götümü kanırttığım 2 sene sonucu çukurova üni tıp fakültesini kazandığımı öğrendiğim sonuçlar.
Sık geçen başlıklar
Debe Arşivi
ne kadar boşaltırsan boşalt. sevmediğin insanlarla muhatap olmak zorunda kalıyorsun ya mesela. saatlerce boşalttığın o kafa o insanı gördüğün 1 salise içinde dolup taşıyor.
fark ediyoruz zaten. istemesek de ediyoruz kaldırımda üstümüze sürüyorsunuz. iğrenç araçlarınızı bağırta bağırta sürüyorsunuz.
bir de bu var tabi
(bkz: motosikletlerin sinir bozucu bir ses çıkarması/#93546970)
sizden ricam şu başlığa da destek verin.
(bkz: sokakta düğün yapmak)
ülkemde olan olaylara, yapılan saygısızlıklara sabrım taştı artık.
bir de bu var tabi
(bkz: motosikletlerin sinir bozucu bir ses çıkarması/#93546970)
sizden ricam şu başlığa da destek verin.
(bkz: sokakta düğün yapmak)
ülkemde olan olaylara, yapılan saygısızlıklara sabrım taştı artık.
tatile girmesinden birkaç gün önce çalar saat'i izliyordum, ismail küçükkaya son reklam arasına girmeden önce konuğuna "şimdi ben kendime bir kahve ikram edeceğim, isterseniz siz de benimle birlikte içebilirsiniz" dedi. baya güldüm. işte ismail'in o an kendisiyle arası nasılsa benimki çoğunlukla öyle.
ne sıfatla türk gençliği adına açıklama yaptığını anlamadığım rezil örgütün sikimde olmayan açıklaması. asıl zehir kaynağı kendileri.
bir islamcının kanada / amerikan ortak bir şirketi canla başla savunması islamcılığın şanındandır ama nefes almak istiyoruz diyen halk provokatördür.
yaşama devam edebilmesi için ağaca değil altına ihtiyaç duyan canlı formu beyanı. siyanürü de ayran gibi içiyor belli ki.
biz karbon bazlı canlılar aynı fikirde olmadığımız için gerim gerim germişiz tabi.
edite edit: çok meraklıysanız boş arazi bulup ağaç dikin buyurmuş hırt. bak ülkenin başkentinde bu 2 kez geniş ölçekte yapıldı. ilki atatürk orman çiftliği, bataklıkken islah edildi, ağaçlandırıldı. 80 sene ankaralı orayı mesire yeri olarak kullandı. sonra ne oldu? birileri ya bura güzelmiş deyip ağaçları kesip yerine külliye yaptı. ikincisi odtü. çıplak araziye nesillerce öğrenci ve hoca toplanıp ağaç dikti. hiç yoktan odtü ormanı diye bir şey yarattı. sonra ne oldu? çukurambar'da oturan akp'li tayfaya rant olsun diye kocaman bir parçası iç edilip otoyola çevrildi.
millet diksin akp kessin, ne güzel di mi lan?
hadi şimdi silktir git.
biz karbon bazlı canlılar aynı fikirde olmadığımız için gerim gerim germişiz tabi.
edite edit: çok meraklıysanız boş arazi bulup ağaç dikin buyurmuş hırt. bak ülkenin başkentinde bu 2 kez geniş ölçekte yapıldı. ilki atatürk orman çiftliği, bataklıkken islah edildi, ağaçlandırıldı. 80 sene ankaralı orayı mesire yeri olarak kullandı. sonra ne oldu? birileri ya bura güzelmiş deyip ağaçları kesip yerine külliye yaptı. ikincisi odtü. çıplak araziye nesillerce öğrenci ve hoca toplanıp ağaç dikti. hiç yoktan odtü ormanı diye bir şey yarattı. sonra ne oldu? çukurambar'da oturan akp'li tayfaya rant olsun diye kocaman bir parçası iç edilip otoyola çevrildi.
millet diksin akp kessin, ne güzel di mi lan?
hadi şimdi silktir git.
yazları sabah kışları akşam.
bu durumun temel sebebi fakirliktir.
anneler kendi evlerine alamadıklarını kızları için istediler. "ben alamadım kızımda olsun." diyerek damatlara yüklendiler. düğün maliyetleri korkunç meblağlara yükseldi.
aslında marjinal faydasını düşünürsek
tüketim arttıkça bir zaman sonra fayda sıfıra indi ve sonra da azalmaya başladı.
