Sık geçen başlıklar
Debe Arşivi
arşiv kapsamı: 4 Haz 201526 Haz 2026
reis'in götü sıkışınca açıklama yapma gereği duymuş, yani demek istiyor ki ben ufaktan anlatmaya başlayayım konunun nerelere gideceğini siz tahmin edin... daha neler neler biliyordur neler neler de anlatacaktır... tabii ki muz cumhuriyetinde bu açıklamalar dikkate alınmayacak üzeri örtülecektir...

şimdi sevgili reis madem adamsın!? adamsınız ya hani... tecavüze uğrayıp sonrasında öldürülen "garipcağız!?" için neden daha önce ağzını açmadın mesela?

sana siktir çekildiği zaman mı garipcağız oldu bu kadın?

seni de seni destekleyenleri de senden kaç tane varsa alayınızı da, ölünüzü de, dirinizi de sikeyim...

amına koduğumun kolpaları...

edit : entry için reis!?'in itleri özel mesajla saldırıyorlar ve inanılmaz da komikler... oğlum bana mesaj atmadan önce şunu iyi okuyun, bu ülkede hiçbir şey üretmeden yasadışı işlerle takılıp, onu bunu koparıp kendi çapınızda korku imparatorluğu kurup parsayı topluyor olabilirsiniz veya bu herifin itlerinden birisiniz bu benim için önemli değil... ben kendi adıma doğru bildiğimi söylerim... reisinizin videoda söylediği herşeyin doğru olduğuna ben de eminim, burada sorun yalan söylemesi değil lan zaten biraz uzun süredir kullanmadığınız beyninizi kullanın, beyin kullandıkça kendisini geliştiren bir yapıda korkmayın oğlum... sorun eğer adam!? sa bahsi geçen kadın öldürüldüğü zaman kimse konuşmadı diyor ya? kendisi neden susmuş onu soruyoruz biz?

bana kalırsa toplumsal kuralları geçelim sizin reis!? dediğiniz herif kendi gayri meşru alemi içerisinde de şu anda bildiğiniz ispiyoncu durumunda... bir de bu adam!? kız babası bak... tecavüze uğramış öldürülmüş bir kadın var milliyeti önemli değil... adam!? idiysen hesabını o zaman soracaktın... önüne atılan kemikten pay alamamaya başladığın zaman yoldaşın!? olan adamları!? ispiyonlamak için uzaktan uzaktan konuşmayacaktın... bunu destekleyen dümbüklerin de zihniyeti aynı... bu herifler bildiğiniz bağsur gibi birşey... yine söylüyorum amına koduğumun kolpaları, sizin karınız kızınız yok mu? milliyetçi!? delikanlı!? adamlar!? tecavüze uğramış ve üzerine öldürülmüş bir kadın hakkında ihbarda bulunmak için neden yalınızın kesilmesini beklediniz?

sizin ben adamlığınızı sikeyim, karakterinizi olmayan şerefinizi sikeyim... şimdi saldırmaya devam edin siktiğimin itleri...
kolombiya siyaseti hakkında en ufak bir fikrim yok. mevcut başkan muhafazakar biriymiş, tanımam etmem. lakin olanlar türkiye'de olabileceklerin ön gösterimi olabilir. öz olarak bu iktidarın seçimle gideceğine inanmıyorum. kendi halkına kumpas kurmadan, gerekirse kendi halkının kanını dökmeden bu iktidarı bırakacaklarına asla inanmıyorum. umarım ben yanılırım. yanılmayı en çok istediğim konu budur diyebilirim.

edit: yukarıda yazdıklarımı iç karartıcı ve karamsar bulan birkaç mesaj aldım. yazdıklarımın hiç sevmediğim "silivri soğuktur şimdi" sindiriciliği ile bir tutulmasını istemem. bu iktidar öyle ya da böyle gidecek. nasıl gideceklerini, tarihe nasıl geçeceklerini kendileri seçecekler. benim öngörüm şu; kesinlikle kaybedecekleri bir seçime girmek istemeyecekler. anayasa değişikliği ise anayasa değişikliği, false flag ise false flag, kumpas ise kumpas. 7 haziran 2015 seçimlerini hatırlayın. seçimi tek başlarına kazanamayınca türlü ayak oyunları ile 1 kasım 2015'te yeni bir seçim yaptılar ve ilk seçimde %40.8 oy alan akp, sadece 6 ay sonra %49,5'a yükseltti oylarını ve tek başına iktidar oldu. peki bu 6 ayda neler oldu? şunlar oldu: (bkz: 7 haziran 1 kasım 2015 arası karanlık dönem)

