Sık geçen başlıklar
Debe Arşivi
arşiv kapsamı: 4 Haz 201526 Haz 2026
güzel bir muhitte güzel bir plazada çalışıyoruz. günlük yemek ücretimiz 45 tl. etrafta yemek yiyebileceğin en uygun fiyat 75 tl. bütün şirket çalışanı hep bir ağızdan üst yönetime mail attık "biz bu lüks muhitte plazada çalışmak istemiyoruz verdiğiniz paranın yetebileceği bir muhite geçiş yapalım ya da yemek ücretini ortam koşullarına göre düzeltin lütfen" diye.

yönetim dudullu'ya taşınmaya karar verdi.

muhit: batı ataşehir
eyvah ki ne eyvah!

osmanlı imparatorluğu'nun batmamak için son çırpınışlarını sergilediği dönemde uyguladığı eshâm-ı mümtâze sistemi bu.
1840’ta üç yıl vadeli % 10 faizli sehimlerin piyasaya sürüldüğü dönemi hatırlattı bana.

yani devlet-i aliyye, halka senet satıp borç alıyor daha sonra faizi ile ödemek koşuluyla. elbette bu da hile-i şeriyyeye girer. faiz, faizdir! lâkin devletin ekonomisi yerle yeksan olunca ulemâ da buna caiz fetvası vermiştir dönem dönem.

tanzimat dönemiyle birlikte senetlerin faizleri de arttırılmıştır. bunun adı " günü kurtarmaktır! "
devlet hazinesine çok ağır bir yük bindirmiştir bu sistem. kaldı ki ahâli değil, zaten zengin olan özellikle yabancı tüccarlar böylece devleti yolmuştur. hatta devlet; senetler, senet sahibi kişi ölünce hazineye aktarılmaktayken bunu da değiştirmiş ve senet sahibinin vefatı durumunda eşi ya da çocuklarının bu haktan yararlanmaya devam edebileceklerini bildirmiştir. yani devlet-i aliyye, halkından para dilenmiştir.

sonumuz hayrolsun ahâli!
bir ülke düşünün ki açıklandığı an halkın hayatını tepeden tırnağa etkileyen kararlar hep saat 23.00'ten sonra açıklansın.

uyumadan önce bir türkiye var, uyurken başka bir türkiye var, uyanınca bambaşka bir türkiye var.

bakkal bile yönetemezler diye boşa demiyoruz. saat 23'te açık bakkal mı olur:)
çıkar ağzındakini ne dediğin anlaşılmıyor. dilini de bi doktora göster zımpara gibi olmuş. bu anlattıklarınla 80 yaşında götünde donu olmayan dayıları kandırırsın anca. gençler yemiyor artık bu numaraları ve sizin sonunuzu bu gençler getirecek.

tanım: algı yaratmak için bir taraflarını yırtan satılık kalemlerin saçmalamaları.
yapabiliyorsan tatil yapmak. o birim artık yatırıma ayrılacak bir birim değil çünkü 32. günde o paranın yarısı enflasyona yenik düşer. bari git güzel bir tatil yap en azından ruhuna bedenine iyi gelir.
''siz provokasyon yapıyorsunuz''

ne provokasyonu lan? kadın doğru söylüyor işte! bu ülkenin bu durumda olmasının en büyük aktörlerinden birisi de sensin, yalan mı?

t: bir ablamızın eski bir akp'li siyasetçinin içinden geçmesiyle sonuçlanan ayar.
ben ki ancak bakkaldan para üstü alacak kadar ekonomi bilgim var, şu saat olmuş yok bono, yok kupon, yok tahvil saçma sapan şeylere kafa patlatıyorum ya. niye? 2 ay sonra domates alabilmek için. kafasına bomba yağan ukraynalı benim kadar strese girmiyor, allah sizi bildiği yapsın. bilmiyorsa da artık biz yapalım ne yapacaksak.
kesinlikle ama kesinlikle izin verilmemesi gereken hadise. bunun adı alçaklıktır, bir milletin sabrıyla onuruyla değerleriyle bu kadar oynanmaz. bebek katili bir orospu evladını destekleyen herkes en az onun kadar orospu evladıdır.
imam değil sapıklardır.

