödeyin, kullanmayan işyerleriyle alışveriş yapmayın, gelir vergisinin kol gibi girdiği şahsıma çok dokunuyor bu kaçakçı kalpazanlar! vatan hainleri! amk itleri!
oldukça haksızlık içeren bir tez.

makarna dediğin, bildiğin bizim at üzerinde bozulmasın diye kuruttuğumuz hamuru (erişte) adam almış dünyaca ünlü bir hale getirmiş. aynı şekilde sayımız belli olmasın diye ateş yakmadan döverek veya at eğeri altına koyarak yenebilir hale getirdiğimiz kıymayı bildiğin çiğ köfteyi pişirip adına hamburger demiş.

sonra bunlar pantolonu bilmezlermiş, bizden öğrendiler. tuvaleti ona keza; versaille sarayında 19ncu yüzyılın sonuna kadar tuvalet yok.

avrupa birliği bizden öğrendi, diplerine gelmesek herifler birbirini yiyecekti hala daha.

neyse bunların hepsi geyik düzeyinde katkılar; esas yegane katkısı ilginç gelecek ama kadın-erkek eşitliğidir. biz anadoluya gelene kadar danlar hariç hiç bir medeniyette bu pek dile getirilmezdi. türk'ün esasında kadına dokunulmaz, herkes kendi namusundan sorumlu olurdu.

bekaret mevzusu bile hristiyan adetidir, haçlılarla beraber anadoluya girmiştir. bekaret kemeri gibi rezillikler, bakire olmayan kadının manastıra alınmaması vb. hep onların adetidir.

12 defa evlenmiş, birisi hariç bütün karıları dul olan bir peygamberin dinine inananlar bugün hristiyan adetiyle sağda solda müslümancılık oynuyor misal.

matematik, mühendislik, mimari ve kimya alanındaki katkılarımız da hiç azımsanacak düzeyde değildir ama anlatacak enerjim yok, google diye bir icat var.

her zaman böyle yararsız bir millet değildik, hep akp tarafından yönetilmiyorduk velhasıl. neyse, öyle işte.
ön not: badici değilim.

trollün bin çeşidini görmüştüm ancak ilk defa akademik bir versiyonuna denk geliyorum. makale falan referansı vermiş ya lan.

gerizekalıya (başlık sahibine) anlatır gibi anlatayım:
1. jonathan ames'i arattığınız zaman amerikan bir aktör geliyor.
2. greendale üniversitesi diye bir kurum da yok.
3. "as long as the bodybuilders' body muscle amount increases, their iq scores decrease. this is an unbelievable result for science." cümlesini arattığınız zaman sonuç bulunamıyor, websitesiyse indexlenmemiş, makaleyse keza aynı şekilde.
4. ray buttler mr olympia bile değil, adam amerikan futbolu yapıyor.
5. kaynaklardaki makaleler/başlıkların hiçbirinde iq'yu etkilediğini yazan bir şey yok.

tabi şunu anlamlandırabilmiş değilim; bir insan bunu neden yapar, niye yapar. milletin ilim öğrenmeye geldiği bir mekanda böyle bir şitpost yapabilmek için zamanını niye harcar? garip, bunu da orangutanların davranışını araştıran bilim adamlarına bırakıyoruz herhalde.

özet: su katılmamış gerizekalı, 1/10. rezalet puanı değil, iq seviyesi.
necip fazıl başa yazın. türk sağcılarının hiç de az olmayan bir kısmının eşinin ve kızının başı açıktır mesela.
necip fazıl bu konuda şunu der.
"başı açık kadın perdesiz eve benzer. ya kiralıktır ya satılıktır. "
bu aptal oğlu aptal türk sağcısı da gider karısına kızına fahişe diyen adamı nasıl öveceğini şaşırır.
çünkü sağcılık, temelde bir aptallık kriteridir.
gameplay d3'ün birebir aynısı. yarak gibi olmuş.

cinematic ehh. buhaliyle preorder a para basmam. çıktıkran sonra 2-3 hafta reviewleri incelerim aklıma yatarsa alırım.

şu anki görüşüm 5 para etmeyeceği yönünde. buradan dönmez bu maç artık. blizz iflas edecek. o kadar.

edit: d3 ile ellerine hayatlarının şansı geçmişti ve o kazığı gözlerini kırpmadan milyonlarca kişiye attılar bu orospu çocukları. ilk 24 saatte 3.5 milyon, 2012 boyunca 12 milyon adet satıldı bu oyun. unutulur mu sandın bu kazık actiblizz?
eğleniyor olum insanlar. size ne? etrafa saldırıp birilerini kesip öldürmüyorlar. michael myers'cilik oynamadıktan sonra sorun olmaz yani. birileri eğlendi diye geleneğiniz, milli örf ve adetiniz incinmez. gidin siz de eğlenin bence. iyi gelir.
ha illa kültürümüz mültürümüz derseniz, bar, clup, disko misko olaylarına da caz cuz edin. halaylar, ankara havaları, zeybekler, pavyonlar falan dışında eğlenmeyin yani.
ha diğer taraftan sistem tam olarak da bunu istiyor zaten. böyle böyle eğlencelerle coşun, için zıbarın, sapıtın ve öyle bir eğlence dolu hayal dünyasında yaşayın gidin işte, diyor. diğer taraftan da bunu bir politik malzeme haline getirip alttan alta eleştiri olarak salıyor piyasaya, böyle eğlence mi olur, kültürümüz, maneviyat.. kafalarıyla.. bu da öyle bir başlık işte..
şimdi çocuk maçtan geldi, baba diyi bugün diyi okulda 1 gol attım diyi. cl'de kaç gol attın diyim sıfır diyi. ıhıhıhıhı. olum diyim neden daha fazla gol atamadın diyim. baba diyi başka futbolcularda var diyi. ıhıhıhıhıhıhıhı.
boğaziçi kanunu sadece köprü geçiş ücretiyle tanımlayacak kadar mı okuma yazmanız var anlamadım. haberin sadece başlığını okuyup ibb'ye 30 milyon eksik para gidecek diye yırtınıyorsunuz ama durum daha vahim. bu yasada boğaziçi bölgesi diye tabir edilen bölge komple bir sit alanı. 46 milyon 340 bin metrekarelik boğaziçi olarak adlandırılan alanın kontrolü de ibb'den alınmış olacak. tarihi binaları ve korunan bölgeleri yıkabilecekler.

hayır!!! bizim için 30 milyon tl daha önemli çünkü haberin sadece başlığını okuduk...