Sık geçen başlıklar
Debe Arşivi
arşiv kapsamı: 4 Haz 201526 Haz 2026
(bkz: ben müdürüm demenin alternatif yolları)

anlamaman çok normal :) zira senin gibilerden anlayış benzeri bir şey beklemiyoruz.

işte saat sabah 5'te başlık açan böyle gizli işsizler daha bunun gibi birçok konuyu anlayamadan bu dünyadan göçüp gidecekler.

şartlara bak:

sabah 7'de işbaşı
asgari ücret
yol parası yok
her gün tıraş olunacak
haftada bir gün tatil olacak

ve sana çalışmaya gelenlerin neredeyse hepsi para kazanmaya çok ihtiyacı olduğu için çalışmaya geliyor, yani gıda işine olan aşkından değil

kaçınız kaç çalışanınızı gerçekten insan yerine koyacaksınız? kaç çalışanınız için aa, dur ya, bunun da bir hayatı, beklentileri vardır diyip düşünmektesiniz?

bir de utanmadan, işe başlar başlamaz size para vermiyoruz, siz elde edeceksiniz denmiş :)

çalışıp çabalayıp elde edeceğiniz de % 2 zam :)

arkadaş patron para vermedikten sonra ben nasıl elde edeyim?

ne insanlar var şu dünyada, adam sabah 5'te kalkmış, kariyerini anlatıyor!

sabah 7'de kalkamam diyen arkadaşı da, sakallarımı kesemem diyen arkadaşı da, cumartesi çalışamam diyen arkadaşı da alınlarından öpüyorum. allah şu adam gibilerin işinden daha hayırlısını nasip etsin size.
alkol almamalıymışız, utanılacak bir videoymuş, rezillikmiş, kadınlara içmek yasaklansınmış, ayıpmış.

videoda ne denmiş;

- köpeğe tecavüz etmenin meşrulaştırılğı dans etmenin absürtleştirildiği bir ülkede yaşıyoruz.
- dans etmek çok doğal ve insani bir eylemdir senin evde yaptığını ben sokakta yapıyorum çünkü sokaklar da bizimdir.
- memleketini söyleyip bir türkü patlatıyor aşık veyselden. dikkat edin demet akalından falan değil aşık veyselden. sarhoş ya da değil o anki durumda aklına pat diye bu geliyor demek ki burada bir samimiyetsizlikte yok.
- bebek yüzlü kısmına girip hafif saçmalıyor. hepiniz çok aşırı normal ve ciddi insanlar mısınız oğlum ? hiç mi saçmalamadınız ? kamera önünde olunca neden gerçek hayatından farklı davranıp iki yüzlü hareket etmek zorunda ?
- insanlara ön yargılı yaklaşmayın. bir erkek sizinle iletişmek istiyorsa direk ona niyeti başkaymış gibi davranmayın. cinsiyetçilik yapmayın, insanlara şans verin, değer verin. kısacası kezban olmayın diye hemcinslerini de uyarıyor.

bu mu utanılacak şey, bu mu ayıp bir şey. insanlar sürekli resmi olmak zorunda mı ? herkes sizin gibi yaşamak zorunda mı ? alkole bu kadar takacağınıza çocuk istismarına sesinizi çıkarın biraz. kalıplarınızdan çıkmayı deneyin, hayatı sevmeyi bir kez olsun deneyin, her şeyi de o kadar ciddiye almayın.
film öncesi birkaç bölüm yayımlanacak olan bir dizi.

"adından da anlaşılıyor, türk islam mastürbasyonu" diyen cihangir solcusunu mu dersin, "yasin börü'yü çağrıştırıyor" diyen senaryocu andavalını mı dersin...

