kararına saygı duymam için o kararın sonuçlarının sadece seni bağlaması lazım. öyle olsaydı senin sefil hayatın ve fikirlerin umrumda olmazdı zaten. ama burda durum öyle değil. gerçi bu da belki yüz kere anlatıldı her yerde, hala anlamıyorsanız ya da anlamak işinize gelmiyorsa ümitsiz vakasınız.
Sık geçen başlıklar
Debe Arşivi
gece kimsenin kimseyi rahatsız etme hakkı yoktur - hz. recep tayyip .
oldu mu şimdi bu , asrın lideri ,ulu baş kumandanın emrini bu diyanet neden dinlemiyor !
son derece yanlış bir uygulamadır.
oldu mu şimdi bu , asrın lideri ,ulu baş kumandanın emrini bu diyanet neden dinlemiyor !
son derece yanlış bir uygulamadır.
(bkz: şimdi reklamlar)
erdoğan höt dese "reyişim reyişim" diye önüne kapanacak tipler, kılıçdaroğluna gelince "siyasörörörö" goygoyu yapıyor.
kaç tane yüzünüz var bilemedim.
kaç tane yüzünüz var bilemedim.
devlet bahçeli'nin "ben zaten hdp'yi çok severim" demesine neden olacaktır.
evliliğin tek başına ilerlemediğini bilen adamlardır. musmutlu hayatlar yaşar başka tiplere dert olurlar.
maalesef cahil insanlar ile yasiyoruz, ustelik bu sefer egitimli dedigimiz cahiller de cok.
en buyuk hatalardan biri sene basi biontech yerine sinovac alan bakanligin ve yandas medyasinin bu surecte sinovac ovmek icin biontech asisini guvenli degil, sinovac eski tip asi propagandalari oldu. simdi kendi kitlelerini, kendi propagandalarindan 'dis gucler' inancindan donduremiyorlar.
ustelik bu kitleye dis gucler kimlerdir diye sorsan ilk uc ulke olarak israil-amerika-ingiltere der. e bu adamlar bu asiyla tum halkini asiladilar, kim bu dis gucler sizin uzerinize oyun oynayan?
halbuki her sey cok net.
son 24 saat içinde öne çıkan covid rakamları:
ispanya: yeni vaka 27 bin 688, can kaybı 41
rusya: yeni vaka 25 bin 293, can kaybı 791
ingiltere: yeni vaka 48 bin 553, can kaybı 63
hollanda: yeni vaka 11 bin 64, can kaybı 3
endonezya: yeni vaka 56 bin 757, can kaybı 982
bilin bakalim rusya ve endonezya'da ne dusuk?
dogru tahmin ettiniz. hal boyleyken yalancilarin aksine ruhsatli, faz 3 asamasini da tamamlamis dunyada 3 milyardan fazla doz yapilmis asiyi olmamak cok buyuk hata, potansiyel katillik. yapmayin, etmeyin.
en buyuk hatalardan biri sene basi biontech yerine sinovac alan bakanligin ve yandas medyasinin bu surecte sinovac ovmek icin biontech asisini guvenli degil, sinovac eski tip asi propagandalari oldu. simdi kendi kitlelerini, kendi propagandalarindan 'dis gucler' inancindan donduremiyorlar.
ustelik bu kitleye dis gucler kimlerdir diye sorsan ilk uc ulke olarak israil-amerika-ingiltere der. e bu adamlar bu asiyla tum halkini asiladilar, kim bu dis gucler sizin uzerinize oyun oynayan?
halbuki her sey cok net.
son 24 saat içinde öne çıkan covid rakamları:
ispanya: yeni vaka 27 bin 688, can kaybı 41
rusya: yeni vaka 25 bin 293, can kaybı 791
ingiltere: yeni vaka 48 bin 553, can kaybı 63
hollanda: yeni vaka 11 bin 64, can kaybı 3
endonezya: yeni vaka 56 bin 757, can kaybı 982
bilin bakalim rusya ve endonezya'da ne dusuk?
dogru tahmin ettiniz. hal boyleyken yalancilarin aksine ruhsatli, faz 3 asamasini da tamamlamis dunyada 3 milyardan fazla doz yapilmis asiyi olmamak cok buyuk hata, potansiyel katillik. yapmayin, etmeyin.
