Sık geçen başlıklar

sozlugunuzun ogretmeni 23

ekşi profili
kusura bakmayın ama haklı bulduğum twit. belki o başlık özelinde olmayabilir ancak sözlükte nitelikli entry bulmakta güçlük çektiğimiz bir dönemdeyiz.

edit: ekşi sözlüğe küfür etmek nedir ya? sen ekşi sözlük müsün? hemen olayı kişiselleştirme ve bir gruba ait olma duygusuyla yaklaşıyorsunuz. hakan hepcan diye biri ya da herhangi başka biri sözlüğe doğru küfür savursa şahsen benim sikimde olmaz. kafaya takacak daha değerli şeylerim var benim. siz de bence kendinize daha sağlam meşgaleler bulun.
garip bir gına gelme hali.

düşünsene seninle alakası bile olmayan bir insanın sakalı var ve bundan rahatsız oluyorsun. sakalı var diye kafaya takıyorsun. neden sakalı var? diye sorgulamalara giriyorsun. işin içinden çıkamıyorsun, sinirleniyorsun sakalı var diye. böyle baya baya insanların sakalı var diye kafaya takarak ortalarda dolanıyorsun, ‘gına’ filan geliyor. yolda yürüyorsun mesela karşıdan biri geliyor, “oha ya yine sakallı bir insan” diyerek mutsuzlaşıyorsun. içinden tekrar, “sakallı insanlardan gına geldi pöff” diyerek yolunu değiştiriyorsun ama o da ne, karşına bir sakallı insan daha çıktı. yani cildinde bir takım kıllanmalar olan insan, lanet olsun. neden böyle insanlar var! gına, gına, sakalllll.

daha kaliteli dertler bulun arkadaşlar. toplum içinde fikir, bakış açısı, beğeni sahibiyim algısı yaratmak, mesajı vermek için aptal aptal triplere girmeyin. bir başkasının sakalını, bıyığını kafaya takmak nedir? başkalarının fiziksel durumlarını hayatınızın gündemlerinden biri haline getirince neyi başarmış ya da kanıtlamış oluyorsunuz acaba?

+ben sakallı erkek sevmem ve görmekten de gına geldi.
-bravo aq.

not: sinekkaydı.
verandada oturuyorken ileride bulunan kavak agaclarina dalmisti gözü. yaprakların mest eden hisirtisi, govdenin bir saga bir sola dogru hareket edisi ona sevim'i hatirlatti. yüzü burustu, omuz silkti. sarma sigara sigarasindan bir firt aldi, sol kalcasini oldugu yerden bir miktar havaya kaldirip sert ve gürültülü bir sekilde osurdu...
arkadaşımla otostop yaptığımız donemde bır köyde düğüne denk gelmemiz, ardından bizi oyuna davet etmeleri, sabaha kadar onlarla birlikte içmemiz, bizi o gün misafir etmeleri ve ertesi gün "sevdiyseniz birkaç gün daha kalın biz sevdk" demelerinin üzerine iki gün daha köy hayatı yasamamız...

daha aklıma çok şey geliyor.

ülkemi seviyorum ve mümkünse bu topraklarda yaslanmak istiyorum.. umarım mümkün olur...