Sık geçen başlıklar
Debe Arşivi
arşiv kapsamı: 4 Haz 201526 Haz 2026
her maç trabzonspor lehine gollük "hata" yapılması inanılmaz bir olay. siyasetin takımı olmak böyle bir şey işte.

bizim takımlar da şampiyon olacağız diye uğraşıp dursun. şampiyon 2 senedir siyaset tarafından tayin ediliyor.
ortadoğuda sıradan bir gün.
hemcinsinizle sevişmeyin diye yürümek nedir ya hahaha.
size mi kaldı elalemin cinsel hayatı gerici yobazlar.
baş örtüsü diye, şu bu mağduruz diye yeri gelince siyasal islam ağlaklığı yapmayı biliyorsunuz, sonra gelip milletin kimle sevişceğine hakemlik etmeye kalkıyorsunuz.
burada asıl kafa kurcalayan flood'da anlatılanlar değil bence.

1- evlerin teslimatı yapılmadan 2 sene önce taksitlerinin ödenmeye başlanması. bu durumda zaten kirada oturan kişi aynı anda hem kira hem taksit ödemek zorunda kalacak en az 2 sene.

2- evlerin teslimatının 2 senede biteceğinin garantisinin olmaması. bunu daha önceki toki evlerinin gecikmesinden tahmin etmek zor değil.

3- bu süreç boyunca borçlulara herhangi bir kira yardımının yapılmaması

4- yapılacak evlerin konumu,ulaşımı,merkez noktalara mesafesi,kullanılan malzeme ve işçiliğin kalitesi gibi pek çok önemli detayın bilinmemesi

5- türkiye gibi çoğunluğu deprem kuşağında olan bir ülkede yapılacak evlerin zemin etüdü, depreme dayanıklılığı gibi hayati önem arz eden noktaların titizlikle kontrolünün yapılmaması
ülkemizde nenesini yunana ingilize s.ktiremediği için üzüm üzüm üzülüp büzüm büzüm büzülen namlı gavatlar var. malum milli mücadeleyi vaktiyle engelleyerek baltalamak istemiş şimdi ise keşke yunan galip gelseydi diyebilen bir esfeli safilin sürüsü mevcut.

"eski" savunma bakanıymış bu piç. görev yaptığı süre içerisinde böyle bir söz söylemeye götü yemez ama ıskartaya çıkınca atış serbest.
yoksa vaktiyle denize döküldüğü tarih çok da eski değil.
kendi tarihini bizimkiler gibi fesli delinin birinden öğrenmediyse ezikliğini dışarı vuruyor demektir.

bu nedenle kendisine cevap vererek o seviyeye düşmemek gerekir.
iş belaltı tahrik, küfür ve hakarete kalırsa bu piçe bayrağının rengini unutturacak küfürler edebiliriz. malum türkçe bu konuda çok detaylı ve zengin bir içeriğe sahip.
"adam windows işletim sistemli, intel işlemcili, nvidia ekran kartlı dell marka bilgisayarından google chrome'a girip hp marka klavyesiyle amerika çökmek üzere yazıyor, sonra da gidip android telefonundan netflix izliyor."

-bir kızılderili atasözü

amerika ukrayna'ya zekat olarak topu topu 10-15 himars sistemi vererek rus ordusunun içinden geçmişken burada "rusya amerika'yı bitirecek yiğen" diyen avrasyacı/islamcı tiplemeler var. abd rusya'ya yaptığı yaptırımları kaldırsın, ertesi gün moskova'daki mcdonalds'ın önünde yine 2 km kuyruk olur.
onu bunu bilmem suçlu mudur terörist mıdır ama hakan şükürsüz terim belgeseli yapmak hem çok komik hem çok saçmadır. uefa kupası hikayesini hakan şükür'ün gollerini göstermeden onunla röportaj yapmadan anlatmak pirincsiz pirinç pilavı yapmaya benzer ki benzemiş de.
görsel

vahdettin'i savunmak ülkenin milliyetçi partisinin liderine kaldı...
atatürk milliyetçisi türkeş mezarında ters dönüyordur..
atatürk nutuk'ta vahdettin hakkında şu sözleri kullanmış:

