Sık geçen başlıklar
Debe Arşivi
arşiv kapsamı: 4 Haz 201526 Haz 2026
olayı bir arkadaşımın başına gelmiştir aras kargo veya diğer kargo firmalarıyla pahalı ürün gönderirken bir kez daha düşünmenizi tavsiye ederim.

edit2 :

rezaletin kurbanı bunların eklenmesini istedi arkadaşlar.

------------------------------------------------------------------------------------

merhaba arkadaşlar.

konuyu açtığımdan beri ve gündemde olduğumuzdan beri aras kargo tarafından defalarca arandım.

bu konuşmaların sonucunda aras kargo tazmin bedelimi tarafıma ödeyeceğini yazılı bir belgeyle taahhüt etti.

bende kendilerine paranın veya bedelin peşinde olmadığımı, tüm mağdur olan arkadaşlarımızın ve bundan sonra firmayı kullanacak arkadaşlarımızın ileride böyle mağduriyetler yaşamaması için neler yapabileceklerini, nasıl bir yol izleyeceklerini, alınacak tedbirleri ve uygulanacak yaptırımları sordum.

firma yetkilileri; öncelikle sizin probleminizi çözmek istiyoruz, bundan sonra tüm kargoların adresten ve kişiden başka kimseye verilmeyeceğini, başkası almaya gelse bile alıcının aranıp bilgilendirileceğini, tüm şubelere gerekli bilgilendirmenin yapıldığını söylediler.

şuan mağduriyeti olan arkadaşlar: benim sorunumun çözülmesinin önemli olmadığını diğer bütün mağdur olan arkadaşlarımın sorunları ile ilgili neler yapacaklarını sordum ve aras kargo üst yetkilisi mağdur olan arkadaşlarımın sorunlarıyla bizzat ilgilendiğini, ayrıca bu dolandırıcılıklar arasında bazı durumlarda hem alıcının hem de satıcının dolandırıcı olabildiğini, bu yüzden tüm dilekçelerin tekrar titizlikle inceleneceğini, mağdur olan tüm arkadaşların sorunlarını çözeceği hususunda söz verdi.

devamında mağdur olan arkadaşlarımla kendi kişisel numarasını paylaşabileceğimi, mağdur olan arkadaşlarla birebir çalışacağını söyledi.

başta dh forum ve tüm ekşi sözlük olmak üzere, bana ve seslerini duyuramayan tüm mağdur arkadaşlarımıza konunun duyurulması ve mağduriyetimizin giderilmesi için yardım eden , konumuzu üst sıralarda tutan tüm bilinçli ve ilgili değerli arkadaşlarıma sonsuz teşekkür ediyorum.

bu süreçte sesimizi duyan, bundan sonra gerekli tedbirleri sonuna kadar alacağına dair çalışmalar başlatan aras kargo’ya teşekkür ediyorum.

son olarak bu dolandırıcılık çetesini ben, benim gibi mağdur olan arkadaşlar ve aras kargo üst yetkilileri ile beraber çalışarak ortaya çıkaracağız.

bununla ilgili ciddi sözler aldık.

bundan sonra kargo sektörü güvenliği ile ilgili somut adımlar atılmasını bizzat takip ediyor olacağız.

bu çetenin peşini bırakmayacağız.
türkiye'de solcu mu var da iktidar olsun?

bu ülkede kendine solcu diyenlerin çoğu ya etnik azınlık milliyetçisi (kürt milliyetçisi), ya ortamlarda "putin siker" diye dolaşan rus hayranı (çakma rus milliyetçisi), ya venezuela, küba gibi geri kalmış ülkelerin diktatör sevicisi, ya da solculukla pek alakası olmayan ulusalcı. son zamanlarda bir de can dündar gibi almanya-amerika gibi emperyalist devletleri yalayıp kendine solcu diyen tipler türedi, bunlara hiç girmeyeceğim.

türkiye'de herkes gücü yettiğince kapitalisttir ve bu ülkenin solcusu bile aslında sağcıdır. birkaç sene önce ekmeleddin'e oy vermek içine sinmeyenlere "tatava yapma baş geç" diyenler de sözde solcu kesimdi. bu ülkede herkes çalışırken patrona, müşterilere, kapitalizme söver ama tatile çıkınca gittiği oteldeki garsonları, çalışanları ezer çünkü herkes gücü yettiğince kapitalisttir.

