hapishanelerde yer kalmadığı içindir.
benim önerim şu, suçlular o kadar fazla ki suçsuzlar içeri girip izole bir hayat yaşasınlar. bütün suçlular da ne istiyorlarsa yapsınlar bu bok çukurunda.
Sık geçen başlıklar
Debe Arşivi
hırsızlığın sadece maddi şeyler çalmak olmadığını bir kere daha anımsatan..
çok orijinalmiş misvak kardeş..
çok orijinalmiş misvak kardeş..
zaten var ve kullanılır olduğu için gereksiz bir çabadır.
(bkz: gavur amı gibi yanmak) --> sıcaklık ölçüsü
(bkz: göt kadar) --> alan ölçüsü
(bkz: sik kadar boy) --> uzunluk ölçüsü
(bkz: bir tık açmak) --> azlık-çokluk
(bkz: bir nefeste içmek) --> zaman ölçüsü
(bkz: eşek sudan gelinceye kadar) --> zaman ölçüsü
(bkz: eşek ölüsü gibi) --> ağırlık ölçüsü
(bkz: gavur amı gibi yanmak) --> sıcaklık ölçüsü
(bkz: göt kadar) --> alan ölçüsü
(bkz: sik kadar boy) --> uzunluk ölçüsü
(bkz: bir tık açmak) --> azlık-çokluk
(bkz: bir nefeste içmek) --> zaman ölçüsü
(bkz: eşek sudan gelinceye kadar) --> zaman ölçüsü
(bkz: eşek ölüsü gibi) --> ağırlık ölçüsü
olayin icini bilmemde okudugum entrylerinden herkess bni skmek istioo pff modunda bir kezban izlenimi aldim
hocaya belki bilmiyordur diye bir anektod anlatmaya çalışıyorlar, hoca anlatılan anektoddaki yanlışları düzeltiyor. işte öyle bir şey.
ben yıllardır ev laikiyim lan. ev işleri ile din işlerini hep birbirinden ayırdım.
hala akıllanmamış bir yandaş gazetecinin beyanı.
haberin linki:
"akp’ye yakın diriliş postası gazetesi genel yayın yönetmeni erem şentürk, cemaat’in darbe girişimi ardından “laiklik” vurgusu yapanları tehdit etti.
erem şentürk, “15 temmuzdan sonra artık mecburen laik olacağız diye dayatan kesimlere açık uyarı. geçti o günler. bedelini ağır ödersiniz. evinizde laik olun” dedi.
sosyal medya hesabından laikliği ve laikliği savunanları hedef alan şentürk, “laikçiler uzlaşma adı altında taviz dayatırlar ve onlara benzemeyen herkesi idam ederler. her yerde azınlıktadırlar ve hep diktadırlar” diye yazdı."
yahu bu nasıl bir kafa?
ulan memleketi uçurumun eşiğine sürükleyen siz, fetöyü tüm devlet kadrolarına yerleştiren siz, ülkeyi ortadoğuda bataklığa saplayan siz; e nasıl oluyor da atatürkçüler ve laikler suçlu olabiliyor?
bu memleketin başına dincilik yüzünden gelmeyen bela kalmadı; adam hala evinizde laik olun diyor. asıl siz evinizde dindar olun!
haberin linki:
"akp’ye yakın diriliş postası gazetesi genel yayın yönetmeni erem şentürk, cemaat’in darbe girişimi ardından “laiklik” vurgusu yapanları tehdit etti.
erem şentürk, “15 temmuzdan sonra artık mecburen laik olacağız diye dayatan kesimlere açık uyarı. geçti o günler. bedelini ağır ödersiniz. evinizde laik olun” dedi.
sosyal medya hesabından laikliği ve laikliği savunanları hedef alan şentürk, “laikçiler uzlaşma adı altında taviz dayatırlar ve onlara benzemeyen herkesi idam ederler. her yerde azınlıktadırlar ve hep diktadırlar” diye yazdı."
yahu bu nasıl bir kafa?
ulan memleketi uçurumun eşiğine sürükleyen siz, fetöyü tüm devlet kadrolarına yerleştiren siz, ülkeyi ortadoğuda bataklığa saplayan siz; e nasıl oluyor da atatürkçüler ve laikler suçlu olabiliyor?
bu memleketin başına dincilik yüzünden gelmeyen bela kalmadı; adam hala evinizde laik olun diyor. asıl siz evinizde dindar olun!
"en azından ayağına bi patik giy bari!" dediğim kadındır.
çocuğun olmayacak.
çocuğun olmayacak.
girdiği entry'ler sadece şekil değil içerik itibariyle de çok çirkin. nasıl bir kafa yapısı anlamak mümkün değil.
şu dakika itibariyle 194 entry girmiş. bunların yarısından fazlası kadın nedir nasıl olmalıdır üzerine şekilcilikten ibaret.. geri kalanında da boyunun 1.80 olduğunu söyleyip durmuş zaten.
ben uzun süredir böyle bir kezban görmemiştim. düşünsene bununla arkadaşlık eden insanlar var. hatta birisi sevip evlenecek falan. hayatı boyunca bunu çekecek. düşünmesi bile ürpertici.
şu dakika itibariyle 194 entry girmiş. bunların yarısından fazlası kadın nedir nasıl olmalıdır üzerine şekilcilikten ibaret.. geri kalanında da boyunun 1.80 olduğunu söyleyip durmuş zaten.
ben uzun süredir böyle bir kezban görmemiştim. düşünsene bununla arkadaşlık eden insanlar var. hatta birisi sevip evlenecek falan. hayatı boyunca bunu çekecek. düşünmesi bile ürpertici.
kitaplar yeterince icine islememis yazar beyani. gercek harry potter hayranlari kac yasina gelirse gelsin bir motto'yu takip eder:
-after all this time?
-always.
-after all this time?
-always.
babaları imparatorluğun en güzel kadınlarıyla birlikte olmuş olmasına rağmen padişahların tipsiz olması durumu.
ilk padişahları görünce "acaba eski portre resimlerde mi güzel çıkmıyorlar veya yaşlı oldukları için mi" diye düşünüyorsun fakat fotoğrafı olan şehzade 2. abdülhamid'i görünce geçiyor.
anne tarafın kuşaklar boyunca ukrayna'dan, balkanlardan falan ama tipsizsin.
bence üzerine araştırma yapılması gereken bir başarı. atalarımız resmen evrimi reddetmiş, doğal seçilime meydan okumuş.
işte o padişahlar! *
osman gazi
orhan gazi
1. murad
yıldırım bayezid
1. mehmed
2. murad
fatih sultan mehmed (ben olsam "bu ne biçim ağız lan" diye bellini'nin kelleyi aldıydım)
2. bayezid
yavuz sultan selim
kanuni sultan süleyman
2. selim
3. murad
3. mehmed
1. ahmed
1. mustafa - deli
2. osman
4. murad
1. ibrahim
4. mehmed
2. süleyman
2. ahmed
2. mustafa
3. ahmet
1. mahmud
3. osman
3. mustafa
1. abdulhamid
3. selim
4. mustafa
2. mahmud
abdülmecid
abdülaziz
5. murad - deli
2. abdülhamid
5. mehmed
vahideddin
peşin not: işbu entry kesinlikle hakaret veya aşağılama anlamı içermemektedir. tipsizlik; hakaret veya aşağılanma unsuru değildir.
çünkü ben de tipsizim.
ilk padişahları görünce "acaba eski portre resimlerde mi güzel çıkmıyorlar veya yaşlı oldukları için mi" diye düşünüyorsun fakat fotoğrafı olan şehzade 2. abdülhamid'i görünce geçiyor.
anne tarafın kuşaklar boyunca ukrayna'dan, balkanlardan falan ama tipsizsin.
bence üzerine araştırma yapılması gereken bir başarı. atalarımız resmen evrimi reddetmiş, doğal seçilime meydan okumuş.
işte o padişahlar! *
osman gazi
orhan gazi
1. murad
yıldırım bayezid
1. mehmed
2. murad
fatih sultan mehmed (ben olsam "bu ne biçim ağız lan" diye bellini'nin kelleyi aldıydım)
2. bayezid
yavuz sultan selim
kanuni sultan süleyman
2. selim
3. murad
3. mehmed
1. ahmed
1. mustafa - deli
2. osman
4. murad
1. ibrahim
4. mehmed
2. süleyman
2. ahmed
2. mustafa
3. ahmet
1. mahmud
3. osman
3. mustafa
1. abdulhamid
3. selim
4. mustafa
2. mahmud
abdülmecid
abdülaziz
5. murad - deli
2. abdülhamid
5. mehmed
vahideddin
peşin not: işbu entry kesinlikle hakaret veya aşağılama anlamı içermemektedir. tipsizlik; hakaret veya aşağılanma unsuru değildir.
