tarih 5 eylül 2013
gezi protestolarından birkaç ay sonrası, endişeli muhafazakar tayfanın gözünde geziciler camide içki içmiş, türbanlı bacıların üzerine işemiş darbeci vesayetçi faiz lobisi ajanları. başbakan yardımcısı ali babacan'dan bu iftiralara karşı herhangi bir reddiye yok, hatta destekleyen açıklamalar var.
kayıt günü odtü'de izinsiz stand kuran cemaatçiler öğrencileri yurtlarına davet ediyor. bazı cırtlak sesli solcu öğrenciler de bunları kovuyor. tabii endişeli muhafakar*tayfa hemen haber yapıyor: 28 şubatçı başörtüsü düşmanı solcu çapulcular vesaire diye. o zamanki ekşide, aynı bugün olduğu gibi benzer liboş ifadeler: herkes fikrini beyan etsin, düşünceye düşünceyle karşılık verelim, asıl böyle faşizm oluyor...
daha sonra bu cemaatçilerin, öğrencileri sadece kendi yurtlarına davet etmedikleri, ikna etmek için odtüde fuhuş olduğunu, kızların çocuk düşürdüğü yalanları attıkları ayyuka çıktı. tabii bu sırada öğrenciler hedef gösterildi, gözaltına alında; "her görüşe saygı abi yeaaa" tayfası da vicdanını rahatlattı.
gelelim 15 temmuz sonrasına.
o cemaatçi başörtülü kızları bugün yargısızca işlerinden atılıyor, aileleri fişeniyor, gözaltında tacize uğruyor, bazıları ülkeden kaçmaya çalışırken ege'de meriç'te boğuluyor. o gün kampüsten kovuldular diye ülkeyi ayağa kaldıran, 28 şubat ruhu diye inleyen babacan hayranı endişeli muhafazakarlar, bugün çok daha büyük haksızlıklara ne tepki gösterdi? bu zulümler yapılırken ali babacan akp üyesi değil miydi? akp'yi, ancak hileyle bile seçim kazanamayınca terkeden kendisi değil midir? derdinin ifade özgürlüğü olmadığı açık değil mi?
tanım: gazeteciler gazetecilikten yargılanmıyor diyen birinin konuşturulmaması durumu.
14.04.2022 · 33. sıra
afedersiniz cok daha cirkin seyler
13.04.2022 00:02