erdoğan eğer 2023 yılındaki seçimleri kaybedeceğini anlarsa bir şekilde o seçime girmez ya da 7 haziran 1 kasım 2015 arası karanlık dönemde olduğu gibi seçim sürecini manipüle edecek bir şeyler yapar. buna adım kadar eminim. defaatle acırsanız acınacak hale gelirsiniz diyen bir rejim var karşınızda . derdim kimseyi karamsarlığa sevketmek değil. tekrar söylüyorum, bu rejim er ya da geç gidecek. fakat bu süreç kesinlikle sancısız olmayacak. trump bile abd gibi bir yerde koltuğunu terk etmemek için neler yaptı. 20 yıldır bu ülkeyi yöneten ve aklınıza gelebilecek hemen her türlü suçu işleyen bu rejimin koltuğunu bir seçimle terk edeceğini umuyorsanız iyi niyetlisiniz; ama tarih, siyaset, sosyoloji bilmiyorsunuz demektir. dediğim gibi, umarım yanılırım. yanılmayı deliler gibi isterim.
pırpır

kendisi 9 yaşında bir tekir. dün aniden rahatsızlandı. veterinere götürdük. karaciğer yetmezliği teşhisi kondu ve hemen tedaviye başlandı. çok hareketli ve oyuncu bir kedi olduğu için ismi pırpır. iki gündür öyle hareketsiz, hasta yattığını görünce insan çok üzülüyor. şimdi de gündemde görünce başlığı ismini yazayım dedim.
tam bunlar gerçekten birşey yapıyor galiba, en azından savunma sanayisinde ümitlendirecek gelişmeler var diyoruz ki ardından yine işin kenar köşesinde bir badem bıyıklı çıkıyor ve aslında olayların bir seçim çalışması olduğunu görüyoruz.

bir de bunların şakşakçıları var. daha ülkeyi iki hafta kapatacakken neyi nasıl yapacaklarını bile bilmeyen, beceremeyen adamların bizi süper güç falan yapacağını zannediyorlar. insanları bedava patates dağıtılırken birbirini ezecek seviyede fakirleştirenlerin, kendi partisinden değil diye belediyelerin yardımlarını engelleyenlerin, daha aşı işini bile adam akıllı beceremeyip arada komisyonculara para kazandırmak için işi uzattıkça uzatanların gerçekten bu sallanan şeyleri yapabileceğini zannediyorlar.

alkol yasaklandıkça bu kadar kafası güzelleşen başka bir insan grubu yoktur herhalde.
yaşasaydı şu olurdu, bu olurdu diye fındık kadar beyniyle akıl yürütenlere hatırlatmak lazım.

sizin bahsettiğiniz gibi olsalardı hala hayatta olacaklardı. zira tek kelime yetiyordu hayatta kalmalarına: pişmanız.

o yerin dibine batasıca ulucanlar'daki temsili darağacını görünce ödü bokuna karışıyor herkesin. 25 yaşında korkusuzca oraya yürüdü bu adamlar.

ideolojisi yanlıştı dersin tamam, fikirleri yanlıştı dersin tamam, şu yanlıştı bu yanlıştı dersin hiçbirine katılmam ama fikrindir eyvallah.

yanlış veya doğru inandığı fikrinin arkasından ölüme yürümüş adamlar için "yaşasaydı tırt olurdu yeaaa" diye gevşek gevşek saçmalamayın bir zahmet.

terörist yakıştırması için banka soydu diye papağan gibi aynı tekrarınızı da tebrik ederim. cidden idam sebebi banka soygunu.
görseller burada
geçenlerde trendyol bünyesinde trendxtech diye bi firmadan 4599 tl verip ev lumea marka epilasyon cihazı aldık. 30 nisanda elimize ulaşan kargoyu açtık sok olduk! üzerinde kıllar bulunan, kırık dökük bi cihaz! hemen iade talebi oluşturduk, yorumlar yaptık(tabiki yayınlanmadı) fotoğraflari ekledik.
neyse ürün satıcıya ulaşmış ve iade talebi reddedilmiş! ürün kullanılmış olduğu için!! saka gibi.
tahmin ettiğiniz gibi trendyol asla ilgilenmiyor, mağduriyetimiz devam ediyor ve yasal süreci yarın başlatıyoruz. 4600 tl paramız gitti arkadaşlar. ürünü size geri yollasınlar, servise götürün diyorlar bize. yahu elimize ulaştığı gün iade talebi oluşturduk, fotoğraflara bakabilirsiniz bir günde bu cihaz bu hale gelebilir mi?

