Sık geçen başlıklar
Debe Arşivi
arşiv kapsamı: 4 Haz 201526 Haz 2026
son dakika editi: (bkz: vettini vezzeytuni'nin moderatör olduğunun ispatı)

sözlükteki şeref ve haysiyet yoksunlarını sevindiren karar.

aynı şeref ve haysiyet yoksunları kaynak da göstermemiş.

edit: bu arada başlık altında zincirleme göttrol tamlaması yaşanıyor. bu şeref ve haysiyet yoksunları saniyesinde organize olup başlık altına sıçıyorlar. ayrıca devlet, millet, halk düşmanı sizsiniz. bir fani ve bir parti için vatanı milleti, ülkeyi toprağı satan sizsiniz. kara düzeniniz sürsün diye gerekirse ananızı bacınızı, karınızı kızınızı bile satarsınız.

edit 2: bu kararı haklı bulan şeref ve haysiyet yoksunları zamanında ergenekon müebbet kararlarını da haklı bulmuşlardı. o müebbet cezalarını alanlara sonra ne oldu biliyor musunuz haysiyetsizler? bizzat tapındığınız adam ve partinin kontrolündeki yargı tarafından serbest bırakıldılar.

edit 3: küfür düzenlemesi. akpli moderasyona iş çıkmasın.
geçmiş olsun. hiç çekilmiyor böyle tipler.

bizim insanımız bir türlü anlayamadı şu hayat pahalılığının asıl sorumlusunu. domates pahalı diye manava kızan insanlardan ne bekliyorsun gerçi.

matematik bilmeyince, ekonomi bilmeyince ve sığır gibi yaşayınca işte adamın ortaklaşa böldüğü benzin fiyatına fırsatçılık bu dersin. tam bir aptalmış.

kadın elalemin arabasına ucuza binmek istiyor ve buna bir şekilde hakkı olduğunu düşünüyor. bu kadar kafasız işte. böyle tiplerle tartışmak kadar vakit kaybı bir şey yok.

bir de bunlar engellemeden önce ya da gitmeden önce son bir laf sokar "gezegenden silinin" gibi. o nedenle böyle salakça argümanlarla gelenlere kibar ve iyi niyetli davranmayacaksın.

zaten hak edecek biri olsa öyle salakça bir argümanla gelmez. baştan açıklamasız net olmaz diyeceksin gitsin kendi kocasının canını sıksın ya da anasının babasının.

ayrıca adamın yakıt dışında görünmeyen bir sürü masrafları ve riskleri var. mesela arabası eskiyor bir defa, bu artık yakıt kadar önemli bir husus. ayrıca bir kaza olsa, sana bir şey olsa, adamın bir tarafından kan alırlar, arabasını altından alırlar, hapse girer. bu riskleri adam senin boklu 50 liran için neden alsın be kadın? bir gram kafası çalışmıyor ya bu insanların.
futbolun insanları nasıl beyinsizleştirdiğinin bir örneği daha.

koskoca örnek insan nasıl ajdar gibi davranıyor oturun tez hazırlayın bilim insanları.

içeriğe bakıyorsun tehdit hazımsızlık şantaj kayırılma isteği ne arasan var .. bunu yazan da koca uğur dündar.

türkiye bitmiş gerçekten ...
herhangi ciddi bir darbe almamasına rağmen keyfi olarak yerde yatan kasımpaşalı bir futbolcunun beşiktaşlı 2 oyuncunun sarı kart görmesine sebep olduğu karşılaşma.

adam sırf atak durdurmak için yalandan yere yerde yattı, beşiktaşlı oyuncular topu taca atmadı ama hakem keyfi olarak oyunu durdurdu. itiraz edenler de sarı kartı gördü olaya bak.

sizi hakem diye karşımıza çıkaranlara edecek küfür bile yok artık tek zevkimiz vardı onun da içine ettiniz el birliğiyle her maç mı anormal kararlar olur bir ligde?
nur icinde yatsin.
intihar ettiyse kendisini cok iyi anliyorum. gecirdigi motorsiklet kazasi sonrasi yurume problemi varmış. kullandigim ilaclar kalca kemigimi curuttugu icin ben de tam 8 aydir yuruyemiyorum. mental ve fiziki olarak cok zor bir surec.
yani pek insan işi degil.
ben pes etmis degilim ama boyle ne kadar devam edebilirim bilmiyorum...
üst edit: akpli moderasyon başlığı taşımış. başlığın ilk hali; görsel