7 yıllık aypon 6'nız varsa cebinizde ülkede hiçbir sıkıntı yoktur bu amcalara göre.
stack overflow kullanıyordur*.
bugün emeklisine 6 ay kalmış 66 yaşındaki iş arkadaşı 2.dozu oldu ardından 8 saat metal üreten enjeksiyon makinasında çalıştı o adamı gördükten sonra burda yazılanlar komik geliyor
yemin ediyorum çok iyi ya. her taraf alamancı plakalı mercedes dolu.
düşünsene kazandığın paranın 10 katı ile yaşıyorsun. tüm hukuksuzluğu yapabiliyorsun, ceza mı? yazılsın aq hayvan gibi radar cezası yesen ne olacak. hayvan gibi alışveriş yap, sudan ucuz.
azcık para biriktir, köyünde satılık tarla bağ bahçe varsa al fln.
dünyada kendi vatandaşı bu kadar fakir yaşarken, yabancı/gurbetçiye bu kadar ucuz olan başka ülke var mı acaba?
uzak değil yakında fakir ülkelerden yasa dışı kaçan insanlar gibi olacağız. teknelerle.
en büyük hayalimiz avrupada çöpçü veya garson olabilmek.
düşünsene kazandığın paranın 10 katı ile yaşıyorsun. tüm hukuksuzluğu yapabiliyorsun, ceza mı? yazılsın aq hayvan gibi radar cezası yesen ne olacak. hayvan gibi alışveriş yap, sudan ucuz.
azcık para biriktir, köyünde satılık tarla bağ bahçe varsa al fln.
dünyada kendi vatandaşı bu kadar fakir yaşarken, yabancı/gurbetçiye bu kadar ucuz olan başka ülke var mı acaba?
uzak değil yakında fakir ülkelerden yasa dışı kaçan insanlar gibi olacağız. teknelerle.
en büyük hayalimiz avrupada çöpçü veya garson olabilmek.
memur deyince aklına boş boş oturup bütün gün solitaire oynayan gelen tiplere bitiyorum. nasıl bu kadar düz olabiliyorsunuz? hani akepe secmenine de hiç kizmayin, bakış açısı düzlük birebir aynı
şu memur nefreti yüzünden asistan doktor maaşı çaycı maaşına yakın, hemşire maaşı zabıta maaşından düşük. memur nefretiniz yüzünden apandisit ameliyatı yapacak doktor, sari seron taktiracak hemşire bulamayacaksiniz yakında. kpss den yüksek puan alan öğretmen de devlette çalışacak ve hakettiği maaşı alacak. tüm öğretmenleri çakal cukullarin sahip olduğu özel okullara tikalim, seni bi güzel soysunlar, sonra da aslında benim çocuğum çok zeki de ortmenlerde iş yok diye gez ortada
memurlara saran tipler de koca gotlu, çalışmayı hiç sevmeyip lütfen is yapan, ah keşke memur olsam da ben de gtumu buyutsem diyen tipler genelde. hiç şaşmaz
en büyük sorun sizin gibi koca gotlu çalışmayı sevmeyen tipler işte. koca ülke çalışıp emek vermeyi zul saniyor, yattığı yerden para kazanma hayali gerçek olamadı diye saracak yer arıyor. karikatür gibi ulkeyiz
şu memur nefreti yüzünden asistan doktor maaşı çaycı maaşına yakın, hemşire maaşı zabıta maaşından düşük. memur nefretiniz yüzünden apandisit ameliyatı yapacak doktor, sari seron taktiracak hemşire bulamayacaksiniz yakında. kpss den yüksek puan alan öğretmen de devlette çalışacak ve hakettiği maaşı alacak. tüm öğretmenleri çakal cukullarin sahip olduğu özel okullara tikalim, seni bi güzel soysunlar, sonra da aslında benim çocuğum çok zeki de ortmenlerde iş yok diye gez ortada
memurlara saran tipler de koca gotlu, çalışmayı hiç sevmeyip lütfen is yapan, ah keşke memur olsam da ben de gtumu buyutsem diyen tipler genelde. hiç şaşmaz
en büyük sorun sizin gibi koca gotlu çalışmayı sevmeyen tipler işte. koca ülke çalışıp emek vermeyi zul saniyor, yattığı yerden para kazanma hayali gerçek olamadı diye saracak yer arıyor. karikatür gibi ulkeyiz
yoğun ateş, halsizlik ve buna bağlı uyku hali. insan aşı ile bile bu kadar kötü oluyorsa bu illetin gerçeği nasıl acaba!