mutlu ve şaşkın bir edit: iade talebi 1 mayıs'ta reddedilmiş ve biz o günden beri trendyolla uğraşıyoruz. aldığımız tek cevap 'ürünü geri alin servise yollayin'dı, ta kiii buraya yazana kadar. arkadaşlar buraya yazdıktan 1 saat sonra trendyoldan birileri arayıp paramızı iade etti vee ekşi sözlükte yazdıklarımızı silip memnuniyet dile getirmemizi istedi. :) siz insanlarin aklıyla dalga mi geçiyorsunuz?
sosyal medya kullanmayan biri olsaydık muhtemelen ürün elimizde kalacaktı yada paramızı almak için mahkemeydi davaydı uğraşacaktık. arada geçen süre boyunca ayni firma insanları kandırmaya devam edecekti. belki hala devam edecek. :)

minnettar edit: destekleriniz, önerileriniz ve eleştirileriniz için teşekkür ederiz. sesimizi sizler sayesinde duyurduk. iyi ki varsın sözlük!
haber

kiğılı giyim yönetim kurulu başkanı abdullah kiğılı’nın tam kapanma kararından dolayı yaşadıkları sıkıntılardan dolayı isyan etmesidir. aynı zamanda dolar yıl sonu tahminin de gerçekçi olmadığını belirtmiş. reis ytd deseydin, bak spk çakar cezayı *

--- spoiler ---

kığılı, tam kapanma sebebiyle iç piyasanın kötü durumda olduğunu belirttiği değerlendirmesinde, haftalık çalışma süresinin 85'ten 36 saate indiğini açıkladı. "tcmb'nin anketinde yıl sonu 8,71 tl dolar/tl tahmini inandırıcı değil. üretim için ön siparişlerin verilmesi gerekiyor, planlama yapamıyoruz.” diyen kiğılı, pandemi nedeniyle birçok önemli markanın iflas noktasında olduğunu söyledi.
--- spoiler ---

bu arada aynı arkadaşın 2014’teki beyanı da şu şekilde:

"ben hayatımda iki tane büyük başkan gördüm. biri turgut özal, öbürü de recep tayyip erdoğan"

yavaş dön reis, ümmet yetişemiyor. dur lan onun yeri burası değildi.
olmayan sorulardır.

herif gelmiş "ateistler için ölümle yaşam arasında fark yoktur" demiş. kafayı bugün mü taktırdın kardeş, hayırlı olsun.

asıl, ölünce yokolacak olmamızdan dolayı hayata daha fazla tutunmalıyız. öldükten sonra özlemek falan yokmuş da o yüzden ölsek farketmezmiş, kafalara bak amk, makarna dışında da bir şeyler yemeniz lazım.
iki yıl önce hukuk eliyle yapılan tertemiz darbe. memlekette iktidara sahip olanların ve onların yalamalarının yüzleri hiç kızarmadan halkı aptal yerine koyarak aldıkları karar. her ne kadar ikinci seçim de millet ittifakı tarafından kazanılmışsa da malum ittifakın aldığı % 45 oy oldukça düşündürücüdür.
bugün dardadır başım
yetiş ya hızır ya hızır
bozulmuş yolum yoldaşım
yetiş ya hızır ya hızır

evsiz yurtsuzun eşisin
yetim yoksulun düşüsün
erenlerin en başısın
yetiş ya hızır ya hızır

doğru çalışan ustaya
haber getiren postaya
yatakta yatan hastaya
yetiş ya hızır ya hızır

karda kışta kalanlara
hak ıçin düşmüş yollara
dermanı yok yaralara
yetiş ya hızır ya hızır

talip ayrılmış pirinden
dünya zalimin şerrinden
sallanıyor yer yerinden
yetiş ya hızır ya hızır

devalarda belalarda
yangınlarda kazalarda
mapustaki cezalarda
yetiş ya hızır ya hızır

