Sık geçen başlıklar
Debe Arşivi
arşiv kapsamı: 4 Haz 201526 Haz 2026
kamera var basın var. iftira at izi kalsın. lütfü türkkan ne diyecekse şahsın kendisine demeliydi, bir yakınına değil.

kandilden gelen teröristleri şarkılarla, halaylarla, davulla, zurnayla karşılayanlara ve onların işbirlikçilerine oy verip orada meral hanıma hakaret etmeye, iftira atmaya hakkın yok.

doğu ve güneydoğunun çözüm süreci altında pkk'ya peşkeş çekildiğini ne çabuk unuttun? sen önce git hendek operasyonları yüzünden verdiğimiz şehitlerin hesabını sor.

söz konusu kişi meral akşener'e sosyal medyadan hakaret ettiği için ceza almış. bingöl'deki provokatör kendisi. şehit kardeşiyim olayı da yalan çıktı.

lütfü türkkan sen de oturduğun koltuğu hak etmiyorsun. (bkz: çakarlı araç kullanan milletvekili kızı)
zorluklara karşı dayanmamı sağlamış, beni aydınlatıp her zaman daima ileriye bakmamı sağlayan iki kelam vardı.

benjamin button'ın kızına yazdığı mektup, bana her ne olursa olsun her şeye yeniden başlayabileceğimi öğütler nitelikteydi:

''hiçbir şey için asla çok geç değildir. ya de benim durumumda, istediğin kişi olmak için çok erken değil. zaman sınırı yoktur, istediğin zaman başlayabilirsin. değişebilir ya da aynı kalabilirsin. bunun bir kuralı yoktur. en iyisini ya da en kötüsünü yapabiliriz. umarım, sen en iyisini yaparsın. umarım, seni şaşırtacak şeyler yaşarsın. umarım, daha önce hiç hissetmediğin şeyler hissedersin. umarım, değişik bakış açıları olan insanlarla tanışırsın. umarım, gurur duyacağın bir hayatın olur. öyle olmadığını anlarsan; umarım, yeniden başlayacak gücü bulursun.''

***

''o zaman yönetemez seni sevilmek
ya da sevilmemek.
yönetemez seni kâr
ya da zarar.
yönetemez seni övülmek
ya da aşağılanmak
o zaman şereflisindir göğün altında.

en büyük kötülük: daha çok istemek.
en kötü şans: hoşnutsuzluk.
açgözlülük lanetidir hayatın.

artık yettiğini bilmeyi
bilmek yeter.''

(bkz: tao te ching) - (bkz: lao tzu)
eşimdir.

ben takıyorum, o takmıyor. ben aksesuar seviyorum, o alışık değil. zorlamam takmak isterse takar istemezse takmaz.

bakacak insan yüzük olunca bakmayacak mı? ben şahsen kimsenin karşıdakinin evli olmasını umursadığını zannetmiyorum. eşime güveniyorum. ha insan oğlu beşer, şaşar. yanlış bir şey yapacak olsa ben bağlasam bile yapar.

edit: arkadaşlar eşim yazmışım yani evliyim, anlaşılmıyor mu? evliyim niye saçma sapan şeyler yazıyorsunuz?

ay bıktım editi: lan arkadaşlar çirkin görüşlerinizi kendinize saklayın lütfen. yok kocam beni yedeklemişmiş, ava çıkıyormuş bilmem ne. öyleyse de size ne sizi avlayacak değil ya.
öğretmenin işi öğrencidir. öğrenci yoksa öğretmenin olmaması da gayet normaldir. bunun bu kadar konuşulması anormaldir.
toplumda o kadar asalak yaşayan hazır yiyici takımı varken öğretmenlerin bu kadar eleştirilmesi toplumun seviyesidir.
4 yıllık üniversite bitir, kpss'yi dereceyle kazan, adaylık sınavına gir, ortaokul mezunu bekçiden az maaş al.
bi siktirin gidin ya.
işgücü piyasasını altüst eder. 2016'da ettiği gibi. mesele asgari ücretin seviyesi değil, mesele çalışanlarının ne kadarının asgari ücretli olduğu.

türkiye'de çalışanların yarısından çoğu asgari ücretli. böyle bir zamla üçte ikisi asgari ücretli olur. hatta bazı memurlar bile asgari ücret seviyesinde maaş almaya başlar.

olacak olan yeni ekonomik dengenin, çalışan nüfusun büyük çoğunluğunun aynı ücreti alacak olmasına göre kurulmasıdır.

olması gereken asgari ücrete sıfır zam yapılıp çalışanların ücretlerinin performans ve yetkinliklerine göre artırılarak asgari ücretten uzaklaştırılmasıdır.