ertesi gün her şey geçti. sanki hiç hasta olmadım
ertesi gün her şey geçti. sanki hiç hasta olmadım
diriyi ölürtür.
yaratacak düşman kalmayınca kendi kendilerine saldırmaya başladılar. oğlum adam
cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile cumhurbaşkanı recep tayyip erdoğan tarafından görevden alındı lan. manyak mısınız siz? ruh hastası lan bunlar. biz de senelerdir adamlara laf anlatmaya çalışıyoruz. meğerse beyin yokmuş.
cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile cumhurbaşkanı recep tayyip erdoğan tarafından görevden alındı lan. manyak mısınız siz? ruh hastası lan bunlar. biz de senelerdir adamlara laf anlatmaya çalışıyoruz. meğerse beyin yokmuş.
memlekette bir adet var, özellikle taşrada herkesi ama herkesi evlendirirler. uğraşıp didinip başını bağlarlar. kendisine bakamayacak ya da zor bela bakacak iki düşük zekalıyı, akıl hastasını denk getirir evlendirirler, üstüne pronatalist uygulamalar. sonuç bu.
sanırım adana samsun gibi yerlerde haber ajanslarının kendi şubeleri mi vardır nedir buradaki en ufak olay haberlere düşüyor.. balıkesirde de ( merkez) çok sağlam psikopatlar var. ama haberlere çıkarmıyorlar enteresan.. daha yeni pompalıyla düğün bastılar 2 kişi öldü 8 kişi yaralandı.ama haberlerde görmemissinizdir..
edit: ölü üzerine ölü sayısı üçe yükselmiş maalesef..
bunu kırk yılda olan bir olay olarak düşünmeyin arkadaşlar..balıkesir merkez sıkıntılı bir yer.. adana ve samsun gibi göç alan bir yer de değil.. geçen sene valiliğin dibinde iki kadına sıktılar biri öldü.. yine geçen sene çardaklı mevkiinde yani çarşının göbeğinde bir adamı kafasından vurup öldürdüler.. yine geçen sene parkta üniversiteli bir genci psikopatlarımız yan baktı diye dövdüler öldü diye su kanalına attılar.
bunların hiç biri de haberlerde yer almadı..
edit: ölü üzerine ölü sayısı üçe yükselmiş maalesef..
bunu kırk yılda olan bir olay olarak düşünmeyin arkadaşlar..balıkesir merkez sıkıntılı bir yer.. adana ve samsun gibi göç alan bir yer de değil.. geçen sene valiliğin dibinde iki kadına sıktılar biri öldü.. yine geçen sene çardaklı mevkiinde yani çarşının göbeğinde bir adamı kafasından vurup öldürdüler.. yine geçen sene parkta üniversiteli bir genci psikopatlarımız yan baktı diye dövdüler öldü diye su kanalına attılar.
bunların hiç biri de haberlerde yer almadı..
beachlere gidenler kazıklanmalıdır ve kötü muameleye maruz kalmalıdır ön kabullerimi bir kenara koyamadığım için okuyamadım. bu senior specialistlerin sikko mekan maceralarından gına geldi.
kerane tatlıcısı nizamettin emminin tatlı satışında divan'ı sollaması.
europe kelimesini söylerken yurop diye söyleriz. euro kelimesini de yuro diye söyleriz. yukarda bir yazar arkadaşımız 10 tl demiş o da doğru bir söyleyiştir.
düzenleme: tdk sözlükte avro demiş fakat şunu belirtelim ingilizce telaffuzu olan yuro daha sık kullanılıyor.
düzenleme: tdk sözlükte avro demiş fakat şunu belirtelim ingilizce telaffuzu olan yuro daha sık kullanılıyor.
metrekareye 100-150 kg arası yağış düşmüş normalde 100 kg üstü tehlikelidir sel veya baskınlar olabilir.
ama almanya gibi ülkede metrekareye 100 kg yağışın bu kadar vahim tablo ortaya çıkartması bana da garip geldi belki bilmediğimiz başka parametreler vardır.