şeyh pir'ci ak çomarlardan farkınız yok yemin ediyorum.

ulan amına kodumun salakları, "börü" adı yüzyıllardır "kurt" için kullanılan bir isim yahu. gökbörü vardır hani, bozkurt/gökkurt falan. islam'dan bin yıl önce bile konuşulup yazılan bir sözcük bu. velhasıl ananın amına girsin o mastürbasyon.
yasemin özilhan'ın beyanı;

"pahalı kıyafetler şart değil. 3-5 bin tl'ye de şıklık mümkün"

sanıyorum haberi yoktur bu ülke'de öğretmen ibrahim yeşilbağ işsizlik nedeni ile cebinde son 6 tl'si var iken hayatına son verirken, zafer açıkgözoğlu asgari ücret ile çalıştığı taşeron firma tarafından lağım temizlemeye zorlandı ve sonrasında hayatını kaybetti.

kübra bebeğin açlıktan ölmesi içimizi acıtmaya devam ederken, çocuklarını ısıtamadığı için intihar eden anneler olduğu gerçeği de unutulmasın.

aladağ'da hayatını kaybeden öğrencinin günlüğü'nü açıp okusun. o ailenin 3-5 bin tl'si olsaydı belki de cennet evladımız tarikat yurdunda yanarak ölmeyecekti.
bandırma vapuru tarihine inanan bizleri, ''şeyhpir'' savlarıyla, hilafet kalsın diye yunanın kazanmasını isteyebilecek vicdan yapısı ve memleket aşkıyla (!) üst üste koyup sikebilecek tarihçiymiş.

kafasına fes takıp dondurmacılık yapmak yerine tarihçi olmak güzel olay, parası iyi, bende humphrey bogart ın babaneni siktiğini biliyorum o zaman tarihçi olabilirim.

-imla
yeni türkiye'nin makbul vatandaşıdır...
düşüncelerinde bir tutarlılık yoktur, böyle bir derdi de yoktur zaten...
dün söylediğini bugün rahatlıkla inkar edebilir...
parayı her şeyin önüne koyar...
yalan söylemekten kaçınmaz... ortaya çıkarsa utanmaz...
dini duyguları ekonomik çıkarları için kullanmaktan çekinmez...
sanattan anladığı mustafa ceceli'dir....
sporcudan anladığı arda turan'dır....
eğlenceden anladığı "acun" izlemektir...
avm ve televizyon müptelasıdır...
eğitime inancı yoktur... eğitim ne kazandırır ki insana? diplomaysa konu, bulunur bir çaresi ...
edebiyat, felsefe boş iştir ...
düşünce özgürlüğüne inanmaz... güçlü olmaya inanır... mühim olan, güçlü olanın ne düşündüğüdür...
adaletten anladığı kendi "takımının" kazanmasından, kolektif çıkardan anladığı kendi cemaatinin çıkarlarının gözetilmesinden ibarettir ...
bal tutan parmağını yalar ... rüşvet, komisyon almak mübahtır onun için...
liyakat derseniz gevrek gevrek güler size ... zavallı bulur bu düşüncenizi ...
hızlı öfkelenir, duyguları çok kolay manipüle edilir...
dün cemaatçidir, bugün milliyetçi, başka bir gün ümmetçidir, öbür gün milliyetçiliği ayaklar altına alır, günü gelir bir gün atatürkçü bile kesilir..

ve suçlu hep başkalarıdır... hain hep başkaları ...
asla hesap vermez... zeytinyağı gibidir ak parti'nin ürettiği insan tipi. istisnalar kaideyi bozmaz.

şüphe yok ki bugünün 'kazananıdır' ve güç uzun bir süre daha onundur.

not: ak parti'nin böyle bir insan tipi üretme derdi, niyeti ve kapasitesi yokmuş. gerçekten gülünç.
kinine sahip çıkan bir nesil yetiştirmek istediklerini açık açık beyan eden bir siyasi düşüncenin, toplum mühendisliği yapmadığını söylemek herhalde bizlere atfedilen ahmaklığın dik alası. açın 1970'deki trt programlarını izleyin, topluma ideal olarak gösterilen insanların farkını görün. seviyeyi görün. net bir şekilde bu insan tipi pompalanıyor. ödüllendirilerek kollanıyor.

ki bu insan tipi yalnız iktidar partisi tabanında gelişmedi. neden kötüyü eleştirmek yerine, onu savunmaya geçiyorsunuz anlamak zor. tanıdık mı geldi yoksa?

