Sık geçen başlıklar
Debe Arşivi
arşiv kapsamı: 4 Haz 201526 Haz 2026
beyninizi sikiyim ya.
şu devirde çocuğu olan prens/prenses doğurdu sanıyor ve hamileliği çişli çubuğundan öğrendiği andan itibaren kendine kraliçe gibi davrandırtıyor.
midem bulanıyor bu görgüsüzlerden
abartmamız için san andreas fayı falan mı olmalı? gecenin bir yarısı şangur şungur her yerin sallamasını normal karşılayıp üçlü koltukta kıçımızı mı devirelim? insanları anlamak zor gerçekten.

can taşıyan ve ürken bunu daha önce yaşamış ve travma sahibi olmuş herkese büyük geçmiş olsun. allah beterinden korusun..
ceza sahası dışında son adam olan oyuncu, kontrolsüz bir şekilde topa doğru yerde kayarken kendi takımının kalesine doğru giden topun yönünü eliyle değiştirmiş. kaleci olmuş, forvet olmuş, defans olmuş farketmez kırmızı kartı görür.
gayet normal bir olay. çoğu inşaat işçisinin iş güvencesi mi var? bugün çalışıyor, belki önümüzdeki ay iş çıkmayacak ya da kalkıp başka şehre iş için gidecek. kaç yaşına kadar bu işi yapabilecek? tehlikeli bir ortamda, sıcak hava soğuk hava demeksizin fiziksel iş yapıyorsun. üstelik yaptığın iş toplum tarafından saygı görmüyor. kolay mı bunlar?

emin olun o işçinin faydası 2500 liradan az olsa kimse o maaşı vermezdi.
icardi'nin penaltıyı atladı, var olmasa mert'in kırmızıyı görmedi, tayfur'u atmadı, hacıahmet'i atmadı ama sorsan galatasaray'ı kolladı.

icardi'nin pozisyonunda nasıl faulü icardi'ye çaldı çıksın bir anlatsın hele.
olgunlaşmamış bir bilinç için bu başlığın altı paragraflarca hikaye ve gerekçe ile doldurulabilir.
buz gibi gerçek ise şu: birisi veya birileri ile ilgili saptamalarınız yalnızca ve yalnızca kendiniz ile ilgilidir.

'bütün sevgililerim beni aldattı, bütün erkekler şerefsiz' diyen bir kadın şöyle düşünmeli: bütün sevgililerimin ortak paydası benim.

'hayatımda gördüğüm bütün kadınlar para avcısı, tek istisna görmedim' diyen erkek de şöyle düşünmeli: karşılaştığım bütün kadınların ortak noktası benimle karşılaşmış olmaları.

mesela ben hayatımda hiç (düşünüyorum da hakikaten hiç) tek kitap okumamış bir kadınla, kitap okumak ne yeaa diyen bir kadınla tanışmadım. hiç böyle bir kadına rastlamadım. benim dünyamda kadınlar öyle veya böyle eline kitap alan tipler. sizin dünyanızda ise bambaşka.

mesela ben hayatımda hiç parasıyla hava atmaya çalışan bir erkekle aynı masada bulunmadım. vardır mutlaka böyle tipler. ama ben hiç görmedim. benim dünyamın istisnai olarak nitelendirilebilecek karakterleri başkalarının dünyasının genelini oluşturuyor demek ki.

siz, size kendisini tanıtacak kadar yakınlaşmış insanlardan farklı değilsiniz. ben de değilim. hayatınıza giren hiç kimse sizden aşağı değil. sizin aynanız. insanlara inancımı kaybettim diyerek kendinizle yüzleşmekten kaçıyorsunuz. sorun başkaları değil, sensin. insanlar kötü, küstüm oynamıyorum demek, -istediğiniz kadar edebiyat parçalarcasına yazın- çocuksu bir zihnin ürünüdür. siz başkalarından değil kendinizden şikayetçisiniz. kendinizi değiştirmeden, hayatınıza giren insan profili değişemez.
çok farklı zamanlar geçirmekteyiz. batı medeniyeti yeni bir sınav vermekte.

yarın şirkette (globalde 20000+, hollanda'da 3600+ çalışanı olan uluslararası bir şirket) ölen yahudiler için anma programı var. katılım daveti gelmeyen 2 kişi var lahey biriminde. biri hintli biri ben.

bugüne kadar her zaman türkiye'de görmediğim nezaketi gördüğüm, insanlığı gördüğüm, iliklerime kadar hissettiğim özgürlük "yahudi" dendiği anda bir anda türkiye'den bile daha kötü duruma dönüştü.

tüm batı yahudi imtihanı vermekte. 130 kişilik ekipte 2. adamım ben ve ekibimizin katıldığı bir anma programına davet edilmiyorum. çünkü türküm, müslümanım.

