erkeklerin kritersizliği ve bunun sonucunda ayırt etmeksizin gösterdikleri yoğun ilgi.
Sık geçen başlıklar
kadınlardaki yüksek özgüvenin sırrı 4
ekşi'de görarkadaşım ahmet'e sorun, o daha iyi bilir.
neden diye soracak olursanız, adam sırf eğlencesine hemcinsleriyle eğlenmek için fake kadın hesabı açtı instagram'dan ve hatta hesabın adını eski sevgilisinin adı olan gülsüm ismini koydu.
şimdi gözünüzün önüne siyah saçlı, beyaz tenli ve mavi gözlü bir rus kızı canlandırın, işte böyle güzel bir kızın adı gülsüm. ve bizim asalak abazalarımız bunu her defasında yiyor.
hatta, gülsüm hesabını o kadar kabullendik ki sonunda arkadaşça o da bizden biri olup birey haline büründü. bakire olup olmadığını soran mı dersin, tanışma faslının üstünden bir saat bile geçmezken eve çağıran mı? iltifatlar dizip boş vaatler veren mi? siz seçin daha neler neler. bir keresinde arkadaş kontrolü bana vermişti, ' ne yazacağım oğlum? ' diye sorduğum zaman bana pişkince sırıtarak şöyle demişti, ' yaz işte bir şeyler ne desen he diyorlar zaten. '
bende peki öyle dedim ve bol soğanlı menemenden girdim konuya, hemen ardından konu sarımsağa evrildi ve ben şöyle bir soru sordum gülsüm'ün ağzından.
g: sarımsak sever misin?
e: evet hem de çok
g: ama ben sevmem, yiyecek olan erkekten de hemen soğurum.
e: o zaman bundan sonra sarımsak yemiyorum, lütfen gitme.
g: sırf benim için sarımsağı bırakma, belki ileride sarımsak seven bir kızla birlikte olursun.
e: hayır olmam, ben sadece seninle beraber olmak istiyorum. ne dersen yapmaya hazırım.
işte böyle sözlük ahalisi, bacınız kızınız, kimlerle karın doyuruyor görün bakın diye yazdım.
neden diye soracak olursanız, adam sırf eğlencesine hemcinsleriyle eğlenmek için fake kadın hesabı açtı instagram'dan ve hatta hesabın adını eski sevgilisinin adı olan gülsüm ismini koydu.
şimdi gözünüzün önüne siyah saçlı, beyaz tenli ve mavi gözlü bir rus kızı canlandırın, işte böyle güzel bir kızın adı gülsüm. ve bizim asalak abazalarımız bunu her defasında yiyor.
hatta, gülsüm hesabını o kadar kabullendik ki sonunda arkadaşça o da bizden biri olup birey haline büründü. bakire olup olmadığını soran mı dersin, tanışma faslının üstünden bir saat bile geçmezken eve çağıran mı? iltifatlar dizip boş vaatler veren mi? siz seçin daha neler neler. bir keresinde arkadaş kontrolü bana vermişti, ' ne yazacağım oğlum? ' diye sorduğum zaman bana pişkince sırıtarak şöyle demişti, ' yaz işte bir şeyler ne desen he diyorlar zaten. '
bende peki öyle dedim ve bol soğanlı menemenden girdim konuya, hemen ardından konu sarımsağa evrildi ve ben şöyle bir soru sordum gülsüm'ün ağzından.
g: sarımsak sever misin?
e: evet hem de çok
g: ama ben sevmem, yiyecek olan erkekten de hemen soğurum.
e: o zaman bundan sonra sarımsak yemiyorum, lütfen gitme.
g: sırf benim için sarımsağı bırakma, belki ileride sarımsak seven bir kızla birlikte olursun.
e: hayır olmam, ben sadece seninle beraber olmak istiyorum. ne dersen yapmaya hazırım.
işte böyle sözlük ahalisi, bacınız kızınız, kimlerle karın doyuruyor görün bakın diye yazdım.
