Sık geçen başlıklar
en iyi savunma saldırıdır düsturu ile sanık sandalyesinde olması gereken isimleri, medya ayağını da kullanarak mağdur/mazlum olarak pozisyonlandırmaya çalışan, fakat halkın bunu yemeyip, gargara yapıp tükürdüğü stratejiye sahip avukat.

edit: sıradan vatandaş bankadan 3 kuruş kredi/nakit avans kullanırken onlarca maddelik taahhütname imzalatılıyor. bu parayla döviz almayacağım, fon almayacağım, altın almayacağım, yatırım yapmayacağım diye.

vatandaş sistem içindeki 3 kuruşunu enflasyona karşı korumaya çalıştı diye illegal iş yapıyor, suçlu muamelesi görürken, hatta dolar alana vatan haini muamelesi bile yapılırken; sistemde görünmesin diye nakit olarak elden dolaştırılan milyonlarca doların faizi peşinde koşanlar için mazlum imajı oluşturmaya çalışmak milletin zekasıyla dalga geçmektir.
1900lerin başında doğanlar çocuk işçi olarak çalıştıktan sonra iki adet dünya savaşı görmüş, aralarda büyük buhran, gerçek kırım yapan salgınlar girmiş.başlıktaki en beğenilen entry'de bunu hatırlatmış, içinde bulunduğunuz zamanı bu kadar önemsemeyin.

endüstri devrimi öncesi de zaten bütün ülkelerde hayat neredeyse aynı. kas gücüyle tarımını yap ne ekersen onu biç. ara ara kıtlık olsun öl, salgın olsun öl, savaş çıksın öl.

(bkz: menemen soğanlı mı olur soğansız mı sorunsalı) bugün en çok tartışılan konulardanken, amerika keşfedilene kadar domates, patates, biber, mısır bile yok. tarihi figürler, krallar, sultanlar bir menemene ekmek bandırma zevkini yaşamadan ölüp gittiler.
tarantino'nun ayak fetisisti oldugunu da hatirlatalim.

dolayisiyla bacimiz tarantino gozunden acip acabilecegi en mahrem yerini imzalatmakla kalmamis bir de kendisinden bu organi puanlamasini istemis.

ayrica ayaklarin gorunmesi bilindigi kadariyla haram olmadigi icin, dini acidan ayaga cinsel anlam yuklenmemis gibi gorunuyor. yani ayak fetisleri yeni bir bug bulmuslar sanirim. soz bu islerin uzmani olan diyanet islerinde...
takdir ediyorum.

eskiden bu tarz basliklara elestirel gozle bakardim ama simdi saygi duyuyorum.

bu adamlar mericlik yapmiyor. bu adamlar seks icin sekilden sekile girmiyor, bu adamlar sosyal mecralarda iltifat yapan degil direkt got begenen, o gote yalarim yazan adamlar.

bu adamlarin cani seks istiyor ve oldugu gibiler, hatta kendilerini o kadar cok biliyorlar ki bana 40 yas ustu gelsin, sisman gelsin, kendini cirkin hisseden gelsin yazabiliyorlar. ego yok, icgudulerle barisik hormon ve akil.

bugunun botokslu, sisirilmis dudakli, filtreli dunyasindaki plastik kadinlardansa bu adamlara saygi duyuyorum. kendileriyle barisiklar mal neyse o.

mericli basliklardan daha fazla orjinal eleman buradan cikar.

carsiniz pazar olsun yigitler.
kanun sonrasi is mahkemelerinde "regl izni aldi ama soysal medyada tatil fotograflarini gorduk, ondan is akdini feshettik" davalari gorulmeye baslanacaktir.

yaz kizim, gerekceli karar:

regl doneminde oldugunu, calisamayacigini beyan edip, izinli persembe gununu haftasonuna baglamak sureti ile dort gune cikarip, haftasonu bikinili sekilde elinde mojito ile alacati'dan instagram story'si attigi fotograflardan sabit olup, isten cikarilmasinin hakli oldugu tazminat verilmemesine hukmedilmesine...