(bkz: olmamış olaylar hakkında olmuş gibi başlık açmak)

sözlükte tarih başlıkları rakam yazı rakam şeklinde açılır. 25 nisan 2022 gibi.
olmamış olaylar hakkında olmuş gibi başlık açmak başlı başına bir uçurulma sebebidir.
burası sözlük, forum değil. 7 yaşındaki bebe gibi gülücük işareti yapılmaz.
kanzuk, ssg ve diğer tüm akpli moderasyon, mutlu musunuz?
arkadaşlar hepimiz biliyoruz ki barış sadece sms kitlesiyle var olan boş beleş bir tip... adada kimseye bi yardımı dokunmuyormuş bunu herkes ifade etti
..zaten performans anlamında da durum ortada... kesinlikle kendinden sms olarak zayıf gördüğü kişilerle aynı takımda olduğu için adam bi anda aslan kesildi..dün iletişim ödülünde bile belli bi kitlesi olan çocuk oyuncuyu seçip konuşmuş, sırf sms kasmak için...performansıyla var olamayacağını çok iyi bilen biri, sadece sms leriyle bir yere geleceğini düşünen her şeyi kurgu olan bir tip... diğerleri sütten çıkmış ak kaşık mı??? tabiki değil... ama barış içlerinde en kolpası...tek dileğim bu adamın şampiyon olmaması, kalanlardan kim olursa olsun...
üniversitede öğrenciyken bir arkadaşım kredi kartımla ona eşofman altı almamı istedi.taksit yapalım öderim sana dedi.tamam dedim ne olacak sanki.neyse gel zaman git zaman taksit zamanı geliyor bu sözünü bile etmiyor.ikinci taksit geldi yine aynı.üç dört derken ses yok.taksitler bitince söyledim buna.cevabı şu oldu: 'ne var bana bir eşofman altı aldıysan ne büyütüyorsun' oldu.nerdeyse dövecekti beni.ben de dayak yemediğime şükrederek iletişimimi kestim.
benim o eleman seninkinden de şerefsizdi kardeşim.geçmiş olsun.
atatürk’ün milliyetçi olduğunu anlayamacak kadar atatürk’ü tanımayan ama kendi atatürk’çü ilan eden at siklerinin doluştuğu başlık olmuş burası.

“bedenimin babası ali rıza efendi hislerimin babası namık kemal fikirlerimin babası ziya gökalp‘tir.

milliyetçiliği türkiye’de ki bir kaç siyasi parti’nin veya siyasi şahsiyetin tekelinde olarak kabul edenler sığ görüşlü insanlardır,
bu düşüncenin stalin holodomor’da soykırım yaptı o zaman solcular soykırımcıdır demekten hiçbir farkı yok şunu kafanıza sokun birşeyleri geniş çaplı düşünebilme yeteneğini edinin artık.

milliyetçilik bir duygu,düşünce,his’ler bütünüdür,
milliyetçiliğin bir ekonomik anlayışı yoktur,
milliyetçilik ilkesiyle birlikte ülkenin yapı taşlarına uygun diğer ekonomik sistemlerden birisi seçilir ve uygulanır.

milliyetçilik kendi milletini diğer milletlerden daha çok sevmektir,
evet sevmektir.

psikopatik ve sosyopatik eğilimleri olmayan bir aile babası,
kendi ailesinin milliyetçisidir,
bu da mikromilliyetçiliktir,
zira sanmıyorum ki hiçbir baba komşunun ailesini kendi ailesinden daha fazla sevsin,korusun ve yüceltsin.

atatürk’ün bu vatanı kurtarırken ve cumhuriyetimizi kurarken ki motivasyonu neydi sizce kendi kendinize sorun bu soruyu,
vatansever’lik sonucuna ulaştığınızda da vatanseverlik ilkesini sorgulayın,
vatan’ı sevilebilir yapan nedir bunu cevaplarını bulun,
taşı toprağı mı sizce vatanı sevilebilir yapan ?
yoksa üzerinde yaşayan insanı,o insanın yüreği,bakışı,hayatı,sıcaklığımıdır ?
o insan neden peki vatanını tarumar etmeye gelen ingilize,fransıza,yunana,italyana öyle sıcak samimi gelmedi ?
özgürlük müdür atatürk’ün motivasyonu ?
kendi pek alâ vatanını terk edip özgür ve savaşsız bir yaşamı tercih edebilirdi,
kimin için özgürlük istedi peki,milleti için değil mi ?

