Sık geçen başlıklar
Debe Arşivi
arşiv kapsamı: 4 Haz 201526 Haz 2026
vermem... muharrem ince kaba saba, nezaketten nasibini almamış, kahvehane köşelerinde ülkeyi kurtaran dayı modundadır... z kuşağı şu an bunu anlayamıyor, biz y kuşağının zamanında(toyken) sarıgül'e beslediği samimi duyguları şu an z kuşağı inceye besliyor... büyüyünce anlarlar... muharrem ince 2.sarıgül vakasıdır...

gelelim 2023 seçiminde muharrem inceye oy verecek kişilere... şayet muharrem ince var diye seçim 2.tura erdoğan-kılıçdaroğlu arasında kalırsa 1.seçim ve 2.seçim arasında ne olacağını kimse bilmiyor... belirsizlik... velev ki erdoğan şapkadan tavşan çıkardı ya da kılıçdaroğlu ya da millet ittifakı büyük hata yaptı o dönemde... bunu kim bilebilir, herşey muallak. haziran 2015 - kasım 2015 belirsizlik döneminde akp'nin oylarının nasıl yükseldiğini biliyoruz.

inceye oy verenlere soruyorum? o zaman keşke kk'ya oy verseydik de şu seçimi ilk turdan bitirseydik diyecekler mi? derler.. şayet derlerse bir musibetin başına gelme ihtimalini görmene rağmen neden o musibeti almak ister insan? işini şansa bırakır?

şayet 2.tur'a kalmasında bir mahsur görmeyip "aman kim kazanırsa kazansın banane" moduna giriyorsa zaten kime ne anlatıyoruz? sen bu ucube sisteme eyvallah demişsin... 5 yıl daha bu şekilde yönetilmek istiyorsun... o zaman hiçbir şeye itiraz etmeyeceksin, isyan etmeyeceksin, her türlü siyasi durumu kabulleneceksin ince sever kardeş...
senin dilini öğrenmene kimsenin bişey dediği yok zaten, nüfusun %15'ini oluşturan azınlığın dilinin türkçenin yanında devletin alternatif dili olmasına karşıyız, bi ingilizce almanca gibi seçmeli ders olarak okutulabilir de tüm derslerin kürtçe olarak okutulması nedir oğlum, burası türkiye ve resmi dil de sadece türkçedir, sen git hangi dili öğrenmek istiyorsan öğren, beğenmiyorsan da yallah kuzey ırak'a.
kimse yanında yedek babet taşımıyor belki o an yırtıldı belki de yırtıldı fakat yenisini almaya gidecek boş günü yoktu.çalışan görev başında bir insanın utanmadan fotoğrafını burda paylaşmak en kibarca o.çocukluğu.pis terbiyesiz.
adam kaybetti skandalıyla ilgili açıklaması, seçim gecesinde sandık güvenliğinin sağlanmamış olması ve verilere ulaşamaması. peki şu an nasıl bir ekibi var, seçim gecesi bunları sağlayabilecek?

ya da liyakat diyip duruyor, şu an bunun için bir ekibi var mı?

hiçbiri yok. iyi konuşuyor hepsi bu. rte'ye de yıllardır hatip, iyi konuşıyor diye oy verdiler, sonucu ortada.

seçimde iddiasının olmadığının da farkında, bir ara ümit özdağ'ı övenler şimdi onu övüyor. zafer partisi'nin %2 oyu yok dediğimizde, zafer partili görünümlü aktroller mesaj yağmuruna tutuyordu, şimdi aynısı bu adam için oluyor.