sayın avukat çocuk yaşta evliliklerin önüne geçilmesi yönünde bildiri ve konuşma yaptığı icin muhtemelen çocuklara göz koyamayacak olmalarindan rahatsız olmuşlar, eteği bahane etmişlerdir.

yıl olmuş 2022,modern ve laik türkiye cumhuriyetinde etek giymekten rahatsiz olan insan lütfen bu ülkeden gitsin ve daha fazla ne varlığıyla ne de zihniyetiyle kirletmesin ülkemizi,zira yeterince kirlettiniz zaten.
ben de askerliğini asteğmen olarak yapmış gruptan biriyim. aylarca başlıkta yazan şeyleri yaşadım. bir şekilde idare ettik, bazen abi dedik, bazen hocam demelerine gözyumduk, problem çıkmadı.

ama ben gene de en son şunu yaptım. yedeksubaylığın son bir ayında teğmen oluyorsunuz malum. ben de hemen taktım rütbemi, çoğu asteğmen umursamazken. bir tane de ray-ban damla gözlük almıştım zaten. son bir ay vakit buldukça gözlükleri takıp kışlada teğmen olarak gezdim paso. tanıdığı biri olmayınca kesin yedek subaydır diye tahmin edip selam vermemeye kalkan astsubayları falan fırçaladım. eli ayağına dolananlar filan oldu. sonuçta yasal hakkım. yani bir 10 gün subay gibi subaylık yaptım, bölük dışında tabi. bölükte gene hocam-abicim.
eşiniz sözleşmeli personel falan değilse zaten ailenizden birisi olmuştur. tam anlamıyla köylü muhabbetleri.
o kadar limitlere sahip olup asgari tutarları hesaplıyorsan fakirsindir zaten. geçenlerde açılan başlıkta kredi kartı limitleriyle övünüp şov yapanları bu başlıkta çok rahat ayıklayabilirsiniz. ne oldu hani uçup kaçıyordunuz. hele o altı haneli limitlerini işsiz gibi ekran görüntüsü paylaşanlar nerede onları görmek istiyorum bu başlıkta.
herkes seni para sıkıntın yokmuş zannedecek. bu işi zevk için yapıyorum algısı yaratacaksın. kredi borcu falan asla bahsetmeyeceksin. canımi sikarsaniz ipliginizi pazara çıkarıp siktirolup giderim, bana koymaz mesaji vereceksin. uzun lafın kısası bu işi para için yapmıyorum izlenimi yaratacaksin. doğru olmasa da öyleymiş gibi yapacaksin. sürekli faiz oranlarından, dövizden, hisselerden bahsedeceksin. borsadan çıktım dövize döndüm falan diyeceksin ama asla portföy büyüklüğünden bahsetmeyeceksin. ısrar edenlere "eh işte var biraz biseyler" diyeceksin. bu hem maaşınızı artırır, hem kafanızı rahatlatır. deneyin, sonuçları bana yazın. nedenini bilmiyorum ama asla kötü olmaz. rahat edersiniz.
venezuela devlet başkanı. artık venezuellalılar türkiye'de tatil yapacak türkiye çok ucuz dedi. siz gelmiş benzin zammı diyorsunuz. ulan adamlar anamıza küfür etse bundan hafif olurdu...

şahlanıyoruz sürtükçe şahlanıyoruz. . birilerinin sayesinde dünyanın sürtüğü olduk.
çünkü biliyorlar başlarına bir şey gelemecek. hele ankara'daysa kesin dayıları da vardır. her türlü pisliği yapabilirler. her şeyi kendilerine hak görürler.

cidden yazık çocuğu yaşındaki kızlara laf atıyorlar karşılık alamıyor ve öldürmeye teşebbüs ediyorlar.
bugün debeye giren sıçmıktan dolayı yazıyorum. kürt olduğu için ülkede sevilmeyen kaç tane sanatçı var . hiç. yılmaz güney'i kürt olduğu için değil, bölücü olduğu için sevmiyoruz. kadın düşmanı olduğu için sevmiyoruz. bunlarla ilgili bir çok açıklama yaptık. illa ki yalamak istiyorsanız adamı yalayın ama hayran olduğunuz adamın ne bok olduğunu da bilin. siz de o kafa yapısındasınızdır muhtemelen. kadınları döven , elinden gelse mafya ile bir olup insanları tehtit etmeye yeltenecek kişilersinizdir.
alkolü sadece kalorisi var diye düşünürseniz yanılırsınız. alkol vücuttaki yağın tutulma mekanizmasından, suyun atılma mekanizmasına, cinsiyet hormonlarının üretim miktarından, bazal metabolizma hızın kadar birçok önemli sistemde sorunlara yol açmakta.

