Sık geçen başlıklar

tulay1959 10

ekşi profili
galatasaray'ın kadrosu kötü falan değildi, masal anlatmaya gerek yok.

beşiktaş yokluklar içinde şampiyon oldu, galatasaray varlıklar içinde olamadı.

ama bir beşiktaşlı olarak, bu deyişle dalga geçilmesini doğru bulmuyorum.

galatasaray'la şampiyonluk yarışı gerçekten dert oluyor, adamların öyle bir kültürü var.

fenerbahçe ile daha rahat mesela. 2015-16 sezonunda son 3 maça girerken 73-70 ilerideydik puanlarda. herifler pat diye başaşehir'e bir yenildi, normalde stresli geçecek osmanlıspor maçı şampiyonluk maçına döndü. (ligin son maçı konya deplasmanıydı ve ikili averajda gerideydik)

galatasaray ile çekişirken, gerideyken bile son ana kadar bırakmıyorlar.
sene sonunda ayrılacak teknik direktör.

fatih parasız ve transfer yapmakta zorlanan takımda çalışmayı sevmez arkadaşlar, bir türlü öğrenemediniz 25 senedir.

beşiktaş ohen, sellami gibilerle oynarken, hagi ve popescu'larla şampiyon oluyordu.

italya macerası sonrası lucescu'nun 2002'de şampiyon yapıp cl'ye soktuğu takıma kondu. işler kötü gidince, bir sene sonra bıraktı.

sonra stad açıldı, gelen sıcak parayla yapılan transferleri hissedince fatih de oradaydı.(şike soruşturmaları da kremasıydı). 2 sene işler iyi gitti, para suyunu çekince ünal aysal'la dümenden takışıp milli takıma gitti.

sonra riva satıldı, yeni sıcak para geldi. medyadaki yardakçıları ile tudor'u kovdurdu; 16. haftada, o yaz 45 milyonluk transfer yapan takıma kondu.

şimdi yine para suyunu çekti, ayrılık yolunu yapmaya başladı. bu sefer farklı bir taktik izliyor ama. kendini kovdurmaya çalışmak yerine, duygu sömürüsü yolunu seçmiş.

yiyenlere afiyet olsun.
türkiye'deki average joe'yu çözmüş olan kişi, aferin.

sabah tayyip'le görüşmeye git, akşam izmir marşıyla melodi yap; atatürk'çüm mavi gözlüm.
hayatında jordan'ı televizyondan izlemeyen adamların boş beleş eleştirdiği basketbolcu.

neymiş, son topu takımın yıldızı kullanırmış, jordan öyle yaparmış.

1993 nba finalleri 6. maçı, bakın son topu kim kullanmış.

1997 nba finalleri 6. maçı, bakın jordan ne yapıyor.

bu iki hücum sampiyonluk getirdi. takımın kağıt üzerinde en iyi şutörü boşken ve sana 3'lü sıkıştırma varken, pas vereceksin. danny green'in 3 metre çevresinde kimse yoktu, atacak onu artık.

bugün lakers son 3 dakikada 9 sayı buldu ve 7'sini lebron james attı. hala clutch değil falan diye ezbere yazanlar var, onlara cevap bu da.
diagne'ye 10 milyon euro bonservis verip, falcao'yla senelik 5 milyon euro'dan 3 senelik kontrat imzalayan adam, çıkmış "ben har vurup harman savurmayı bilmiyor muyum?" diyor.

demek bilse ne olacak, allah akıl fikir versin.
ciddi bir düşüş trendine giren borsa.

bakın arkadaşlar, bir kaç tüyo vereceğim sizlere. bunları çok fazla kişiden duymuşsunuzdur, ama özetlemekte fayda var:

1- normalde borsayla hiç alakası olmayan, emekli amca, esnaf, çevrenizdeki iş arkadaşı vs. borsadan bahsetmeye ve hisse almaya başladıkları zaman, borsadan çıkma zamanı gelmiştir.
bunun sebebi şudur: borsada boğa piyasasının sürmesi, yeni alıcılar gelmesine ve mevcut alıcıların iştahını sürdürmesine bağlıdır. borsayla hiç alakası olmayan adamlar da geldiği zaman, artık alıcı sayısı doyuma ulaşır. hisseyi satacak kişi bulamamanız yakındır.

2- kredi çekerek borsaya giren küçük yatırımcıları sıklıkla duymaya başladığınızda, elinizdekini satıp uzaklaşın. hatta yapabiliyorsanız, vadeli satın (sell short). ilk maddeyle aynı sebep, artık piyasa borçla dönüyor ve tıkanması yakın demektir.

3- istisnai durumlar hariç, düşüşler yükselişlerden daha keskin ve hızlı olur. çünkü korku, açgözlülükten daha baskın bir psikolojik durumdur. çoğunlukta kazanma hevesi, kaybetme korkusunun gerisinde kalır. o yüzden 2 ayda yükseldiği noktadan aynı yere geri çekilmesi, 1 hafta sürebilir. (mevcut durum) bu yüzden her zaman düşüşe hazırlıklı olup, stop loss'ları kullanmak faydalıdır.
iyice kafayı yedi bunlar, şirket kar açıkladı diye hedef gösteriyorlar. kar etmesi manidar bulunmuş, ahahaha.

adamlar 33 milyar liralık satış yapmış, 1.25 milyar kar elde etmiş. %4 bile değil. elbette edecek bu ciroda bu kadar kar, neyin fırsatçılığıymış bu?

gören de hayır kurumu zannedecek.
kulübün önünden geçen kediyi bile satan porto'nun bedelsiz gönderdiği diego reyes'i alma sebebini, "parlatıp satmak" olarak açıklayan adam

belli oldu ki bu işi öğrenene kadar daha çok kazık yiyecek.