-----
"sanatçılarımıza" da çok teşekkürler. ne güzel destekliyorlar seviyeyi. bol kazançlar.

sanatçı 1
sanatçı 2
sanatçı 3
sanatçı 4

bir arkadaşımız özel mesajla kemal sunal örneğini vermiş. kemal sunal üçkağıtçılara gereken cevabı verdi her zaman. bu arkadaşlar gibi yalnız cebini düşünmedi. gereken riski aldı.

zübük
bekçiler kralı
-----
oğlu 16 yaşında hayatını kaybettiği için muhtemelen "oğlum uçağı alkollü kullanma" değil de "ulan ev, para, uçak olmayaydı da oğlum yanımda olaydı" diyordur.
algı yaratabilmesi.

mesela apple'ın 1 gb ramle stabil çalışır. android istiyorsan android en az 3 gb olmalı. bu açıdan bakınca muhteşem.

işte yaptıkları algı müşterilerine müşteri olduklarını unutturmak bir nevi onları marka sahibi yapmak herhalde. fanboy falan deyip polemik yaratmayalım.

hemen müşteri odağına geçtiğimizde apple 1 gb ramli telefonu sana 3000 liraya satarken android 3 gb ramli telefonu 1500 liraya satıyor. ve yarattığı algı ile biz hala 1 gb ramle stabil çalışıyor diyoruz.
bu yaz telefon numaramı değiştirdim, yeni numaram benden önce adı halil olan ve çiftçilikle uğraşan bir adama aitmiş. numarayı değiştirdiğimden beri halil abi aşağı halil abi yukarı arayanlarım hiç eksik olmuyor. çiftçi haberden gelen mesajları saymıyorum bile. mazot mu ucuzladı, mahsullere noldu, dolu mu vurdu hepsi bende. kendimi halil abinin yerine geçen ruhu gibi hissediyorum. geçen yine 10 kere halil diye biri yok burda dediğim bir numara aradı. halil abi? diye sordu. hayır sesim de erkek sesine benzemiyor. yeter aramayın artık beni. yok halil malil. yedim onu ben.
--- spoiler ---

oya mehmet'e burcunun hamile olmadigini söylese, mehmet kandirilmis olmanin verdigi hissiyatla bu isi bitirecek, ev mev de almayacak, burcu sorunu ortadan tamamen kalkacak, inci de evi alacak, sarmaşıga gelecek zaten. yani oyanın pilates topuyla iş birligi yapmasının hic bir elle tutulur tarafı yok.

ayrıca eger oya burcu kevasesiyle işbirligi yaparsa meslegini ikinci defa kötüye kullanmiş ve bir adamı - o adam her ne kadar turunçgil mehmet de olsa- kandırmış olacak. ve bu durum hic etik degil. hipokrata bunun hesabını veremezsin oya!!! demem o ki, neden 15 dakika boyunca, alttan gerilim müzigini dayayip da burcu ve oyanin bakişmasini izletiyorsunuz millete.

ne bu ekşın, ne bu heyecan yani?

--- spoiler ---
mesajı aynen aktarıyorum. bu insanların çıkmayan sesi olmak zorundayız.

merhabalar. çaylak olarak bize bahşedilen mesj hakkini kullanalım dedim. konuyu uzatmadan sizden sıkıntı yaşadığımız ancak sesimizi duyuramadığımız bir konuda yardımınızı istiyorum. öyp konusunu biliyor musunuz bilmiyorum. 2010 yılında kamudaki 657'ye tabi kadromdan istifa ederek öyp sistemi ile torpilsiz bir şekilde araştırma görevlisi oldum (sadece ales+dil puanı+diploma notu ile). amaç yeni kurulmuş üniversitelere hoca yetiştirmekti. söz konusu üniversiteler genelde referansla hükumet yanlılarını işe aldığı için, akademiye bu yolla girerek çok tepki aldık. 18 ay önce çıkan bir khk ile daimi olan tüm öyp'lilerin kadrosu 50 d'ye (doktora bitince işsiz kalınan) çevrildi ve doktorayı bitirince işsiz kaldım. yani kazanılmış hakkımız khk ile geri alındı. 6385 kişi benle aynı kaderi yaşıyor. hepimiz aynı anda işsiz kalmıyoruz doktoramız bittikçe işten atlıyoruz. bu konuda tweeterda #öyp50d başta olmak üzere birçok hashtag etkinliği düzenledik ancak kimseye sesimizi duyuramadık. "6385 akademisyenin torpilsiz olduğu için işten atılması" gibi bir başlık açarak sesimizi duyurabilir misiniz?