ama olmaz. çünkü çalışanlar çaresiz bırakıldı. sendikal faliyet bastırılarak veya sarıya boyanarak bırakıldı. mesleki eğitim bitirilerek bırakıldı. üniversiteli işsizler ordusu yaratılarak bırakıldı. sanayide çalışacak yetişmis eleman açığı yaratılarak bırakıldı. çiftçi ve tarım borca batırılarak bırakıldı. devlet desteklerinden veya vergi indirimlerinden çalışana bir şey verilmemesi ile bırakıldı. adaleti kaybeden hukuk sistemi ile çalışanın hakkını araması sündürülerek bırakıldı. ve ilah...

vasıfsız veya tecrübesiz bir azınlığın, bu iki özelliğini geride bırakana kadar, alması makul olan ücret, çalışanların çoğunluğuna dayatıldı. isterlerse üç beş katına çıkarsınlar. hiç bir şey çözülmez. hiç bir derde deva olmaz.
video: https://youtu.be/fen4s7sdvju

eğer video açıklamasında yazıldığı gibi citroen bu aracı bu haliyle bilerek sattıysa inanılmaz bir olay. bu dünyanın en geri kalmış ülkesinin halkına bile yapılamayacak bir hakarettir. sadece aracı alan kişiye değil bütün topluma hakarettir. çünkü olay biz bu ülkede bu toplumda birisine bu aracı satarız diyebilmektir, buna casaret edebilmekdir. o bizi kıskanan malum avrupa ülkelerinden birisinde şu hakareti yapmayı aklından bile geçiremez o firma, o işte parmağı olanların elini kolunu keser, şehrin ortasında idam ederler ibreti alem olsun diye. o derece ağır karşılığı olur, o yüzden aklından bile geçiremez ama bu ülkede herkes her şeye cesaret edebilir.

o kişi denk geldi diye o aldı, aracı alan hepimiz olabilirdik. akıl işi değil şu olay.

video açıklaması copy paste:
--- spoiler ---

citroën araç aldım. 0 km boya atması, boya kabarması var. sol kapı seri numarası tutmuyor. adblue pompası, direksiyon kutusu arızalı. hava yastıkları kısa devre yapmış duruyor. yasal süreci başlattık. allah sabır versin. 235 bin tl para ödeyip ağır kusurlu araç sahibi oldum.
--- spoiler ---

edit: olay hakkında kendi bilgim, görgüm, şahitliğim yoktur, videoda yazılanları ve anlatılanları aktardım, yorumladım.

olay doğruysa ben bu markadan bir daha c3, c5 veya ilgili alakalı hiçbir araç almam. alacaksam da almam. bedava olsa yine almam.
deniz feneri, kayıp trilyon ve bosna paralarını yerken hiç ötekileşmemiş, sivas'ta yakmış, birbirinden provakatör ve düşmanca söylemlerle 28 şubat'ın yolunu yapmış muhafazakar camia üzerine düşünme sebebi. hala bu ülkede müslümanlar başörtü zulmü gördü diye saçmalayan gencolar var. türban projesi toplumda favorileşinceye kadar yetmişlerden itibaren genç kızların giyim kuşamlarına karışıp hakaret edenlerde bunlardır oysa. yetmişli yıllar demişken, kılık kıyafet mevzuatını yapan, din dersini zorunlu kılan, imam hatipleri coşturan 12 eylül darbecilerinin anayasasına yüzde 90 üzerinde "evet" diyen toplumu kendisine şikayet edemezsiniz. edince buradaki bopçu çocuğu gibi komik duruma düşersiniz.
benimdir efendim. kelle paça, paça işkembe... hem çok güzel yaparım, hem çok güzel içerim.
ayrıca yürek, kokoreç, ciğer, uykuluk, kelle ve dil de çok severim. ne olmuş yani? bunlara "ıyyy iğrenç" diyen kızlar 50 yaşına gelmeden neneme dönecek. kelle paça seven kızlar yıllara meydan okuyacak. (bkz: kolajen)
biriyle tanıstım, gayet presentable olmasina ragmen sosyal yetenekleri zayif
kizlar cocuga tav olmasina ragmen, cesaret gosterip adim atamayan bir tip

beraber zaman gecirdik, nasil davranmasi gerektigi konusunda fikir alisverisi yaptik
kiz arkadas edindigi zaman geldi, yaptiklarimizi unutup fiziksel saldirida bulundu

konu; tanıstıgı kızın bana iftira atması. "kanka nedir bu?" diye sormadan,
direkt suclama ve direkt fiziksel mudahaleye maruz kaldim. enteresan!

zaten kolay kolay guvenebilen bir tip degilim, bir kez daha kendimi hakli buldum
bir insana "italyan'a benziyorsun" dendiginde, "tesekkur ederim" diyorsa, direkt silin!

kendi kimligiyle barısık olamayan bir insan, kimseyle barısık olamaz!
kisinin once kendisiyle, ailesiyle, mahallesiyle, milletiyle, insanlikla barisik olmasi sart!