şu an tek var oluş amacı oyları bölmek. seçilemeyeceğini kendisi de biliyor, seçilse bile ülkeyi yönetebilecek bir ekibi de yok zaten. oyları bölebilmesinin tek yolu da adam kazandı skandalını unutturmaktı. onu da chp'yi boklayarak çözdüğünü sanıyor. seçimde ikinci rte ile ikinci tura kalırsa oylarını, bok attığı chp'liler koruyacak çünkü, kendi oyunu koruyabilecek bir teşkilatı yok.
deprem ağı uygulamasında istanbul'da oturup bolu'da olan küçük deprem için "bütün binalar çöktü" diye bildirim yapan bütün trollerin 7 ceddine sövüyorum.
şimdi okuduklarımdan anladığım kadarıyla abimiz henüz boşanmamış, 13 sene de eşi ile berabermiş. evliyken pavyonda tanıştığı profesyonel çalışan ile bir hafta tatil mi yapmış ben mi yanlış anlıyorum.
sonra da benim eski hanımın 12 ayakkabısı vardı da bıdı bıdı, sen pavyondan aldığın kadınla tatile gidecek durumdaysan evde senin gibi bir adamın derdini çeken karına da bok atmazsın be adam.

iş bu entry iki kadını birbiri ile kıyaslamamaktadır.
yeni taktik bulunmus. harika yahu, güzel kafaları çalışıyor bu adamların...

türkiye dışında hiçbir yere sandık mandik kurulmamali. türkiye'de yaşamayan bir insanın, hangi hakla oy hakkı olabilir? buranın cefasini biz çekelim, siz sefasını sürün ama oy kullanın...
üstteki yazarın tam tersiyiz. 12 yıldır yurt dışında yaşıyorum ama türkiyede olanı biteni takip ediyoruz. çoğul konuşuyorum çünkü diğer arkadaşlarımla da bu konularda konuşuyoruz. herkes herşeyden haberdar.

tabi türkiyede yaşananları hardcore olarak bilmiyoruz. enflasyon var diyorlar biliyoruz ama anlamıyoruz. en son biraya 15 lira verdiğimi şimdi 55 lira olduğunu duyuyoruz. biz sadece uzaktan bakıp üzülen kesimdeyiz.

düzgün oy verip, bu boktan düzene destek vermeyerek elimden gelen şeyi yapmaya çalışıyorum.

tabi yukarıdaki yazar gibi olanlar da vardır. zaten genelde artık yeter dediği için insan yurt dışına gidiyor. ama ailemin türkiyede yaşadığını ve olandan bitenden etkilendiğini iyi biliyorum. o yüzden hep bir bağ kalıyor.
türkiye'nin tarihe karışması için her koşulu oluşturdu. çöken bir ekonomi, neydüğü belirsiz bir ordu, birbirini boğazlamaktan çekinmeyecek bir halk, kendi eyaletlerini kurabilecek sayıda ve güçte milyonlarca mülteci, uygun fiyata vatana saniyede sırtını dönebilecek milyarder zenginler, vatandaşı küçümseyen liyakatsiz devlet adamı ve memurlar ve elbette cahil kalabalıkların yüce feraseti.
farklı maç izliyoruz sanırım. ben galatasaraylı olarak çok beğendim. yanlış atraksiyonlara girdi. saçma tercihler yaptı. bunlara katılmakla beraber sahada oyunu en iyi okuyan topçu. defansif aksiyonları da son derece iyi. maç eksiği olduğu çok aşikar. başka takıma gitse fenerdekinin 3 katı parlar.

fenerde kendisine ayak uyduracak zekada topçu maalesef yok.
tek söz geliyor aklıma:
--- spoiler ---

çölüne dön vahhabi köpeği
--- spoiler ---

tanım: 6 yaşındaki kız çocuğunun evlendirilmesine, kuran kurslarında tacize uğrayan onlarca çocuğa, depremzede olarak menzile verilen 1100 çocuğa, vb gibi onlarca insan olan insanı depresyona sokan olaylara sesi çıkmayan canlıların kamera ve mikrofon gördüklerinde coşması.
kadınların her şeyi erkekten beklemelerinden kaynaklanıyor aslında.