önceki kuşaklar alabildikleri eşyalar için seviniyordu. bulaşıkları elde yıkayan bir kadının bulaşık makinesi ile kurduğu bağ kızınınkinden farklıdır. kızı o makineyi zaten baba evinde kullandı ve cezbedecek bir özelliği kalmadı. artık rengi, programı vs. diyerek farklılık arayışına girdi. bu da doyumsuzluğu beraberinde getirdi. zamanla görgüsüzlüğe, avamlığa normallik süsü verildi. herkes de bunu kabullendi.
yani, insanlar eksiklerini tamamlayayım derken eşyaların esiri oldu.
iki lokma bir hırka diyerek müevazı yaşayan insanlardan "ayhhh evindeki koltuk ile halının köşesindeki çiçek uyumsuz olmuş." çılgınlığına evrildik.
sürekli bir tatminsizlik ve eşyalarla kavga hali mutsuzluk getirdi. çok güzel evlerde çok mutsuz hayatlar sürüyor.
unutmayın platon'un da dedigi gibi:
"onemli olan hayatta çok şeye sahip olmak değil; en az şeye ihtiyaç duymaktır."
anneler kendi evlerine alamadıklarını kızları için istediler. "ben alamadım kızımda olsun." diyerek damatlara yüklendiler. düğün maliyetleri korkunç meblağlara yükseldi.
aslında marjinal faydasını düşünürsek
tüketim arttıkça bir zaman sonra fayda sıfıra indi ve sonra da azalmaya başladı.
önceki kuşaklar alabildikleri eşyalar için seviniyordu. bulaşıkları elde yıkayan bir kadının bulaşık makinesi ile kurduğu bağ kızınınkinden farklıdır. kızı o makineyi zaten baba evinde kullandı ve cezbedecek bir özelliği kalmadı. artık rengi, programı vs. diyerek farklılık arayışına girdi. bu da doyumsuzluğu beraberinde getirdi. zamanla görgüsüzlüğe, avamlığa normallik süsü verildi. herkes de bunu kabullendi.
yani, insanlar eksiklerini tamamlayayım derken eşyaların esiri oldu.
iki lokma bir hırka diyerek müevazı yaşayan insanlardan "ayhhh evindeki koltuk ile halının köşesindeki çiçek uyumsuz olmuş." çılgınlığına evrildik.
sürekli bir tatminsizlik ve eşyalarla kavga hali mutsuzluk getirdi. çok güzel evlerde çok mutsuz hayatlar sürüyor.
unutmayın platon'un da dedigi gibi:
"onemli olan hayatta çok şeye sahip olmak değil; en az şeye ihtiyaç duymaktır."
hayrettin'in 1.8 milyon abonesi var. bu video kurgu değilse beni hepsi, tek tek siksin. bırakın abicim şu milletin duygularını sömürmeyi ya.
hergün 2 paket sigara alıyorum. 1.5 paketi ben içiyordum, yarım paketi ise ikram ediyordum. 1 pakete 14 lira veriyordum. şimdi ise paketi 17 lira oldu. 3 gün önce bırakmaya karar verdim ve sigara bırakma programını uygulamaya başladım.
programa göre önce bazı alışkanlıklardan vazgeçmem gerek. öncelikle sabah kahvaltı yapmadan içememeye başladım. sigara bırakmanın 1. koşulu sabah gözünü açar açmaz sigara içmeyeceksin.
2. koşul ise sigarayı içme alışkanlıklarımı değiştirmeye başlıyacağım. örneğin araç kullanırken, çay ve kahve içerken, masa başında iş yaparken vs. sigara içmeyeceğim. ış yerinde sigarayı balkonda içeceğim, evde iken ise yangın merdivenine gideceğim. bu sayede otomatikman bir kaç gün içinde içtiğim sigara sayısı düşecek.
içtiğim sigara sayısı 15 adetin altına düştüğü anda da sigarayı bırakacağım günü belirleyip, o gün geldiğinde bırakacağım.
sigarayı bıraktıktan sonra her gün sigaraya vereceğim toplam 34 tl yi, çocuklarımın kumbarasına atacağım. bu beni mental açıdan rahatlatacak. kendimi ve ailemi zehirlemek için harcadığım parayı, çocuklarımın geleceği için toplayacağım veya çocuklarıma harcayacağım.
ayrıca sigarayı bırakma sürecinde ve bıraktıktan sonra spor yapacam. programa göre spor yapılınca içilen sigara adedi düşüyor. spordan hemen sonra içilen sigaradan zevk alınmıyor. bugün 1 saat tempolu yürüyüş ile spora başladım. spor salonuna kayıt yapıp sporu sürekli hale getireceğim. bu sayede sigarayı bıraktıktan sonra kilo alma derdinden de kurtulmuş olacağım.
geçmişte bu program sayesinde sigarayı bırakmıştım ve 10 yıl içmemiştim. umarım tekrar başarır ve bir daha da asla başlamam. çünkü sigarayı bırakmaktan daha zor olanı tekrar başlamamak.
programa göre önce bazı alışkanlıklardan vazgeçmem gerek. öncelikle sabah kahvaltı yapmadan içememeye başladım. sigara bırakmanın 1. koşulu sabah gözünü açar açmaz sigara içmeyeceksin.