bu ülkede solcu filan yok. sadece aşırı sağcı, muhafazakar sağcı, ılımlı sağcı ve liberal sağcılar var. bu ülkede ılımlı ve liberal sağcılara solcu deniyor.

rahmetli barış manço "hemşerim memleket nire" şarkısında türk solcusunu çok iyi anlatıyor:

kardeşlik ve eşitlik üzerine uzun uzun nutuklar çekip
"niye senin derin benden daha koyu?" diyen çok
kaşının altında gözün var diye silahlanıp ölüme koşarken
"kalan dul ve yetim ne yer, ne içer?" diye soran yok

solculuğun değerleriyle bizim ülkedeki çakma solcuların değerleri arasında alaka bile yok.

solculuk ne der? herkes eşittir der. bizim solcular "tamam herkes eşit de ben daha eşit olmalıyım" der.

solculuk ne der? özgürlük der. bizim solcular "benim gibi düşünene özgürlük, karşıt düşünenlere linç" der.

solculuk ne der? bilim ve aydınlanma der. bizim solcular pkk gibi aşiretçi feodal yapıların peşinde gider.

solculuk ne der? köylü ve işçi hakları der. bizim solcular işçilere bir zarar geldiğinde "su veren itfaiyenin hortumu sikeyim" der.

solculuk ne der? tüm ırklar kardeştir der. bizim solcular suriyeliden girer, yahudiden çıkar, en ırkçıdan daha ırkçıdır.
canlandırmayı izlerken heyecandan ölecektim neredeyse. bir an nefesim kesildi gibi oldu. kadın delirip çıldırdıgi an gözüm hep masadaki biradaydı. ben böyle oyunculuk görmedim. butun darbeleri birayı teğet geçti. hele o yastıkla vurma sahnesinde cenin pozisyonunda titredim hep. yastık denk gelecek bira düşecek diye aklım kaydı. yemin ederim ağlardım. bir bira 10 lira amk. o yüzden puanım 10 üzerinden 9. çok heyecanlıydı. bir puanı da çerezleri döktü diye kirdim yanlış anlaşılmasın.
aksini iddia eden bir kisiye dahi rastlamadigim dunyada, ortaya cikan sacma bir feminizm atari.

elbette almak zorunda degilsin. kilo vermek zorunda da degilsin. guzel olmaya calismak zorunda degilsin. toplumun belirledigi "guzel kadin" imgesine benzemeye calismak zorunda hic degilsin.

tam olarak neye karsi verilen bir mucadele bu, cozemiyorum acikcasi.
yol bomboş beklemeyelim, yol kısmen boş beklemeyelim, acelemiz var biraz bekleyelim biraz beklemeyelim. kurallara uymak tercihe bağlı değildir, hele ki trafik gibi hayati bir durumda hiç değildir. birisi öldükten sonra 30 saniye kar etmenizin, veya haklı/haksız olmanızın hiç önemi yoktur.
bir insani gasp ediyorlar; aile deseniz cocuklarinin derdini anlatmaya cekindigi bir iliski ortami kurmus; turk polisi her zaman oldugu isini yapmiyor, sozluk yazarlari ise aptal yerine koyuyor.

entry girenlerin buyuk bir cogunlugu gasp edilen kisiyi suclamis.
kendileri cok akillilar ve kimse onlari kandiramaz cunku. birisi kanmissa aptaldir, suc ondadir. bu da ona iyi bir ders olsundur.

turkiye, iyi insanlarin yasayabilecegi bir ulke olmaktan cikali uzun zaman oldu.
ama gaddar ve serefsiz insanlarin bir zamanlar "elit" bir ortam olan sozlugun cogunlugunu olusturdugunu gormek gercekten de urkutucu.
bir üstteki yazar arkadaş 1,5 yıl demiş ve eklemiş ne kadar vakit geçirdiğiniz önemli demiş. ve kendisi 1,5 yılda yazar olduysa bunu günde ortalama 1 saat sözlükte olmasına ve ince ayrıntılara borçluymuş.

bende kendimi anlatayım o zaman biraz. ilk kez 7 eylül 2015'de entry girdim sözlüğe ve o gün 10 entry limitini tamamladım. isteyen girip bakabilir ilk 10 entry'me. eğer ince ayrıntılar nedir ne değildir bilemiyorum tabii ama gayet sözlük formatına uygun entryler. sözlükte vakit geçirme sürem ise bu 3 yıllık süreçte günde 6-7 saat rahat vardır.

