Sık geçen başlıklar

uberallessuperfantastik 23

ekşi profili
şişmiş gibi görünmesinin sebebi türk lirasının pul olmasıdır. dolara çevirirseniz yıllardır yerinde sayan arada bir bir gıdım yükselen düşen ekonomimizi görebilirsiniz.
şu ülkemizdeki “üniversite mezunları bile” muhabbetinin azalarak bitmesi gerektiğini düşünüyorum.

artık her mahallede üni var. millet batak oynayarak işsizliğini kamufle ederek 4 yılını geçiriyor.

güzel üniversitelerden mezun olanlar doğru düzgün paralar kazanıyorlar zaten. 10-15 tane üniversite dışında diğerlerini kazandıysan gitme daha iyi sonra hayal kırıklığı.

gelelim inşaat işçiliğine. hepsi sağlığını satıyor. 8-10bin tl bile az hepsi 40 yaşında fıtık, felç vs. kolay mı lan? kaç gün inşaatta vakit geçirdin. daha çok kazansın.

edit: tırnak işaretleri eklendi.
ahah salak mısınız lan siz? 10 yaşında falan mısınız? ben mi yaşlandım? oğlum adamın biri tatlı yapmış işte o da tutmuş yayılmış neyin fanatizmi yok o demiş boktan diğer demiş fakir tatlısı diğer ankara simidine laf atmış falan. gidin bi bira için atın şu gerginliği. kuşlara falan bakın az.
memleketim marketlerinde sekiz bin çeşit bira satıldığı için tartışmaya çok açık bir konu evet.

klasik biri çıkacak efes tombul şişe diyecek biraz farklı biri çıkacak tuborg gold diyecek.

hey allahım 3 çeşit bira var ülkede zaten. neyin tatavası.
ev aldık.
kredi ödüyoruz.
eşimin kıyafetleri eskimiş kıyafet alamıyormuş.
beğendiği şeylerin tanesi 300-400 lira.
ağlıyor.
alamıyorum çünkü anca geçiniyoruz.
evi mi satalım 2 kıyafet alacaz diye.
kavga gürültü bi sürü.
kadınları anlamak imkansız.
farklı bir boyutta onlar.
mantık işlemiyor.

keşke bir 3000-4000 liram olsaydı fazladan.
yoruldum çok.
gerçekten yozgatın çekilmez bir metropol olduğunu bir kez daha gözler önüne sermiş rezalettir.
ah şu şehirin çılgın eğlenceleri olmasa herşeyi bırakıp istanbula gidip huzurlu bi hayata başlamak isterim ama yozgat işte adamı tutsak ediyor.
global olarak düşünürsek benim düşünceme göre:
insanlar robotlaşacak.
gelişmiş ülkeler marka marka şekil şekil biyonik kol bacak kalp böbrek geliştirecek. kusursuz çalışacaklar.
diyelim ki sen kolunla maksimum 20 kg kaldırıyosun, bi kol takacaklar sana 40kg hiç zorlanmadan kaldırabileceksin. akşamları şarj edeceksin falan. olacak bunlar. kanada, abd, fransa, almanya bu sektörü coşturacak.

şimdi de ülkemizde olacak şeylere bakalım:
4. boğaz köprüsü
adanaya hızlı tren
konyaya kainatın en büyük camisi.
5 kavanoz bal 120 tl olacak.

edit: bykush uyardı sağolsun kainatmış kahinat değil.
güzel insanların ülkesi.
3 seneyi aştı rusya serüvenim, birçok rusun yaşamak için can attığı ülkenin kalbinde bana da yer açılmıştı.
gelmeden önce her türk gibi araştırmaya başladım yaşayacağım toprakları.
tek başınıza fazla dolaşmayın, metroya gece yalnız binmeyin, organ mafyası var uçkur sevdasına götü kestirmeyin gibi uyarılar doluydu. neyse lan macera dedik geldik.
ilk zamanlar korkak olan adımlarımız zamanla cesurlaşmaya başladı çünkü bu insanlar aslında sanki kötü insanlar değil gibilerdi.
sonra dil öğrenmeye başladık. 3-5 küçük muhabbet. aslında bu insanların gayet esprili insanlar olduklarını genel bi kanı olan soğuk suratlı tiplerin aslında 2 muhabbet sonrası sıcacık güldüğünü, hiç tanımadığın alekseyin sana barda içki ısmarladığını, iş arkadaşın sergeyin seni sırf istedin diye seni kendi arabasıyla havaalanına bıraktığına şahit oldun. bir kaç bayan arkadaşlarım oldu. güzel ilişkiler, bir türk kızından aslında çok da farklı bi kafada olmayan rus kızını tanıdım. onlar da trip atıyor onlar da gülüyordu. tamam biraz farklıydı ama kötü değildi. orospu hiç değildiler. türkiyede nasıl insanlarla muhattap oluyosam burada da aynı karakterli insanlar doluydu. ırkçılık yaşamadım en önemlisi. türk olduğumu öğrenince komik sorular sorarlardı. eğleniyorduk.
ilk başlarda eski püskü gelen hayat stili zamanla tatlı gelmeye başladı.
istanbulda senede 3 kez polis yolda durdurup gbt yaparken moskovada 3 senede 1 kez polis kontrolüne denk geldim.
3 senede iş çevresi geliştirdik, dil öğrendik, para kazanmaya başladık, bir çoğumuz ruslarla evlendi ki...
şimdi 80.000 türk olarak geri dönmenin seneryolarını oluşturmaya başladık.
çünkü o kodumun uçağını düşürmekten başka bi seçenek yoktu. çünkü sanki bütün diplomatik ve siyasi yollar denenmişti de geriye kalan tek şey yapılmıştı. o kadar da başarılı sonuçlanmıştı ki iş düşen uçak bizim karamıza bile düşmemişti.
serseri bi ülkeyiz. yazık herşeye.