ışbilen savcı hakime
çaresiz öksüz yetime
erenlerin himmetine
yetiş ya hızır ya hızır

hak yoluna düşenlere
pire niyaz edenlere
enel hakkı diyenlere
yetiş ya hızır ya hızır

mahmut kurbandır adına
gel bir çare bul derdine
sen yardım eyle düşküne
yetiş ya hızır ya hızır

sığındım senin şanına
sen yardım eyle kuluna
gariplerin imdadına
yetiş ya hızır ya hızır

pir sultan abdal
ben bu işin sonunu size söyleyeyim; tüm ülkeler aşı olur, en son biz kalırız. sonra da gerçekten bi 500 milyon doz falan satın alırız. herkes bi 3 doz aşı olur. bu arada covid 19 geçmiş, covid 25 falan gelmiş olur. elde de fazladan 250 milyon doz kadar aşı kalır. hükümetimiz dünyada hayvanları aşılayan ilk ülke olacağız der. rakunları, çinekopları ve zürafaları aşılarız. sonra kalan 200 milyon civarı dozu çöpe atarız. ben biraz tanıdıysam bu memleketi, ki ciğerini biliyorum, tam olarak böyle olacak.
tam yaşını ve suç sayısını bilmiyorum ama izmir'de de buna benzer, suç makinesi halinde dolaşan polat adında bir çocuk var. son birkaç gün içinde bile çok kez motosiklet ve bisiklet çalarken yakalandı, sokaklarda elini kolunu sallayarak geziyor hâlâ.
bugüne kadar başkasının yerine utanma duygusunu bu denli güçlü yaşamadığımı farkettiren video. öyle bir utanmak ki ağlayasım geldi... stand up'ına gülünmeyen adamı 3 kez arka arkaya izleyebilirim, ancak bu videoya bir kez daha tahammül edemem. anlamadığım bir şekilde herkesten özür dileyesim var.

nerede yaşıyoruz, kimlerle muhattap oluyoruz, inanamıyorum...
bu kadının tavrı tüm genç hemcinslerime ders olsun.

kardeşlerim, işte uğruna büyük fedakarlıklar yaptığınız, kariyerinize, okulunuza zarar verdiğiniz, yöneticilerinize, ailelerinize posta koyduğunuz kadınlar, genelde böyle hiçbir şey olmamış gibi işlerine, menfaatlerine bakarlar.

bu yazdıklarımdan sakın kadın düşmanı olmayı önerdiğim anlaşılmasın. yalnızca her konuda partnerinizi, eşinizi, uğruna fedakarlık yapacağınız kişiyi dikkatli seçin.
çok önemli bir soru. bitcoin'in arzı sabit dense de ölümler veya şifre unutmalar nedeniyle aslında bu arz sürekli olarak azalmış olacak.

edit: arz derken elbetteki toplam arz değişmeyecek. fakat bu arz içindeki ulaşılabilir oran daima azalacak. bir kısım bitcoin daima sonsuza kadar karanlığa gömülecek. bu da aslında kendi doğal deflasyonunu* ya da değer artışını oluşturuyor denebilir. yani bugünden itibaren alım satımlar hep eşit oranda olsa bile yine de elinizdeki bitcoinin değeri sürekli artacaktır. çünkü ulaşılabilir oran daima azalacak.
imamoğluna türbede elleri arkada durdu diye soruşturma açanlar, bir kız alçakça öldürüldü neden soruşturma açmıyor.

kendi yarattığınız adaletsiz, alçak düzen dilerim sizin de sonunuzu getirir.

(bkz: bu onursuzluğa dayanamam)
kendi ülkesindeki gerizekalıları sorumlu tutacağına, adamların parası çok aşısı da çok diyenler de en az o kadar gerizekalıdır.

sakıncalı kişilere/muhaliflere/cihatçılara dağıtılacaklarını bildikleri için türkiye’ye gönderilmeyen aşılar.
gerçekten merak ettiğim kazanımlardır. ben hiçbir şey kazandırdığını düşünmüyorum, aksine çok şey kaybettirdiğini düşünüyorum.

paypal'ın çalışmadığı yirmi küsür ülkeden biriyiz. bunların yarısı diktatörlükle yönetiliyor, yarısında zaten internet yok. bu listedeki tek demokratik, gelişmiş ülke türkiye.* neredeyse bütün yurtdışı ödemeler bu platformla yapılıyor. yurtiçinde de birçok küçük işletme ve vatandaş bu sistem aracılığıyla para kazanıyordu, ülkeye para getiriyordu. yerini alması planlanan yerli platformlardan da hiçbir halt olmadı.