erkek yapar, erkek gelir, erkek halleder. erkek hediye alsın, erkek sürpriz yapsın, erkek bir yerlere götürsün, erkek trip çeksin, erkek erken boşalmasın, erkek erkek erkek...

biz bu dünyaya kadınların kölesi olmak için gelmedik arkadaş. kadınların peşinde pervane olmak için hiç gelmedik. işe gelince eşitlik, işe gelince sen erkeksin.

böyle böyle soğuttu kadınlar ve asla bunun farkına varmıyorlar.

edit: geçen gün alışveriş yapmaya çıktım. kendime istediğim bir çok kıyafeti aldım.. hayatımda biri olsa bir çoğunu belki de hiçbirini alamazdım. çünkü ilişki erkeğe kendine harcama lüksünü de kaybettiriyor.
bir doymadınız şu cinsiyetçi başlıklara. kardeşim nereden biliyorsun? acaba bilgisini, görgüsünü, hayata bakışını ne kadar yansıtıyor sözlüğe hiç düşündün mü bu başlığı açarken yada yazarken?

kendin senede kaç kitap okuyorsun, edebiyatta müzikte ne biliyorsun, kaç köşe yazarı takip edersin bunları düşünerek mi başlık açtın yada yazdın?

2023 yılında hala cinsiyetçi kafalar yazık!
kemal kılıçdaroğlu: %56.8
akp genel başkanı: %43.2

--------------------------------

chp : %31,6
akp : %29,8
hdp : %11,3
iyi parti: %8,8
mhp: %7,6
gelecek partisi:%3,4
deva partisi: %2,6
btp: %1,9
diğer:%3

------------------------------

millet ittifakı: %46.4
ci: %37.4

tabi cumhur'a hüda-par oyları eklenmemiş halde, hüda-par oyları da eklenince %37.41 falan oluyor hahahaha...

https://mobile.twitter.com/…tus/1636294681960038403
bütün dünya liderleri gelecek diye yaptıkları saraya bir kendiyle aynı kafadaki putin'le aliyev geliyor, onlarda geleceği zaman boşa mı masraf yaptık deyip at, sığır, kapıkulu askeri ne varsa döküyorlar ortaya. şu anki halimle keşke sarayda görev alsaydım diyorum. baksana görüntülere akşama kadar gırgır şamata diz boyu. adam zırhlı mercedes içinde, etrafında 500 tane atlı süvari saraya giriyor, sebep ? zambiya krali gelecek ahuahu. çok yaşayın siz.
herhangi bir hassasiyet içeren en ufak olguya karşı ''sjw'lik yapmayın yea'' diye saldıran insanların sayısı, buralarda gördüğünüzden fazla. sandığınız gibi ergenlerden de oluşmuyorlar. doğal olarak bu olay birkaç ergenin hadsizce zırvalaması değil. bütün insani duygularını askıya almış, empati yeteneğini kaybetmiş, aklına yatmayan her şeyi ''sjw'', ''pembe götlü'' diyerek geçiştirmeye çalışan, kendisine benzemeyeni yok etme içgüdüsü ile hareket insan yığınları var. bunları milyonlarca insan takip ediyor. her türlü hasta ruhlu düşüncelerini öyle bir temellendiriyorlar ki biraz maruz kalsanız oturup kendinizi bile sorgularsınız. karanlık mahzenlerde mehmet karahanlı'yı öldüren ekip falan da değiller elbette. full + full taşak muhabbeti yapan, kendilerini farklı gören, herkesten akıllı olduklarını iddia eden tipler işte. ama birleştiklerinde ve o sesleri götlerine sokulmadığında maalesef sonuçları böyle aptallıklara kadar uzanıyor. çünkü bunu yapan öğrenci bunun gerçek hayatta karşılığı olduğunu bilmiyor, en fazla yine ''ehuehu'' diye gülüp devam edebilirler sanıyor.
bu kuşların uçarken sıçmaları hakkında ne zaman bir yaptırım uygulanacak? saçımdan bileğime ve çantama kadar gelişigüzel sıçtı az önce hayvan. saçımı iş yerimde sabunla yıkadım rezillik resmen.