işte böyle bir motivasyonla milletini ailesi kabul edip,
ailesinin başına baba oldu o adam.

ne demiştik her baba kendi ailesinin milliyetçisidir,
milliyetçiliği gerçekten anlamış her vatandaş ise kendi milletini bir baba sevgisiyle korumak,kollamak,yüceltmek ister.
ceylin in kurgusuna göre, çınar babasının elinden silahı alıp bam bam vurmuş.
yani diyor ki babam ailesine uzun süre yurtdışına gideceğini söyledikten sonra altınları bozdurup silah ve araba kiralayıp çınarı zorla önce mezarlığa sonra da ıssız depoya götürüdü öldürecekti ve yurtdışına kaçacaktı. ama yapamadı çınar silahı elinden aldı bam bam yaptı. ceylinin kurgusuna göre bile bu çocuğun pek yatmaması lazım. tamam baban öldü üzül ama çocuğa azılı katil muamelesi nedir arkadaş.

3. şahıs şüphesine niye celalleniyon sen de 3. şahıs şüphesinden yrtmadın mı. o hiddetlendiğin ekip olmasaydı gün yüzü göremezdin. ve yekta polisten önce çınarın o depoda olduğunu nasıl sana söyledi bunu niye kurcalamıyon hala mı ampul yanmadı.kadın avukat değil sanki hukuktan bi haber mahallenin sütlü nuriyesi.

kaldı ki çocuk aylarca suçsuz yere içerde yattı. şişlendiği yanına kar kaldı. baban yüzünden dikişleri patladı.

bi de neymiş "senin kardeşin inciyi uyuşturucu batağına sürükle"miş. şu evli adamların evinde fingirdeyen (hocasıyla) zengin bebelerden araba alıp (kıvırcık) bozuk para gibi kullanan gold digger bacın mı? çınar ancak onun getir götürünü yapar.

senaristlere sesleniyorum son bölümler beni acayip şişiriyor bıraktım bırakacam

ılgaza hiç giremicem yine şişkinlik geldi.
netflix'in 6. bölüm başlamadan önce ekrana koyduğu şahane özetle keyfime keyif katmış olan dizi. kelimesi kelimesine şöyle. " umut rotayı değiştip norveç'teki bir tohum deposuna gitmeye karar verir. hatice gizlice defne' nin odasını arar. mürettebat ispanya da karaya çıkar ve bir kıyım yaşanır" 6. bölüm başlar başlamaz bulgaristan rotası çiziliyor ama sevgili netflix admini yüzünden bu plandan vazgeçileceğini bölüm devam ederken biliyoruz. gemi içinde kararsız kalınıp en sonunda ispanya ya da ve orada tatsız olayların olacağını da. keşke kimin öleceğini de yazsaydın üstat elektrik harcamazdık.
seçim gecesi akp nasıl satış yenir çok yakından tadacak. yıllarca satın aldıklarıyla iş yapan akp aynı isimler tarafından bir güzel satışa gelecek. nagişden özellikle ben de add üyesiydim demesini bekliyorum…
bu şerefsiz pandemi nedeniyle serbest bırakılmış.

akp resmen toplumsal çöküşümüz için elinden geleni ardına koymuyor. dışarıdan tecavüzcü, tacizci, katil ithal ediyorlar. bu da yetmiyor ülkemizdeki mahkumları “pandemi” adı altında salıveriyorlar.

adam açık açık “ben kafa kopartmaktan yattım 8 sene, pandemi sebebiyle çıktım” diyor.

nasıl insanlar bunlar, nasıl bir devlet anlayışı bu? kendi halkına zulüm olacak her şeyi yapıyor, yaptırıyorlar.