rize'deki sel felaketinde metrekareye 200 kg yağış düşmüştü mesela her ne kadar çarpık yerleşme olsa da düşen yağmur da çok çok ciddiydi.
ama almanya gibi ülkede metrekareye 100 kg yağışın bu kadar vahim tablo ortaya çıkartması bana da garip geldi belki bilmediğimiz başka parametreler vardır.
rize'deki sel felaketinde metrekareye 200 kg yağış düşmüştü mesela her ne kadar çarpık yerleşme olsa da düşen yağmur da çok çok ciddiydi.
tanım: deli saçması, sokak efsanesidir.
askerliğini tankçı olarak yapan ve bir çok tankı sürme fırsatı yakalayan birisi olarak söyleyebilirim ki, 60 tonluk o tank, değil 9 tshirt, 9 takım elbiseyle bile mümkün değil durmaz.
askerliğini tankçı olarak yapan ve bir çok tankı sürme fırsatı yakalayan birisi olarak söyleyebilirim ki, 60 tonluk o tank, değil 9 tshirt, 9 takım elbiseyle bile mümkün değil durmaz.
ben gidip birini vursam sonra müdahale edip kurtarsam , bak benim sayemde yaşıyosun diye her sene kutlamamız sizce mantıklı mı aq ? başımıza bunlar musallat etti yarak kafalı fetöcüleri şimdi de bayram diye kutluyolar utanmadan. bu ülke kötü, saçma , mantık dışı olan her şeyin başkenti olabilir şaşırtmaz.
kullandığım iki bankadan biri. an itibarıyla mobil uygulaması çalışmıyor.
diğeri ne mi? tabi ki akbank.
diğeri ne mi? tabi ki akbank.
(bkz: bak şurdan siktir git)
bunları bu ülkeye sokan herkesin amına koyayım. silivri soğuktur diyenin de amına koyayım. ülkeyi sikip attınız, ne kadar piç, sapık, hırsız varsa ülkeye doldurdunuz. az kaldı; hırsızlarla beraber siktir olup gideceksiniz..
bir ay önce migros'ta %50 indirimdeymiş. vaktinde alsaymışız böyle olmazmış. akıllıca alışveriş yapmıyormuşuz...
garnier, la roche gibi markalar yerine üç harfli marketlerdekiler daha ucuzmuş.
bir tanesi diyor ki ben evde yapıyorum çinko oksit temelli bir formülle... başta cidden ironi yapıyor sandım üç kere okudum, yok baya ciddi.
bir tanesi de ikinci el satış uygulamasından güneş kremi aldığını söylüyor ve marketten alanları eleştiriyor, şaşkınlık içinde okuyorum yazılanları.
biraz sonra biri gelip, ben köyden getiriyorum teyzem yapıyor organik hem de kilosu 10 tl. hepiniz malsınız, marketten güneş kremi mi alınır falan diye azarlar bizi.
sanırım beyin sağlığı için gerekli olan gıdalara da zam gelmesinin sonuçları bunlar.
fiyatı yüksek olduğu için alamadığı temel ihtiyaç malzemeleri için "kedi uzanamadığı ciğere murdar der" mantığıyla bilinçaltında, o ürünü alamadığı için moralini bozmamasını, zaten o ürünün sağlıksız olduğunu, koruyucu içerdiğini, gereksiz olduğunu vs telkin ederek kendilerini zavallıca bir savunma psikolojisiyle avutmaya çalışıyor insanlar. bu gerçekten çok acınası bir durum. silkelenin amk kendinize gelin!
ünlü bir dondurma mesela, aynı ambalajla almanya'da içindekiler kısmında süt, kakao, şeker yazarken türkiye'dekinin içindekiler kısmında süt tozu, kakao aroması, glikoz şurubu, renklendirici, koruyucu falan yazmasına ne diyeceksiniz peki?
dondurma zaten sağlıksız, evde mi yapalım?
ee almanya'daki insan euro bazında bile daha ucuza gelecek şekilde hiçbir koruyucu, katkı maddesi içermeyen doğal dondurmasını yiyebiliyor?
fazladan ödediğin o tutar kimin cebine gidiyor?
