Sık geçen başlıklar

insan yalnızlığı kendisi mi seçer 2

ekşi'de gör
kuşkusuz evet diye cevaplanabilir.

yalnızlık bir hâl değil, bir duruş biçimi, bir varoluş sıkıntısıdır.

yalnızlığı seçmişlerin etrafı insan doludur. kimse olmadığı için değildir bu bir başınalık. bir slyah beyaz fotoğraftaki yarım gülümseyişli durağan kişiye yakınsamak. donuk, uzak, tepkisiz sevinçsiz…

yalnız insan, bu dünyaya biraz da uzaktan, dışardan bakabilen kişidir. diğerlerinin gündelik telaşları, dertlendikleri şeyler, klişelere batmış hayatları, ego mücadeleleri çok komik gelir.

seçili yalnızlığa mensup iki insanın buluşması ise harikulade bişeydir.
kimse kusura bakmasın ama farklı ülkelerde farklı hayatlar yaşayıp tecrübe etmedikçe yalnızlığı seçtiğinizi düşünürsünüz..

mesela primatlarla dolu az gelişmiş bir ülkede mecbur kalmadıkça evden çıkasınız gelmez çünkü sokağa adım attığınız anda kanun kural tanımayan saygısız bakımsız bi sürü tuhaf yaratığa maruz kalırsınız.. yok yani abartmıyorum şu an yaşadığım büyükşehir üstüme üstüme geliyor.. sokaktaki insanlar umursamıyor belediye çalışanları umursamıyor kolluk kuvvetleri umursamıyor herkes öyle rastgele mutsuz bir şekilde yuvarlanıyor gidiyor..

mesela yıllar önce londra'da iki yıl yaşamıştım.. hafta içi gündüz okul eğitim modern kütüphaneler hafta içi her akşam pubta yabancılarla sohbet muhabbet her cmt akşamı disko club her pazar çim sahada yabancılarla futbol ev partileri derken her günüm dolu dolu geçiyordu.. kimseyi bulamazsam londra sokaklarında tek başıma gezer hiç gitmediğim yerlere giderdim.. bazen tanımadığım insanlarla sohbet edip kahve içerdim..

şimdi izmirdeyim.. ne dışarı çıkasım geliyor ne de birileriyle görüşesim geliyor.. yakın arkadaş çevrem bile mutsuz herkes geçim derdinde boğulmuş sürekli ağlaşıyorken en güzeli yalnızlık bu topraklarda başka türlüsü zor!