"merak etme, ben varım" olsun isterdim, bunu hiç duyamadım.
"hayatta tek başına olduğunu unutma, zor günde herkesin ailesi var, sen kendi kendine ayakta kalacaksın" dendi bana. kendi ailemi kurmaktan hep korktum, başkalarının ailesine hep özendim, hayatım bir yere ait olmaya çalışarak geçti.
çok güçlüyüm, on kaplan gücündeyim, ben kendime yeterim. ne olacaksa? ızdırabını beğenmediğimin hayatı.
zorluklara karşı dayanmamı sağlamış, beni aydınlatıp her zaman daima ileriye bakmamı sağlayan iki kelam vardı.
benjamin button'ın kızına yazdığı mektup, bana her ne olursa olsun her şeye yeniden başlayabileceğimi öğütler nitelikteydi:
''hiçbir şey için asla çok geç değildir. ya de benim durumumda, istediğin kişi olmak için çok erken değil. zaman sınırı yoktur, istediğin zaman başlayabilirsin. değişebilir ya da aynı kalabilirsin. bunun bir kuralı yoktur. en iyisini ya da en kötüsünü yapabiliriz. umarım, sen en iyisini yaparsın. umarım, seni şaşırtacak şeyler yaşarsın. umarım, daha önce hiç hissetmediğin şeyler hissedersin. umarım, değişik bakış açıları olan insanlarla tanışırsın. umarım, gurur duyacağın bir hayatın olur. öyle olmadığını anlarsan; umarım, yeniden başlayacak gücü bulursun.''