"ispanyol'a benziyorsun" diyen bazılarının kafasindaki turk algisi da sıkıntılı
beni rahatsız eden konu bu, en azından benim gozlemledigim kadariyla

ne zaman kendimi iyi hissetsem, guzel bir is cıkarsam pesine gelir hemen
"aaa hic turk olacaginizi tahmin etmezdim" nedir yani bu? resmen hakaret!

almanlar, fransızlar, isvicreliler, ingilizler alabildigine patriotiktir.
kendi kulturlerini birazcik sana katabilirlerse, mutluluktan havaya ucarlar

biri digerinden ustun, ya da alcak diye bir sey tabiki yok, olamaz da
ama turk kulturunun kendine has incelikleri var, ve alabildigine asil bir milletiz

ben hollanda'li kizlara oturmalari icin bir beyefendilik yapip yerimi verince tav oluyorlar
biz boyle ogrendik yani, kulturumuz bu. kadin icin kapiyi tutarsin, misafiri iyi agirlarsin vs.

buna sahip cikmamiz, yasatmamiz lazim. bunu yapacak yegane kisiler bizleriz.
turk tarihi, turk kulturu, turk dili en az ingilizinki, almaninki, fransizinki kadar degerlidir.

ve bunu gostermemiz gerektigini dusunuyorum.
yoksa kimliksiz oluruz, asimile oluruz, yok oluruz.

ama olmayacagız, bu millet capulcu arap emperyalizmini devirmek uzre,
kendi kimligine donen turkiye, dunya'ya seviye atlatır, cok net! yapacagız da!
aga sorun olur, olmaz değil..

ama salak saçma 50 tane popup basıyorsunuz amk telefonuna.. o halde bak bizde eft sorunu var diye de uyarı basın. basın ki biz de ona göre mağdur olmayalım, işlerimiz aksamasın..

işte tam bu sebeple yapacağınız işin amk.

edit: +ğ
arkadaşlar bakın bu adam hala inatla iyi parti'de koltuğunda rahat bir şekilde oturabiliyorsa, deniz baykal hala mv. maaşı alabiliyorsa. size söyliyim bu ülke için boşuna ümit beslemeyin.

kendinize olan saygınızı uzun vadede kaybetmemeniz için benden size çok önemli bir tavsiye: akp'yi eleştirin. sabah akşam eleştirin. hiçbirisi akp kadar kötü olamaz bu kesin fakat iş mevcut partiler arasından birisini övmeye ve desteklemeye gelince sakın aceleci olmayın. elbetteki gidip oyunuzu verin fakat "işte harika bir parti" diye hiçbirisi hakkında hayallere kapılmayın. inanın ki bunların çoğu birbirinin aynısı. sabahtan akşama kadar burada tartıştığımız şey sadece en kötü değil de daha az kötü olanı belirlemek üzerine kurulu. bizim yaşantımız boyunca bu topraklarda, angela merkel tarzında bir siyasetçinin yönetici koltuğuna oturabileceğini sanmıyorum.
hasan’a dokunulmazligi azize’ye vermek zorundayiz diyemediler de 45 dakikada 20 dakikalik tabak yaptin dediler.. lezzetli mi degil mi ona bak sen.. restoranlarda 3 dakikalik tabaklara 150 lira fiyat keserken iyi.. bu tabakta emek yok diyip para odemeyi reddetsek hos mu somer?
spor yapın, giyiminize önem verin; kişisel gelişim noktasında ilerleyin, kitaplar ve uzmanların videoları size çok şey katıyor. diksiyonunuzu geliştirin.

sonra tekrar teklif etmeye başlayın, bütün bunları yaptıktan sonra reddedilme süreniz artıyor. önceden hemen reddeden kadınlar, artık bir süre düşünüp reddetmeye başlıyorlar.
allah kimseyi burçlara bu kadar inanıp da kendi evladına dahi kalıp yargilarla bakmamak için dua edecek hale getirmesin.

yok burcu şu olursa şöyle olur, yok adını bu koyarsak böyle olur. çocuk belli bir mizaçla ve beyin yapısıyla doğar, gerisini de sen yapıp yapmadıklarınla şekillendirirsin. bu kadar.
genel anlamda doğru bir ifade. bir şeyi çok istemek demek o şey için olumlu bir enerjide olmak demek, işin içine olacağına dair inanç girerse kesinlikle olur, neye inanıp çok istediysem çoğu kez oldu.
hatırla hatırla 5 kasım gününü hatırla. patlamayı * ihaneti * ve komployu *, bu ihaneti unutmak için hiçbir neden göremiyorum.
buradan gorulebilecek olan fotograf renklendirilmis ve kalitesi yukseltilmis bir sekilde begeniye sunulmus durumda; sanki gunumuzden bir kareymis gibi eski donemlerin istiklal caddesi tum gercekligiyle ve ciplakligiyla gozlemlenebilir.