çünkü ben de tipsizim.
gol atmıştır. evde korkudan hareket edemiyoruz, her an gelip hesap sorabilir.
dünyanın en iyi grubudur.
bebeklerin yüzlerindeki mutsuzluk sadece anne magnumu yerken yok.
--- spoiler ---
neden hep yeşil yuvarlak şeyler yiyorum
--- spoiler ---
(bkz: çünkü annen kafayı veganlıkla bozdu)
--- spoiler ---
neden hep yeşil yuvarlak şeyler yiyorum
--- spoiler ---
(bkz: çünkü annen kafayı veganlıkla bozdu)
gölgeye geldiği andaki rahatlamasıyda birlikte bana da derin bir nefes çektiren kertenkele.
kıyamam ya.
kıyamam ya.
bunu yapan arkadaş.
mezun olunca alacağı parayı şimdiden alıyordur.
devlet üniversitesinde 5000000 kişinin aynı anda eğitim gördüğü amfiler yerine max 50 kişilik insan gibi sınıflarda eğitim görüyordur.
bir daha karşılaşmayacağı bilgileri soran sınavlarda götünü yırtarak ortalama almak yerine yata yata sınıf geçmektedir.
altına arabasını çeker. hatta kooperatife girip ev sahibi olur mezun olana kadar.
ekşide bir yazar da devlet üniversitesi züper özel okula mallar gidiyor diye başlık açar. sanki özel üniversite mezunu doktorlar koca karı ilecı veriyormuş havası yaratır.
mezun olunca alacağı parayı şimdiden alıyordur.
devlet üniversitesinde 5000000 kişinin aynı anda eğitim gördüğü amfiler yerine max 50 kişilik insan gibi sınıflarda eğitim görüyordur.
bir daha karşılaşmayacağı bilgileri soran sınavlarda götünü yırtarak ortalama almak yerine yata yata sınıf geçmektedir.
altına arabasını çeker. hatta kooperatife girip ev sahibi olur mezun olana kadar.
ekşide bir yazar da devlet üniversitesi züper özel okula mallar gidiyor diye başlık açar. sanki özel üniversite mezunu doktorlar koca karı ilecı veriyormuş havası yaratır.
7 yaş. ilkokul 2, küme çalışması, hayat bilgisi dersi, konu insan vücudu. küme başkanıyım.
bizim küme, dolaşım sistemi konusunu alacak. öğretmen küme başkanı olarak bana kasaptan dana kalbi alma görevi verdi. gittim aldım. sınıfta kalbi aldım elime, inceleyeceğim. herkes ıyy diyor, iğreniyor, öğretmen bile dokunmak istemiyor gibi. oysa elimdeki inanılmaz bir şey! çalışma prensibi, yapısı mükemmel. resmen kalbe aşık oldum. ben kalp doktoru olacağım dedim o an.
seneler geçti, tıp fakültesine girdim. girdikten sonra insana dair daha mükemmel bir yapı olduğunu, ruhsal aygıtı, bilinci ve bilinçdışını öğrendim ve psikiyatrist oldum.
bizim küme, dolaşım sistemi konusunu alacak. öğretmen küme başkanı olarak bana kasaptan dana kalbi alma görevi verdi. gittim aldım. sınıfta kalbi aldım elime, inceleyeceğim. herkes ıyy diyor, iğreniyor, öğretmen bile dokunmak istemiyor gibi. oysa elimdeki inanılmaz bir şey! çalışma prensibi, yapısı mükemmel. resmen kalbe aşık oldum. ben kalp doktoru olacağım dedim o an.
seneler geçti, tıp fakültesine girdim. girdikten sonra insana dair daha mükemmel bir yapı olduğunu, ruhsal aygıtı, bilinci ve bilinçdışını öğrendim ve psikiyatrist oldum.
özel harekat polisi abime ulaşamıyoruz.
bölgede yaşayan var mı arkadaşlar, turkcell çekiyor mu allah aşkına birşeyler söyleyin.
bölgede yaşayan var mı arkadaşlar, turkcell çekiyor mu allah aşkına birşeyler söyleyin.
sanırım artık hakkında doğru düzgün birşeyler yazmanın şart olduğu canım kulübüm, toplaşın etrafıma anlatacaklarım uzun fakat sıkılmayacağınızı düşünüyorum;
geçen sene çok zor günlerden gelerek adeta stad ile beraber küllerinden doğan bir beşiktaş vardı, son 3 hafta hariç stadı olmamasına rağmen camia-yönetim-oyuncular-teknik kadro bütünleşmesi en üst seviyedeydi, eksiklerimiz olmasına rağmen birlik beraberliğimizi bozmayarak rakibimizin rekor transfer ücreti ödediği sezonda çok cüzzi bütçe ile kritik bir şampiyonluk kazandık, sadece kazanmakla kalmadık; hem ciddi bir gelir elde ettik hemde takımın iskeletini oluşturan genç oyuncuların büyük tecrübe kazanmasını sağladık, hemde rakiplerimizi kör kuyulara attık, siz bakmayın onların yaptığı transferlere, çok daha karanlık günler onları bekliyor.
avrupa'da ciddi maddi gücünüz yada populariteniz yoksa parlayan oyuncuları elinizde tutmak zor, bu durum birkaç takım hariç böyle, hele ki sürekli bombaların patladığı, darbe girişimlerinin yaşandığı bir ülkedeyseniz daha da zor.
dün şenol güneş'in açıklamalarından sonra bir kaos havası estirilmeye çalışılıyor, bu çok yanlış, beşiktaş camiası kaostan beslenen bir camia değil, biz huzur ve birliktelik yakaladığımız zaman başarılı olabiliyoruz, bu noktada hem yönetim, hem şenol hoca hemde taraftara büyük iş düşüyor, yapılması gerekenler basit.
1- mario gomez sevdasından acilen vazgeçilmeli, gitmek isteyip gidenin arkasından bu kadar yalvar yakar olmak beşiktaş değerlerine ve beşiktaş camiasına yakışmıyor, artık ağlaşmayı bırakalım lütfen rica ediyorum, bu kulüpte yeri dolmaz denilen herkesin yeri dolar, bugüne kadar da doldu. ayrıca mario gomez'in satışından kasamıza para girecek.
2- jose sosa zaten her sene arıza çıkaran bir adamdı, bu sene arızası pik yaptı, tutmak gerçekten zordu, yönetim beni bile şaşırtan çok sağlam duruş göstererek hemde kendisinin aklını çelen milan'a 7.5 milyon euro gibi harika bir fiyata sattı.
bundan 2-3 hafta önce sosa için 4 milyon euro'ya bile razı olan adamlar bugün yönetimi eleştiriyor, bu adamların derdi şenol hocanın da dediği gibi üzüm yemek değil bağcıyı dövmek, umursamayın onları !!!
(ayrıca bu oyuncunun alternatifleri arasında yeni transfer sayılabilecek tolgay arslan mevcut)
3- gökhan töre'yi bozuk olarak aldık ve tamir edip belli bir seviyeye getirdik, şenol hoca performansından memnun olmadığını bizzat söyledi, hal böyleyken 3 milyon euro gibi güzel bir bedele kiralayıp, 13 milyon euro gibi güzel bir opsiyon bedeli koyduk, şimdi töre kendisini ingiltere de ispatlarsa beşiktaş 13 milyon euro gibi harika bir para kazanacak, ispatlayamazsa töre haddini bilip kuyruğunu sıkıştırıp seneye yine kendini ispat etmeye oynayacak, var mı sorun? yok.