edit: imla.
başlığa öyle şeyler yazılmış ki biraz daha okursam birazdan bütün seviştiğim kızlardan özür dilemeye gideceğim. benim önerim eğer biriyle birlikte olmak istiyorsanız ilkin manevi bir değeri olduğunu unutmayın. karşınızdaki insanı çok seviyor olabilirsiniz, fakat ölene kadar anı olarak kalacak bir andan bahsediyoruz. dolayısıyla her seçeneği değerlendirin, pişman olma ihtimaliniz %0,0001 bile olsa o erkekle birlikte olmayın. hayatta bazı şeylerin izi sizinle mezara kadar gidiyor, bu da o anlardan biri.
bir ceza mahkemesinin duruşma listesidir. hatta büyük ihtimalle cinsel suçları o gün o saatlere sıralayıp bakan bir mahkemenin duruşma listesidir. bir ceza mahkemesinde ne davası olmasını bekliyordunuz?

bu arada avukatlara laf eden arkadaşın da kendisini egitmesini öneriyorum. herkesin avukat tarafından temsil edilme hakkı vardır. çok basit, temel bir insan hakkı bu. her hakim karşısına çıkan suçlu mu sanıyorsunuz siz? başınıza böyle bir iftira gelir de fellik fellik avukat ararsanız ne demek istediğimi anlarsınız. ne dosyalar var, ne olmadık sebeplerden insanlara iftira atılıyor bir bilseniz bu kadar peşin yargılı olmazdınız.

ya da diyelim bir insan hakikaten suçlu, yahu suçlunun adil yargılanma hakkı yok mu? tabi ki onu da bir avukat savunacak. ilgili suçlar cmk 150 uyarınca zorunlu müdafilik gerektiren suçlar zaten. bu kişiler avukatları olmasa dahi baro tarafından görevlendirilecek bir avukatla savunulurlar. çocuk gibi tepki vermeyin şöyle şeylere. tabi ki savunulacak herkes.
kesinlikle gülşen bubikoğlu! ,

çünkü güzellik salt fizik değil, bununla birlikte jest ve mimiktir.

türkan şoray'ın ziyadesiyle abartıldığı, hülya koçyiğit'in sahteliğinin perde perde aktığı, fatma girik'teki maskulen havanın bakışlardan bile hissedildiği, filiz akın'ın fiziksel güzelliğine masumiyet ve sempati ekleyemediği bir yeşilçam'da gülşen bubikoğlu kalpleri fethetmiştir.
özel eğitim öğretmeni olmak kimi zaman anne baba olmaktır.... kimi zaman abi olmaktır kimi zaman öğrettiğin bir el yıkama ile mutlu olmak kimi zaman da böyle kendi kendine yemek yiyebilmesini zevkle izlemektir buda öğrencim :)
görsel
edit: aile onayı var
unutulmamalıdır ki mühendislik bir ünvan olduğu kadar teknikerlikte bir ünvandır. konu tamamen egodan ibarettir. egolu olan bireyler genelde içi boş, herhangi bir bilgisi ve kabiliyeti olmayan insanlardır. bilgelik, her işten bir şeyler öğrenmek anlamına gelir. herkesin mesleğini bir görev olarak görüp iş hayatında bu şekilde ilerlemelidir. mühendislik beyin işidir, mesleğin içinde matematik vardır, fizik vardır, tasarım vardır. fakat mühendislik fakültesinden mezun her birey ne yazık ki bu yeterliliğe sahip değildir. herkes birbirine ve yaptığı işe saygı duyarsa ortada bir sorun kalmaz.
ümit özdağ ortalığı kasıp kavururken, sığınmacılar hakkında neden bir kelime bile yazılmadığını merak ettiğim açıklama.

bir de açıkçası, benim şu andaki derdim parlamenter sisteme geçilmesi değil. hatta, muhalefet iktidara gelince hemen geçilmesin istiyorum. çünkü ülkeyi düzeltmek için yapılmasi gereken düzenlemelerin parlamenter sistemde yapılması oldukça güç.. bir de herkes kendi hazırladığı yemeğin tadına kendi de baksın istiyorum. biraz da onlar yönetilsin başkanlik sistemiyle.