2. koşul ise sigarayı içme alışkanlıklarımı değiştirmeye başlıyacağım. örneğin araç kullanırken, çay ve kahve içerken, masa başında iş yaparken vs. sigara içmeyeceğim. ış yerinde sigarayı balkonda içeceğim, evde iken ise yangın merdivenine gideceğim. bu sayede otomatikman bir kaç gün içinde içtiğim sigara sayısı düşecek.
içtiğim sigara sayısı 15 adetin altına düştüğü anda da sigarayı bırakacağım günü belirleyip, o gün geldiğinde bırakacağım.
sigarayı bıraktıktan sonra her gün sigaraya vereceğim toplam 34 tl yi, çocuklarımın kumbarasına atacağım. bu beni mental açıdan rahatlatacak. kendimi ve ailemi zehirlemek için harcadığım parayı, çocuklarımın geleceği için toplayacağım veya çocuklarıma harcayacağım.
ayrıca sigarayı bırakma sürecinde ve bıraktıktan sonra spor yapacam. programa göre spor yapılınca içilen sigara adedi düşüyor. spordan hemen sonra içilen sigaradan zevk alınmıyor. bugün 1 saat tempolu yürüyüş ile spora başladım. spor salonuna kayıt yapıp sporu sürekli hale getireceğim. bu sayede sigarayı bıraktıktan sonra kilo alma derdinden de kurtulmuş olacağım.
geçmişte bu program sayesinde sigarayı bırakmıştım ve 10 yıl içmemiştim. umarım tekrar başarır ve bir daha da asla başlamam. çünkü sigarayı bırakmaktan daha zor olanı tekrar başlamamak.
dünyada silahlı insansız hava aracı üretebilen 6 ülke var. biri de türkiye. yapanlar da bu adamlar. toplamda 5 hücreden oluşan beyninizin 3 hücresiyle espiri yapabiliyor olmanız güzel ama bu adamlar bu işi ciddi ciddi yapıyor.
ülkenin çoğunluğu kezban bayanlar için:
1) para
2) dayak atan bir kıro olmak, hayvan muamelesi, psikolojik baskı, abazanlık, cehalet
3) herhangi kötü bir özellik
aklı başında kadınlar için:
1) vicdanlı, merhametli, tek eşli, sadakatli, delikanlı, haysiyetli, şerefli bir adam olmak
2) huzur verebilmek, her telden ve her şeyden konuşabilmek, bilgili ve bilge olmak.
3) hayatını sekse indirgemiş bir abazan olmamak, her şeyi akışına bırakmak, güvenilir olmak.
1) para
2) dayak atan bir kıro olmak, hayvan muamelesi, psikolojik baskı, abazanlık, cehalet
3) herhangi kötü bir özellik
aklı başında kadınlar için:
1) vicdanlı, merhametli, tek eşli, sadakatli, delikanlı, haysiyetli, şerefli bir adam olmak
2) huzur verebilmek, her telden ve her şeyden konuşabilmek, bilgili ve bilge olmak.
3) hayatını sekse indirgemiş bir abazan olmamak, her şeyi akışına bırakmak, güvenilir olmak.
italya - as roma (neredeyse fenerbahçe kadar tuttuğum tek takım, 2000-2001 şampiyonluğu & totti & batistuta & cafu)
ingiltere - newcastle united (2000 başı shearer ve bobby robson'ın katkılarıyla)
ispanya - valencia (mendieta'lı loser cl finalisti, sonrasında benitez & canizares & ayala & baraja)
almanya - vfb stuttgart/o şimdi bundesliga 2'de (bayern'le kapışan felix magath & kevin kuranyi'li kadro)
fransa - yok (yıllardır hiçbirini sevemedim)
hollanda - feyenoord (pvh & kuyt & tomasson)
ingiltere - newcastle united (2000 başı shearer ve bobby robson'ın katkılarıyla)
ispanya - valencia (mendieta'lı loser cl finalisti, sonrasında benitez & canizares & ayala & baraja)
almanya - vfb stuttgart/o şimdi bundesliga 2'de (bayern'le kapışan felix magath & kevin kuranyi'li kadro)
fransa - yok (yıllardır hiçbirini sevemedim)
hollanda - feyenoord (pvh & kuyt & tomasson)
dünya üzerinde excel programına %100 hakim olan insan sayısı maksimum 5-6 kişidir. aslında ne kadar detayı olduğunu bu rakamdan anlayabilirsiniz.
yani bilmek derken ne kadar bilmekten bahsediyoruz, onu da bilmek lazım.
yani bilmek derken ne kadar bilmekten bahsediyoruz, onu da bilmek lazım.
aramaya inanın.