--- spoiler ---
"saltanat ve hilafet makamında oturan vahdettin soysuzlaşmış, şahsını ve bir de tahtını koruyabileceğini hayal ettiği alçakça tedbirler araştırmakta. damat ferit paşa’nın başkanlığındaki hükûmet aciz, haysiyetsiz ve korkak."
--- spoiler ---
grafiklere kötü demek daha kaba inşaat halinde ki daireye bakıp beğenmemek ile eşdeğer, çok bariz bir şekilde sızan görüntüler daha yapımın ilk aşamaları hatta belki deneme amaçlı yapılmış bile olabilir. lütfen grafik hakkında bilginiz olmayan konularda fikir belirtmeyin, son sürüm çıksın beğenmezsek o zaman konuşuruz.
merak ediyorum aynı mantıkla, 2025 yunanistan haritası diyip istanbul içine katan bir harita paylaşılırsa tepkimiz ne olur veya ırak haritası diyip doğunun bir kısmını orada göstermek gibi.
üst edit :başlık sözlük yönetimi tarafından sansüre uğrayıp ne gündem ne de bugün kısmında uzunca bir süre gözükmedi, şu an tekrar geri getirildi.

ilgili entry

(bkz: çocuk istismarında bulunduğunu itiraf eden çaylak)

olay gerçek olsun ya da olmasın, eğer ekşi sözlük yönetiminin bir gram namus ve şerefi varsa, hiçbir yazarın şikayetini suç duyurusunu vs beklemeden kendileri suç duyurusunda bulunmalıdır. yurtdışında yaşıyorsa bile fark etmez, bizim üzerimizden milyonlarca lira/dolar reklam parası kazanan ekşi sözlük bu işi kendi sorumluluğu görüp hangi ülkede yaşıyorsa o ülkede şikayet edecek / dava açacak bu işin peşini bırakmayacak bu kadar basit. bunları yapabilecek maddi imkanlara gayet sahipler.

sözlük yönetimi sadece "şu ünlüyü çağırdık sorularınızı cevaplıyor" demek için mi burada ? (bkz: #142820753) bir yazar kendi kendine uğraşmış gitmiş yurtdışı için şikayet linki bulmuş. yüz binlerce üyeye ve milyonlarca görüntülenmeye sahip koskoca! ekşi sözlük yönetiminden hala bir açıklama yok.

herhangi bir siyasi entry girilince bilgilerimizi hemen hükümete yetiştirmeyi biliyorsunuz! bu yazdıklarımdan dolayı da uçuracaksanız uçurun, milyonlarca dolar para kazanıyorsunuz bu işin peşini bırakmayın bize sonuç gösterin kardeşim yoksa yemişim sözlüğünüzü.

edit:düzeltme.
eksik kalan kısmı ben söyleyeyim, parlementer sisteme geçileceği için kısa süreli başkandır.
bu gerçeklere rağmen oy vermem diyorsan biz zaten sizinle aynı değiliz.
çık delikanlı gibi ne olursa olsun aleviye oy vermem de.
ne kıvırıyorsun lan orospu gibi gevşek.
çiftçi
-okumadın mı?
okudum
-ne okudun?
bilgisayar mühendisliği
-o zaman neden köydesin?
tercih meselesi, bu işi daha çok seviyorum. kendime daha fazla zaman ayırabiliyorum.
-(küçümseyici ve acıyıcı ses tonu ve bakışlarla birlikte) olsun, hayat mücadelesi zart zurt.

40 yaşlarında memur bir dayı, 28 yaşında çiftçilik yapmayı seçmiş bir mühendise acıyıcı imalarla tavsiyeler vermekte. çok garip, adam benim yeteri kadar para kazanamadığımı düşünüyor ve söylüyor. bilmiyor ki kendisini 30 kere üst üste satın alabilirim ve hayatımda hiç bir şey değişmez. çok garip bir milletiz çok.
bir adet sömürgeci, işgalci fahişenin bir yalanın peşinden koşmasıdır.

git ırak’ta ağla, vietnam’da ağla, japonya’da ağla üç kağıtçı kerhane çocuğu !
kilosuyla gayet mutlu mesut olanları bir kenara bırakarak vermek isteyenler için bir kaç tavsiyede bulanayım. aynı şekilde erkekler de dikkate alabilir.

bol bol kalori açığı yaparak hızlı bir şekilde kilo verebilirsiniz. canınızın istediği gibi yiyin ama yediklerinizi mutlaka yakın.

bir kilo ortalama 7000 kaloridir. burdan kendiniz hesap kitap yaparsınız.

bol bol su için 1 litre su içmek ortalama 100 kcal yakmanızı sağlayacaktır.

kondisyon bisikleti kullanın. bu en çok kalori yakmanızı sağlayacak antrenmandır. bir spor salonuna yazılıp her gün 1 saat boyunca ortalama tempoyla 25-30 km/s bisiklet kullanırsanız 600-700 kcal yakabilirsiniz. bunu her gün uygularsanız haftada bir kilo vermeniz çocuk oyuncağı.
ilk 5-10 dakika ayaklarınız biraz ağrıyacaktır. tembellik yapmayıp üzerine giderseniz 10. dakikadan sonra ayaklarınız pedalı kendi kendine çevirmeye başlayacak. yanınıza bir su alın bir yandan için bir yandan pedal çevirin sırtınıza bir havlu elinizde bir telefon açın bir dizi zamanın nasıl geçtiğini anlamazsınız.