şu anda ölen filistinli çocuklar için tek bir imada, taziyede bulunmam benim işimden olmam için garanti bir yol. vatandaşlık almış olmasam ülkeden bile atılırım.

batı demokrasisi, özgürlüğü burada bitti. yüksek sesle dile getirmesem de birim şefi flaman bir hanım, kendisine bir kaç şey söyledim. neden sadece ölen masum yahudileri anıyoruz? ölen masum filistinlileri de anmamız gerekmez mi?

tek söylediği bunu dile getirmemem ve bir daha başka yerde de söylememem. sadece sen değil ben de işimden olurum dedi.

söz konusu yahudiler olunca afganistan bile batı dünyasından daha demokratik bir konumda kaldı. gerçekten içler acısı bir durum. 2018 yılında da yaşamıştık bu durumu ama bu kadar aleni değildi.
adam hakeme sakince işaretini yaptı kenara çekildi. var'dan bir gördük ki kırmızı kartmış. kralım lütfen sadece kral olarak kal daha üst seviyelere çıkma. dayanamıyorum artık günaha girmek istemiyorum.
türkiye'yi savaşın içine sokma taktikleri.

ver gazı tamam. sen aslasın, sen kaplansın, seni kesseler acımaz, içinden geçersin. tamam işteeee, sonra hoooop bi bakmışsın gazze'deyiz.

ağzını yüzünü siktiğimin abd askeri seni. işin daha kötü yanı bizimkiler bu zokayı yutar.
millet evde şarj etmek ucuz diye bu araçları alıyor ama elektrikli araçların yaygınlaştığı bir senaryoyu düşünelim:

ben bu hükümeti tanıyorsam size o ucuz elektriği yedirmezler. belli bir kilovatın üzerindeki ev tüketimine fâhiş zam yaparlar.
altyapimizdan bunun yaptığını yapabilecek herhangi bir genç bulamiyorsak o altyapiyi da kapatın bosuna masraf amk.
nihal ve bülent kardeşlerden habersiz sıçmaya gidilmiyor lanet olası evde. ulan bi salın arkadaş.
sürekli; nereye, nerdeydin, napıyorsun, kim aradı...

yahu saatlerce takılmışsınız, eve beraber giriyorsunuz, adam odasına çıkmış üstünü değişiyor, dan diye içeri dalıyorsun "napıyosun böhlöl..." ananın vajinasını canım diye cevap verip geçeceksin.

bülo desen; sinsi sinsi götünde gezmeler, telefon dinlemeler... arayan kim, ablam mı, kötü bişey mi var, noldu...

öfff be kardeşim öfff... münker nekir misiniz lan siz kodumun veletleri?? hayır bir de her köşe başından çıkıyorlar, atari oyunu gibi anasını satiim.

bihter harbiden aptal bir kadın. aslında işi akışına bırakıp, kocasının parasını ezmeye devam etseydi; zaman içerisinde behlül "beni bu salak kardeşlerden kurtar" diye ayaklarına kapanırdı.
khamzat çok güzel konuştu lan.

tipe bak ışid militanı de; ama herif “müslüman hristiyan yahudi farketmez savaş kötü çocuklar ölmesin” dedi.

aferin sana militan.
ulan buruşuk... yedin, içtin, can aldın, bi git ötede kurda mı yem oluyorsun, gübre mi oluyorsun, ne yapıyorsunda yararlı oluyorsun karar ve git
hayatin boyunca oksijen israfı dışında bir şey olmadın, birde racon mu kesiyorsun?
yıl 2023. millet uzaya falan çıkıyor, kara delikler keşfediliyor, uydular gönderiliyor, teknoloji ve bilimin altın çağı yaşanıyor tüm dünyada.
ama bizimkiler insanoğlunun binlerce yıl önce icat ettiği, ilk, en ilkel, en barbar savaş aletini eline alıp camide vaaz veriyor.