bu bağlamda benim yazar olmam 3 seneyi bulduysa kesinlikle ince ayrıntılar var demektir.

edit: bir üsttekinin üstteki yazar arkadaş diyelim.
bazen atacağın çok basit bir adımın arkasından büyük değişiklikleri getireceğini bilirsin. o adımın ardından getireceklerine yönelik aman aman bi hevesin beklentin olmasa da korku veya tembellik de yoktur. yine de ertelemenin verdiği o tuhaf hazdan harekete geçmezsin. çok sinsi, kirli paslı bir hazdır o. ellerini ovuşturan küçük boy bi kara sinek gibi. procrastination denen şey değil bak bu. doğru olanı yapmamanın, çizginin dışına çıkmanın “atanamamış evil” küçük burjuva macerası. erteleyebiliyor olduğun zavallı şeyleri sırf erteleyebiliyor olmanın tadını çıkarmak için ertelemek, hayatın üzerinde sahip olduğuna inanmak istediğin acıklı bi güç algısı. hazzın ertelenmesi değil kesinlikle, ertelemenin hazzı. marx’ın proudhon’a kapağı gibi oldu. tencerenin dibinde kalmış parmaklanan yanık özgürlük. yıllık ceremesi yirmi milyon mazereti aşmayan küçük ve orta büyüklükte isyankarlık. öyle sefil, fırsatçı bi haz. bi kastamonulu kasaba yengesi kadar da kurnaz.
buna karşılık bulaşığı, yemeği, çamaşırı, ütüyü, çocuk bakımını, temizliği de kadın yapar çünkü bu da bir görgü kuralıdır.

ne oldu feminist kılığındaki kezban, zoruna gitti değil mi?
istediğim gömülme biçimidir.morgdan direkt toprağa.hoca yok, cemaat yok, garip garip dualar, garip hareketler yok.7. gün 40. gün 52. gün vs yok.bir tek öldüğüm gün akşam sevenler toplansın, sevdiğim müzikler dinlensin gülünsün eğlenilsin. bu düşüncede tek olmadığımı hissediyorum.
nasihat team gelmeden yazayım dedim gelmişler bile. çiftlikten alacak ortamı yok okula giderken çantasına koymalik alıyor belki adam. adamın neden o sütü aldığı sorgulanana kadar bunların neden böyle bir sut sattığını sorgulasak daha başarılı oluruz herhalde.
herhangi bir konuyu çok ciddiye almakla hiç ciddiye almamak arasında o kadar garip bir noktada dururlar ki hangi tarafta olduklarına hiç bir zaman karar veremezsiniz.
öncelikle, herkesi otomotiv sektörü için 1 dakikalık saygı duruşuna davet ediyorum..

geçen yılın eylül ayında 71.253 adet olarak gerçekleşen otomobil ve hafif ticari araç satışlarının 23.028'e düşmesi durumudur.

son 5 aydır pazardaki daralma ise;

mayıs 2018 : -14.8%
haziran 2018 : -39.0%
temmuz 2018 : -36.0%
ağustos 2018 : -52.7%
ve eylül 2018 itibariyle : -67.7%

ver mehteri...
3 üstteki arkadaşın entrysiyle akşam akşam kahkaha attıran başlık.

acıktığımda başım ağrıyor diye sordum kraker ye dedi diyor ve trip atıyor
ahahhahahahahahahaahahahahhaha. olm herşeyi hastalık diye yorumlamayın kendinize yazık ahahahhahaa. böyle ömür geçmez sıyırırsın bi yerden sonra. ulan ya akşam akşam ahahahhahaha
bu karardan sonra buralar yine dolup taşacak... ''karanlıkta sokağa çıkmaktan bıktım'', ''çocuğum servis beklerken uyukluyor'', ''sokakta yürümekten korkuyorum'', ''sabahları karanlık olduğu için uyanamıyorum''

bir ülke düşünün ki, hükümetin hemen hemen her eyleminden rahatsız olmasına rağmen yine de 16 senedir mevcut partiyi ve rejimini ısrarla iktidarda tutmaya devam etsin. ekonomiden, eğitimden, enflasyondan, işsizlikten, döviz artışından, adaletsizlikten, ranttan ve hatta saatlerin ileri alınmamasından şikayetçiysen akp'yi seçmeyeceksin... seçtiysen de gelip burada ağlamayacaksın bu kadar basit.