yürümeyi alışkanlık haline getirin. eğer ki zamanınız çok dar değilse araçla 5 dakikada ulaşacağınız yere yürüyerek 30 dakikada gidin. ama bunu arkadaşınızla vs görüşmeniz bitince yapın. 30 dakika yürüyünce az biraz terleyebilirsiniz. keyfiniz kaçmasın eve dönerken ama uygulanabilir. bir park bulup spor amaçlı da yürüyebilirsiniz. 1saat yürüseniz ortalama 300 kcal yakabilirsiniz.

sporu aç karnınıza yapmaya çalışın uzun süre aç kaldığınız zaman vücudunuzdaki glikojen deposu da azalmaya başlayacaktır. antrenman sırasında vücut enerjiyi ilk olarak glikojenden sonra ise yağdan almaya başlar. o nedenle yağ yakmak için kardiyoyu vücutta birikmiş glikojen deposu azalmışken (yani aç karına) yapmanız daha iyi bir şekilde yağ yakmanızı sağlayacaktır. bu detay önemli!

pizzadan uzak durun. orta boy bir pizzanın içerdiği malzemeye göre 1500-2000 kcal aldırdığını unutmayın.

sabahları kahvaltı niyetine poğaça yemeyi kesin bir poğaça ortalama 300 kcaldır. kahvaltı niyetine 2 poğaça yeseniz 600 kcal haşırt the blackboard. bir kahvaltı için 600 kcal çok yüksek bir rakamdır. düşünün yani 5 dakikada 2 poğaça yiyorsunuz ve nasıl bittiğini anlamadığınız o poğaçayı yakmak için karşılığında en az 2 saat yürümeniz gerekecek...

bira mı içmek istiyorsunuz için gitsin. aynen öyle tabi bokunu çıkartma. kilo aldıran şey bira değil yanında tükettiklerindir bunu da unutma. biranı iç ama yanında fıstıktır cipstir yeme.

ufak tefek 3-5 bilgi bunlar ama sadece bunları uygulasanız hızlı bir şekilde istediğiniz forma kavuşabilirsiniz. yapacağınız tek şey üzerinizdeki ataleti atmak. başladıktan sonra zaten arkası kendi kendine gelecektir.
sampiyon olmasa bile arkasinda durulmali cunku oynattigi futbol bize 2008'i hatirlatiyor. onemli olan da bu. basari er gec gelir.
benim veya toplumun görüşünün önemli olmadığı, her şeyin kanıtlarıyla orta da olduğu, ermenilerden çok türklere yapılmış(yapılmaya çalışılmış) bir soykırım olduğunu büyük babannesi ermeni olan, sivas'ın ermeni köyünde geçen olaylarla ilgili bütün bilgilere sahip (ermeni veya türkler tarafından anlatılan) bir kişi olarak gönül rahatlığı ile hayır diyorum.

ve ek olarak soykırımın büyüğü veya küçüğü diye nitelendirme olmaz. ve olmayan şeyler için olmuş gibi başlıklarda açmamalısın sevgili yazar

not: başlık sahibinin ve bir kaç kişinin, büyük olan soykırım değil yav anket demesi üzerine ben okuduğumu söylüyorum. madem bunu kastetmek istemedin, "sözde ermeni soykırımı dev anketi" yazarsın. ama sonradan yaptığın editlere bakılırsa senin ne olduğun çok belli.
yazar arkadaşın bahsettiği bölgede yaşıyorum yarın bütün mahalleyi dolaşan eli kolu uzun sucu, marketçi ve apartman görevlilerine resmi gösterip bilgi isteyeceğim. yazar arkadaşa da mesaj attım daha detaylı bilgi istedim umarım bulunur.
kimse kusura bakmasın ama farklı ülkelerde farklı hayatlar yaşayıp tecrübe etmedikçe yalnızlığı seçtiğinizi düşünürsünüz..

mesela primatlarla dolu az gelişmiş bir ülkede mecbur kalmadıkça evden çıkasınız gelmez çünkü sokağa adım attığınız anda kanun kural tanımayan saygısız bakımsız bi sürü tuhaf yaratığa maruz kalırsınız.. yok yani abartmıyorum şu an yaşadığım büyükşehir üstüme üstüme geliyor.. sokaktaki insanlar umursamıyor belediye çalışanları umursamıyor kolluk kuvvetleri umursamıyor herkes öyle rastgele mutsuz bir şekilde yuvarlanıyor gidiyor..

mesela yıllar önce londra'da iki yıl yaşamıştım.. hafta içi gündüz okul eğitim modern kütüphaneler hafta içi her akşam pubta yabancılarla sohbet muhabbet her cmt akşamı disko club her pazar çim sahada yabancılarla futbol ev partileri derken her günüm dolu dolu geçiyordu.. kimseyi bulamazsam londra sokaklarında tek başıma gezer hiç gitmediğim yerlere giderdim.. bazen tanımadığım insanlarla sohbet edip kahve içerdim..