(ayrıca bu oyuncunun yerine bence potansiyel olarak en az onun kadar iyi aras özbiliz geldi, eğer yanılmazsam aras özbiliz çok büyük bir fiyata gidecek beşiktaş'tan)
4- ismail köybaşı beşiktaş kariyerinin %80'ini sakat geçirdi, bu kulüp kendisine her türlü desteği verdi, sadece geçen sene standart üstü bir performans gösterdi diye maaşının 2 katına çıkarılmasını istedi, beşiktaş'ta kendisine yol verdi, bu transferde beşiktaşlılar mutlu oldu, fenerliler ise üzüldü, demekki doğru yapıldı, var mı sorun? yok.
5- beşiktaş'ın sağ bek ve sol bek tercihleri münch ve ibrahim üzülmez'den beri inanılmaz eleştiriliyor, geçen sene çok uygun fiyata istikrar abidesi beck alındı, kendisi gayet beğenildi, bu sene onun üzerine gökhan gönül bedavaya alındı, sol beke ise barcelona'dan taraflı tarafsız herkesin çok beğendiği ve saygı duyduğu adriano alındı hemde neredeyse bedavaya, böylece beşiktaş beklerini şampiyonlar ligi seviyesine çıkardı, var mı sorun? yok.
6- beşiktaş'ın uefa ile yaptığı ffp anlaşmasının detaylarını bilmeden fikret orman ve yönetimini yerden yere vurmak resmen fırsatçılık, yönetimi en çok eleştirenlerden birisi benim, yönetimin elbette yanlışları ve eleştirilecek noktaları var (mesela free agent oyuncuların çoğunu imza parası vermeye yanaşmadığımız için kaçırdık) ama doğrular yanlışlardan daha fazla görünüyor, ffp ile ilgili ayrıntıları şuradan okuyabilirsiniz;
http://eksibesiktas.blogspot.com.tr/…ri-ve-ffp.html
7- beşiktaş uğur meleke'nin de söylediği gibi bir model olmaya çalışıyor, siz buna ister porto modeli deyin, ister monaco modeli deyin, ister benfica modeli deyin ama bugüne kadar türkiye'de hiçkimsenin yapmadığını yaparak model olmaya çalışıyor, ve diğer camialar (ezeli rekabetten kör olanlar hariç) buna gıpta ile bakıyor.
peki nedir bu model?
çok büyük potansiyele yada kariyere sahip fakat çeşitli sebeplerle (sakatlık, formsuzluk vb.) kariyerinde düşüş gösteren ve oynadıkları kulüplerin gözden çıkardığı oyuncuları alıp, tamir edip, yüksek performansından faydalandıktan sonra markette yüksek fiyata satmak.
(bkz: jose sosa) (bkz: gökhan töre) (bkz: demba ba)
bunun yanısıra altyapımızdan da iyi oyuncular çıkarıp, performans alıp iyi fiyata satmaya çalışıyoruz. (bkz: atınç nukan)
8- herkesin aksine bence şu an kadromuz transfer yapılmasa dahi türkiye ligindeki bütün takımların üzerinde, futbolda isim isim kıyaslama yapmak aptalların işi, ben sahada ne kadar kompakt bir takım olduğuna, oyun karakterine ve ne derece kaliteli olduğuna bakarım, hem süper kupada hemde olimpiyakos maçında takımı çok beğendim, üstelik bu takıma en az 4 transfer yapılacak, yapılmazsa hep beraber eleştirelim.
9- transfer yapılacak bölgeleri herkes zaten ezbere biliyor, santrafor, stoper, kanat oyuncusu, sol bek ve belki merkez ortasaha, şimdi elimizde 2.5 milyon euro + jose sosa'dan gelen 7.5 milyon euro + mario gomez'in satışından gelecek olan %50 bonservis bedeli var.
bu minvalde ben yönetim ve hocanın bu güzel parayla en kısa zamanda en doğru oyuncuları alacağına inanıyorum, öyle kaos falan yok yani beşiktaş'ta.
10- şenol hocanın dünkü açıklamalarına değinmek gerekirse bunun iki nedeni var bence; birincisi şenol hoca çok duygusal bir insan, dertlerini içine atıp bir noktada patlıyor, bunu kabul etmemiz lazım ve onu anlamamız lazım, dünkü demeçleri bir patlamaydı ama bence biraz gereksizdi. ikincisi teknik direktörler bazen son çare olarak basın üzerinden yönetimlerine mesaj gönderirler, bence dün bir mesaj gitti, abartmamak lazım, roportajı canlı izleyen birisi yazılanların doğru lanse edilmediğini anlar.
11- son olarak biz gelecek sene ffp belasından kurtuluyoruz, hele bu sene tekrar şampiyon olursak seneye en az 30-40 milyon euro transfer bütçesiyle gireceğiz, rakiplerimiz ise minimum 3 yıl daha ffp ile uğraşacaklar, zaten yaptıkları icraatlar da bunu gösteriyor, en basitinden fb'nin vitor pereira'ya minimum 8 milyon euro tazminat ödeyeceğini düşünüyorum, dolayısıyla önümüzdeki 5 seneye ambargo koyabilecek bir beşiktaş geliyor, kimsenin gazına gelmeyin, hocamıza ve yönetim kurulumuza birlik içinde sahip çıkalım, basındaki algı fahişelerinin sözlerine kulaklarınızı tıkayın, hepsi satılmışlar.
geçen sene çok zor günlerden gelerek adeta stad ile beraber küllerinden doğan bir beşiktaş vardı, son 3 hafta hariç stadı olmamasına rağmen camia-yönetim-oyuncular-teknik kadro bütünleşmesi en üst seviyedeydi, eksiklerimiz olmasına rağmen birlik beraberliğimizi bozmayarak rakibimizin rekor transfer ücreti ödediği sezonda çok cüzzi bütçe ile kritik bir şampiyonluk kazandık, sadece kazanmakla kalmadık; hem ciddi bir gelir elde ettik hemde takımın iskeletini oluşturan genç oyuncuların büyük tecrübe kazanmasını sağladık, hemde rakiplerimizi kör kuyulara attık, siz bakmayın onların yaptığı transferlere, çok daha karanlık günler onları bekliyor.
avrupa'da ciddi maddi gücünüz yada populariteniz yoksa parlayan oyuncuları elinizde tutmak zor, bu durum birkaç takım hariç böyle, hele ki sürekli bombaların patladığı, darbe girişimlerinin yaşandığı bir ülkedeyseniz daha da zor.
dün şenol güneş'in açıklamalarından sonra bir kaos havası estirilmeye çalışılıyor, bu çok yanlış, beşiktaş camiası kaostan beslenen bir camia değil, biz huzur ve birliktelik yakaladığımız zaman başarılı olabiliyoruz, bu noktada hem yönetim, hem şenol hoca hemde taraftara büyük iş düşüyor, yapılması gerekenler basit.
1- mario gomez sevdasından acilen vazgeçilmeli, gitmek isteyip gidenin arkasından bu kadar yalvar yakar olmak beşiktaş değerlerine ve beşiktaş camiasına yakışmıyor, artık ağlaşmayı bırakalım lütfen rica ediyorum, bu kulüpte yeri dolmaz denilen herkesin yeri dolar, bugüne kadar da doldu. ayrıca mario gomez'in satışından kasamıza para girecek.
2- jose sosa zaten her sene arıza çıkaran bir adamdı, bu sene arızası pik yaptı, tutmak gerçekten zordu, yönetim beni bile şaşırtan çok sağlam duruş göstererek hemde kendisinin aklını çelen milan'a 7.5 milyon euro gibi harika bir fiyata sattı.
bundan 2-3 hafta önce sosa için 4 milyon euro'ya bile razı olan adamlar bugün yönetimi eleştiriyor, bu adamların derdi şenol hocanın da dediği gibi üzüm yemek değil bağcıyı dövmek, umursamayın onları !!!
(ayrıca bu oyuncunun alternatifleri arasında yeni transfer sayılabilecek tolgay arslan mevcut)
3- gökhan töre'yi bozuk olarak aldık ve tamir edip belli bir seviyeye getirdik, şenol hoca performansından memnun olmadığını bizzat söyledi, hal böyleyken 3 milyon euro gibi güzel bir bedele kiralayıp, 13 milyon euro gibi güzel bir opsiyon bedeli koyduk, şimdi töre kendisini ingiltere de ispatlarsa beşiktaş 13 milyon euro gibi harika bir para kazanacak, ispatlayamazsa töre haddini bilip kuyruğunu sıkıştırıp seneye yine kendini ispat etmeye oynayacak, var mı sorun? yok.