çok net bir şekilde;

(bkz: svihs)

beter olun.
bir giresunlu olarak katıldığım görüş. ama yıllardır bunu tetikleyen medya ve siyaset enstrümanlarını es gecmeyelim. özellikle başını trabzonluların çektiği bir grup var. herşeyi onlar biliyor. herşey onların sanki. onlara göre acayip milliyetçiler , din ,iman falan filan. ama comlekcide otelleri konyalılar çalıştırıyordu. son dönemde devletle iş yapan onlarca firma bunların. devletin kurumlarında inanılmaz yerleşikler. toki , kiptaş... bize heryer trabzon gibi sikindirik bir motto sahibi kendileri.
sırf bu yüzden nefret ediyorum karadenizden. doğası mahvoldu ses yok. karadeniz sahil yolu herşeyi mahvetti ses yok. fındığın hali ortada ses yok. adamlar ne hikmetse çay-kur' a dokunmayıp rizespora sponsor yapıyor. devlet kurumu neden takıma destek olur ? trabzonsporun wikileaks evraklarında nasıl para aldığı geçiyor. ha belgeler yalan yanlış bilinmez ama wikileaks evraklarının dünyada yaptıkları ortada.
7 aydır egedeyim. hatta ege bile sayılmaz. uşaktayim. ınsanlar agresif değil. yüzleri gülüyor. ramazanda alkol tüketen esnafı gördüm. afiyet olsun dedim. baba sen niyetlisin buyur diyecem ama bayramdan sonra misafirim olacaksın.. dedi. trabzonda lisede öğretmen bir tanıdığın var.okul egeye gezi düzenlemiş. geziden sonra bizimki öğrenciye:
egeye gittiniz,gezdiniz ne anladiniz ? diye sormus. ogrenci :
hocam izmirde sokakta adama omuz attım, adam özür diledi benden.valla hocam orada medeniyet var hemde bizim hiç bilmediğimiz bir medeniyet.
ronaldo'yu hiç sevmem ama o kadına birkaç sözüm var.madem tecavuze uğradın zamanında neden hakkını aramadın ? parayı alıp sustun ve şimdi para suyunu çekince yine para para demeye başladın. birazcık gurur,karakter olsaydi zamanında parayı seçmez gider dava ederdin. şimdi para bitince bana tecavuz etti demenin mantıgi nedir ?
kulüp mali olarak batık durumdayken, kendi döneminde yapılan transferler kulübün borcunun 1/4'ünü oluştururken, yeni başkan kulübe 50 milyon dolar hibe etmişken halen kulüpten 1.5 milyon euro maaş aldığı ortaya çıkan ve maaşım kesilecek diye konyaspor'u reddeden büyük fenerbahçeli mega insan. bence kulüp üstüne yapılmalı ve selçuk şahin geri çağrılmalı.
bir düğünü 20 adamla tarayıp sadece celasunun kardeşlerini öldürebilen karakuzuları , bu atış istatikleriyle askerliğini yapmış her türk vatandaşı yok edebilir.
dizinin senaristi her hafta izleyenleri mal yerine koyuyor.
ne yapdıysam millet yedi deyip , pervasızca saçmalıyor.
ülkenin son durumunu belirten bir haber.
- psikolojik rahatsızlıklarda artış
- bireysel silahlanmada artış
- suç oranının artışı

doktoru vuran kişinin psikolojik rahatsızlığının neden olduğu belli olsa bu liste daha da artacaktır.
sosyal yaşantısı silkilen, ekonomik olarak zorda olan kendileri olmadığı için duydukları onurdur.
suriyelileri cebinizden şirketlerinizden finanse edip üstüne bir de villalarınızı ensar kardeşlerimizin olduğu alanlarda yapar ve içli dışlı olursanız millet olarak da onur duyarız.
iş hayatinin başladığı ilk günden bir önceki günün insan gibi yaşadığınız son gün olduğu gerçeği. işe başlayalı sadece bir ay olmasına rağmen, eski minnoş hayatımı özlemle anıyorum her uyandığımda.
(bkz: kraldan çok kralcı)

ekonomistleri , siyaset bilimcileri,
sözde sanatçılarını,
sporcularını geçtim, spor yorumcuları bile yalak amk...

niye ? neden aramıyor amk? ne sebepten yarrraaaaam? bu ülkede vali hakim milletvekili arabasından uyuşturucu kaçakçı ot bok çıktı sikimin başı! güvenliğe karışmayın bari yaa, ulan yalanacağız diye öldünüz beeeeee