Sık geçen başlıklar
ekşi ne kadar keko bir yer haline gelmiş ya. önceden olsa ne derin analizler görürdük. şimdiki seviyeye bak "acaba ilk filmi izlemeden izlesem anlar mıyım". otur izle amk 2 saat soracağın soruyu sikeyim.
galatasaray taraftarının gerçekten beklediği, umursadığı yegane maçlardır bu maçlar. heyecanlandırır, uyutmazlar adamı. ufak ihtimali bile hayal kurdurur. haginin 30 metreden sol ayağı, drogbanın kale çaprazındaki topuğu,
jardelin havada asılı kalması.. neler neler düşündürürler.. anılar canlanır ve bir coşku yumağına dönüşür.

özet: tırnıvırı maçlarına benzemezler.
ne zamandır başlığını açmayı düşündüğüm hede. zaten açılmış bile.

saate 30km hızla giden tırı saatte 32 kilometre hızla giden tır sollarken saatte 34 km hızla giden tır dur ben şu 32 km hızla giden tırı neden sollamıyorum ki diyerek en sol şeride geçince ortaya çıkan durumdur bu. tırlar yan yana ele ele tutuşmuş sanki bir halaya gidiyor gibidirler. bu arada da arkalarında birikmiş minik araç toplulukları en az 17 dakika süren bu trafik destanına hayretler içinde şahit olmaktadırlar.