bu vatandaşlar, "dm'den beşşüz mesaj geliyor" diye sayıklayarak uykularından uyanıyor her gün. gecenin köründen sabahın seherine kadar sürekli aynı muhabbetin yapılmasının başka açıklaması olamaz. zerre tanımadığım, kuvvetle muhtemel eli sikinde, gün yüzü görmemiş bir abazan sürüsünün sözde mesaj kalabalığına karşı özgüvenimin artması mı gerekiyormuş? sorunun içinde cevabın kendisini bulabileceksiniz halbuki. çoğunuz, bir insanla nasıl konuşmanız gerektiğini bilmezsiniz. hayır denilmeyen, nitekim hayır dışında sohbetin (sohbet mi) bitmesi için gereken her kelimenin türlü biçimlerde söylendiği durumlardan nasıl çıkacağınızı da bilmiyorsunuz. ha bak, ben o ima olaylarını yıllar önce bitirdim, konuşmak istemediğimi de söylüyorum, hayır da diyorum. adam sırf hedefe kilitlendi diye hayırı anlamıyor. tanımam etmem, allah'ın bir film sitesinde görmüş beni. tipimi bilmez, beni tanımaz, ben sokakta önünden geçtiği herhangi bir kadınım. adamın canı konuşmak istiyor, ben istemiyorum, ama hayır dememe rağmen sırf o benimle konuşmak istiyor diye onunla konuşmak zorundayım. kafa bu.
kalabalık sevmem, yabancı insanlardan hoşlanmam, bir tek beş yılda bir hoşlanabildiğim karşı cinsle ve düz erkek arkadaşlarımla konuşmayı seviyorum. benim özgüvenimin kaynağını neden eli sikinde erkek ordusu ordusu oluşturacakmış? onların ilgisi dışında varlığım yok mu? bahsettiğiniz, dm'den gelen mesajların kaçı düzgün, kaçı hayvanın evladı gibi konuya girmek istiyor bir düşünelim. "abazan" sıfatıyla tanımlanan ve hedef odaklı motivasyona sahip bir erkeğin girişimleri karşısında içine gireceğim en son his özgüvendir benim. senin özgüven kapsamında yorumladığın olgu, benim bir numaralı gerginlik ve korku sebeplerimden. işte, kafanız çalışmadığı için anlamıyorsunuz. beyniyle siki yer değiştirmiş insanlara mümkünse, kişisel alandan bahset, sınırlarını anlat, sırf o istiyor diye muhabbetin sürdürülemeyeceğini ilet, alacağın cevap "haaammını skim" olur.
özgüvenim mayına bastı. siz ne yaptınız...
kalabalık sevmem, yabancı insanlardan hoşlanmam, bir tek beş yılda bir hoşlanabildiğim karşı cinsle ve düz erkek arkadaşlarımla konuşmayı seviyorum. benim özgüvenimin kaynağını neden eli sikinde erkek ordusu ordusu oluşturacakmış? onların ilgisi dışında varlığım yok mu? bahsettiğiniz, dm'den gelen mesajların kaçı düzgün, kaçı hayvanın evladı gibi konuya girmek istiyor bir düşünelim. "abazan" sıfatıyla tanımlanan ve hedef odaklı motivasyona sahip bir erkeğin girişimleri karşısında içine gireceğim en son his özgüvendir benim. senin özgüven kapsamında yorumladığın olgu, benim bir numaralı gerginlik ve korku sebeplerimden. işte, kafanız çalışmadığı için anlamıyorsunuz. beyniyle siki yer değiştirmiş insanlara mümkünse, kişisel alandan bahset, sınırlarını anlat, sırf o istiyor diye muhabbetin sürdürülemeyeceğini ilet, alacağın cevap "haaammını skim" olur.
özgüvenim mayına bastı. siz ne yaptınız...
türkiye gibi ortadoğu ülkelerinde korunma refleksidir.