twitter, eksisozluk;

"bikini giydigi icin isten kovulan ve tazminat verilmeyen emekci kadin rezaleti"
fiyati 8000 tl / 420 euro olan viskidir. iskocya'da gittigi viski turundan buyuk ihtimal daha da ucuza almistir.

haberlere cikacak bir rakam degil aslinda, oda tv isimli yeni bulvar gazetesinin tik alma cirpinislarindan biri sadece. istanbul'da duzgun bir gece kulubune gidip loca actirsan ayni fiyati dandik viskili masaya verirsin zaten.

adam kendi ev studyosunda, makara grubunu toplamis kaliteli sekilde kafa yapiyor.

para dedigin boyle harcanir.
"eril bir sey"

mikrofonu olmadigi icin yuksek sesle fikrini ifade etmek zorunda kalan, konuyu da fazla uzatmamis tek cumleyle kendini ifade etmis, anlamazdan gelinince tekrarlamak zorunda kalmis birine gelen cevap bu. mikrofonu olmamasi eril bir seymis.

eril kelimesini ogrenmis ama devamini getirecek kelime dagarcigi olmadigindan "sey" e baglamis, cumle kuramamis.

cumle kurmayi beceremeyenlerin entelektuelmis gibi satilmaya calisildigi bir ortam, tam komedi.

bunun haricinde taraflari tanimam, kimdir bilmem.

'tsk kimyasal silah kullandi' soyleminin fikir ozgurlugu kapsaminda oldugunu soyleyip, bu soyleme karsilik 'kimyasal silah kullanma soylemi teror orgutu propagandasidir' demek fikir ozgurlugu degildir "eril sey"dir demek anca bizim capsiz entel tayfasina yakisir cevap olmus.

edit: harf duzeltmeleri.
adam gelmis iste ne soracaksaniz yuzune karsi sorun, rezil edecekseniz soylemlerinizle edin, ne haltlar yaptigini catir catir yuzune soyleyin.

konusturmamak uzerine kurulu anlayis nedir arkadas, bir de bunlar kendini ilerici olarak ifade ediyordur.

odtu gibi bir yerde bile tartisma kulturu edinilmiyor ise sonraki 20 sene simdiden gitmis.

edit: odtu ogrencisi diger arkadaslardan mesajlar geldi genelleme gibi anlasilmamasi adina. universitedeki diger arkadaslar da rahatsizmis bu azinlik grubun boyle hareketlerinden.
eskiden olsa evet, kadinlar secmeye cok genc yasta, 18 yasinda baslar iken secilmeye 30 yasinda basliyorlardi.

gunumuz toplumunda sartlar degisti.

2006 yilinda once 25, 2017 yilinda yapilan degisiklik ile de 18 yasina dusuren duzenleme ile secilmek icin 30 yasini beklemelerine gerek kalmadi. 18 yasini dolduran her kadin muhtarliktan milletvekilligine kadar secilme hakkini kullanabiliyor.

(bkz: eyyorlamam bu kadar)
90larda bankacilik sistemi sakatti ve oturmamisti. bddk yine ecevit zamaninda bu olaylarin uzerine bankacilik sistemini duzene sokmak uzere kuruldu ve gayet basarili oldu. sistem dunya standartlarinda, bir sure iyi gitti.

simdi bankalar batmiyorlar, batik kredi dagitip halkin sirtina yuklemeye devam ediyorlar.

basligi acan vatandas akp donemi batik kredi miktarlarini yazsin da gercekten ulkesini sevdigi icin mi bu isler ona dert olmus yoksa derdi birileri adina havlamak mi anlayalim. hortumlamalarin onune nasil gecildiyse batik kredilerin onune gecilmesi icin bilinclenilmesinde bir nebze katkisi olur belki.
ibo: onlar süper, siz?

zafer algoz: biz kurşunsuz.

ibo: kurşunsuz???