(ayrıca bu oyuncunun yerine bence potansiyel olarak en az onun kadar iyi aras özbiliz geldi, eğer yanılmazsam aras özbiliz çok büyük bir fiyata gidecek beşiktaş'tan)
4- ismail köybaşı beşiktaş kariyerinin %80'ini sakat geçirdi, bu kulüp kendisine her türlü desteği verdi, sadece geçen sene standart üstü bir performans gösterdi diye maaşının 2 katına çıkarılmasını istedi, beşiktaş'ta kendisine yol verdi, bu transferde beşiktaşlılar mutlu oldu, fenerliler ise üzüldü, demekki doğru yapıldı, var mı sorun? yok.
5- beşiktaş'ın sağ bek ve sol bek tercihleri münch ve ibrahim üzülmez'den beri inanılmaz eleştiriliyor, geçen sene çok uygun fiyata istikrar abidesi beck alındı, kendisi gayet beğenildi, bu sene onun üzerine gökhan gönül bedavaya alındı, sol beke ise barcelona'dan taraflı tarafsız herkesin çok beğendiği ve saygı duyduğu adriano alındı hemde neredeyse bedavaya, böylece beşiktaş beklerini şampiyonlar ligi seviyesine çıkardı, var mı sorun? yok.
6- beşiktaş'ın uefa ile yaptığı ffp anlaşmasının detaylarını bilmeden fikret orman ve yönetimini yerden yere vurmak resmen fırsatçılık, yönetimi en çok eleştirenlerden birisi benim, yönetimin elbette yanlışları ve eleştirilecek noktaları var (mesela free agent oyuncuların çoğunu imza parası vermeye yanaşmadığımız için kaçırdık) ama doğrular yanlışlardan daha fazla görünüyor, ffp ile ilgili ayrıntıları şuradan okuyabilirsiniz;
http://eksibesiktas.blogspot.com.tr/…ri-ve-ffp.html
7- beşiktaş uğur meleke'nin de söylediği gibi bir model olmaya çalışıyor, siz buna ister porto modeli deyin, ister monaco modeli deyin, ister benfica modeli deyin ama bugüne kadar türkiye'de hiçkimsenin yapmadığını yaparak model olmaya çalışıyor, ve diğer camialar (ezeli rekabetten kör olanlar hariç) buna gıpta ile bakıyor.
peki nedir bu model?
çok büyük potansiyele yada kariyere sahip fakat çeşitli sebeplerle (sakatlık, formsuzluk vb.) kariyerinde düşüş gösteren ve oynadıkları kulüplerin gözden çıkardığı oyuncuları alıp, tamir edip, yüksek performansından faydalandıktan sonra markette yüksek fiyata satmak.
(bkz: jose sosa) (bkz: gökhan töre) (bkz: demba ba)
bunun yanısıra altyapımızdan da iyi oyuncular çıkarıp, performans alıp iyi fiyata satmaya çalışıyoruz. (bkz: atınç nukan)
8- herkesin aksine bence şu an kadromuz transfer yapılmasa dahi türkiye ligindeki bütün takımların üzerinde, futbolda isim isim kıyaslama yapmak aptalların işi, ben sahada ne kadar kompakt bir takım olduğuna, oyun karakterine ve ne derece kaliteli olduğuna bakarım, hem süper kupada hemde olimpiyakos maçında takımı çok beğendim, üstelik bu takıma en az 4 transfer yapılacak, yapılmazsa hep beraber eleştirelim.
9- transfer yapılacak bölgeleri herkes zaten ezbere biliyor, santrafor, stoper, kanat oyuncusu, sol bek ve belki merkez ortasaha, şimdi elimizde 2.5 milyon euro + jose sosa'dan gelen 7.5 milyon euro + mario gomez'in satışından gelecek olan %50 bonservis bedeli var.
bu minvalde ben yönetim ve hocanın bu güzel parayla en kısa zamanda en doğru oyuncuları alacağına inanıyorum, öyle kaos falan yok yani beşiktaş'ta.
10- şenol hocanın dünkü açıklamalarına değinmek gerekirse bunun iki nedeni var bence; birincisi şenol hoca çok duygusal bir insan, dertlerini içine atıp bir noktada patlıyor, bunu kabul etmemiz lazım ve onu anlamamız lazım, dünkü demeçleri bir patlamaydı ama bence biraz gereksizdi. ikincisi teknik direktörler bazen son çare olarak basın üzerinden yönetimlerine mesaj gönderirler, bence dün bir mesaj gitti, abartmamak lazım, roportajı canlı izleyen birisi yazılanların doğru lanse edilmediğini anlar.
11- son olarak biz gelecek sene ffp belasından kurtuluyoruz, hele bu sene tekrar şampiyon olursak seneye en az 30-40 milyon euro transfer bütçesiyle gireceğiz, rakiplerimiz ise minimum 3 yıl daha ffp ile uğraşacaklar, zaten yaptıkları icraatlar da bunu gösteriyor, en basitinden fb'nin vitor pereira'ya minimum 8 milyon euro tazminat ödeyeceğini düşünüyorum, dolayısıyla önümüzdeki 5 seneye ambargo koyabilecek bir beşiktaş geliyor, kimsenin gazına gelmeyin, hocamıza ve yönetim kurulumuza birlik içinde sahip çıkalım, basındaki algı fahişelerinin sözlerine kulaklarınızı tıkayın, hepsi satılmışlar.
tam olarak budur;
bir sürü derdim var ve tüm derdimi müzik dinleyerek, müziğin melodisine kaptırarak giderebileceğimi düşünüyorum. halbuki gitmiyor, kulaklığı çıkardığımda tüm dertler yine zihnimde dolaşıyor.
edit: imla.
bir sürü derdim var ve tüm derdimi müzik dinleyerek, müziğin melodisine kaptırarak giderebileceğimi düşünüyorum. halbuki gitmiyor, kulaklığı çıkardığımda tüm dertler yine zihnimde dolaşıyor.
edit: imla.
ben de o zaman tek gözle 28 saniye bakarım.
özellikle sporcular tarafından gıda takviyesi olarak kullanılan kapsülleri ilaçmış gibi yazarak insanları yanıltanlar tarafından eleştirilirler.
lütfen yukarıda adı geçen ürünleri doktorunuz tavsiye etmiyorsa kafanıza göre kullanmayın!
her bünyenin diyeti farklıdır. diyetisyeninizin gerekli incelemeleri yaptıktan sonra uygun gördüğü yöntemi uygulayınız.
edit: ilk entry toz olmuş. başlığı açan yazar, gıda takviyesi görevi gördüğü ve yağ yaktığı iddia edilen bazı kapsüllerin isimlerini vererek insanları bilinçsiz kullanıma yönlendirmiş, ürünlerin reklamını yapmıştı.
lütfen yukarıda adı geçen ürünleri doktorunuz tavsiye etmiyorsa kafanıza göre kullanmayın!
her bünyenin diyeti farklıdır. diyetisyeninizin gerekli incelemeleri yaptıktan sonra uygun gördüğü yöntemi uygulayınız.
edit: ilk entry toz olmuş. başlığı açan yazar, gıda takviyesi görevi gördüğü ve yağ yaktığı iddia edilen bazı kapsüllerin isimlerini vererek insanları bilinçsiz kullanıma yönlendirmiş, ürünlerin reklamını yapmıştı.
bi garibim atiba kaldı . " bende gidicem yaşım 33 ingilterede oynayım izin verin " dedi idmanları da kaçaırmadı haa..
gidemedi canım benim .. iyi bakın bu adama oğlum ilk bunu çağırın statda sevginizi gösterin. garibim atiba, gerçek bir işçi seviyoruz seni.
gidemedi canım benim .. iyi bakın bu adama oğlum ilk bunu çağırın statda sevginizi gösterin. garibim atiba, gerçek bir işçi seviyoruz seni.
didem: hocam siz fethullah ile gorustunuz mu hic?
ilber: gorustum tabiki ben herkesle gorusurum
didem: nasil birisidir?
ilber: gereksiz birisi
5 dakika sonra:
didem: hocam siz pensilvanya'da mi gorustunuz baska yerde mi?
ilber: orda da gorustum burda da. bir donem herkes gorusuyordu ne var bunda?
