Sık geçen başlıklar
Debe Arşivi
arşiv kapsamı: 4 Haz 201526 Haz 2026
20 yıllık ak parti hükümetinin verdiği 2 3 doğru karardan biridir. bir muhalif olarak içimi soğutan gelişmedir. izlediği bir videodan mehmetçiğe kimyasal silah yakıştırması yapan, ülkenin hayrına tek bir açıklaması olmayan içimizdeki irlandalıların tek tek ayıklanması dileği ile.

ak partiye olan nefretimiz bir olabilir fakat bu kadın gibi insanlarla aynı safta bulunmam mümkün değil. ben ve benim gibi bir sürü insan ne olursa olsun devlet yaşasın diye seçimleri bekleyerek ak parti iktidarına katlanırken bu tipler marjinal guruplar ve terör örgütleri yaşasın diye olayları çarptırarak medeni ve ileri görüşlü olduğunu hepimize dayatmaya çalışıyor.

entelektüel, ilerici ve medeni görünmek için sürekli devlete bok atmanız, teröristlere göz kırpmanız veya şanlı türk ordusuna iftira atmanıza gerek yok. bu algıya kapılmayın sayın dostlar.

edit: mesaj kutumu boşuna taciz etmeyin. bak pkk yı savunmazsan akp tekrar kazanır tarzında yaptığınız manipülasyonu daha önce 2015 senesinde akp tarafından deneyimledik (bkz: 400 vekil verin ve bu iş huzur içinde çözülsün). bunu ilk düşünen siz değilsiniz yani eski taktikler bunlar. daha önce yemedim bundan sonrada bir kaç terör örgütü sempatizanı msj atıyor diye bu ucuz taktikleri yemeyi düşünmüyorum. aba altından sopa göstermeye çalışıyorlar kıt akıllarıyla.
asıl mesleği hakimlik ve sonrasında avukatlık olan, türk televizyon ve radyosunun trt'nin joker adamı sunucu-spikeri. herkesin sevdiği, saygı duyduğu insanlar vardır ya, halit kıvanç o insanlardan biriydi.

sahnede adeta bir şovmen, maç anlatımı ise tadına doyulmazdı. boks maçından, futbol maçına, pazar eğlencesinden, yarışmaya, çocuk programından, haber programına görevini en başarılı şekilde ifa etmiş trt'nin koca çınarıydı.

tarafsız spor yazarlığı, yorumculuğu ise eşi benzeri görülmemiş bir örnekti. cenk koray ile karşılıklı yaptığı programları izlemek büyük bir şanstı. türkiye'nin gülen yüzüydü.

puskas, pele'ya kadar futbol dünyasında hemen hemen tanımadığı kimse olmayan gazeteciydi.

macarların ünlü yıldızı ferenc puskas ile tuvalette, yan pisuvarda ihtiyacını giderirken tanışıp röportaj yaparak ne kadar mahir bir spiker olduğunu göstermiştir.

1958 dünya kupasında kimsenin yüzüne bakmadığı, fakat o kupada yıldızı parlayan 17 yaşındaki pele ile yaptığı röportajla ismini dünyaya duyurmuştur. pele ise kendisine "sinyor istanbul" ismini takmıştır.

bir önceki 1950 dünya kupasına maddi imkansızlıklar ve dişli rakiplere rezil olma korkusuyla katılmama kararı alan türkiye'nin ilk katıldığı 1954 dünya kupasını yazmakla görevli olarak gönderdiği ilk spor spikeri 25 yaşında henüz 4 yıllık spor spikeri olan halit kıvanç'tı.

1966 dünya kupasında akreditasyon problemi yüzüne maçı türkiye'ye radyodan telefonla anlatarak bir ilke imza atmıştır.

türk radyo televizyonunun, basınının beyefendisiydi. türk sporunun yaşayan efsanesine tanrıdan rahmet, sevenlerine baş sağlığı diliyorum.
türk futboluna mübahtır..
sonuna kadar hak ettiğimiz, bize yakışan teknik direktör şenol güneş'tir..

neden mi? çünkü millet olarak "balık hafızalıyız"..

hem de, her konuda...

şenol güneş denilen muhterem, hollanda'dan 6 yedikten sonra "şimdi istifa diye bağırıyorsunuz ama getirirken bana yalvarıyordunuz" demedi mi ?

milli takımın başına geçmesi için kendisine yalvarmışlar.. sonuç?