bizim asıl sorunumuz bu olmalı. pahalı olduğu için alamadığınız şeyleri alamamanıza kılıf uydurmayı bırakın da fakir olduğunuzu/olduğumuzu kabullenin ve neden fakir olduğumuzu sorgulamaya başlayalım artık. görünüşe göre burnunuzdan kıl aldırmamaya çalışıyorsunuz ama dışarıda çok pahalı ben evde kendim alırım diyerek komik duruma düşüyorsunuz.
kuzey kore halkı gibi, liderleri 1 bir şişe liköre bir milyon dolara yakın para verirken, daha önce elli kez kullanılmış tek bir pet bardaktan tüm aile sırayla sulandırılmış meyve suyu içecek hale geleceğiz yakında mal mısın ona o para verilir mi onu evde yap bunu köyden getir vs diye diye.
edit: bunlar yazdıkça ben de buraya ekleyeceğim;
bi tanesi demiş ki milleti siken markalara bi ton para bayılıp sonra burada ağlıyorsunuz demiş ve kendince bir marka tavsiye etmiş.
bi tanesi zeytinyağı önermiş.
arabama cam filmi çektirdim, erkek adam güneş kremi kullanmaz diyen var.
aktardan doğal olanlarını alın diyen var.
yazın daha yazın, eğlenceli oluyor.
edite devam:
çöpten sebze toplayan insanların olduğu ülkede güneş kremi fiyatlarından şikayet etmek şımarıklık diyor birisi de. konu nerelere geldi lan :)
yoğurt sür diyenler var. çay posası sürmeyi öneren var. zeytinyağında bekletilmiş rendelenmiş havuç öneren var.
öyleyse ben de sumak ve kuru soğan öneriyorum arkadaşlar, kebap gibi gezin amk ahaha.
garnier, la roche gibi markalar yerine üç harfli marketlerdekiler daha ucuzmuş.
bir tanesi diyor ki ben evde yapıyorum çinko oksit temelli bir formülle... başta cidden ironi yapıyor sandım üç kere okudum, yok baya ciddi.
bir tanesi de ikinci el satış uygulamasından güneş kremi aldığını söylüyor ve marketten alanları eleştiriyor, şaşkınlık içinde okuyorum yazılanları.
biraz sonra biri gelip, ben köyden getiriyorum teyzem yapıyor organik hem de kilosu 10 tl. hepiniz malsınız, marketten güneş kremi mi alınır falan diye azarlar bizi.
sanırım beyin sağlığı için gerekli olan gıdalara da zam gelmesinin sonuçları bunlar.
fiyatı yüksek olduğu için alamadığı temel ihtiyaç malzemeleri için "kedi uzanamadığı ciğere murdar der" mantığıyla bilinçaltında, o ürünü alamadığı için moralini bozmamasını, zaten o ürünün sağlıksız olduğunu, koruyucu içerdiğini, gereksiz olduğunu vs telkin ederek kendilerini zavallıca bir savunma psikolojisiyle avutmaya çalışıyor insanlar. bu gerçekten çok acınası bir durum. silkelenin amk kendinize gelin!
ünlü bir dondurma mesela, aynı ambalajla almanya'da içindekiler kısmında süt, kakao, şeker yazarken türkiye'dekinin içindekiler kısmında süt tozu, kakao aroması, glikoz şurubu, renklendirici, koruyucu falan yazmasına ne diyeceksiniz peki?
dondurma zaten sağlıksız, evde mi yapalım?
ee almanya'daki insan euro bazında bile daha ucuza gelecek şekilde hiçbir koruyucu, katkı maddesi içermeyen doğal dondurmasını yiyebiliyor?
fazladan ödediğin o tutar kimin cebine gidiyor?
bizim asıl sorunumuz bu olmalı. pahalı olduğu için alamadığınız şeyleri alamamanıza kılıf uydurmayı bırakın da fakir olduğunuzu/olduğumuzu kabullenin ve neden fakir olduğumuzu sorgulamaya başlayalım artık. görünüşe göre burnunuzdan kıl aldırmamaya çalışıyorsunuz ama dışarıda çok pahalı ben evde kendim alırım diyerek komik duruma düşüyorsunuz.