lan bu ülkeden tek tük de olsa yine iyi parlak insanlar çıkıyor. şu zihniyetin hüküm sürdüğü bir coğrafyada kendini yetiştirmek her babayiğidin harcı değil.
sen bilim, fen, uzay, teknoloji diyorsun, adam kılıcı eline alıp sokarım ha diyor.
“biz yeni nesil öğretmenler çocuğu sevgi, ilgi, sabır ve akıl yolu ile kazanabileceğimize inanıyoruz”

bunu yazan arkadaş finlandiya'da fln öğretmenlik yapıyor sanırım. çünkü misal ben meslek lisesinden sevgi, ilgi, sabır ve akıl yolu ile adam çıktığını görmedim.
kesinleşmiş olan karardır. bu olayı hangi perspektiften okumak gerektiğini anlayabilmek için, 100 yıl geriden bugüne bakmak gerekir.

1916
ingiliz devlet ve istihbarat tarihinin en büyük “maharetlerinden” birisi olan, aslı ingiliz, sıfatı arabistanlı lawrance, osmanlı’ya karşı arap ayaklanmalarının başrolü oldu.

1919
dört bir yandan işgal edilen anadolu toprakları, tüm çaresizlik ve imkansızlara rağmen, mustafa kemal ve arkadaşları’nın kahramanca mücadelesi ile bir bağımsızlık savaşına sahne oldu.

1923
dünyanın en güçlü ülkelerini cephede yenmekle kalmayıp, onların saygısını ve övgüsünü kazanabilen, masaya oturduğunda istediğini alabilen, onurundan ve gururundan hiç taviz vermeyen küllerinden doğan bir cumhuriyet’in ilk yılı.

2018
cemal kaşıkçı, türkiye topraklarında bulunan suudi başkonsolosluğunda cani bir şekilde öldürüldü ve cesedi parçalara ayrılarak resmi görevlilerce bavullar içinde kaçırıldı. modern diplomasi tarihinde ilk kez böyle bir olay yaşanırken, suudi yönetimi canavarlığınının yanında türkiye’nin egemenlik haklarına hiçe saymış oldu.

2018
türkiye cumhurbaşkanı erdoğan, “suudi arabistan belgeleri almak istedi. belgeleri dinletiriz ama vermeyiz, bir de bunları yok mu edeceksiniz. ses kaydında üst düzey asker açıkça ‘ben kesmeyi iyi bilirim’ diyor. bunlar dünyayı enayi zannediyor, insanları enayi zannediyor. bu millet hesabı sormasını bilir.” diyerek tüm dünya ülkelerine çağrı yaparak, suudi yönetiminin uluslararası mahkemelerde yargılanması gerektiğini ifade etti.

2022
klasik ekonomi teorilerine savaş açan türk hükümeti, işler istediği gibi gitmeyince kaynak bulma arayışına girdi. bu yolda ödediği ilk diyet, tüm dünyaya bir namus meselesi olarak sunduğu cemal kaşıkçı davası oldu . cinayet dosyası, suudi arabistan makamlarına devredilerek resmen kapatılmış oldu.

2023
yıllarca ımf borçları üzerinden propaganda yapan hükümet, kendi kendini düşürdüğü ekonomik buhrandan çıkmak üzere, seçim dönemi arayı bozduğu ülkelerin kapısına giderek kaynak arayışına girdi. bu kapsamda bir kaç yıl önce katil denilen suudi yönetimiyle kucaklaşılarak pozlar verildi.

2023
cumhuriyetin yüzüncü yılı coşku yerine matem havasında geçerken, türk sporunun en önemli müsabakası olan galatasaray- fenerbahçe maçı, para karşılığı suudi arabistan’a satıldı.

100 küsür yıl önce, himayesi altında olduğu türklere karşı, ingiliz istihbaratçısı arabistanlı lawrance maharetiyle ayaklanan suudiler, 100 yıl sonra, türk hükümetine parasıyla her istediğini yaptırabilir hale geldi.