şimdi izmirdeyim.. ne dışarı çıkasım geliyor ne de birileriyle görüşesim geliyor.. yakın arkadaş çevrem bile mutsuz herkes geçim derdinde boğulmuş sürekli ağlaşıyorken en güzeli yalnızlık bu topraklarda başka türlüsü zor!
türkiye'nin en sağlam kariyeri olan futbol adamının hayatını elbette 4 saate sığdırmak zor ancak böyle bir belgesel yapıyorsan, arşivden ve koleksiyonerlerden faydalanabilirlerdi. malesef görsel olarak çok zayıf kaldığını söyleyebilirim

- belgeselde o döneme ait hiçbir dönem gazetesi kullanılmamış, fotoğraf yok denecek kadar az. hiçbir orjinal manşet yok
- hakan şükür ve ariften ziyade, bülent korkmaz, tugay gibi efsanelere de yer verebilirlerdi. gerçi kaptanlar istememiş de olabilir.
- kazanılan tüm kupaları tek tek anlatmak çok zor (22-23 adet var) ancak madem globalde gösterilecek bir belgesel yapıyorsun, en azından şampiyonlukların yıllarını tek tek yazabilirlerdi.
- 3. ve 4. dönemlerin şampiyonlukları 2'şer sene olmasına rağmen 1'er sene gibi gösterilmiş. üstte yazdığım gibi kayan yazılar ile yıllar gösterilebilirdi.
- toplamda futbolcuyken kaç maça çıktı, kaç kez milli oldu, hoca ile kaç maça çıktı vs gibi önemli istatistikler atlanmış
- başarısız olduğu dönemler es geçilmiş ve hikayesi güzel anlatılmamış

gene de kesinlikle olması gereken bir belgeseldi. kral da olaydı dadından yinmezdi
troll mroll de mecburen cevap verecegiz. oncelikle yurdun bir cok yerinde tulum peyniri uretilmektedir. izmir tulumu da bu peynirler arasindadir. ayni yorede uretilen bergama tulumu ve izmir tulumu arasinda ciddi farkliliklar vardir. gerek mayalanma gerekse salamura asamasinda bu farkliliklar kendini gostermektedir. bunun yaninda kullanilan sutun karisim miktari da bu farkin sebeplerindendir.
herkesin damak tadi farkli olmakla birlikte anadoluda uretilen hic bir tulum peynirine kotu denilemez. damak tadima uymuyor denilebilir en cok. onu da soylediginizde eyvallah der insan.
saka maka haftaya yuzyilin derbisi var vallahi, yersin ile maltay vodafone park'ta oynanacak los kovaktikos'ta kozlarini paylasacak.

gercekten cok cetin bir mucadele olacak gibi, yersin kalesine gelen 6 sutun tamamini aglarda gorerek kirilmasi guc bir rekora imza atsa da maltay'in da kalesine gelen ilk topu iceri alma ve her duran topta yanlis karari verme bonusu var.

fikrimi soranlar oluyor, acikcasi ben beraberlik diyorum ama hic de belli olmaz. derbilerin atmosferi cok baskadir, ozellikle yersin-maltay derbisi yersin/maltay-baloncan patir derbilerinden cok daha heyecanli ve bol skorlu gecer genelde, o yuzden pesin konusan yanar benden soylemesi.
ya aq vitoru sen bu adamı nasıl buldun da getirdin portekiz 2.liginden senin tassaklarini ısırayım ben
"bunu diyenler osmanlı modernleşmesinin mimarı ikinci mahmut'a gavur padişah diyen sonra da onun getirdiği yunan fesini kafalarına huni gibi takıp dolaşan osmanlı torunları mı" sorusunu bana sorduran başlık.

koskoca 6 asırlık imparatorluktan cımbızla 5 padişah seçip onlardan ötesini tanımayan bilmeyen, osmanlı'yı şeriatla yönetilen bir islam devleti sanan üç beş çapulcunun sekülerizm düşmanlığı komik oluyor...