edit: imla
üst edit: verdiğim bakınız yazar tarafından silinmiş. neyseki bu geri vitesi tahmin ettiğim için ss almıştım: buyrunuz

ilgili entry’ye göre yapılmasında sakınca olmayan davranış. hatta bu entry’yi favlayan 30 küsür kişi* de aynı şeyi destekliyor. hepiniz aynı boksunuz. kim nereden veriyor lan size kadınları dövme hakkını? kimsin de pataklayabiliyorsun sen sevgilini? istersen sevgilisi ol, istersen eşi ol şerefsiz.

bu entry’yi yazan da bu görüşü destekleyenler de karısına şiddet uygulayanlar kadar suçludur ve yarın bir gün “bu benim karım lan, sana mı soracağım, istediğimi yaparım” deme potansiyeline sahiptir.

aynı yazarın bu konuda diğer yazısı:
(bkz: #74580828)

edit2: türkiye’de kadın şiddeti bu kadar büyük bir sorunken sen girdiğin bu entry ile şiddet uygulayanlara destek çıkmış bulunmaktasın. zaten aklı yarım, gördüğü ve okuduğu her boktan etkilenen gerizekalılar çok var bu ülkede. bu gerizekalılar yarın bir gün senin bu yazını okuduğunda olacakları düşünmek istemiyorum. bu çok açık ve net bir şey. silinen entry’yi hala savunmanı aklım almıyor doğrusu. zira yapman gereken tek şey “özür dilemek.”
türbanın türk adeti olmamasındandır. 1980'lerde iran'da meşhur olmuştur.
edit: alttaki linkte necmettin erbakan’ın düğünü görebilirsiniz. türbanlı bir kişi bile yoktur. kadınları başı ya açık, ya da başörtüsü ismini verdiğimiz şekilde bağlanmıştır.

erbakanın düğün fotoğrafı

edit2 : murat bardakçı'nın konu hakkında 2007 yılında yazdığı yazısı ise aşağıdadır.
ithal türbanın kısa öyküsü
aykut kocaman'a teşekkür ediyor,
hakemlere teşekkür edip sahip çıkalım diyor.

kendi anonsçusunu kovuyor.
bu tür bir adamsınız siz işte.

yarın o stadyumda 90 dakika taraftarlar mini mini bir kuş diye bağırmazsa yazıklar olsun.
ısin garibi buraya uzun uzun savas kotudur yazan kisi, gectigimiz yillarda yasanan onlarca teror olayindan sadece ankara gari'nda olani icin entry girmis. ısin garibi selahattin demirtas'i ovmek icin uzun uzun dil dokmus.

ya kardesim, sen pkk'nin oldurdugu masumlar icin ne yazdin, ne cizdin? sen pkk'nin katlettigi ogretmenler icin ne dedin? sen cozum surecinde oldurulen polisler icin de ayni seyleri yazdin mi? basilan karakollarda, uzaktan kumandali mayinlarla sehit olan askerlerin haberini okurken savasa hayir dedin mi? bu nasil bir utanmazlik, nasil bir yuzsuzluk? anlat bilelim biz de.

baris anlayisin "hendek kazarken ozgurluk, ask bodrumda yasaninca baris" galiba. boyleyse acikla durustce. kivranmanin bir alemi yok.
“bugün her şey çok kötü olabilir ama böyle devam edecek diye bir şey yok, yarın her şey değişebilir. “

insanlar zaten umut etmekten, değişecek yarınları beklemekten, çabalamaktan yorulduğu için depresyona giriyor. psikiyatristler lütfen bu sözü kullanmasın artık. hiç bir inandırıcılığı yok.
metrobüs aldım. saat başı zincirlikuyudan kalkıyor. sadece premium üyeliği olanlar binebiliyor. bazen diyorsunuz ya hani "ya bomboş gidiyor niye durmadı durakta" aha o metrobüste biz varız. teşekkürler ekşi.