100 küsür yıl önce, bugünden daha büyük imkansızlıklar içerisindeyken yedi düvele meydan okuyabilen, onurundan ve gururundan asla taviz vermeyen türk cumhuriyeti, yüz yıl sonra ingiliz istihbaratçı maharetiyle ayaklanmış bir kabile devletine para karşılığında boyun eğen bir ülke haline geldi.

cumhuriyetin yüzüncü yılında vatandaşlarına bu utanç dolu günleri yaşatan hükümet ve ortakları, bilhassa onlara bu konforu bahşeden muhalif görünümlü acziyet timsalleri, hepiniz tarih karşısında yargılanacaksınız!
türkiye'nin en büyük iki kulübünü cumhuriyetin 100. yılı olan 29 ekim 2023'te pazar günü türkiye'nin en büyük statlarından birinde oynatmak varken abuk subuk bir tarihte arap çöllerinde 25 bin kişilik bir statta oynatan tüm vatan haini orospu çocuklarına türk tarihi girsin.
istanbul'da gunluk yol parasi toplu tasima ile minimum otuz liradir. allahini seven corum'da yasayip elli bin liraya bu enflasyonist ortamda cok para falan demesin. ust katimiz elli bin liraya kiraya verildi, yemin ederim haberi aldigimda ictigim su bogazimda kaldi, geberiyordum tansiyonum oynadi. komsulara ister istemez "siz ne isle mesguldunuz prdn" diye sormusum, napiyosunuz bilmem lazim bu kiralari vermek icin, mermi fabrikaniz mi var, dilan polat misiniz, birileri gelip gotumuzu keser mi sizi evde bulamazsa? sadece elli bin lira kira verilip ay nasil biter lan? bi sekilde ev bizim olmasa oturdugum muhitte oturmak icin afedersiniz seks isciligine suruklenecekmisiz yani.

o yuzden allah askina corum merkezliler az bi sussun ya.
iyi bir otomotiv üreticisi firma. kaliteli ve şık arabaları var.
yakın zamana kadar sonradan parayı bulan sahipleri sayesinde ülkemizde görgüsüzlüğün simgesi haline getirilmişti ama görgüsüz arabası olma konusunda şimdilerde tahtını audi'ye bıraktı.
maç 2-1 ama ben eleştirilerimi sıralamaya devam edicem rakip 10 kişi kalınca takım bir anda oyundan düştü böyle olmaz. bunun sorumlusu sensin hoca sensin!
oyun kurucu (point guard): (bkz: magic johnson)

sebep: magic, 6'9" boyuyla tipik bir oyun kurucudan çok daha uzundu ve bu avantajı mükemmel pas yetenekleriyle birleştirerek oyunu kontrol edebiliyordu. 5 nba şampiyonluğu ve 3 mvp ödülü ile tarihin en iyi oyun kurucusu olarak kabul edilir.

şutör gard (shooting guard): (bkz: michael jordan)
sebep: mj, 6 nba şampiyonluğu, 5 mvp ödülü ve sayısız rekoru ile genellikle tarihin en iyi basketbolcusu olarak kabul edilir. oyunun her iki tarafında da etkiliydi ve kritik anlarda atış yapma yeteneği efsaneviydi.

küçük forvet (small forward): (bkz: lebron james)
sebep: lebron, fiziksel kabiliyetleri, basketbol zekası ve liderlik yetenekleriyle öne çıkar. 4 nba şampiyonluğu ve 4 mvp ödülü ile aktif kariyerine devam ediyor ve tarihin en iyi oyuncularından biri olarak kabul ediliyor.

büyük forvet (power forward): (bkz: tim duncan)
sebep: duncan, "the big fundamental" olarak bilinir. 5 nba şampiyonluğu ile oyunun her iki tarafında da etkili bir şekilde oynama yeteneğine sahipti.

pivot (center): (bkz: kareem abdul-jabbar)
sebep: kareem, nba tarihindeki en skorer oyuncu olup 6 şampiyonluk kazandı. "skyhook" adlı efsanevi atışı, savunmasını aşması için rakiplerini zorlayan bir silahtı.

edit: pozisyonları yazmayı unutmuşum :=)

düzeltme1: (bkz: lebron james) skorer listesinde (bkz: kareem abdul-jabbar)'ı geçeli bir yıl olmuş. teşekkürler (bkz: paranoid humanoid)
özellikle bu sezon dizide öyle sahneler oluyor ki ulan şimdi bu bunu niye söyleyip patlatmadı lafı diye kendimi yiyorum. mesela en son sahnelerden birinde pembe doğa'ya "cemre'yi emzirdin mi kızım iki saatte bir emmesi çok mühim?" diyor; doğa ise kızıma neyi ne zaman yapacağımı ben bilirim minvalinde bir şeyler diyor. ya doğacım desene "kızımı benden ayırdığınızda iki saatte bir emmesi mühim degildi herhalde" diye. patlat lafı ya.