(bkz: universiteye yeni baslayacaklara tavsiyeler)
(bkz: universiteye yeni baslayacaklara tavsiyeler)
yazar maaşları yatsa da bir karton alıp kenara atsak diye düşündüren. bu ay maaşların neden geciktiğini bilen varsa beri gelsin.
twitter ergenleri bile şu “dayım bilmem nerede hademe, eniştem bilmem nerede çaycı” geyiklerinden sıkıldı. ekşi ergenleri ısrarla devam ediyor.
he amk çok komik, çok güldük yeter!
he amk çok komik, çok güldük yeter!
ben bu adamlara kızmıyorum artık. asıl bu soytarıların bu tarz davranışları sergilemesine izin veren düzeninin amına koyayım. şurada üç kişi bir araya gelsek bir hukuksuzluğu, namussuzluğu protesto etmek istesek 45. saniyede bizi paket yapıp gözaltına alırlar ama bu soytarılar istedikleri namussuzluğu yapar sonrasında hiçbir şey olmamış gibi gezmeye devam ederler. bir şey yapılması için sosyal medyada duyulması lazım, onda da tepkileri bastırmak için gözaltına alırlar sonra da serbest bırakırlar.
ofiste kimseye çaktırmadan klimaları 17 dereceye getiren benim. hergün kavga ediyolar kim getiriyo bunu 17 dereceye diye. dün artık benden şüphelenecekler diye kavgayı ben çıkarttım. yeter artık ya deyip çektim gittim, kayboldum ortadan. hayatta şüphelenmezler artık benden. kafayı yiyecekler kim diye. * onu zırt pırt klimayı kapatmadan önce düşünecektiniz laleler.
5000 euro berlin. yılda biriktirdiğim 2-3 bin euroya yazlık kiralayıp oyumu da reis'e veririm. türkiye çok gelişti hep reisimiz sayesinde.
kesinlikle türkçenin en güzel kelimelerinden biri.
mükemmel bir çeviri.
mükemmel bir çeviri.
(bkz: 15 tem muz cumhuriyeti)
dünyada başka hiçbir ülkede bir başarısızlık, rezillik, kontrollü bir hede kutlamalar eşliğinde bayram ilan edilmez, sokaklara ismi verilmez, üniversitelere ismi verilmez; ama türkiye'de verilir.
dünyada başka hiçbir ülkede bir başarısızlık, rezillik, kontrollü bir hede kutlamalar eşliğinde bayram ilan edilmez, sokaklara ismi verilmez, üniversitelere ismi verilmez; ama türkiye'de verilir.
brad bellick'in borunun içinde kendini feda etmesi, kendisine duyulan tüm nefreti silip atmış sahnedir
alanya yazanları da gördük ya burda, tey allah'ım ya... transfermarkt'a göre 24 milyon dolarlık bütçesi ile türkiye'nin 6. büyük takımı. geçen sene bu takım son 2-3 haftaya kadar 6. sırada idi, o malum trafik kazası ve moral bozukluğu ile son maçları ardarda kaybetti, ligi 9. olarak tamamladı. yani aslında ligi altıncı bitirerek uefa'ya gitme şansını son anda kaybetti . ve bu takım maçlarını gerçekten iyi oynuyor, tüm galibiyetlerini hakederek alıyor, şans faktörü, hakem faktörü olmadan...
alanya'da kadar daha düşecek ne takımlar olur... alanya bu yıl da düşme hattının 3-4 sıra üstünde bitirir en az..
edit: 2-3 hafta önce baktığımda 22 milyon dolarla 7. takım idi süper ligde. önce o bilgiyi girdim.ne ara 24 milyon dolarla 6'lığa çıktın be mübarek, yürü ve koçum.....
alanya'da kadar daha düşecek ne takımlar olur... alanya bu yıl da düşme hattının 3-4 sıra üstünde bitirir en az..
edit: 2-3 hafta önce baktığımda 22 milyon dolarla 7. takım idi süper ligde. önce o bilgiyi girdim.ne ara 24 milyon dolarla 6'lığa çıktın be mübarek, yürü ve koçum.....
böyle bir adamın tsk'da generaller ve rütbeli subaylar üzerinde etkili olması gerçeğini, aklım bir türlü almıyor.
otomobil göreceğim diye açtım 20 tane u şeklinde dizilmiş adam ve çarşaflı kutu görüp kapattım. bu ülkede aslında çok temiz ekmek yenir de işte aklımız çakallığa, hırsızlığa, sömürücülüğe meyletmiyor.
bok sarısı
yarısı devlete kalacak dedi sığır. altın çıkarsa sigaradaki verginin düşeceğini düşünecek kadar da gerizekalı.
5 milyon suriyeli var. saray var. soyu tükenmemiş reza zerrablar ve önüne yatacak politikacılar var. sana 3 'ün 1 i düşer ancak çıkacak altından.