5 dakika sonra:
didem: tam tarihi hatirliyor musunuz?
ilber: bu bilginin sana tam olarak ne gibi faydasi olacak? cetelesini tutmadim. simdi adam burda yok diye kotuleyelim mi istiyorsunuz anlamadim ki?
adam tarihsel olarak hasan sabbah, humeyni duzleminde fethullah'in hizmet hareketini karsilastiriyor spiker kizimiz ne zaman gorustunu? nerde gorustunuz? bidir bidir sorup duruyor. ilerleyen dakikalarda hoca cok sinirlenecek benden soylemesi.
ilber: gorustum tabiki ben herkesle gorusurum
didem: nasil birisidir?
ilber: gereksiz birisi
5 dakika sonra:
didem: hocam siz pensilvanya'da mi gorustunuz baska yerde mi?
ilber: orda da gorustum burda da. bir donem herkes gorusuyordu ne var bunda?
5 dakika sonra:
didem: tam tarihi hatirliyor musunuz?
ilber: bu bilginin sana tam olarak ne gibi faydasi olacak? cetelesini tutmadim. simdi adam burda yok diye kotuleyelim mi istiyorsunuz anlamadim ki?
adam tarihsel olarak hasan sabbah, humeyni duzleminde fethullah'in hizmet hareketini karsilastiriyor spiker kizimiz ne zaman gorustunu? nerde gorustunuz? bidir bidir sorup duruyor. ilerleyen dakikalarda hoca cok sinirlenecek benden soylemesi.
sezon bitmiş hala kendilerini 30 puan önde zanneden duruşlu şerefli ikincilerin yorum yaptığı yeni transferimiz.
neymiş liderin 30 puan gerisinde bitirmiş...en büyüğün 6 şampiyonluk, 2 yıldız, 25 yerel kupa gerisinde olan mal bunu söylüyor.
neymiş liderin 30 puan gerisinde bitirmiş...en büyüğün 6 şampiyonluk, 2 yıldız, 25 yerel kupa gerisinde olan mal bunu söylüyor.
gerçekleştirmeye en yakın olduğum zamandayım. önemli olan karar vermekti... verdim bitti...
istanbul'da kendi işimi yaparak yıllardır iyi kötü bir şeyler kazanıyorum. nispeten rahatça bir yaşam sürüyorum. ancak evden ne zaman dışarı çıksam, arabayla trafiğe karışsam bir hayvan içime oturuyor. insanların birbirlerine saygısızlığına tahammül edemiyorum.
insanların tek-yön yolda kaza yapması, kaza mahallinden geçerken hıyar gibi durup izlemeleri yüzünden 1 dk dahi kaybetsem; benim değerli vaktimi çaldıklarını düşünüyorum.
ulan azrail öz kardeşim olsa yaşayacağım yıl sayısı, gün sayısı belli. vaktimi, huzurumu, sağlığımı çalan hırsızları (kim olursa olsun) ortadan yok edemeyeceğime göre... istanbul'dan siktir olup gitme eylemini gerçekleştirmenin daha kolay olacağını düşünüyorum. zaten para kazanmak da iyice zor hale geldi.
istanbul'da işten güçten kazandıklarımla aldığım dükkanlar var. bursa tarafında dede'den kalma bir ev var. babamın bir kaç dönüm tarlası var. dükkanları satılığa çıkardım bile. babama, dedemden kalma evde yaşayacağımı, tarlasına sera kuracağımı önerdim kabul etti. zaten her yıl köyden bir herif yonca falan ekip durur. şimdiye dek 1 kuruş fayda getirmemiş bir tarla. seraya kredi faiz desteği var. devlet destekleri var.
yeter artık sikerler istanbul'u kim meraklısıysa burada yaşamaya onlar yaşasın. hedefim dükkanların tamamı istediğim fiyattan satılana kadar burada kalmak. satıldığı hafta tası tarağı toplar evi kapatır giderim. gelen gelir, kalan kalır.
japon atasözü veya çin atasözü ne demiş;
eğer, bir gece mutlu olmak istiyorsan içki iç...
bir yıl mutlu olmak istiyorsan evlen...
bir ömür mutlu olmak istiyorsan toprakla uğraş...
japon veya çin atalarıma kulak vereceğim.
istanbul'da kendi işimi yaparak yıllardır iyi kötü bir şeyler kazanıyorum. nispeten rahatça bir yaşam sürüyorum. ancak evden ne zaman dışarı çıksam, arabayla trafiğe karışsam bir hayvan içime oturuyor. insanların birbirlerine saygısızlığına tahammül edemiyorum.
insanların tek-yön yolda kaza yapması, kaza mahallinden geçerken hıyar gibi durup izlemeleri yüzünden 1 dk dahi kaybetsem; benim değerli vaktimi çaldıklarını düşünüyorum.
ulan azrail öz kardeşim olsa yaşayacağım yıl sayısı, gün sayısı belli. vaktimi, huzurumu, sağlığımı çalan hırsızları (kim olursa olsun) ortadan yok edemeyeceğime göre... istanbul'dan siktir olup gitme eylemini gerçekleştirmenin daha kolay olacağını düşünüyorum. zaten para kazanmak da iyice zor hale geldi.
istanbul'da işten güçten kazandıklarımla aldığım dükkanlar var. bursa tarafında dede'den kalma bir ev var. babamın bir kaç dönüm tarlası var. dükkanları satılığa çıkardım bile. babama, dedemden kalma evde yaşayacağımı, tarlasına sera kuracağımı önerdim kabul etti. zaten her yıl köyden bir herif yonca falan ekip durur. şimdiye dek 1 kuruş fayda getirmemiş bir tarla. seraya kredi faiz desteği var. devlet destekleri var.
yeter artık sikerler istanbul'u kim meraklısıysa burada yaşamaya onlar yaşasın. hedefim dükkanların tamamı istediğim fiyattan satılana kadar burada kalmak. satıldığı hafta tası tarağı toplar evi kapatır giderim. gelen gelir, kalan kalır.
japon atasözü veya çin atasözü ne demiş;
eğer, bir gece mutlu olmak istiyorsan içki iç...
bir yıl mutlu olmak istiyorsan evlen...
bir ömür mutlu olmak istiyorsan toprakla uğraş...
japon veya çin atalarıma kulak vereceğim.
gerçekte kazanan hep kauçuk satıcıları. bakın arkasına, skechers'a new balance'a kim kauçuk veriyor diye. rockefeller kauçuk. yaa.
'hahahahha milan istiyormuş ahahhehafkladflş' yazan arkadaşlara ne oldu acaba ya?
tescilli şikecilerin zoruna giden açıklama.
şikeyle yargılanıp, başkasına şikeci demek... hmm...peki... *
şikeyle yargılanıp, başkasına şikeci demek... hmm...peki... *
bileklerimi kessem, sukhoi metalik grisi aksa da, iddialara gore savas pilotlugunun sonunu getirecek makine.
lockheed martin firmasi tarafindan gelistirilen ve yine iddialara gore simdiye dek insa edilmis, en gelismis savas ucagi. hayalet ucak oldugu icin dusman radarinda golf topu buyuklugunde gorunebiliyor ancak, gorunebiliyorsa o da. dusman radarlarini da karistirdigi icin, gokyuzunde binlerce golf topu gorunmesini sagliyor beraberinde. mach 1,6 hizinda. yani sesten 1,6 kat hizli ucabiliyor. ayrica navigasyon, iletisim ve hedef sistemleri konusunda 8 milyon satir yazilim kodu barindiriyor.
soz konusu, rockwell collins firmasi tarafindan gelistirilen gen iii kask olunca, derin nefes alan kediye* donusuyorum adeta. kafaniza laptop takmak gibi bir sey. 360 derece, alti adet harici kamera kaskin vizorune goruntu aktardigi icin, ucagin disini gorebiliyorsunuz. yani basinizi egdiginizde ucagin zeminini degil, uzerinden uctugunuz daglari, ovalari izliyorsunuz. takip sistemi sayesinde pilot sadece vizorun icindeki yesil daireye bakarak nisan alabiliyor. dusmana ates actiktan sonra da, hizlanip fuzeyi geride birakabiliyor. dahili gece gorusu mevcut. ayrica fuze ikaz sistemi yeri ve havayi tarayarak pilotlari uyarabiliyor. kasklar her bir pilotun olculerine gore ozel olarak tasarlaniyor ve maliyeti 400 bin dolari asiyor.