tam da bu yüzden, açıklamaları çok yüzeysel buldum. halkın ana sorunlarını yansıtmıyor. somut şeyler söylenmesi lazimken ortaya soyut, nereye çeksen oraya gidecek bir açıklama çıkmış.
arkadaşım ahmet'e sorun, o daha iyi bilir.
neden diye soracak olursanız, adam sırf eğlencesine hemcinsleriyle eğlenmek için fake kadın hesabı açtı instagram'dan ve hatta hesabın adını eski sevgilisinin adı olan gülsüm ismini koydu.
şimdi gözünüzün önüne siyah saçlı, beyaz tenli ve mavi gözlü bir rus kızı canlandırın, işte böyle güzel bir kızın adı gülsüm. ve bizim asalak abazalarımız bunu her defasında yiyor.
hatta, gülsüm hesabını o kadar kabullendik ki sonunda arkadaşça o da bizden biri olup birey haline büründü. bakire olup olmadığını soran mı dersin, tanışma faslının üstünden bir saat bile geçmezken eve çağıran mı? iltifatlar dizip boş vaatler veren mi? siz seçin daha neler neler. bir keresinde arkadaş kontrolü bana vermişti, ' ne yazacağım oğlum? ' diye sorduğum zaman bana pişkince sırıtarak şöyle demişti, ' yaz işte bir şeyler ne desen he diyorlar zaten. '
bende peki öyle dedim ve bol soğanlı menemenden girdim konuya, hemen ardından konu sarımsağa evrildi ve ben şöyle bir soru sordum gülsüm'ün ağzından.

g: sarımsak sever misin?

e: evet hem de çok

g: ama ben sevmem, yiyecek olan erkekten de hemen soğurum.

e: o zaman bundan sonra sarımsak yemiyorum, lütfen gitme.

g: sırf benim için sarımsağı bırakma, belki ileride sarımsak seven bir kızla birlikte olursun.

e: hayır olmam, ben sadece seninle beraber olmak istiyorum. ne dersen yapmaya hazırım.

işte böyle sözlük ahalisi, bacınız kızınız, kimlerle karın doyuruyor görün bakın diye yazdım.
bitcoin'in merkeziyetçiliği bitireceğini iddia eden takipçilerinin/yatırımcılarının fed faiz kararını bekliyor olması neresinden baksak ibretlik. *
bölmeyim olm o zaman oylarınızı. ümit özdağ'a verin geçin oylar bölünmesin. 3 5 oy için ne kadar türk düşmanı varsa yanaşan zihniyete oy verip oyları böleceğinize, zafer partisine verin geçin. adam en azından sağa sola yalakalık yapıp oy koparmaya çalışmıyor. bam bam lafını çekinmeden söylüyor. burada bazılarının bahsettiği gibi sadece sığınmacılar üzerinden politika yürütmüyor, adamların parti programına şöyle kabalama göz atarsanız eğer dış politikadaki ilişkilerimizden tutun pkk sorununa kadar her konuda bir çözüm önerileri var.

hiç mi utanma yok olm sizde. akpden sonra en çok oya sahip partinin 1 değil 10 değil bilmem kaçıncı falsosu. ermeni çeteler, pkklı teröristler başta olmak üzere ne kadar türk düşmanı varsa methiyeler düzen, lehine propaganda yürüten insanları halen atatürk'ün kurduğu partide tutuyorsanız eğer sizin ne cumhuriyetle ne halkla ne de atatürkle alakanız kalmamış demektir.

bunları tatlı su muhaliflerine söyleyince çözüm süreci, aponun kardeşi trt ye çıkarıldı gibi ad hominem argümanlarla karşımıza çıkıyorlar. banane akp den olm ben zaten onlara oy vermiyorum, onların yanlışlarını kendi seçmenleri bile biliyor. ama bu aklı karışık insanlara, akpden nefret eden insanlara kurtarıcı olarak sunduğunuz partiler chp, iyi, deva cart curt. hepsi akp nin laciverti kısacası. napalım akp den kurtulucaz diye onun farklı varyasyonlarına mı oy verelim.

zafer partisinin bu kadar sükse yapmasının en büyük sebebi benim gibi akpden nefret edip sarı muhalefete eli gitmeyen çoğunluk için bir çıkış kapısı olması. en azından vatancı milliyetçi söylemleri olup bu söylemlerle ters düşmeyen bir adama oy vermek sağa sola kıvıran partilere oy vermekten bin kat daha şereflidir benim için.