5 milyon suriyeli var. saray var. soyu tükenmemiş reza zerrablar ve önüne yatacak politikacılar var. sana 3 'ün 1 i düşer ancak çıkacak altından.
cem, yiyorsa öyle inceden giydiriyorum fotoğraflari felan atmayi birak tarkan gibi yaz,konuş yada kaz dağına gel.
15 temmuz'da neredeydin diye soran adamla, tarkan'ın çıkışını ekrem imamoğlu'na bağlayan adam kardeştir. ikisi de aynı derecede çomardır.
tarkan'ın çizgisi yıllarca değişmedi. tarkan'ın şarkıcılığından sonra aklıma gelen ilk özelliği çevreci oluşu. az biraz araştırın hasankeyf konusunda yaptıklarını,dile getirdiklerini görürsünüz. benzer olayların tamamına tepkisiz kalmadı ama bu sefer biraz sert girmiş kral.
edit: gelen mesajlardan sonra tarkan’ın çevreci olmadığına inandım! çevreci olsa çadırda yaşardı değil mi? 2000’li yılların başında aldığı evin haberini gönderen var. allah akıl fikir versin.
tarkan'ın çizgisi yıllarca değişmedi. tarkan'ın şarkıcılığından sonra aklıma gelen ilk özelliği çevreci oluşu. az biraz araştırın hasankeyf konusunda yaptıklarını,dile getirdiklerini görürsünüz. benzer olayların tamamına tepkisiz kalmadı ama bu sefer biraz sert girmiş kral.
edit: gelen mesajlardan sonra tarkan’ın çevreci olmadığına inandım! çevreci olsa çadırda yaşardı değil mi? 2000’li yılların başında aldığı evin haberini gönderen var. allah akıl fikir versin.
benim oğlum henüz 8 aylıkken o çok yakın denen bir şahıstan rsv virüsü aldı. ağzı burnu aka aka geldi bebeğimi mıncıkladı sevdi. şımarıklık olmasın diye ses etmedim. nihayetinde ciğerlerine inen rsv ile günlerce hastanede kaldık. küçük yaşta rsv benzeri hastalıklar geçiren çocukların çoğunda kronik bronşiolit oluyor. şuan oğlum 4 yaşında. bizim ikisi evde ve biri arabada olmak üzere 3 tane nebulizatörümüz var. yazın tatile giderken bile yanımızda taşıyoruz. ciğerleri hırıl hırıl. ventolin taşikardi yapıyor birde ama ne yapalım mecbur kalıyoruz. çok uzun zamandır koruyucu amaçlı kortizonlu fısfıslar kullanıyoruz.
siz her boku çok iyi biliyorsunuz. biz bilmiyoruz. onlar bizim ciğerimizin en kıymetli köşesi dokunmayın diyorsak dokunmayın. her boka muhalif olmayın ve size söyleneni yapın!
siz her boku çok iyi biliyorsunuz. biz bilmiyoruz. onlar bizim ciğerimizin en kıymetli köşesi dokunmayın diyorsak dokunmayın. her boka muhalif olmayın ve size söyleneni yapın!
malum soruyu soracaktım ama vazgeçtim.
ulan marka ile model farkını bilmeyen ne çok suser varmış. zat-ı şahanelerin büyük bölümü model geri kalanı marka+model yazmış.
tanımlar;
marka; üretimi yapan şirketin patenli piyasa ismidir. (bkz: marka)
örnek: samsung, apple, xiaomi, arçelik, mercedes vb.
model; üretim hattından inen, markaya ait ürünlerin isimleridir. (bkz: model)
örnek: 55uhd(samsung bir televizyon) macbook air(apple bilgisayar), mi 8(xiaomi bir telefon), telve(arçelik türk kahvesi makinesi), e200( e serisi bir mercedes araba (keşke benimde olsa)) gibi. bunlar ana modeller olup misal “mercedes marka avangard donanım paketli cam tavan opsiyonlu e200 model araba” gibi model genişletilebilir.
editasyon: anlam bütünlüğü sebepli bazı ekleme ve çıkarmalar.
tanımlar;
marka; üretimi yapan şirketin patenli piyasa ismidir. (bkz: marka)
örnek: samsung, apple, xiaomi, arçelik, mercedes vb.
model; üretim hattından inen, markaya ait ürünlerin isimleridir. (bkz: model)
örnek: 55uhd(samsung bir televizyon) macbook air(apple bilgisayar), mi 8(xiaomi bir telefon), telve(arçelik türk kahvesi makinesi), e200( e serisi bir mercedes araba (keşke benimde olsa)) gibi. bunlar ana modeller olup misal “mercedes marka avangard donanım paketli cam tavan opsiyonlu e200 model araba” gibi model genişletilebilir.
editasyon: anlam bütünlüğü sebepli bazı ekleme ve çıkarmalar.
kınadığım açıklamadır.
zira bir kişiye beş kişi saldıranlara haydut değil orospu çocuğu denir.
zira bir kişiye beş kişi saldıranlara haydut değil orospu çocuğu denir.