peki neden savas pilotlugunun sonunu getirecek derseniz; elektronik algilayicilar, ag baglantili savas sistemleri, radar gudumlu fuzeler dusmani 160 km oteden vurabiliyor. pilotlar eskisi gibi it dalasi yapmiyor, dusman ucaklarina arkadan sessizce yaklasip ates etmiyor. pilotlar cogu zaman birbirini gormuyor bile. bu baglamda, simdilik simulasyon asamasinda olsa da cok kisa bir sure sonra ayni manevralari yerden dugmelere basarak yapmak mumkun olacak. tek sikinti bant genisliginde.
maliyetlere bakacak olursak; 9g basincini bir kenara koyarsak, bir savas pilotunu egitmek asagi yukari 6 milyon dolara mal oluyor. f-22 savas ucaklarinin bir tanesinin maliyeti 350 milyon dolar ve bir saatlik ucustan sonra 30 saat bakima girmeleri gerekiyor. en basitinden bir saatlik f-16 savas ucaginin ucus maliyeti 23 bin dolar. bir saatlik f-22 raptor savas ucaginin ucus maliyeti 67 bin dolar. bir saatlik f-35 savas ucaginin ucus maliyeti ise 15 bin dolar. mevcut durum baris zamani gecerli elbette. ayda 13 saatten hesaplanirsa, tek kisinin egitimi yilda 2,2 milyon dolara denk geliyor.
matematiksel bazda; insan kullanmak hem pratik degil hem de pahali. bir de isin etik boyutu var elbette. savas pilotu sonuc olarak adi ustunde savasmak icin egitiliyor. emir verildiginde hedefleri vurmakla ve insan oldurmekle yukumlu. ancak yz* urunu bir drone'da ahlaki ikilemler dogal olarak yok.
ozetlemem gerekirse, meshur bir soz vardir. o soz de 'son savas pilotu coktan dogdu' der. good kill ve/veya eye in the sky filmlerinde islenmisti bahsi gecen konu. gidisata bakilirsa f-35'ler bu sureci hizlandiracak. benim gibi en buyuk hayali savas pilotlugu olan kisiler icin uzucu bir durum.
plagiarism'e gecit vermemek adina, bir makale yazmak icin arastirma yaparken denk geldigim popular science ve discovery channel magazine'den alinti yaptim rakamlari.
ekleme: yazi icinde iki defa 'iddialara gore' lafini kullandim. yani benim iddiam degil, ozelden lutfen mesaj atip ikna etmeye calismayin. muhattabiniz pentagon, darpa ya da en kotu ihtimal mevcut verileri paylasan popular science dergisi. tesekkur ederim.
lockheed martin firmasi tarafindan gelistirilen ve yine iddialara gore simdiye dek insa edilmis, en gelismis savas ucagi. hayalet ucak oldugu icin dusman radarinda golf topu buyuklugunde gorunebiliyor ancak, gorunebiliyorsa o da. dusman radarlarini da karistirdigi icin, gokyuzunde binlerce golf topu gorunmesini sagliyor beraberinde. mach 1,6 hizinda. yani sesten 1,6 kat hizli ucabiliyor. ayrica navigasyon, iletisim ve hedef sistemleri konusunda 8 milyon satir yazilim kodu barindiriyor.
soz konusu, rockwell collins firmasi tarafindan gelistirilen gen iii kask olunca, derin nefes alan kediye* donusuyorum adeta. kafaniza laptop takmak gibi bir sey. 360 derece, alti adet harici kamera kaskin vizorune goruntu aktardigi icin, ucagin disini gorebiliyorsunuz. yani basinizi egdiginizde ucagin zeminini degil, uzerinden uctugunuz daglari, ovalari izliyorsunuz. takip sistemi sayesinde pilot sadece vizorun icindeki yesil daireye bakarak nisan alabiliyor. dusmana ates actiktan sonra da, hizlanip fuzeyi geride birakabiliyor. dahili gece gorusu mevcut. ayrica fuze ikaz sistemi yeri ve havayi tarayarak pilotlari uyarabiliyor. kasklar her bir pilotun olculerine gore ozel olarak tasarlaniyor ve maliyeti 400 bin dolari asiyor.
peki neden savas pilotlugunun sonunu getirecek derseniz; elektronik algilayicilar, ag baglantili savas sistemleri, radar gudumlu fuzeler dusmani 160 km oteden vurabiliyor. pilotlar eskisi gibi it dalasi yapmiyor, dusman ucaklarina arkadan sessizce yaklasip ates etmiyor. pilotlar cogu zaman birbirini gormuyor bile. bu baglamda, simdilik simulasyon asamasinda olsa da cok kisa bir sure sonra ayni manevralari yerden dugmelere basarak yapmak mumkun olacak. tek sikinti bant genisliginde.
maliyetlere bakacak olursak; 9g basincini bir kenara koyarsak, bir savas pilotunu egitmek asagi yukari 6 milyon dolara mal oluyor. f-22 savas ucaklarinin bir tanesinin maliyeti 350 milyon dolar ve bir saatlik ucustan sonra 30 saat bakima girmeleri gerekiyor. en basitinden bir saatlik f-16 savas ucaginin ucus maliyeti 23 bin dolar. bir saatlik f-22 raptor savas ucaginin ucus maliyeti 67 bin dolar. bir saatlik f-35 savas ucaginin ucus maliyeti ise 15 bin dolar. mevcut durum baris zamani gecerli elbette. ayda 13 saatten hesaplanirsa, tek kisinin egitimi yilda 2,2 milyon dolara denk geliyor.
matematiksel bazda; insan kullanmak hem pratik degil hem de pahali. bir de isin etik boyutu var elbette. savas pilotu sonuc olarak adi ustunde savasmak icin egitiliyor. emir verildiginde hedefleri vurmakla ve insan oldurmekle yukumlu. ancak yz* urunu bir drone'da ahlaki ikilemler dogal olarak yok.
ozetlemem gerekirse, meshur bir soz vardir. o soz de 'son savas pilotu coktan dogdu' der. good kill ve/veya eye in the sky filmlerinde islenmisti bahsi gecen konu. gidisata bakilirsa f-35'ler bu sureci hizlandiracak. benim gibi en buyuk hayali savas pilotlugu olan kisiler icin uzucu bir durum.
plagiarism'e gecit vermemek adina, bir makale yazmak icin arastirma yaparken denk geldigim popular science ve discovery channel magazine'den alinti yaptim rakamlari.
ekleme: yazi icinde iki defa 'iddialara gore' lafini kullandim. yani benim iddiam degil, ozelden lutfen mesaj atip ikna etmeye calismayin. muhattabiniz pentagon, darpa ya da en kotu ihtimal mevcut verileri paylasan popular science dergisi. tesekkur ederim.
taze cikan aciklamalar
* 26 temmuz'da oy birliği ile tbmm'de karar alındı; darbe girişimin, araştırma komisyonu kurulmasına karar verildi. bugün 17 ağustos... mhp, hdp ve chp komisyona üye verdiler. akp üye vermedi. binali bey'e sormak zorundayım; neden arkadaş bu komisyona milletvekili görevlendirmiyorsunuz? bu darbe girişiminin siyasal ayağının ortaya çıkarılması lazım. bunu parlamentonun araştırması lazım.
* bütün siyasilere söylüyorum. camiye, kışlaya, adliyeye siyaset sokmayın. camiye her siyasi görüşten vatandaşımız gidiyor. cami bir siyasi partinin arka bahçesi haline dönüşür mü? kışlaya siyaseti sokarsanız, türkiye darbeden kurtulamaz. oraya da kapatmanız lazım. adliyeye siyaseti sokarsanız adalet olmaz. adalet böyle olmaz.
* yargıtay'a 160 üye atandığında 'yanlış yapıyorsunuz yargıtay'a 160 militan atadınız' dedim. bağırdılar. şimdi onların hepisin yargıtay'dan çıkardılar.
* demokrasinin olmadığı ülkede darbeyi önleyemezsiniz, biz tam demokrasi istiyoruz. üçüncü sınıf demokrasi istemiyoruz. bakın gayet açık net söylüyorum; yüzde 10 seçim barajını 12 eylül'de darbe yapanlar getirdi. türkiye darbe hukukundan arındırılsın diyoruz, seçim sistemi değişmeli. tüm siyasi partilere sesleniyorum.