şimdi sevgili beşiktaşlılar kızmasınlar ama, takımın başına geçmesi için önüne kırmızı halılar serecekler, methiyeler düzecekler, "tarihimizin en iyi futbolunu oynattı bize" diyerek kendilerini bile kandıracaklar hatta..

bu ilişkinin sonunu söylemek için kahin olmaya gerek yok sanırım.. en küçük bir homurdanma sonrasında yine çıkacak basın karşısına ve "beşiktaş'ın en kötü zamanında sorumluluk alıp geldim, gelmem için bana yalvardınız" diyecek..

lütfen, balık hafızalarımızı tazeleyelim, en azından gerekli olduğu zamanlar...
bu ciddi bir konu. yazar arkadaşın etrafındaki insanlar aynı zamanda sizin de etrafınızda olabilir.

edit: ulan 2 fav alacağız diye yapmadığınız embesillik kalmıyor şu alemde. insandır bu. düşer, kalkar. yarın öbür gün sen düşersin, olmadık bir sebeple bir borcun altına girersin, tanıdığından yardım istersin, veririm ama kız kardeşinle veya karınla bir gece birlikte olurum, al paran hazır derler. o zaman erkeklik yapmaya kalkarsın. ama söz konusu kadın olunca rerere,rörörö. yabancı değil oğlum bu mesajı yazanlar. sizin de çevrenizde var düşmenizi bekleyip, düştüğünüz an arkanızda bitecek olanlar.

bu mesele meriçlik meselesi değil. insanlık meselesi. ekonomik şartlar ortada. insanlar maddi olarak zor dönemler geçirebiliyor. ya destek olursun ya da olmazsın. bu kadar basit!
ulan şu yazdığınız malzemeleri koymazsak geriye sadece pizza hamuru kalıyor mk.

şu ekşide verilen tavsiyeleri uygulasak pizza yerine tırnaklı pide yeriz, vegan oluruz, kıllarımızı almayız, erkek halimizle oje süreriz vs. allah pembe götlü ekşicilerin gazabından korusun…
nedeni üretici enflasyonunun tüketiciye yeni yansıması.

çok basit, üretici enflasyonuna bakın tüketici enflasyonunun kat kat üstünde, bu da uzun vadede tüketici fiyatlarına yansır anında değil.

misal eylül ayı on iki aylık ortalamaya göre üretici enflasyonu %114, tüketici enflasyonu %59 çıkmış.

ne demek bu? tüketiciye o aradaki %55 daha yansımamış demek. cebinden ödeyecek hali yok üreticinin. üfe oranına bakıp önümüdeki aylarda neyin ne olacağını az çok tahmin edebilirsiniz.
ruhunu bir iktidarın köpekliğini yapmak için paraya satıp, o işi de beceremeyip orada burada iş arayan bir götün, hakkında ileri geri konuştuğu bir general olduğuna göre, baya sağlam bir general olsa gerek.

chokonutlı edit: karpuz tarlası büyüklüğünde türbeye sahip çıkamayıp rahmetliyi globetrotter gibi oradan oraya gezdiren başkomutan hakkında da bilgi vermek ister misin akkuçu?

son söz olarak: aferin karabaş, koş sahibin ödül kemiği versin. asdsdfdg
bu memlekette akp'nin yarattığı çok değişik bir algı var: eğer kendisi türk silahlı kuvvetleri'nin altını üstüne getirip genelkurmay başkanı'nı vatana ihanetten yargılarsa, kozmik odaya girerse, şehitler için "zaten bunun için para alıyorlar" derse hiçbir bok olmaz; muhalefetten biri ifade özgürlüğü dediği anda "ordumuza laf ediliyor, milletimize laf ediliyor, şehitlerimize laf ediliyor, gazilerimize laf ediliyor" denilir. çünkü akp ve destekçileri ikiyüzlüdür. iktidara tapınmaktan başka bir şey de bilmez. hükümet ne derse doğrudur, muhalefet ne derse yanlıştır. hiç şaştığını görmedim bugüne kadar. ak karaya, kara aka döndüğünde her zaman yanlar çünkü bunlar için doğru-yanlış yoktur, sadece hükümet sözcülerinin ne dediği vardır. mahir ünal 'ın açıklamalarına akp içinden laf edilmese şu an bu sözlüğün gündemi cumhuriyet'e küfürlerle dolu olacaktı, bunu hepimiz biliyoruz.
buraya da ekleyem.
şu sıralar listem
1.(bkz: gaziantepli mehmet usta) kocamustafapaşa
2. (bkz: sanliurfa beyzade kebap lahmacun salonu) aksaray
3.(bkz: halil lahmacun) kadıköy
4.(bkz: oz kilis kebap lahmacun salonu) fatih?
florya (bkz: fapel ocakbaşı) var, ilk gittiğimde muazzam bi lahmacun yedim, 2. kez kötüydü
şey var, sanayide (bkz: kaburgacı cabbar) minik lahmacunu güzeldi ama büyük satılsa daha iyi bence, yetmiyor.
(bkz: çınaraltı kebap) var, sanırım merter taraflarındaydı, oranın da fındık lahmacunu iyiydi. ki zaten güzel lezzetleri olan bi abimiz bu dükkan.
(bkz: hizmet kardeşler fırınlı kasap) güngören, ilk bayıldım, sonra aşırı sıradanlaştı mesela.
bakırköyde (bkz: mustafalar lahmacun) hiç fena değildi.
yedikçe eklerim.