şimdi ben buraya "şerefsizin evladı sen git göt yalamaya devam et" yazsam hakaret olucak. o yüzden demeyeceğim. ama sen bi git kazdağları silsilesi kaç km kare alanı kaplar bir öğrende gel.
not: şimdi bazı şefersiz vatan hainleri özelden mesajla küfür etmişler. anlayacakları dilden kendilerine hak ettikleri cevabı zevkle, özene bezene verdim.
şimdi birde bu geri zekalıların anlamadığı şeyi söyliyeyim de tam anlaşılsın:
süreci takip eden yerel bir gazeteci olarak söyleyeyim;
kaz dağı diye bahsedilen tek bir dağdır. mitolojide ida olarak bilinen. bu yavşaklar (yavşak bitin yavrusu anlamına gelir hakaret etmiyorum) kaz dağı diye bahsettikleri yer ile kirazlı-balaban bölgesi arasında evet 40 km vardır.
fakat dikkat ederseniz (ki başlıkta da belirtiliyor) kazdağları /kaz dağları deniyor! bu kazdağı ile kazdağları neden tekil ve çoğul! çünkü devlet bu bölgeyi bir eko sistem ve kazdağları silsilesi olarak görüyor.
hani o türkiyece bilinen ezine peyniri var ya.. tescilli marka.. işte o peynirin lezzeti markalanıp tescil edilirken; raporda şu şu bölgede yapılan hayvancılıktan elde edilen sütlerden yazar. balaban-kirazlı da devletin tescil ettiği ezine peyniri'nin coğrafi işaret alanı içerisinde kazdağları silsilesi olarak tabir edilir.
kazdağları silsilesi: bandırma'dan sınırındaki dağlardan başlar, edremit körfesi, çanakkale arasındaki bölgedir.
kazdağları eko sistemi ise; bandırma sınırından başlar edremit körfezini, balıkesir'i de içine alarak yunanistanın middilli adasını da kapsayacak şekilde; gökçeada, bozcaada kadar olan geniş bir coğrafya ya yayılır. çanakkale de bu eko sistem içerisinde yer alır.
ayrıca: avrupa'nın ikinci oksijen deposu olarak gösterilen kazdağları sadece kapsadığı alan kadar olsa nasıl avrupanın oksijen deposu alpler'den sonra gelir? alpler bile sıradağ silsilesidir. kazdağları da aynı şekildedir. yoksa tek başına bir dağ nasıl avrupanın ikinci oksijen deposu olabilir?
kafa çalışmıyor, bilgi yok. kafa zaten kafa değil; fayton tekerliği.. tutmuş birde ahkam kesiyor. birde kalkım din iman allah peygamber diyorlar.
not: şimdi bazı şefersiz vatan hainleri özelden mesajla küfür etmişler. anlayacakları dilden kendilerine hak ettikleri cevabı zevkle, özene bezene verdim.
şimdi birde bu geri zekalıların anlamadığı şeyi söyliyeyim de tam anlaşılsın:
süreci takip eden yerel bir gazeteci olarak söyleyeyim;
kaz dağı diye bahsedilen tek bir dağdır. mitolojide ida olarak bilinen. bu yavşaklar (yavşak bitin yavrusu anlamına gelir hakaret etmiyorum) kaz dağı diye bahsettikleri yer ile kirazlı-balaban bölgesi arasında evet 40 km vardır.
fakat dikkat ederseniz (ki başlıkta da belirtiliyor) kazdağları /kaz dağları deniyor! bu kazdağı ile kazdağları neden tekil ve çoğul! çünkü devlet bu bölgeyi bir eko sistem ve kazdağları silsilesi olarak görüyor.
hani o türkiyece bilinen ezine peyniri var ya.. tescilli marka.. işte o peynirin lezzeti markalanıp tescil edilirken; raporda şu şu bölgede yapılan hayvancılıktan elde edilen sütlerden yazar. balaban-kirazlı da devletin tescil ettiği ezine peyniri'nin coğrafi işaret alanı içerisinde kazdağları silsilesi olarak tabir edilir.
kazdağları silsilesi: bandırma'dan sınırındaki dağlardan başlar, edremit körfesi, çanakkale arasındaki bölgedir.
kazdağları eko sistemi ise; bandırma sınırından başlar edremit körfezini, balıkesir'i de içine alarak yunanistanın middilli adasını da kapsayacak şekilde; gökçeada, bozcaada kadar olan geniş bir coğrafya ya yayılır. çanakkale de bu eko sistem içerisinde yer alır.
ayrıca: avrupa'nın ikinci oksijen deposu olarak gösterilen kazdağları sadece kapsadığı alan kadar olsa nasıl avrupanın oksijen deposu alpler'den sonra gelir? alpler bile sıradağ silsilesidir. kazdağları da aynı şekildedir. yoksa tek başına bir dağ nasıl avrupanın ikinci oksijen deposu olabilir?