hepsine bez bağlanmalı.
her şehrin bir rakibi var, bir rekabet içindeler. ankara ortalarında bir yerde bıyık altından güler gibi duruyor. bana sorarsanız kendi halinde, asil, keyifli, rahat bir şehir.. taş atıp rekabete çekmek isteyen çok ama kendinden emin, çoktan kazanmış da biliyor gibi. tok satıcı, "istemeyen gelmesin" diyor.
bugün şanlıurfa'da bir grup tarafından protesto edilmiş. edildikten sonra ismail saymaz'ın aktardığına göre şunları söylemiş.

“organize bir iş midir, yoksa vatandaşın doğal tepkisi midir, bilmiyorum. ak parti gençlik kolları deniyor ama önemli değil gerçekten. şunu net biliyorum ki, millet ittifakının iktidarında protesto suç olmayacak.

“eksik kalırsak, çekeceğiz vatandaşın tepkisini. yetersiz kalırsak, istifa edecek yöneticiler. biz gitmekte olan iktidara hiç benzemeyeceğiz. sabırla, sükunetle eğileceğiz vatandaşımızın önünde. belediyelerimiz sahada olacak, gerekeni yapacağız.”

bakın bu ülkenin, hepimizin bu yaklaşıma ihtiyacı var. acilen. aynı şekilde devam etmesini umuyorum.
bak iddia ediyorum cebinde paran olupta sıfır araç alamayacagın bir ülke yoktur şu dünyada. afrika'nın kabile ülkelerinde bile cebinde paran varsa girer alırsın herhalde bayiden aracını. lan olum biri bana aklımımı kaçırmamam için yardım etsin. sıfır araba alabilmek için araya torpil sokmak zorunda kalınan başka bir ülke var mı dünya üzerinde? lütfen yurtdışında yaşayan arkadaşlar bir deyiversin. " ben şu ülkede yaşıyorum, burada da sıfır araç alabilmek için araya torpil sokmam gerekiyor" desin bana.
bugün rtx 3070 almaya kalksan 11 bin liradan başlıyor(lan ben 2015 yılında 2600 liraya taş gibi sistem toplamıştım, bilgisayarım bozulsa yeni bilgisayarı bu şartlar altında nah alırım) oyunlar desen 1000 liraya dayanmış hatta geçmiş. konsol desen ps5 16000-20000 arası series s desen 9000 lira çocuklar-gençler videosunu izlemeyip ne yapsın?
e-devlet'te alt üst soy ağacı sorgulaması var, biz en kötü ihtimalle1840'lardan beri bu topraklardayız sayın amına koduğum! vatandaşlık hakkımı buradan alıyorum. sen hangi anasını siktiğimin yerinden fonlanıyorsun da bu ülkeye kaçak göçek gelip oy için vatandaşlık verilen suri ile beni karşılaştırıyorsun sayın anasını siktiğim?

suriyeliler götünüzü sikse gelip burada savınursunuz amk malları sizi.
masa başı bir iş yapıyorsanız garip bir şekilde yorgunluğunuzu atıp şarj olmanızı sağlayan eylem. kardeşim o yorgunluk, kendini yatağa atma isteği hep hareketsizlikten, hele iki ağırlık kaldır, hafif kardiyo bak bakalım aslında ne kdar enerji dolusun. bir de üstüne soğuk duş aldın mı, ohh yeniden doğmuş gibi olursun. tabi akşam koltukta uyuyakalıyorsun ama olsun. değer. ruhen de çelik gibi yapar sizi.
(bkz: #150349713)

