Sık geçen başlıklar

debelendimdeduruldum 15

ekşi profili
bundan 15-20 yıl evvel, amerikan bilim adamları toplanıyorlar. amerika'da en fazla ölüm nedeni malum kalp krizi, hipertansiyon. bunun en önemli nedenlerinden biri fast food ve elbette içerdiği '' tuz ''.

ya diyolar tamam, fast food'un tüketimini durduramıyoruz (ağır abiler var), bari diyolar içindeki (ekmek köfte pattis vs) tuzu durduralım. içinden tuzu çıkaralım, ama yine masaya paketli tuz koyalım, arzu eden atsın.

bunun çalışmasını denemesini yapıyolar, sonuçta kalp hastalıkları, hipertansiyon hatta buna bağlı böbrek yetmezlikleri ve bunlara harcanan milyarlarca dolar hesap edildiğinde hem ülke karda olacak, hem de vatandaş daha sağlıklı kalacak. en azından ya, bari en azından tuzu yemeğin içine değil masaya koyalım. bununla bile çok büyük karımız olacak.

herkes hemfikir oluyor. nerdeyse meclisten geçecekken aniden gizli bir el tüm bu gelişmeyi durduruyor.

aslında o gizli eli tahmin etmek zor değil.

insan bünyesi 9 gram tuzu böbrek yoluyla atması için ortalama 1 litre sıvı alması gerekir (bkz: serum fizyolojik) dolayısıyla tuz tüketimi azaldığı anda o fast food masalarında içilecek kola miktarı da düşer.

eh bunu kola amca hiç ister mi?

kola amca seni gerçekten skler mi? sağlıklı kalmanı umursar mı?

sonuç: o yasa asla meclisten geçmedi. üstelik bunu bile bile, tüm bilimsel araştırma verilerine rağmen hamburgerin içindeki tuzu masaya koyamadı amerika...
19 yıldır doktorum. 4 ay önce annemi pankreas kanserinden kaybettim. akciğerine metastaz yapmıştı. profesör ölümünden iki hafta evvel evinize gidin, nasılsa doktorsun, takibini sen yaparsın, hiç değilse rahat ölsün benzerinde laflar etti.

bir akşamüstü iyice nefes alamaz oldu. ter içinde gözlerimin içine bakıyordu. hastaneye gidersek bir daha dönmeyeceğimizi biliyordum. evinde, yatağında ölmesine izin verebilirdim. yapamadım ve ambulansı çağırdım. 12 saat sonra hastanede kaybetmeyi seçtim yani. ciğerine sapladığımız tüm hortumlarla, iğnelerle....

gelelim haberdeki babaya. işte o babayı kimse anlayamaz. yaşamadan hakkında sadece fikir yürütebilirsin. konuşabilirsin.
sol altta atılma tarihi var : 07:55 - 05 eyl 2015

olm hemen coşmayın diyoruz.

*******

edite edit amk: bi dünya mesaj geldi ha 5'i ha 7'si ne fark ediyor diye.

fark ediyor evladım. şu fark ediyor: millet zaten gaza gelmeye meraklı. evet terör 5 eylül'de de vardı. sen daha neyi nasıl okuyup nasıl başlıklandıracağını bilmiyorsan orada sorun vardır. üstelik bu kadar büyük bir olay karşısında sanki dağlıca için atılan bir tweet'miş gibi göstermek suretiyle milleti galeyana getirmek istiyorsun. daha o tweeti bile tam okumamışsın sonra edit çekip vatansever şovuna devam ediyorsun.

yaptığın şaşkınlığı ayak yapıp lehine çevirmeye çalışıyorsun. yani şov yapıyorsun.

ben hdp'li değilim. oy da vermedim. ama mesele bu değil.

kırk kere diyoruz. bir şeyi düzgün okuyun, dikkat edin, ona göre başlık açın diye. sözde dalgınlığını, lapin gibi atlamayı gurur kaynağı olarak görmek de ayrı bir trajedi. gerçi kime neyi anlatmaya çalışıyoruz...
yemek servis eden her emekçiden portör muayenesi kapasamında gayta testi istenir. burası ister esnaf lokantası olsun, ister uçağın perdeli kabini. şimdi tabi o bakımlı frençli parmaklardan insanın gözünde canlanmıyor taş gibi hostesin g.tünde barsaanda parazit olabileceği hissi. ya da başka bir sağlık problemi. ama gerçekler öyle deyil sevgili şirinler.