* istihbaratın başında olan bir kişi, tbmm'ye gelip bilgi vermiyorsa, onun güvencesi başbakandır. "meclis'i adam yerine koymayın" diyor. yasama organını güçlendirelim deyip, kapıyı döndükten sonra "boşverin" deme durumuna kimse düşmemelidir. bürokratlar tbmm'ye gelip her türlü sorunun cevabını vermeli.
* devlet bakidir, hükümet geçicidir. liyakat sistemi eğer yoksa, devlet çökmüş demektir. liyakat sisteminin özünde bilgi vardır, deneyim vardır. "bizim cemaatten bunu getirelim, bu bizim akrabamız" demek devleti çökertmektir. türkiye bugün bu noktaya taşınmışsa, liyakat sistemi çöktüğü içindir.
* bugün bir khk yayınlandı. özel hareketçı olacaklar kpss'ye girmeyecekler. niye girmeyecekler? herkesin çocuğu bu sınava giriyor. bir adam sözünün eri olmak zorunda olmalıdır. numan kurtulmuş'a sesleniyorum. sözünün eriysen, ya bu uygulamayı değiştir ya da istifa et. "ben liyakatı söyledim" de adam gibi istifa et.
* abdullah gül, aklımızı fikrimizi bir kişiye teslim etmemeliyiz diyor. neden aklımızı bir kişiye teslim etmeyelim, çünkü aklımızı kullanalım. bunu eğitimle yapacağız. bugünlerde çok sık kullanılır, üst akıl öyle dedi, şöyle dedi. sende akıl yoksa üst akıldan söz edersin tabii. elin oğlu mars'a gidiyor, biz aklımızı birisine kiraya veriyoruz.
* şimdi gazeteciler hapiste, gazeteler, tv'ler kapatılıyor. bunu dünyaya anlatamazsınız. gazeteci, düşüncesini benimsemesek bile, özgürlüğün timsalidir. gazetecilerin hapse atılması doğru değildir. gazeteci elbette yargılanabilir. tutuksuz yargılansın.
* ohal'i fırsat bilip, sanatçıyı, gazeteci tutuklamak, işinden etmek türkiye cumhuriyeti'ne yakışır mı? çoluk çocuğu var, evine ekmek götürecek bu adamlar. hiçbir siyasetçi sanatçıyla uğraşmasın. sanatçı herkesi eleştirir. eğer sanatçıya konu olursan, sanatçı seni eleştirir.
* sakarya'da bir öğretmen gözaltına alınıyor. gözaltında ölüyor. belediye ambulans vermiyor, imam namazını kılmıyor. sonra bir başka arkadaş buluyorlar, cenaze namazını kılıyorlar defnediyorlar. suçlu olup olmadığı belli değil, bunu nasıl yaparsınız.
* kimse 17/25 olaylarını aklamaya yeltenmesin, darbeyi de bunun için kullanmasın. 17/25 ayrı yerde duruyor. darbeciler nasıl yargılanıyorsa, bu devleti soyanların yargılanması lazım.
* hakkari 1936'da, şırnak 1990'da il olmuştur. ne şırnak'ın ne de hakkari'nin il olmaktan çıkarılmasını doğru bulmuyoruz. bunun mücadelesini vereceğiz. ben hakkari'nin güvenliğini, şırnak'ın güvenliğini sağlayamıyorum diyorsan, hükümette ne işin var. bırak güvenliği sağlayan birileri gelsin. eğer güvenlik nedeniyle bunu yapıyorsanız, yüksekova ve cizre il olsun diyorsanız sorun yok. 81 ilimiz vardı, 83 ilimiz olsun.
* 26 temmuz'da oy birliği ile tbmm'de karar alındı; darbe girişimin, araştırma komisyonu kurulmasına karar verildi. bugün 17 ağustos... mhp, hdp ve chp komisyona üye verdiler. akp üye vermedi. binali bey'e sormak zorundayım; neden arkadaş bu komisyona milletvekili görevlendirmiyorsunuz? bu darbe girişiminin siyasal ayağının ortaya çıkarılması lazım. bunu parlamentonun araştırması lazım.
* bütün siyasilere söylüyorum. camiye, kışlaya, adliyeye siyaset sokmayın. camiye her siyasi görüşten vatandaşımız gidiyor. cami bir siyasi partinin arka bahçesi haline dönüşür mü? kışlaya siyaseti sokarsanız, türkiye darbeden kurtulamaz. oraya da kapatmanız lazım. adliyeye siyaseti sokarsanız adalet olmaz. adalet böyle olmaz.
* yargıtay'a 160 üye atandığında 'yanlış yapıyorsunuz yargıtay'a 160 militan atadınız' dedim. bağırdılar. şimdi onların hepisin yargıtay'dan çıkardılar.
* demokrasinin olmadığı ülkede darbeyi önleyemezsiniz, biz tam demokrasi istiyoruz. üçüncü sınıf demokrasi istemiyoruz. bakın gayet açık net söylüyorum; yüzde 10 seçim barajını 12 eylül'de darbe yapanlar getirdi. türkiye darbe hukukundan arındırılsın diyoruz, seçim sistemi değişmeli. tüm siyasi partilere sesleniyorum.
* istihbaratın başında olan bir kişi, tbmm'ye gelip bilgi vermiyorsa, onun güvencesi başbakandır. "meclis'i adam yerine koymayın" diyor. yasama organını güçlendirelim deyip, kapıyı döndükten sonra "boşverin" deme durumuna kimse düşmemelidir. bürokratlar tbmm'ye gelip her türlü sorunun cevabını vermeli.
* devlet bakidir, hükümet geçicidir. liyakat sistemi eğer yoksa, devlet çökmüş demektir. liyakat sisteminin özünde bilgi vardır, deneyim vardır. "bizim cemaatten bunu getirelim, bu bizim akrabamız" demek devleti çökertmektir. türkiye bugün bu noktaya taşınmışsa, liyakat sistemi çöktüğü içindir.
* bugün bir khk yayınlandı. özel hareketçı olacaklar kpss'ye girmeyecekler. niye girmeyecekler? herkesin çocuğu bu sınava giriyor. bir adam sözünün eri olmak zorunda olmalıdır. numan kurtulmuş'a sesleniyorum. sözünün eriysen, ya bu uygulamayı değiştir ya da istifa et. "ben liyakatı söyledim" de adam gibi istifa et.
* abdullah gül, aklımızı fikrimizi bir kişiye teslim etmemeliyiz diyor. neden aklımızı bir kişiye teslim etmeyelim, çünkü aklımızı kullanalım. bunu eğitimle yapacağız. bugünlerde çok sık kullanılır, üst akıl öyle dedi, şöyle dedi. sende akıl yoksa üst akıldan söz edersin tabii. elin oğlu mars'a gidiyor, biz aklımızı birisine kiraya veriyoruz.
* şimdi gazeteciler hapiste, gazeteler, tv'ler kapatılıyor. bunu dünyaya anlatamazsınız. gazeteci, düşüncesini benimsemesek bile, özgürlüğün timsalidir. gazetecilerin hapse atılması doğru değildir. gazeteci elbette yargılanabilir. tutuksuz yargılansın.
* ohal'i fırsat bilip, sanatçıyı, gazeteci tutuklamak, işinden etmek türkiye cumhuriyeti'ne yakışır mı? çoluk çocuğu var, evine ekmek götürecek bu adamlar. hiçbir siyasetçi sanatçıyla uğraşmasın. sanatçı herkesi eleştirir. eğer sanatçıya konu olursan, sanatçı seni eleştirir.
* sakarya'da bir öğretmen gözaltına alınıyor. gözaltında ölüyor. belediye ambulans vermiyor, imam namazını kılmıyor. sonra bir başka arkadaş buluyorlar, cenaze namazını kılıyorlar defnediyorlar. suçlu olup olmadığı belli değil, bunu nasıl yaparsınız.
* kimse 17/25 olaylarını aklamaya yeltenmesin, darbeyi de bunun için kullanmasın. 17/25 ayrı yerde duruyor. darbeciler nasıl yargılanıyorsa, bu devleti soyanların yargılanması lazım.