edit: bi gaziantepli olarak, istanbulda severek yediğim mekanlar bunlardır.
bi s.kimi beğenmeyen arkadaş, denediklerim arasında en beğendiklerimi, emek vererek, birine faydası olur diye, düzelte ekleye paylaştım. daha iyisi olabilir belki ben henüz yememişimdir. müneccim boku yemedim üzgünüm!
hiç bi öneride bulunmayıp, hiçbi şey beğenmiyorum diye kendinle övünmeye devam et. gerizekalı mısın?
merkezi semtlerde, kalabalık caddelerde bile kaç kere kaldırımda yürürken martı çarpıyordu bana. kaldırımda kulaklığımı takmış düm düz yürüyorum ya, daha doğru, daha risksiz ne yapabilirim! ben bu ülkede kaç farklı şekilde ölebilirim? yoruldum ben her saniye 20 çeşit tehlikeye karşı temkinli olmak zorunda olmaktan yoruldum.

karşıdan yalpalaya yalpalaya gelen scooter'lar, arkadan hafifçe çarparak geçen scooter'lar. bisiklet giriyor mu o kaldırıma? mobilet, motosiklet giriyor mu? girmiyor. scooter'ın neden girme hakkı var? scooter'dan düştüğü için kaç kişi yaralandı? kullanmayı bilmediği halde scooter'a binenlerin çarptığı kaç yaya yaralandı? belli ki bu işte bi bokluk var. tam kaç kişi öldükten sonra bu işe bi düzenleme getirme gereği duyacaklar? ölü sayısının kaydını tutalım bari de kritik sayıya ulaşınca yetkililere haber veririz.

bu kadar çok kullanılan, hakkında en ufak bir düzenleme olmayan, bu kadar kalabalık bi şehirde nerden gideceği konusunda ortak bi fikrimizin olmadığı bi alet olduğu yetmezmiş gibi bi de hız yapıyor buna binen ergenler!

not: bu kaza için değil yorumum, aşırı hızlı geliyor o araba

mesaj atanlar için edit: hayır antalya'dan değil istanbul'dan bahsediyorum. o istanbul kalabalığının içinde scooter'la hız yapan densizlere trafik cezası kesilmesini istiyorum.
amasra maden faciasından dolayı hem hükümete, hem de işinin sadece konser iptal ettirmek olduğunu düşünen zonguldak valisi’ne güzel giydirmektedir.

adam sinirden patladı, ama bu adam kadar tepki gösteren gerçekten yok. zıvanadan çıkan ülke…
hem bu kadar çok müşteri seçip hem de bu kadar çok şikayet eden ve kendini habire mağdur gösteren bir meslek grubu daha var mıdır acaba?

adamlar sürekli mağdur sürekli memnuniyetsiz.
farklı takımlardayken messi ile kıyaslanan onca futbolcu oldu; taa ki messi ile aynı takımda oynayana kadar. dünyanın aktif en iyi iki oyuncusu mbappe ve neymar, 35 yaşındaki messi'nin takımında normal oyuncular gibi kalıyor. spor arabaların formula 1 aracıyla aynı pistte yarışması gibi fark apaçık ortaya çıkıyor.
maasimizin yaklasik yuzde 30'u kesiliyor, yetmez.

aldigimiz her seyden yuzde 18'e kadar vergi veriyoruz. yetmez.

eskeza telefonun bozulsa, bir telefon parasini devlete veriyoruz. yetmez.

miras kaldi, veya kredi cektin, cektigin kredi ustunden vergi verdigin yetmiyor tabiiki, aldigin arabanin tutari kadar devlete vergi veriyorsun. yetmez.

araba aldin, e yillik vergi veresin ki surebilesin arabayi. yetmez tabii ki. yerine gore her yil muayneye sokacaksin, trafik sigortasi diye ucube bir para odeyeceksin. yetmez.

araba suyla gitmiyor. akaryakit? tabii ki vergi.

gelir vergisi dilimleri elbette onemli, vergi dilimlerinin enflasyonun uzerinde arttirilmasi gerekiyor ki biraz nefes alalim. zaten aldigimiz her seyden vergi veriyoruz, dolayli yoldan yine devlet kasasina girecek o tutarlar.
he yaa pandemiden beri evden çalışıyorum bazen kalkmak zor geliyor yatağın içinde laptopu açıyorum oradan bile çalışıyorum. ama muhattapı psikopat, hırsız, katil olma olasılığı olan seçme şansı bulunmayan doktorları çok kıskanıyorum.
bir giysi alabilmek için krediye uygunluk ifadesi kullanılıyor artık. beş yıl kullanmayıp da ne yapacağız.
gerçekten şaka gibi bunu görünce çok şaşırdım. öyle ahım şahım bir marka da değil. krediye uygundur ifadesi nedir ?
tamam her şey pahalı anlıyorum da bu tür söylemler insanı iyice demoralize ediyor.