kuzey kore halkı gibi, liderleri 1 bir şişe liköre bir milyon dolara yakın para verirken, daha önce elli kez kullanılmış tek bir pet bardaktan tüm aile sırayla sulandırılmış meyve suyu içecek hale geleceğiz yakında mal mısın ona o para verilir mi onu evde yap bunu köyden getir vs diye diye.
edit: bunlar yazdıkça ben de buraya ekleyeceğim;
bi tanesi demiş ki milleti siken markalara bi ton para bayılıp sonra burada ağlıyorsunuz demiş ve kendince bir marka tavsiye etmiş.
bi tanesi zeytinyağı önermiş.
arabama cam filmi çektirdim, erkek adam güneş kremi kullanmaz diyen var.
aktardan doğal olanlarını alın diyen var.
yazın daha yazın, eğlenceli oluyor.
edite devam:
çöpten sebze toplayan insanların olduğu ülkede güneş kremi fiyatlarından şikayet etmek şımarıklık diyor birisi de. konu nerelere geldi lan :)
yoğurt sür diyenler var. çay posası sürmeyi öneren var. zeytinyağında bekletilmiş rendelenmiş havuç öneren var.
öyleyse ben de sumak ve kuru soğan öneriyorum arkadaşlar, kebap gibi gezin amk ahaha.
gaz çıkaracaklar kesin bilgi yayalım.
hasreti burun sızlatan kadim bir dostun yıllar sonra bir akşam ansızın kapıyı çalıvermesi gibi bir his...
7+ dakika boyunca gözlerimle beraber kulaklarımı da dolduran, o en çok sevdiğim...
bruce isimli dost uzaylının yazdığı klipteki göndermeleri listeleyelim:
başlangıç: where eagles dare
0:48 - aces high mağazası
0:52 - book of souls tur uçağı
0:57 - asılmış ıcarus
1:00 - the trooper bayrağı ve 2 minutes to midnight saati
1:36 - final frontier eddie
1:37 - no prayer for the dying mezar taşı
1:49 - r101 zeplini (empire of the clouds)
1:50 - trooper’s beer
4:15 - sun and steel eddie
4:54 - killers eddie
4:58 - dance of death eddie
5:03 - somewhere in time eddie
5:09 - powerslave eddie
5:16 - book of souls eddie
5:44 - dclxvı - 666
7+ dakika boyunca gözlerimle beraber kulaklarımı da dolduran, o en çok sevdiğim...
bruce isimli dost uzaylının yazdığı klipteki göndermeleri listeleyelim:
başlangıç: where eagles dare
0:48 - aces high mağazası
0:52 - book of souls tur uçağı
0:57 - asılmış ıcarus
1:00 - the trooper bayrağı ve 2 minutes to midnight saati
1:36 - final frontier eddie
1:37 - no prayer for the dying mezar taşı
1:49 - r101 zeplini (empire of the clouds)
1:50 - trooper’s beer
4:15 - sun and steel eddie
4:54 - killers eddie
4:58 - dance of death eddie
5:03 - somewhere in time eddie
5:09 - powerslave eddie
5:16 - book of souls eddie
5:44 - dclxvı - 666
enflasyon yüksek, ekonomi kötü, ülke gergin, insanlar mutsuz, eğitim kötü... gibi sebeplerden dolayıdır.
bir insan eşek gibi çalışıp geçtim arabayı, telefon almak için bile kredi çekmek zorunda kalıyorsa o ülkede kimse işini layıkıyla yapmaz. umrunda olmaz çünkü.
bir insan eşek gibi çalışıp geçtim arabayı, telefon almak için bile kredi çekmek zorunda kalıyorsa o ülkede kimse işini layıkıyla yapmaz. umrunda olmaz çünkü.
büyük ihtimalle formülün korunması içindir.
huzur içinde uyu demek istemiş
ohhhh paralar tüvtürk' e gidiyor, yandaşlar yalılarda a.ımıza koyuyor. ohhhh bir ferahlama geldi!
halbuki lahmacunu çatal bıçakla yemesi gerekirdi. bi bitmediniz.
sevgili ahmet nur çebi başkanım. lütfen bu adamın ve menajerinin isteklerine ve fiyat artırma oyunlarına boyun eğmeyin. bu konuda taraftar olarak sonuna kadar arkanızdayız bunu bilin.
