Sık geçen başlıklar

jimmy jackson 17

ekşi profili
ali koç'un yönetiminde bizzat tayyip erdoğan'ın akrabası var, adı da ahmet ketenci.

siz kime hikaye anlatıyorsunuz, acun ankara'ya gidecekmiş de, tayyip ile konuşacakmış da, eee adil lig oynatacakmış.

yav yüzünüz de kızarmıyor şu palavraları sıkarken, nasıl bir güruhtur bunlar!

her türlü algı, manipülasyon, yandan dolanma işleri, sen kimsin ki acun? düne kadar adnan oktar ile takılıyordun, bir akp'li oldun, bir seküler oldun. senin aslında ne olduğunu herkes biliyor, benim buraya yazmama gerek yok.
çocuk iki kere gerçek antrenman yedi, 3 aydır kendine gelemiyor.

fizik kalitenin önemi bir kez daha anlaşılmıştır umarım.
biz orta asya'da mis gibi takılıp kımızımızı içip ata binecektik. her yer ova dümdüz, oh doğayla iç içe takılacaktık. bok vardı oradan kalktınız geldiniz de bula bula bu dandik anadolu coğrafyasını buldunuz yurt edinecek. ne depremi biter, ne afeti biter, ne savaşı biter, ne arapı biter, ne yunanı biter, deli olursun! sizin ben vizyonunuzu skeyim ata gibi! aq göçebesi otursana oturduğun yerde, sanki bana amerika'yı keşfedecekte yeni dünya'da alemlere akacak!
ea: uluslararası hukuk izin vermiyor, hangi yolla göndereceksiniz sığınmacıları?

ümit özdağ: kara yoluyla.

bugün tek bir cevapla benim oyumu kazandın sayın hocam, hatta partine de katılarak gönüllü çalışmak niyetindeyim. bu işin başka bir yolu, alternatifi yok. bu mesele memleketin yarınları için çözülmeli ve çözecek dirayet de bir cevapla ancak bu kadar gösterilir.
bu elemanın menajerliğini de yapan babası gayet uyanık, köylü kurnazı cinsinden bir adam.

mustafa muhammed'in transferini görür görmez paranın kokusunu alıp tv spor servislerine "oğlum fb'ye gidiyor" diye haber uçurmadıysa ben de bir şey bilmiyorum.
hangi performansla neden yüzde yüz zam aldığı anlaşılamayan adam!

sırf terim'in elini öptü diye mi bütün bu iltimas? burak elmas'ın da ilk iş şeffaflığı askıya alması manidar elbette. bu 8 milyon liranın paylaşımı nasıl olur merak içerisindeyim.

çok sevdiğiniz tevfik fikret'in yiyin efendiler yiyin diye bir şiiri var ya, tabloya cuk oturuyor aslında.
birkaç yıl öncesinin yetenek sizsiniz jürisi şimdilerin teknik direktörü!

böyle bir kariyer planlaması olabilir mi allah aşkına? iş disiplini ve ahlakı diplerde olan bu adamdan hiçbir şey olmaz.
bir his takımıdır.

bugün galatasaray'ı yanında görmek isteyenler, dün galatasaray'ın karşısında birleşip, önünü kesmek için her türlü rezilliği yapan insanlardı.

ama bir şeyi unutmayın; galatasaray ulu ve yalnız bir dağdır, kimsenin yanında olmaz. çünkü buna ihtiyaç duymaz.

bugün anca damadı aleyhine bağırabildiğiniz, başarı için kendisine 1001 yalakalık yapıp, kötü zamanda da laf etmeye maçanızın yemediği şahsı bu taraftar kendi stadında ıslıklamış ve stadyumdan yollamıştır. buna rağmen şampiyonluklar kazanmaya devam etmiştir.

velhasıl galatasaray'ın hedefe ulaşması için herkesi ezmesi gerekliyse, galatasaray çıkar herkesi teker teker ezer.

ezmiştir de!
son zamanlarda çok sık yaşadığım bir şey var. mesela instagram'da bir paylaşım yapıyorum, 15 dakika sonra "ulan ne saçma şey paylaştım" diye siliyorum.

bu olayın psikolojide bir karşılığı var mıdır bilmiyorum ama kendimle bu kadar çelişmem canımı sıkmaya başladı.
ekrem imamoğlu'nu şeref tribününde ağırlayıp, başkanının yanında oturtan tek kulüptür.

cumhuriyetin son kalesi goygoyu yapıp, imamoğlu'na "aman gelme reis kızar" diye haber gönderen sözde vizyoner özde yalaka ve camiasına ders olur umarım.
bu tür olaylarda beni en çok eğlendiren şey, görüntüler sözlük veya diğer sosyal paylaşım sitelerine düşünce aniden ortaya çıkan "ah ben orada olacaktım insanları."

"ben orada olacaktım ki lavuğun bağırsaklarını nasıl döküyordum yere."

"bunu bana verin sonra hemen ambulans çağırın. götürüp yaşam destek ünitesine bağlasınlar."

"siz de adam mısınız? ah ben orada olacaktım bla bla.. sert erkek seven kızlar eklesin!"

yahu siz benim hergün sokakta gördüğüm insanlar değil misiniz? valla hiç öyle delifişek bir haliniz yok. bir adam sokakta karısını döverken etrafında halka oluşturup izleyen adamlar siz değil miydiniz ulan?

bu klavye var ya, çok tehlikeli bir şey. hem sanalı, hem reeli. erkeklik hormonu üzerindeki etkisi muazzam.
"başkası adına utanmak" çerçevesinde değerlendirenleri gördükçe gülümseten hadise.

arkadaşlar ben de erdoğan'ı çok seven birisi değilim ama burada utanacak, sıkılacak bir şey göremiyorum.

bu dünyada herkes almanca bilmek zorunda değil. türkiye cumhurbaşkanı, almanya'da, almanların, tarihte iz bırakan devlet adamlarının birisinden alıntı yapıyor ve bunu da almanca dile getirmeye çalışıyor.

tabi ki dili bilmediği için telaffuz hataları yapıyor. önemli olan buradaki 'diplomatik jest' ve 'tarihsel beraberlik' vurgusudur.

merkel, atatürk'ten, olmayan türkçesiyle bir alıntı yapsaydı eminim çok sempatik bakacaktınız.

şimdi utanıyorsunuz. aslında başkası adına değil, kendi ezik benliğinizden utanıyorsunuz. bence içsel hesaplaşmanızı yapın ve kendinize karşı dürüst olun.