bonus: kilo alıp vermeyi kalori hesabına indirgerseniz daha çok yanılırsınız. yağsız biftekteki 100 kalori ile dondurmadaki 100 kalori ve zeytinyağındaki 100 kalori aynı değildir, olamaz. aksini iddia etmek saflıktan başka bir şey değildir.
kahrolma güzel kardeşim.
ülkenin sözde milliyetçi partisinin milletin selametini düşünmemesi senin suçun değil.
üzülme.
tek adam ve ailesinin bekasının derdindeler. sen, ben değiliz dertleri.

bu ankette tek anormal sonuç bunca ekonomik şartlara rağmen akp'ye oy veririm diyen yüzde 27.
"çam iğne yapraklıdır, bu nedenle kışın yapraklarını dökmez. bu sayede sene boyunca fotosentez yapar, o2 üretir. bakım istemez, doğada kendi başına büyüyüp takılır. kozalakları yardımıyla da üreyebilir, dikildiği bölgedeki ağaç popülasyonunu artırır." cevaplarıyla açıklanabilecek sorunsal.
önemi olmayan boş bir eylemdir.

asıl sorun ve tehlike erdoğan'ın bunu bahane ederek secimleri erteleyip akp iktidarında olası bir savaşa girmektir.

bakin arkadaşlar türkiye cumhuriyeti yunanistanla gireceği olasi bir savaşı kazanir fakat akp iktidarinda girilecek bir savaş kaybedilir,bu adamlarin kazandığı hic bir masa yok. langirt da bile kaybederler aq.

siyasal islamcılar savaş çıkartmadan gitmeyecekler sözünü dogrulamazlar umarım.

edit : @mavi balina hem de minik nickli yazar bildirdi,yunanistan da bir nato ülkesi olduğu için ilk kim saldırırsa natodan çıkartılır ve tüm nato ülkeleri o ülkeye savaş açar imiş.
devlet bana bir şişme bot ve iki kürek tahsis ederse , kendi silah ve mühimmatımla meis adasina 3 saglam arkadaşımla beraber cikartma yapmaya talibim.
böyle bir şey gerçekten var mıdır yok mudur bilemem ama eğer "varsa", bu seçilmiş olana ilgiden ziyade;

sevgilisi olan bir erkeği elde etmek, sevgilisi olmayan -boşta- bir erkeği elde etmeye göre çok daha zordur. bunu başarmak ise ego mastürbasyonudur ve insana kendisini iyi, güçlü ve değerli hissettirir. durum bana göre tamamen bundan ibaret. yani karşıdaki insandan ziyade tamamen kişinin kendisiyle alakalı bir meseledir...

bunu bir örnekle desteklemem gerekirse:
- sevgilisi güzel bir erkek
- sevgilisi çirkin bir erkek

yukarıdaki iki erkekten sevgilisi güzel olanı elde etmek, kadına kendisini çok daha mükemmel hissettirir. çünkü sevgilisi çirkin olan bir erkeği elde etmek, başarı konusunda kadını yeterince tatmin etmez ve gözüne bir başarı olarak görünmez. yani "seçilmiş olanı elde etmek"ten ziyade, "güzele karşı seçilmiş ya da tercih edilmiş olmak" psikolojisi daha ağır basar bence. biraz düşününce; ikisi her ne kadar aynı kapıya çıkıyor gibi dursa da, bence aynı değiller.

son not: eğer kadının amacı sadece cinsel birliktelikse; bu adam, bu kadınla cinsellik yaşıyorsa, benimle hayli hayli yaşar diye düşünerek, sevgilisi çirkin bir erkeğe de ilgi gösterebilir. bu da başka bir durumdur...
bütün insanların doğasında iyi insanlara karşı nankörlük ve suistimal etme eğilimi var. bundan kendini korumanın yolu biraz bencil ve edepsiz olmak.

içindeki kötülük kadar içindeki iyiliği yenmek de önemli bir gelişim aşaması. en azından hak etmediğin muameleye maruz kaldığında gerekeni yapacak kadar.