görsel
kedilerin katılmayacağı önerme.

bu hayvanların evcilleşmesi yalnızca insan kontrolünde gerçekleşmemiş. insanın kendi dışındaki türlerle iletişim kurmaya çalışması sonucu bazı hayvanların kendilerini insan yaşamına ya da çevresine adaptasyonuyla sonuçlanmış. bu gün çöp karıştıran kedilerin tası tarağı toplayıp ormanlara gitmemesinin nedeni bu. insana muhtaçlar mı, hayır, ama onlar da her canlı gibi kendi konforunu arttıracak şekilde yaşam alanı seçiyor.

boş hede.
benim alt kattaki komşuyu da şikayet edeceğim. kapı önü ayakkabı dolu, leş gibi kokuyor ve görüntü kirliliği.

apartmanlarda ve sitelerde ortak geçiş alanı olarak değerlendirilen kapı önlerine ayakkabılık koyana yargıtay'dan kötü haber geldi. yüksek mahkeme, apartmanın ortak alanında (merdiven boşluğunda) bulundurulan ayakkabılığın, ortak yerlerin amacı dışında kullanılmasına neden olacağından, kaldırılması gerektiğine hükmetti.

haber
ilanda bu ibareyi goruyorsaniz kosarak kacin. bunlarin bazilari yurt kafasiyla yonetilir. eve degil apartmana girerken ayakkabinizi cikarirsiniz. binanin ortak alanlarinda hali vardir, camasirlar merdivenlerde kurur. her bokunuza karisirlar, ister aile olun ister bekar. bekarsaniz zaten gotunuzu bile verseniz o binada kalamazsiniz, onu unutun. aileyseniz surekli salca olurlar, siktirgit dersin ama tepene cikar cunku daire degil bina o dallamanindir. 5 katli binayi mustakil sanan zihniyetin urunudur. koyden kente fiziken gocmus ama zihnen gocememis koylulere aittir. bir kismi hazine arazisine cokmustur, yillar sonra af ile tapusunu almistir kacak katini da cikmistir. onlarin ben amina koyayim.
ne çok resmi ne çok samimi. kardeşim, dayım, abim gibi hitaplar kadar yakın olmasa da bi samimiyeti bildirirken beyefendi, ... bey kadar da resmi değil. kullanımının en güzel artısı da yaş durumunu ortadan kaldırması bence.40 yaşındaki 20 yaşındakine de böyle hitap edebiliyor 20 yaşındaki 40 yaşındakine de.
rishi sunak: hint kökenli ingiltere başbakanı.

sadiq khan: pakistan kökenli londra belediye başkanı.

lutfur rahman: bangladeş kökenli tower hamlets belediye başkanı.

birazdan bu başlık altında “ingiliz vatandaşı olan herkes ingilizdir, ırkçılık yapmayın” tarzında yorumlar göreceksiniz. ne ironiktir ki aynı kişiler “türkiye cumhuriyeti vatadandaşı olan herkes türktür” dediğimizde bizi ırkçılıkla suçlarlar.
"bu işte kesin bi iş var" deyip yaklaşık 30 saniyede robotu buldum.

unitree a1 isimli, boston dynamics çakması robotu satın alıp ucuna taramalı takmışlar :))))

görsel

https://www.unitree.com/a1/

https://uncrate.com/…20/05/unitree-a1-robot-dog.jpg

https://www.youtube.com/…=270s&ab_channel=meteyarar

edit: 5 kilo yük kapasitesi varmış. unitree çin firmasının alman distribütöründen satın alıp, ucuna taramalı takıp siz de mete yarar'dan aferin alabilirsiniz:)))

edit2: pohhahaha aliexpress'e düşmüş https://tr.aliexpress.com/…tml?gatewayadapt=glo2tur

edit3: kendi konsept (konsebd) çalışmamı yabdım görsel mete yarar incelerse sevinirim. (bkz: (bkz: havhav 2023 yerli füze atarlı robot köpek))
aptalca bir istektir. cv'ye fotograf eklemek kisinin kendi tercihidir. eger bir sinema/tiyatro oyuncusu degilseniz, bir mankenlik ajansina basvurmuyorsaniz profesyonel cv hazirlarken fotograf konmaz. bu bircok profesyonel cv hazirlama sayfasinda ozellikle belirtilir.