ömrümüzün yirmi* senesini bu yasakçılarla, her güzel şeyi yok eden islamcılarla geçirecek ne yaptık düşünüyorum her gece.

edit: birkaç kişi mesaj göndermiş "paypal yasaklanmadı, ülkeden çekildi" diye. evet arkadaşlar ben de bunun farkındayım, zaten beş senedir sitelerine her girdiğinizde böyle bir yazı görüyorsunuz. uzun bir sohbet sonrası açtım başlığı ve bu konuyu her düşündüğümde "paypal yasaklandı" diye bir tahayyül oluşuyor kafamda. zaten pratikte olan da budur, sonuçta paypal durduk yere kendi kendine ülkeden çekilme kararı almadı. ikinci bir konu ise, bir arkadaş "bu hukuksuz değildir ki" diye bir mesaj göndermiş: ben zaten paypal'ın yasaklanmasının (ülkeden çekilmesinin, çekilmeye zorlanmasının, kullanılamaz hale gelmesinin...) hukuksuz olduğunu söylemedim, bu konu benim uzmanlık alanım değil: entry'de anlattığım tek şey, artıları ve eksileri düşünüldüğünde, bunun yarardan çok zarar getirdiğini düşünmemdir.
tatlı bir tebessüm,
ağırbaşlılık,
zarafet,
alçakgönüllülük ve edep...

biz kadınlara en çok yakışan takılardır. bu õzelliklere sahip bir kadın hiçbir takı takmasa bile güzeldir...
istanbul'da arap istilası olmadan önce:
istiklal - tünel - galip dede - galata kulesi - karaköy - galata köprüsü - sirkeci - sultanahmet - küçük ayasofya rotası. özellikle sonunda küçük ayasofya'nın bahçesinde çay-kahve içmek. bu rota çeşitlilik, canlılık, karmaşa ve farklılık içermesi sebebiyle tercihimdi.
içinde türlü sapıklığın bini bir para tekke tarikatlara karşı bitmeyen düşkünlük

istisnasız her numunesi akraba evliliği ürünü hacı hoca takımı kanaat önderi müptelalığı

cahili tahsillisi, görmüş geçirmişi yeni yetmesi, yoksulu zengini fark etmeksizin;

genele yayılmış genetik kalitesizlik

evet,

genetik beş para etmezlik

tek tük istisnalar da kaideyi bozamıyor, kusura bakmayın.
ateistlerin ahlakının temelinin olmadığını düşünen insan aslında neden ahlaklı olması gerektiğini bilmiyordur. hayatında öğrendiği ahlak kurallarını aynı bir evcil hayvanın otur dendiğinde oturması, yuvarlan dendiğinde yuvarlanması gibi ödül ve cezaya dayalı olarak öğrenmiştir.

işte bu yüzden aslında bunu soran insanın ahlakının temeli yoktur. çünkü ödül-ceza sistemi manipule edilebildiği gibi bu insanların da ahlakı ve dolayısıyla davranışları manipule edilebilir.

düzeltme : gramer
ayşe denilen kıskançlığın zirvesi kadın aleyna kalaycıoğlu'nu o kadar kıskanıyorki konseylerde yada seremonide söz aleynadaysa , acun aleynayla konuşurken veya aleynalar sevgi gösterisi halindeyken hemen yanında yöresindeki bir erkeğe sararak( sözde bir muhabbet hali) bu duygusunu bastırmaya çalışıyor. kıskançlık güçlü bir duygu ve ıq su düşük bir insan bunu yaşıyorsa hiç yönetemiyor bu duyguyu. sende bu durumdasın ayşe. poyrazla yahut berkayla o an konuşup ben mutluyum , ilgi görüyorum, seviliyorum, hitim, orada dönen muhabbet beni delirtmiyor demek istiyorsun ama olmuyor. ki hanzadeyi erkeklere sığınan bir tip diye haftalarca yaftaladı.
city'nin tarihindeki ilk şampiyonlar ligi kupasını istanbul'da kazanmasını istediğim final. liverpool gibi istanbul'u özel gören bir kulüp daha olsun.

bu arada twitter'da gördüğüm bir liverpool taraftarının yorumu :

city ile chelsea final oynayacak, üstelik istanbul'da. bir sezon bundan daha kötü olabilir miydi?