kafa çalışmıyor, bilgi yok. kafa zaten kafa değil; fayton tekerliği.. tutmuş birde ahkam kesiyor. birde kalkım din iman allah peygamber diyorlar.
kızıl hatunları kıskanıyor musunuz ?
hayatımda bu kadar taraflı konuşan biri görmedim, bu fatih altaylı denilen adamı spor programına çıkarmışlar, saatlerce gs goygoyu yapıyor diğer takımları gömüyor.
dirar soyunma odasına gitmek istemişte takım çok karışıkmış,
beşiktaş kötü performans göstermiş hazırlık maçlarında o olsa beğenmezmiş,
ama gs öyle mi, avrupa’yı futboluyla kasıp kavuran emre mor onu çok heyecanlandırıyormuş, ayrıca diagne’yi gs satamasın diye lobi yapıyorlarmış diğer takımlar, yoksa balon değilmiş iyi adammış aslında.
kardeşim sadece gs goygoyu yapacaksan git gs tv’de yap ama habertürk’e çıkıp spor saatinde diğer takımları gömüp sadece gs’nin olumlu yönlerini konuşarak ne amaçlıyorsun anlamadım gitti.
dirar soyunma odasına gitmek istemişte takım çok karışıkmış,
beşiktaş kötü performans göstermiş hazırlık maçlarında o olsa beğenmezmiş,
ama gs öyle mi, avrupa’yı futboluyla kasıp kavuran emre mor onu çok heyecanlandırıyormuş, ayrıca diagne’yi gs satamasın diye lobi yapıyorlarmış diğer takımlar, yoksa balon değilmiş iyi adammış aslında.
kardeşim sadece gs goygoyu yapacaksan git gs tv’de yap ama habertürk’e çıkıp spor saatinde diğer takımları gömüp sadece gs’nin olumlu yönlerini konuşarak ne amaçlıyorsun anlamadım gitti.
geniş bir jenerasyonu etkileyen bizimkilerin yaratıcısıdır.
ama aynı zamanda ilk hababam sınıfı'nın senaristidir.
rıfat ılgaz kadar emeği var desek yalan olmaz.
"uçan memelii.... hostes"
huzur içinde uyusun.
ama aynı zamanda ilk hababam sınıfı'nın senaristidir.
rıfat ılgaz kadar emeği var desek yalan olmaz.
"uçan memelii.... hostes"
huzur içinde uyusun.
(bkz: biraz da gülelim)
(bkz: komedi türkiye)
(bkz: komik fotolar)
(bkz: yurdum insanından güldüren fikirler)
(bkz: hahahaha)
(bkz: komedi türkiye)
(bkz: komik fotolar)
(bkz: yurdum insanından güldüren fikirler)
(bkz: hahahaha)
kesim için olan ağaçlar var, kesilmemesi gereken ağaçlar var. bu konu o kadar basit değil. senin kıçını sildiğin de kağıt, tabi eğer kendini duvara sürtmüyorsan. endüstriyel ağaç denen bir olay var. neyse çok detaya girmeyeceğim. ha bu arada evindeki mobilyaların çoğu da suntadır zaten milletin ya da sıkıştırılmış malzeme. yani gerçek ahşap mobilyası olan azdır bu dönemde. pahalıdır çünkü gerçeği, ekonomimiz her ne kadar süper olsa da herkes o kadar zengin değil. öyle bellona istikbal falan yalan dolan yani. ikea ya girmiyorum bile.
velhasıl kelam burada sorun doğanın katledilmesi. arada ince bir çizgi var. (ince de değil aslında bayağı bayağı kalın çizgi)
velhasıl kelam burada sorun doğanın katledilmesi. arada ince bir çizgi var. (ince de değil aslında bayağı bayağı kalın çizgi)
ben böyle şeylere acayip sinirleniyorum. 20 dakikayı geçtiği zaman gelen ik personeline ''sikerim sizin işinize muhtaç değilim aç köpekler '' alt anlamlarını taşıyan cümleler kurup oradan ayrılıyorum.
burayı okuyan ik personeli varsa kimse sizin için hayatından 1 saat vermek zorunda değil. 1 saat orada bekleyen adam zaten boş adamdır hayır gelmez.
yapacağınız stratejiyi sikeyim.
muhtaç etme yarabbim...
burayı okuyan ik personeli varsa kimse sizin için hayatından 1 saat vermek zorunda değil. 1 saat orada bekleyen adam zaten boş adamdır hayır gelmez.
yapacağınız stratejiyi sikeyim.
muhtaç etme yarabbim...