* hakkari 1936'da, şırnak 1990'da il olmuştur. ne şırnak'ın ne de hakkari'nin il olmaktan çıkarılmasını doğru bulmuyoruz. bunun mücadelesini vereceğiz. ben hakkari'nin güvenliğini, şırnak'ın güvenliğini sağlayamıyorum diyorsan, hükümette ne işin var. bırak güvenliği sağlayan birileri gelsin. eğer güvenlik nedeniyle bunu yapıyorsanız, yüksekova ve cizre il olsun diyorsanız sorun yok. 81 ilimiz vardı, 83 ilimiz olsun.
ikizler burcudur.
(bkz: hint) amk
işin içinde fırat günayer, hakan gündoğar, serdar sarıdağ ya da fatih doğan varsa olmaz o iş. velev ki oldu (ihtimal bana göre %1) sosa'nın yaptıklarını oynadığı 2. maçta unuturuz. tanım yapacak olursak eğer bir zamanlar zidane'ın veliahtı gösterilen fransız futbolcu.
not: dünyanın en iyi futbolcusu espirisi yapanın münasip bir yerine kolum girsin...
not: dünyanın en iyi futbolcusu espirisi yapanın münasip bir yerine kolum girsin...
kadın gazetecilik yapmışmış... sen bunları akp milletvekillerine sorsana delikanlı. işte o zaman gazeteci olursun. 1 saniyeliğine, sonra kovulur işsiz olursun ama olsun değer.
hükümetin neredeyse tamamı geçmişte fetö liderinin önünde diz çöküp elini öpmüşken, bu soruyu ilber ortaylı'ya sormak abes.
not: fanboy değilim, ilber ortaylı ile ilgili görüşlerim: (bkz: #50702634)
hükümetin neredeyse tamamı geçmişte fetö liderinin önünde diz çöküp elini öpmüşken, bu soruyu ilber ortaylı'ya sormak abes.
not: fanboy değilim, ilber ortaylı ile ilgili görüşlerim: (bkz: #50702634)
ben de türkiye olarak maddelere cevap vereyim;
1- kimse bizim sabrımızı sınamaya kalkmasın, silahlı asker koymayı biz de biliriz.
2- "ucubeler" haricinde biz de sahip çıkıyoruz, vuruyoruz alçıyı eskisinden daha güzel olayor yapılar.
3-duble yol var mı duble? bizde sek duble yollar var. köprü yaptık dolar para birimiyle geçiyorsunuz, evrensel olmanın dibine vurduk.
4- yayalara izin vermiyoruz, sor bi neden vermiyoruz? yayalara yol verelim de arabalar bizim üstümüzden mi geçsin?
5-bizde de alırsan ekime almazsan ... kadar. ticareti sizden öğrenecek değiliz.
6- kadınlar bizdeki gibi korunmuyor bikerem. sen değer verdiğin mücevheri ne yaparsın? hergün koluna mı takıp gezersin yoksa evinin en güvenli yerine mi saklarsın?
7-ibrahim tatlıses
8-hande yener
9-kadir mısıroğlu
10- nihat doğan
11- sen o tespihlilere kurban ol kurban ol, ateist, gomunist, pislük.
1- kimse bizim sabrımızı sınamaya kalkmasın, silahlı asker koymayı biz de biliriz.
2- "ucubeler" haricinde biz de sahip çıkıyoruz, vuruyoruz alçıyı eskisinden daha güzel olayor yapılar.
3-duble yol var mı duble? bizde sek duble yollar var. köprü yaptık dolar para birimiyle geçiyorsunuz, evrensel olmanın dibine vurduk.
4- yayalara izin vermiyoruz, sor bi neden vermiyoruz? yayalara yol verelim de arabalar bizim üstümüzden mi geçsin?
5-bizde de alırsan ekime almazsan ... kadar. ticareti sizden öğrenecek değiliz.
6- kadınlar bizdeki gibi korunmuyor bikerem. sen değer verdiğin mücevheri ne yaparsın? hergün koluna mı takıp gezersin yoksa evinin en güvenli yerine mi saklarsın?
7-ibrahim tatlıses
8-hande yener
9-kadir mısıroğlu
10- nihat doğan
11- sen o tespihlilere kurban ol kurban ol, ateist, gomunist, pislük.
bir trolün yaptığı tespit.
bahsi geçen 2 kulübün elinden 2 ayda 2 kupa alan takıma inter demek anca bir tinercinin yapabileceği bir olaydır.
bahsi geçen 2 kulübün elinden 2 ayda 2 kupa alan takıma inter demek anca bir tinercinin yapabileceği bir olaydır.
benim için mümkün olmayan. hımmps hımmps nefesler suratınıza suratınıza vururken nasıl uyuyabiliyorsunuz yahu?
ayrıca sevdicek ne ya sevdicek ne?!
ayrıca sevdicek ne ya sevdicek ne?!
saati işlevsellikten ziyada şıklık için takan abimiz, çünkü eşe dosta 7'de benim mağarama gelin maç izleriz deme şansı yok. hem zaten saate telefondan da bakılıyor amk.
"dinyinin in iyi fitbilcisi"
- mal değneği
- mal değneği
http://i.hizliresim.com/lqyrk1.jpg
yalnız emniyet askere karşı savaştı, yine de en çok ihraç emniyetten amk. aids gibi sarmışlar emniyeti.
yalnız emniyet askere karşı savaştı, yine de en çok ihraç emniyetten amk. aids gibi sarmışlar emniyeti.
yakin zamanda cikmazsa tsk'nin kullanimi icin urun tasarlayan bir muhendis olarak projeyi dondurup askere gitmem gerekecektir, cunku devletim benden en iyi gece nobeti tutturarak faydalanacaktir. yoksa gitmeyip projeyi tamamlasam bunun kimseye faydasi olmayacakti. tesekkurler devletimis.
oğlum hepiniz 40 yılda bir sevişen, hayatında en fazla 2-3 kadınla beraber olabilen adamlarsınız. neyin tavsiyesini veriyorsunuz.
sabah reddit'te gördüğüm şu resim. insanoğlu bugüne kadar 5 farklı gökcismine robot gönderip yüzeyi çekebilmiş. bunlar, ay, titan, venüs, mars ve 67-p c/g kuyruklu yıldızı. hepsi birbirinden özel.
edit; zenith and quasar uyardı, 25143 itokawa'ya inişyapılıp örnek alınmış. resime dahil değilmiş, acaba resim çekmeyi unuttular mı diye baktım, resim alınmamış yüzeyinden.
edit2; itokawa'dan sevgilerle.
edit; zenith and quasar uyardı, 25143 itokawa'ya inişyapılıp örnek alınmış. resime dahil değilmiş, acaba resim çekmeyi unuttular mı diye baktım, resim alınmamış yüzeyinden.
edit2; itokawa'dan sevgilerle.
gülünce hafifletici sebep sayılıp ceza indirimi almanızdandır.
sözlükteki yorumları okuyup bugün imax'te izledim. filmin çok bir olayı yok, senaryo hafif zayıf, kurgu hafif dağınık ve bazı diyaloglar çok bayat. kısacası standart bir süper kahraman filmi. deadpool farklı bir şeyler yaptı, winter soldier'ın derin bir devrim teması vardı ama the dark knight dışında bir boka benzeyen süper kahraman filmi çekilmedi şu güne kadar. en neticesinde süper kahraman filmi diye izliyoruz, kendimizi kandırmayalım. bu film de diğer süper kahraman filmlerinden kötü değil. ha konu olarak beğenmezsiniz o ayrı ama fragmanda ne vaat ettiyse o. gayet de sürükleyici, temposunu bozmuyor.
yok ortasında çıktım, yok hayatımda izlediğim en kötü film, yok o kadar sarmadı ki film boyunca kendimi parmaklayıp haykıra haykıra ağladım filan bunlar nasıl kafalar idrak etmekte güçlük çekiyorum. bu filmi bu derece beğenmeyen adamın bu filmi baştan izlememesi lazım zira ortada bir süpriz yok. ne bekleyerek gidiyor bu insanlar bilmiyorum.
yok ortasında çıktım, yok hayatımda izlediğim en kötü film, yok o kadar sarmadı ki film boyunca kendimi parmaklayıp haykıra haykıra ağladım filan bunlar nasıl kafalar idrak etmekte güçlük çekiyorum. bu filmi bu derece beğenmeyen adamın bu filmi baştan izlememesi lazım zira ortada bir süpriz yok. ne bekleyerek gidiyor bu insanlar bilmiyorum.