türbanlı olmasının konuyla ilgisi şöyle olan gurbetçidir:
o örtüyü giydikten sonra artık islam'a uygun yaşamak gerekir; islam ve onun peygamberi kibri, hor görmeyi, mal mülkle övünmeyi ve hele hele bir başka müslümana karşı böyle tutumlarda bulunmayı şiddetle yasaklar falan ya hani? ondan.
türbansız veya dinsiz biri de bunu yapabilir ama hiç değilse bir inanç iddiası yoktur. oysa türbanlı olan, o türbanla ona göre doğru bir yolu seçtiğini beyan etmiş, o beyana göre yaşaması gereken kişi olmuştur artık.
yaptığı davranış da bir seçim sonucu olmuştur. vücudundaki bir organ gibi doğuştan gelmemiş ya da istemsizce yaptığı bir hatadan kaynaklanmamıştır. inançları gereği yapmamayı seçmiş olması şart koşulan bu davranışı hür iradesiyle yapmayı seçmiş ve bunu aleni hale getirmiştir.
durum itibariyla da inanç ve davranışlar arasında tutarsızlık olduğu zaman "türbanlı" "tespihli" "takkeli" “cübbeli” gibi tamlamalar koyuluyor. çünkü sıradan bir insan, inançları gereği örtünen ya da dini ritüellerini uygulayan kişilerin bu görüntülerini referans alarak, onların teoride böyle bir şey yapmamasını bekliyor.
ki beklememesi de en doğal hakkıdır.
o örtüyü giydikten sonra artık islam'a uygun yaşamak gerekir; islam ve onun peygamberi kibri, hor görmeyi, mal mülkle övünmeyi ve hele hele bir başka müslümana karşı böyle tutumlarda bulunmayı şiddetle yasaklar falan ya hani? ondan.
türbansız veya dinsiz biri de bunu yapabilir ama hiç değilse bir inanç iddiası yoktur. oysa türbanlı olan, o türbanla ona göre doğru bir yolu seçtiğini beyan etmiş, o beyana göre yaşaması gereken kişi olmuştur artık.
yaptığı davranış da bir seçim sonucu olmuştur. vücudundaki bir organ gibi doğuştan gelmemiş ya da istemsizce yaptığı bir hatadan kaynaklanmamıştır. inançları gereği yapmamayı seçmiş olması şart koşulan bu davranışı hür iradesiyle yapmayı seçmiş ve bunu aleni hale getirmiştir.
durum itibariyla da inanç ve davranışlar arasında tutarsızlık olduğu zaman "türbanlı" "tespihli" "takkeli" “cübbeli” gibi tamlamalar koyuluyor. çünkü sıradan bir insan, inançları gereği örtünen ya da dini ritüellerini uygulayan kişilerin bu görüntülerini referans alarak, onların teoride böyle bir şey yapmamasını bekliyor.
ki beklememesi de en doğal hakkıdır.
yerlerini sağlamlaştırdıkça daha kötü temizlemeleri.
birkaç üst entry'de abaza bir hanım oltayı atmış diğer abaza kardeslerim doluşurlar birazdan bu başlığa bench'te 200kg basanlar 400 kg deadlift yapanlar başlığın altına doluşmus.
hepiniz mike tyson
hepiniz arnold
hepiniz usain boltsunuz.
hepinizin cinsel organı 30 cm
çıkarmadan 3 saat aynen kardeşim.
pussy hunter kardeşlerim devam edin.
hepiniz mike tyson
hepiniz arnold
hepiniz usain boltsunuz.
hepinizin cinsel organı 30 cm
çıkarmadan 3 saat aynen kardeşim.
pussy hunter kardeşlerim devam edin.
bir yakınım bu illetle boğuşuyor. götünden komplo teorisi üretenler siktirsin gitsin. adam 1 haftada çöktü be virüs ciğerlerine inmiş. aşı kendisine yeni açıldığı için henüz olamamıştı. uzun süre hastaneye yatırmadılar. ama artık ateşi düşmeyince mecbur kaldılar. hastane bahçesine konteynırlar kurulmuş orada bir palet üstüne yatak koyup atmışlar adamı. ne bakan var ne ilgilenen. rezalet bir durumda öksüre öksüre acı çeke çeke hayata tutunmaya çalışıyor. allahtan bir tanıdık vasıtasıyla farklı bir hastaneye nakil ettirebildik. şu an değerleri normale dönüyor. bu virüs yalan grip salgını gibi diyenlerin ben kafatasını sikeyim afedersiniz normalde küfürlü entry yazmam ama bu beyni olmayan organizmalar mecbur bırakıyor.