her kelimesinin altına imzamı atarım bir urfalı olarak. işbu geçen hafta karakoyun deresi'nin önünden geçerken yanımdaki arkadaşa aynen şunu söyledim: "hangi vicdansız bu dereye yakın, hatta bitişik imar yapımına izin vermiş. küçük bir sel olayında bile burası okyanus olur." nitekim bilenler bilir, karakoyun da başta olmak üzere diğer derelerin dibine yapılan evlerin çoğu en fazla 3 katlıdır. dolayısıyla dere taştığı an ev komple su altında kalabilir. hatta yine bilenler bilir ki ne zamanki kısa süreli sağanak yağmur yağsa bile bu dere ve benzerleri anında taşıyor. en fazla 5 metre derinliği olsa gerek. sonuca geldiğimizde ise aynen de düşündüğüm gibi oldu da maalesef bugün. keşke yanılsaydım ancak yıkım bağıra bağıra geliyordu.

bununla birlikte bodrum katı misali evler yapılıyor bu şehirde. örneğin 3 kat üstte, 3 kat altta olmak üzere yapılan evler var. bu da selin tahribatını arttırıyor. buna izin veren de yapan da kansız, şerefsiz, hatta ve hatta hayvandan da aşağı varlıklardır!

ve alın size yerin dibinde yapılan evlere karşın, sabah şahit olduklarımdan bir örnek: 6 katlı binanın en üstündeyiz. evimizin girişi 3. kat. onun da altında 3 kat daha var. bunun gibi çevremizde de birçok bina var. hemen hemen birinci katlar su almıştı. halbuki dağın eteklerine kurulmuş bir binaydı. demem o ki insanın felaketi yine insandır, doğa değil! allah beyin vermiş ama kullanan pek yok.

abide kavşağı'na gelecek olursak; yıllarca trafiği felç edip o kavşağı seçimlerin tarihlerine göre yapmaya çalıştılar ve büyük bir gösterişle de açtılar. bugüne geldiğimizde ise ne mi oldu dersiniz? tabiki de beklenen oldu ve o alt geçit sular altında kaldı. birçok insanımızı da orada kaybettik. yağış az daha fazla olsaydı kavşak diye bir şey de kalmazdı. bu mudur yatırım? yatırım dediğin her şeyin hesaba katılması ile yapılır, insan canı ön plana alınarak yapılır. o alt geçidi yapanlar acaba rahat uyuyabiliyorlar mıdır şimdi? bence uyuyorlar. çünkü vicdan yok ve her şeyin faturasını yaradana kesme gibi huyları var.

çıkıp da asrın seli diyen olursa ağzının ortasına yapıştırın. asrın liyakatsizliği, rantı, vicdansızlığı, kansızlığı, iş bilmezliği, çarpık kentleşmesi, altyapısızlığı... bu. aksini iddia edenin gram beyni yoktur ki görebilsin, kör kör!

son olarak; artık bu düzen değişsin be dostlar! inanın bir genç olarak takatim ve umudum kalmadı, dayanamıyorum. sürekli bir olay. depremin acı tesiri henüz geçmemişken ardından sel geldi ve panik ortamı devam ediyor. uykusuz geceler ve 4,5 ve üzeri büyüklükteki artçılarla diken üstündeyiz. şahsen bir saniye sonra talihsizce öleceğimize dair düşüncelerimiz hep dipdiri ve benim başım dönüyor artık panik ataktan. freud bile mezardan çıkıp gelse bu psikolojiyi düzeltemez. can güvenliği yoksa hiçbir şeyin anlamı olmuyor gerçekten.

kendimi bildim bileli hep aynı iktidar ve aynı senaryolar. hadi bulunduğumuz toprakları seçemiyoruz da iktidarı da mı seçemiyoruz be! çıldırıyorum!

ve ey şanlıurfa; gözünü artık bir açsan mı? yetmez mi domuz eti yemeyip de domuz gibi yiyenlerin koltuğa gelmesi? bir oy deyip geçmeyin. nitekim vebali büyüktür ve ben dahil çoğunun hakkı haramdır ki istikbalimiz o oyların ucunda iken fanatizmlikten vazgeçin!

edit: imla