Sık geçen başlıklar

bach baba 20

ekşi profili
(bkz: fotonlar bizimle dalga geçiy)

kütlesi olmayan fotonlar, oluşumlarında aldıkları impuls ve enerjilerinden dolayı hareket ederler diye kısaca yanıt versek yetmez:

aslında herhangi bir maddeye yüklenen enerjiden kaynaklı atomar “değişimlerde” oluşur da diyola.

atomların dansöz parçacıkları sayabileceğimiz elektronlar aldıkları enerjiden dolayı harekete geçermiş. yerini yurdunu terk eder, zıplamaya başlarmış. atom çekirdeği sinirlenip “nereye leeen” dediğinde de eski yerlerini bulup göt üstü düşerlermiş. düştüklerinde bu foton denen kımıltılar çıkarmış düştükleri yerlerden. elektronlar ne kadar yüksekten düşerlerse o kadar enerjisi yüksek olurmuş fotonların. kimi ışık olurmuş kimisi ultraviyole ışın, kimi sıcaklık diğerleriyleyse röntgenin bile çekerlermiş adamın. ama hep aynı hızla gider, zıplama kabiletlerine göre başka karakterle hareket ederlermiş.

planck diye bir işsiz alman’a göreyse, bu puştlar tane tane değil gurup gurup hareket ederlermiş. dalga dalga yayılır her yeri istila ederlermiş. kuantum fiziği diye de bir ders çıkarmışlar bu grupları anlatmak, okullarda adamın anasını bellemek için.

ha, bir de bu foton denen şeyler durmadıkları için kütlesi yokmuş. anlayacağınız terazi tanımaz teres.
(bkz: hesaplayan adamlar)
tam şarjla 50 km.
6 saatte tam şarj.

erzurum'dan istanbul'a gitmek için* sadece aracın şarjı için gerekli zaman: 6 gün 3 saat. bir de yol var tabii.

edit: ülkenin her köşesinde şarj istasyonu bulunsa ve aracımız sürekli saatte 50 km azami hızla gitse, 7 gün 3,5 saatte istanbul'a varacaktır.

peki bir at arabası kullansak? bu konuda hız rekorunu 1836 yılında 350 km mesafeli liverpool londra seferini 21,3 saatte tamamlayan bir posta arabası koruyor. kaynak

atlarımız ve arabacımız her seferden sonra 24 saat dinlense 350 km yolu 45,3 saatte katedebilir. 1.226 km yol için gerekli zamansa 6 gün 15 saati bulur.*
başlığı açan, dolar kuru başlıklarına son üç ayda 13 defa aynı lafı girmiş ya la!
aynı zaman zarfında dolar % 14 değer kazanmış.

biz susuyoruz, dolares konuşuyor.
naz yapacak kimseleri olmadığından eften püften hasta olmazlar. rahatsız olduklarında kendi kendilerine idare etmeyi bilirler. duruma sitem etseler de en azından bu durumda kimseye bir şey açıklamak zorunda değillerdir. yalnızlıktan korkmayın. sizi "hasta edenler" daha tehlikelidir sosyal hayatta.