Sık geçen başlıklar

zaman sokaklarda kayboluyordu 16

ekşi profili
üniversitenin son sınıfındayım, altı ay sonra mezun olacağım. nefis bir arkadaş grubum var; birçok konularda sohbetlerimiz, ankara lokantalarında keyif sürmemiz, dersten sonra spora gitmelerimiz, daha neler nelerimiz var. anneannem hayatta, annem genç, kızkardeşim minicik. evimizde, yılbaşı gecesinin tatlı heyecanı içindeyiz.

22 yaşındayım. hayatımın ilkbaharındayım. daha ne isterim ki. beni de yazın.
ula'nın rengarenk boyalı eski evlerine, tüm kırık dökük bisikletlerine, on yıl kadar önce bir kedinin ezilmesini engellemek uğruna geçirdiği ağır trafik kazasından sonra hayata tutunan ama geçen yıl bu günlerde ani bir kalp kriziyle aramızdan ayrılan dondurmam gaymak'ın başrol oyuncusu turan özdemir'in kederli anısına..

''denizin ortasında
mum yanar sofrasında
benim de bu dünyadan gidişim
memleket sevdasından''

deniz üstü köpürü - tolga çandar.

https://www.youtube.com/watch?v=rqnpi1cjidw
(bkz: moda starbucks)

solgun bir ilkbahar sabahı. erken. az bir şey yağmur yağıp, durmuş. hafta içi bir gün. yerler ıslak. serçeler cıvıldıyor. meyva ağaçları çiçeğe durmuş. güzeller güzeli mahalle, tenha.

barista en küçük boy latte'yi uzatıyor. şeker, krema, karamel, layt süt, kakao tozu, tarçın marçın yok. sütlü kahve. güzel kokuyor. insani boyutta. kırk yaşına gelip onu geçmişler için uygun. aldım elime. sıcacık. mekanın önünde boş masa var. iskemle ıslak. mendilimle silip oturuyorum.

yaşamak güzel. nefes almak. sütlü kahve içmek. serçeler güzel. hava serin, o da güzel.

güneş utangaçça yerde, gölgelerin arasında geziniyor..
hep genç kadınların hizmet ettiği, diğer herkesin oturduğu mutlu ve kalabalık aile sofralarının resmedildiği, orta sınıfa hitap eden gıda reklamları.

sözüm ona modern erkeklerin minimalist mutfaklarda usta aşçı pozlarıyla cool klarklar çekerek, evde şık mini elbise ve yüksek topuklu ayakkabıyla gezen havalı karılarına yemek yapıp onların yüzünde çapkın bir hayranlık ifadesi uyandırdığı beyaz eşya reklamları.

iki cins reklam da kesif şekilde ayrımcılık kokuyor. yemek yapıp hizmet etmek kadının asli görevidir ama modern erkek de arada sırada mutfağa girip karısını şımartır temalı bu berbat popülizmden ve prototipleştirmeden tiksiniyorum.

kadın değilim ama feminizm damarım felaket kabarıyor böyle durumlarda.
ikinci yarısında yaptığımız müthiş baskıyla başkent takımını boğmamıza rağmen; kaleciye, direklere ve şanssızlığa takıldık, skor 1-1.

olsun, kısmet. iyi oynadık, önemlisi bu.

alkaraları "haydi gençler" tezahüratlarıyla maç boyu centilmence destekleyen, amatör ruhu kaybolmamış güzel taraftara da saygı ve muhabbetle..