ne güzel iş lan adamlar yıllarca geliştirip 400 dolara satıyor konsolu buraya gelince bizimkiler üstüne bir 400 dolar daha koyup öyle satıyor. ne güzel iş amk .
adamlar amerika'da 'hey trump sana kafam girsin' diye tweet atıyor.adamın kafasını çeşitli hayvanlara shopluyor.hala suç unsuru barındırıyor mu bakmak lazım diyenler çıkıyor ülkemde.
birine direkt sen o.çocuğusun dersen bu suçtur.ama birine senin bu yaptığını o.çocukları yapar demek suç değildir.pezevenk dersin alınır s.kersin umrunda olmaz.garip bir algoritmamız var bizim bu konuda.
birine direkt sen o.çocuğusun dersen bu suçtur.ama birine senin bu yaptığını o.çocukları yapar demek suç değildir.pezevenk dersin alınır s.kersin umrunda olmaz.garip bir algoritmamız var bizim bu konuda.
annemin bir lafı vardır; ümit kalacağına emek kalsın der, bu laf olmayacak dediğim her işte denemekten vazgeçmememe sebep olmuştur, çoğunlukla da sonuç istediğim gibi olmuştur.
yine ağır saçmalamış. boğaziçi cumhuriyetin ilk yıllarında çöktüden girmiş 1453’e kadar inmiş. adamın karşı olduğu tek şey türklük. kafayı türklerle bozmuş. herif türkiye’den kaçtı hala türklerle uğraşmaktan bıkmadı. vallahi komik adam.
süleyman soylu'nun kuzeninin yaptığı iştir.
haber
aktrollün teki kaynağı beğenmemiş. internete mehmet soylu yaz filtrelemeyi bugüne ayarla bir sürü haber var. havuz medyasında neden bu haber yok diyorsan ya akıldan ya da şereften noksansın demektir.
haber
aktrollün teki kaynağı beğenmemiş. internete mehmet soylu yaz filtrelemeyi bugüne ayarla bir sürü haber var. havuz medyasında neden bu haber yok diyorsan ya akıldan ya da şereften noksansın demektir.
olta için açılan çok başlık gördüm de böylesini görmemiştim. en başarılı olta avı. içerisi şampiyonlar ligi gibi
ankara’nın ilk ve tek yırtıcı hayvan parkı! yakında açılacakmış. ankara’da olmaması gereken hayvanları kafeslere tıkacaklarmış. giriş ücreti 70 liraymış. açılışa özel. ama 50 kağıt daha atarsan yavru aslanlarla fotoğraf çekilebilirmişsin. yalnız fotoğraf çekimi 9-10 saat kadar sürüyor, acele et, yırtıcı kediler uyumasın, dinlenmesin.
hem sadece aslan değil, yeşil maymun, piton, bengal kaplanı da var. hepsinin canına okumaya yemin etmişler.
cimer’e bimer’e artık nereye ulaşabiliyorsak yazalım. yasanın hemen arkasına böyle lanet bi pazar kurulmasın.
lütfen, destek olun.
hem sadece aslan değil, yeşil maymun, piton, bengal kaplanı da var. hepsinin canına okumaya yemin etmişler.
cimer’e bimer’e artık nereye ulaşabiliyorsak yazalım. yasanın hemen arkasına böyle lanet bi pazar kurulmasın.
lütfen, destek olun.
"aynı odalarda kalmaları şartıyla izin verebilirdim ancak. çünkü otel odalarında veya kamp alanlarında yalnız başına güvenemezdim sevdiceğimin başına bir şey gelir korkusuyla."
kürk mantolu gavat, sayfa 69...
kürk mantolu gavat, sayfa 69...
bu yüzden 1500 tl'lik alışveriş yapıp 1200 tl'sini iade ediyorum.
aslında bir açıdan güzel oluyor evinizde rahat rahat deniyorsunuz :d
aslında bir açıdan güzel oluyor evinizde rahat rahat deniyorsunuz :d