kızgın edit: beddua mı ettiniz naptınız. oturduğum koltuk ıslaktı. götüm ıslandı.
son maçında attığı çalım bundesliga'da ayın çalımı seçilmiş olamaz çünkü kendisi premier league'de oynamaktadır. bu kadar cahil olmayın ya.
chp'nin aklını başına alıp yerli ve milli işler yapmaya başladığının göstergesidir.

artık islamcıyı mısır'dan ithal etmeyeceğiz, bizzat kendi yerli islamcımızı aday göstereceğiz herhalde.

ha ha ha ha. yakışır kılıçdaroğlu'na.
dinlenme tesisinde o bayat ve ılık ılık yudumlarken insanın aklına aşağıdaki soruyu getiren içecektir.

"ulan bu dinlenme tesisi dağın başında. burada çalışanlar nereden geliyor, kaçta kalkıyor, nasıl geliyor?"

tanım: gereksiz duygusala bağlatan içecek ve mekanı
1. okulda bir tane mi öğretmen çalışıyor ? hiçbir öğretmen çıkıp diyemedi mi ne yapıyorsunuz siz - hijyen - psikoloji - vs ???
2. aileler kapıdan içeri giremiyor mu ? pardon da siz çocuğunuzu nereye bıraktığınızı görmeden mi bıraktınız? yoksa bir kez reklamlar altında size kreş gezdirildi de bir daha gidip bakma gereği mi duymadınız ?
3. gittiniz ama sizi içeri sokmadılar mı ? hiç mi merak etmediniz neden giremiyoruz diye?
4. kimse evladına sormuyor mu okulda ne yaptınız diye ? çocuklardan hiçbiri anlatmadı mı ? (anlatmamış olabilirler benim merak ettiğim çocuklarla aileler iletişim kuruyor mu)
bu liste uzar gider belki ama bu gibi mahlukatlar anne babalar çocuklarla iletişim kurmadıkça, çocuğunu verdiği yeri denetlemedikçe, böyle davranmaya devam edecekler.
bu kreşleri denetleyen müfettişler nerede ? denetleme raporları nerede ?
modern hayata uyum sağlamak isterken kurulan yapmacık ilişkiler. sokakta karşılaştığında birbirinin yüzüne bakmayan insanların, sosyal medya postlarının altında birbirlerine methiyeler düzmesi. kocası tarafından şiddet gören, aldatılan, umursanmayan kadınların kocişkolarıyla keyif fotoğrafları. üreterek, araştırarak, okuyarak, analiz ederek, tartışarak, konuşarak insanlara yol göstermek yerine, sadece ve sadece tüketerek prim yapan ve yol gösterdiğini sanan youtuberlar. sahte psikologlar. anneliği meslek sanan instagram fenomenleri. kezbanlık hikayelerini kitap yapan yazarlar. her köşede fotoğraf paylaşmazsa ölecek olan, anın tadını çıkaramayan travelerlar... ve tüm bu saçmalıkların içinde modernim diye övünen insanlar.
1. üçüncü dakikaya kadar gol yememek.
2. maçın üçüncü dakikasında kalecinin kırmızı kart görmesi ve penaltı verilmesi.
3. buna itiraz eden hummels ve boateng'in de hakeme vurması ve kırmızı kart görmesi.
- bu dakikada oluşan penaltının gole dönüşmesi elzemdir.
4. golden sonra defanstan bir oyuncunun çıkarılması ve orta sahaya takviye yapılması.
5. onuncu dakikaya kadar ikinci golün atılması.
6. yirminci dakikaya kadar üçüncü golün atılması.
7. yorulan bayern'in iyice sinirlenmesi ve gelen dördüncü kırmızı kart. müller denen yavşak oynarsa, o görür bence.
8. ilk yarının mutlaka 4 - 0 bitirilmesi.
9. beşinci golün ikinci yarının başında atılması.
10. kalan kırk dakikaya 1 gol sığdırmamız ve saçma sapan bir gol yemememiz. fabri'nin bu konuda özellikle uyarılması.

işte size turun formülü.

olasılıklar
satın almak bir opsiyon değildi, zorunluluktu.sadece ffp kılıfına uydurmak için o şekilde gösterdik.