avukat / 29 / istanbul
corporate yapan avukatlar yazsa ne güzel olur mesela
corporate yapan avukatlar yazsa ne güzel olur mesela
oy vermiş chpli ayağına yatan bazı akdomuzların bok attığı başkan. 6 ayda ske ske chpli yaptı hepsini. yeni nesil trolcülük chp li gibi yazıp başkanına sallamak oldu
trol maaşım kesilecek diye telaşa kapıldıysanız tatlı annenizi gönderin 3 5 ateşleyelim. ağzına koyacak birşey bulunur.
trol maaşım kesilecek diye telaşa kapıldıysanız tatlı annenizi gönderin 3 5 ateşleyelim. ağzına koyacak birşey bulunur.
sıralı tam liste
toros
şahin tepesi
cennetçeşme radar
asansör
dönme dolap
karşıyaka seyir tepesi
sabuncubelinden izmire çıkarken yol boyunca
balçova telefirik
herhangi bir evka
limontepe
çay mahalle
kadifekale
varyant
altıntaştan karataşa inerken ara sokakta bulunan zeki müren parkı.
yeşilyurt hastanesinin hasta odalarının camından gözüken körfez manzarası.
hilton otelinin kral dairesi.
karagöle çıkan yol
susuzdede parkı
karafatma dağı
çiğli egekent
ve benim favorim karabağlar civarında yüksek bir mevkide bulunan herhangi bir evin çatısından görünen çevre yolu ve otobanın ışıklarının yarattığı gitme isteği özellikle yaz akşamları.
edit: @birliktelik arkadaşımızın uyarısıyla egekent eklendi
toros
şahin tepesi
cennetçeşme radar
asansör
dönme dolap
karşıyaka seyir tepesi
sabuncubelinden izmire çıkarken yol boyunca
balçova telefirik
herhangi bir evka
limontepe
çay mahalle
kadifekale
varyant
altıntaştan karataşa inerken ara sokakta bulunan zeki müren parkı.
yeşilyurt hastanesinin hasta odalarının camından gözüken körfez manzarası.
hilton otelinin kral dairesi.
karagöle çıkan yol
susuzdede parkı
karafatma dağı
çiğli egekent
ve benim favorim karabağlar civarında yüksek bir mevkide bulunan herhangi bir evin çatısından görünen çevre yolu ve otobanın ışıklarının yarattığı gitme isteği özellikle yaz akşamları.
edit: @birliktelik arkadaşımızın uyarısıyla egekent eklendi
şanlıurfa ceylanpınar'da vuku bulan hadise;
“ akp'li belediyelerdeki 'bankamatik memuru' skandallarına bir yenisi daha eklendi. şanlıurfa ceylanpınar belediye eski başkanı menderes atilla'nın kızına toplam 251 bin lira maaş ödendiği, bakanlığın ise maaşı geri istediği ortaya çıktı.
ceylan pınar'dan akp'li menderes atilla'nın dönemini kapsayan içişleri bakanlığı 2019 raporuna göre; atilla'nın kızı tuğçe atilla 2015 yılı haziran ayında özel kalem müdürü olarak sınavsız işe alındı.
daha sonra da mühendis ve işletmen kadrolarına atandı.29 mart 2019 tarihine kadar da hiç işe gitmedi. “
dipnot: (bkz: akp'ye oy vermeyeni işsiz bırakmak boynumun borcu)
“ akp'li belediyelerdeki 'bankamatik memuru' skandallarına bir yenisi daha eklendi. şanlıurfa ceylanpınar belediye eski başkanı menderes atilla'nın kızına toplam 251 bin lira maaş ödendiği, bakanlığın ise maaşı geri istediği ortaya çıktı.
ceylan pınar'dan akp'li menderes atilla'nın dönemini kapsayan içişleri bakanlığı 2019 raporuna göre; atilla'nın kızı tuğçe atilla 2015 yılı haziran ayında özel kalem müdürü olarak sınavsız işe alındı.
daha sonra da mühendis ve işletmen kadrolarına atandı.29 mart 2019 tarihine kadar da hiç işe gitmedi. “
dipnot: (bkz: akp'ye oy vermeyeni işsiz bırakmak boynumun borcu)
diş fırçası neden ambalaj içerisinde satılıyorsa, diş macunu da o yüzden kutu içerisinde satılmakta olduğu için saçma olan kampanyadır.
milletin sikini, daşşağını, sümüğünü ellediği parmaklarıyla, taşıyıp, yerleştirip, rafta seçmesinden sonra; alıp, diş macunu ambalajını çamaşır suyuyla mı yıkayalım?
ayrıca sırf zevk için reyondaki diş macununu ortasından sıkıp bırakacak orospu çocukları tanıyorum.
milletin sikini, daşşağını, sümüğünü ellediği parmaklarıyla, taşıyıp, yerleştirip, rafta seçmesinden sonra; alıp, diş macunu ambalajını çamaşır suyuyla mı yıkayalım?
ayrıca sırf zevk için reyondaki diş macununu ortasından sıkıp bırakacak orospu çocukları tanıyorum.