fotografin siyah beyaz hali icin.

bazi kaynaklarda sene olarak 1912 de geciyor.

evet daha resmi bir kaynak sene olarak 1912'yi vermis. modlar basligi "1912" olarak degistirirlerse sevinirim.
ölüm yıldönümü olan kara oğlan. nerede hırsız, yobaz, ücakağıtçı bi şark kurnazı varsa peşinde kuyruk olan ürk milletinin haketmediği aydın ve dürüst bir devlet adamı bi vatanseverdi.

ha unutmadan putinden toladı yiyince salya sümük amerika'nın, amerikadan tokadı yiyince de zırlaya zırlaya putin'in kucağına oturan malum bıyıklı çetesini toplasan kıbrıstaki türkleri soykırımdan kurtaran, haşhaş çiftçisi için amerikayı posta koyan, üstüne üstlerini kapatan kara oğlanın tek billuru etmez. ama dedikya, türk milletin haketmediği bi adamdı. şuan hakettikleri tarafından güdülüyorlar.
"alçak gönüllü olmaya çalışmak seni gittikçe daha egoist yapmaktan başka bir işe yaramayacak. alçak gönüllülüğün egonu tatmin etmenin yeni bir yolu haline gelecek. sen kendi içinde kendini dünyanın en alçak gönüllü insanı olarak göreceksin senden daha alçak gönüllüsü yok. bu egonun kullandığı farklı bir dil, ama aynı anlama geliyor." diyerek bence epey güzel özetlemiş osho
bu coin ile 21 yaşında milyoner olduğunu iddia eden yazarların entrylerine bakınca bir entryde baba oluğunu başka bir entry de kadın olduğunu görüyoruz.

mevzu bu kadar.
kendisi 6 numara olarak rolünü son derece istikrarlı şekilde yerine getiren, görevini layığıyla icra eden bir topçudur. fenerbahçe kendinden zayıf rakiplerle oynarken ise oynadığı oyun stili sebebiyle el freni etkisi yarattığı da doğrudur. forvetleri zayıf olan herhangi bir rakibe karşı oynarken gustavo'nun 11'de yer almaması iyi olabilir gerçekten. ancak embesil bir takım taraftarların yaptığı gibi gömülecek biri kesinlikle değil. güçlü bir rakip olduğunda gustavosuz rezillik çıkabilir.
davet edilmememiz en doğal karardır.

adamlar "demokrasi zirvesi" düzenliyor, elinizi vicdanınıza koyunuz, bizim ne işimiz var demokrasi konulu bir zirvede?

yada karısını danışmanı yapan cumhurbaşkanına sahip azerbaycan'ın ne işi olabilir?
yorgunluktan acıyan gözlerime rağmen yarım yarım çalışmaya devam eden beynim... azıcık dinlen yahu.

bir de bir türlü tam anlamıyla toparlayamayan ev interneti tabii. uğraşacak iş var, en azından.
boşa yaşıyordur.
"yok sayar", "ayağına bekler" vb. hepsi hikaye bu tür şeylerin.

size kötülük yapan insanı cezalandırmazsanız, göreceğiniz tek şey kötülük olur. "buna yapılan kötülük cezasız kalıyor" imajını verdiğiniz an, insanlar tarafından sömürülürsünüz.

kendisine yapılan kötülüğe ses çıkarmayan insan sadece "zayıf" görünür. zayıf görünen de sömürülür.
ilk buluşmadan 10 dk sonra iskenderciye soktu kızın biri beni, 1.5 söyledi, bende toktum, turşu vardı masada, bu ne güzelmiş dedi, garson satıyoruz dedi, kız hemen getir dedi, 5 kiloluk kavanozda satıyorlarmış, olsun dedi, turşuyuda aldı koydu yanına, sarıldı kavanoza, daha yemeği bitmeden kesene bereket dedi. ne tür biri olduğunu iyice belli etti. ödedim kalktık, siktir olup gidecek evine, bırakmamı istiyor, 40km uzakta evi, otobüs metro elinde turşu zor tabi. bende farklı bir beklentideyim, telefonun kırılmış, doğum gününde sana iphone alıyım dedim, iphone sevdasına 6 ay çaktım buna. muamelenin kralını gördüm sağolsun. o sıra daha iyi bir fırsat buldu sanırım, kayboldu ortalıktan.
7 yıl sonra tekrar buluştuk, bu hala kimi nasıl sikerim peşinde çok afedersiniz ama hala herkes onu sikiyor.