şenol güneş'in kendisinde ışık gördüğü falan yok. seneye ya yedek olarak oturur ya da yallah arabistan'a.
açılın bankacıyım
açılın hatta garanti bankası çalışanıyım
açılın hatta bireyseldeyim.
hatta ve hatta olm ya siz olmasanız bizim maaşı nasıl ödeyecekler yaa siz bitanesiniz canlarım benim

ama öğle arası tatilinde şuan şubede yemeğimi yedim ve 13.30a kadar pinekliyorum üstelik sizler için takım elbisemi çıkarıp siyah bir pelerin giyeceğim ki size süperkahramanlık yapabileyim.

ister bonus ister filex ister platinium cart curt kardeşim sizden aidat alamazlar.
bireysellerde isterse iptal ettirebiliyor sistemde ama şubeye bunun için gelenlere böyle bir yetkimiz yok diyerek
müşteri temsilcisine yöneltiyoruz.
peki neden?
çünkü orda telefondaki hanım veya bey kişisi sizi yağlıyor ballıyor uzattıkça uzatıyor ikna etmeye doğru gidiyor.

yapılması gereken şeyi aktarıyorum dinle dinle buraya odaklan!

net bir ses tonu ve net bir ifadeyle
"aidatlı kart kullanmak istemiyorum, kapatın!" diyorsunuz.
iyi güzel hoş, artık bu blöfü pek yemiyoruz biz, siz çakalsınız da biz neyiz?
hey yavrum hey.
işte net olursanız olay burdan sonra başlıyor.
size bir kısmını bonus olarak yükleyelim teklifini alıyorsunuz
bence burda next next next tuşu olsa da geçebilseniz keşke bu bölümü.
ama yok ısrarlı bir şekilde reddettikten sonra ya tamamına yakın bir kısmını bonus olarak ödüyorlar ya da
size diyorlar ki blöfünü gördüm yaprrrağım, kapatalım hadi!

çünkü biliyorlar ki siz başka bankaya gidip kredi kartı cart curt işlemleri ile uğraşmak istemiyorsunuz ee kredi kartsız da yapamıyorsunuz!

kapatın kartı bizim restimize rest çekin; sike sike gelicez size.
1 haftaya kadar sisteme düşecek kartı kapatma ve nedeniniz size hop bir telefon
"beyfendi xxx kartı kullanmak ister misiniz, aidatsız?"

alın kullanın o kartı, bizi de aç bırakmayın.
aldığınız o aidatlardan sonra da yeşilimi yakıp 2 tuborg gold ısmarlar teşekkür edersiniz.

kanzuk! olm sakın garantiye benim ip filan verme vicdansız! ekmeğimden olmayayım!

yukarıda hepimize sövenler olmuş; süperkahramanlar hariç de ulan namıssız!

öptüm pelerinimi çıkarıp takım giyiyorum ve işime dönüyorum

(bkz: buyrun beyfendi nasıl yardımcı olabilirim size)

edit: "evlat içerde misin?" diye mesaj atanlar olmuş. çok komiksiniz aminakoyim ya! evlat ne evlat, sus sikerim! beyfendi diyceksiniz beyfendi!

--- spoiler ---

içerdema
--- spoiler ---

editin editi: tam 4 kişi, babalara geldin olm sen, seni kovarlar hey yavrum hey minvalinde mesaj atıp komplo teorileri ile benim aklımı bulandırdılar. az biraz tırsmadım desem yalan!
ama süperkahramanlık kolay değil, bir bedeli olmalı; bak mesela bi sipaydi'ye veya batman'e ne acılar çekmişler ne acılar vay anam vay dersiniz!
neyse siz çok ses çıkarmayın pelerinimi görmesin lavuklar!

başka sorular için, akşam mesai saatinden sonra ilgileneceğim. öptüm
kupadan elenelim diyen renktaşlarımı görünce çılgına döndüğüm maç. lige odaklanmamız lazımmış. lan zaten burda elensek bir maç daha az yapacağız ki o maç da ligin sonunda zaten. fikstürün o maçla mı rahatlayacak sanki? başakşehir gibi 2 tur önce elensen anlarım da bu tura gelmişsin rakip de fenerbahçe neyine bilerek eleniyorsun yani?