Sık geçen başlıklar
Debe Arşivi
tanrılar bu son istanbul seçimine çok kızmış olmalı. binali gel vazgeç bu sevdadan tanrılar bile ekrem ımamoğlu diyor.
photoshop'ta cami minarelerini rokete çeviriyorum.
yanarım yanarım bu adamı savunan insanlara yanarım. ordaki görevliyi tartaklamasını haklı görenler var maalesef. görevli ben ne yaptım ki diye bağırıyor yani karşılıklı bir kavga bile değil orda olan, adam da şaşkın. bu işin takımı falan yok, takımcılık yapanların hepsi de defolsun gitsin artık. bu iş fenerbahçe, galatasaray, beşiktaş işi değil. her takımda var böyleleri ve her birinden nefret ediyorum. bunlar haklı haksız fark etmeksizin trafikte kavga eden, küfür eden mahlukatlar. sözlüğümüzde de bu mahlukatlardan fazlasıyla var ne yazık ki.
edit: sonra ben atatürkçüyüm, ekrem başkancıyım diye geçinmeyin. iş takıma gelince holiganlaşmayın, öncelikle ahlaklı sporcuların yanında durun, bu ahlaksızların yanında değil.
edit: sonra ben atatürkçüyüm, ekrem başkancıyım diye geçinmeyin. iş takıma gelince holiganlaşmayın, öncelikle ahlaklı sporcuların yanında durun, bu ahlaksızların yanında değil.
galatasaray'ın hem akp hem de fetö tarafından kollandığını iddia eden bir kısım gerizekalı beşiktaşlı ve fenerbahçeli tarafından, "adam gibi adam" falan diye savunulan vasat holigan. yaptığı yorumların ne gerçekliği ne de kanıtı vardır. tamamen fenerbahçeli olmasından kaynaklı tv ekranında kahvehane, erkek öğrenci evi muhabbeti yapmıştır ve bunun karşılığında kovulmuştur. biz sözlükte yazarken bile dikkat ediyorken, galatasaraylıların da vergisiyle çarkını döndüren kanalda mal mal konuşurken böyle paket ederler, yallah fb tv'ye.
ayrıca bu durumun galatasaray ile alakası yok. "beşiktaş'tan 100 milyon tl alacağı olan demirören sayesinde beşiktaş şaibeli şekilde iki yıl üst üste şampiyon oldu" deseydi de kovulurdu. fenerbahçe örneği veremiyorum çünkü başarısız bir takım. herhangi bir örneğe dahil olabilecek durumda değil.
ayrıca bu durumun galatasaray ile alakası yok. "beşiktaş'tan 100 milyon tl alacağı olan demirören sayesinde beşiktaş şaibeli şekilde iki yıl üst üste şampiyon oldu" deseydi de kovulurdu. fenerbahçe örneği veremiyorum çünkü başarısız bir takım. herhangi bir örneğe dahil olabilecek durumda değil.
mansur yavaş'ın tek ihalede 812 milyon tl tasarruf etmesidir.
mansur yavaş, anfa genel müdürlüğünün ankara ili sınırları içinde büyükşehir belediyesine bağlı park, bahçe, mezarlık, refüj ve yol kenarı bantlarda yer alan yeşil alanların bakım ve onarımı ihalesinin geçen yıllarda senelik 1 milyar tl'ye mal ettiğini bu sene ise kendilerinin şeffaf ve rekabetçi bir ihale ortamı yarattıklarını, ihaleyi canlı yayınladıklarını ve bu sayede 188 milyon tl'ye mal ettiklerini aktardı. kaynak
bakın tek bir ihaleden elde edilen tasarruf bu. aslında bu para birilerinin cebine giren para. yoksa bu bir tasarruf olamaz. bir iş müsriflik nedeniyle en fazla 2 katına mal edilir, oysa görülüyor ki akp'li belediyeler 1 tl'lik işi 5 tl'ye mal etmişler.
birilerinin ceplerine giden paralar kesilirse belediyeler ucuza da su verir, ulaşımda da indirim yapar.
mansur yavaş, anfa genel müdürlüğünün ankara ili sınırları içinde büyükşehir belediyesine bağlı park, bahçe, mezarlık, refüj ve yol kenarı bantlarda yer alan yeşil alanların bakım ve onarımı ihalesinin geçen yıllarda senelik 1 milyar tl'ye mal ettiğini bu sene ise kendilerinin şeffaf ve rekabetçi bir ihale ortamı yarattıklarını, ihaleyi canlı yayınladıklarını ve bu sayede 188 milyon tl'ye mal ettiklerini aktardı. kaynak
bakın tek bir ihaleden elde edilen tasarruf bu. aslında bu para birilerinin cebine giren para. yoksa bu bir tasarruf olamaz. bir iş müsriflik nedeniyle en fazla 2 katına mal edilir, oysa görülüyor ki akp'li belediyeler 1 tl'lik işi 5 tl'ye mal etmişler.
birilerinin ceplerine giden paralar kesilirse belediyeler ucuza da su verir, ulaşımda da indirim yapar.
ön edit: 3. ya da 4. entryi girmiştim ama başlık başa kalmış*
kuzey koreden ismini yazan 200 küsür kişiyi merak ettim. her kimse onlar huzur içinde uyusunlar.
kuzey koreden ismini yazan 200 küsür kişiyi merak ettim. her kimse onlar huzur içinde uyusunlar.
bu bir troll başlığı da olsa, bunlar yazılmalı. çünkü yüzsüzlük bir salgındır. erken dönemde önlemek gerekir.
halk tv ve fox tarafsız değildir. düzgün bir eğitime sahip, vicdan sahibi bir insanın şu ortamda tarafsız olması demek haysiyetsiz olması demektir.
başkentin göbeğindeki lüks bir plazada genç bir kız 20 cm’lik bir aralıktan pencerede hiç parmak izi olmayacak şekilde düşüp ölüyorsa ve sosyal medya duyurana kadar aylarca kimse tutuklanmıyorsa bu olaya tarafsız bakan kişi problemlidir.
kaçak, denetlenmeyen, bilerek göz yumulan, bakanlıklar ve malum medya tarafından tamamı inkar edilen ve “tarikat yurdu değildi” denilen aladağ yurt yangınında canlı canlı yanarak ölen cennet karataş‘ın günlüğüne yazdığı
“bugün okula gitmem için 8 günüm kaldı. 4 sınıfı bitirdim. 5'e geçtim. aladağ'a süleymancılar gidiyorum.
annem ve babam benim için her şeyi yapıyor. benim okumam için herşeyi yapıyorlar.
ben de okumak için herşeyi yapıyorum. eğer ben okursam kardeşlerimi de okuturum. okumak için elimden gelen imkanları değerlendireceğim."
sözleri eğer sizde bir öfke nöbeti yaratmıyorsa, plazanızdan gözleriniz dolarak çıkıp hava alma ihtiyacı duymuyorsanız size ne tarafsız denir ne de insan denir.
tarafsız olmak mesela, 13 yaşında antalya’da geceleri tarla ortasında sac kaplı bir barakada uyuyup, gündüzleri sigortasız günlük 30 tl’ye portakal toplarken hortumda ölen berivan karakeçili‘nin adını anmamaksa, tarafsızlığınızı bir yerinize sokabilirsiniz. kendi neslim adına, bu millet okuttu bizi, bu milletten tarafız biz. tarafsız değiliz.
insan olmak taraf olmaktır. güçsüzden, kimsesizden yana taraf olmayacaksanız, gregor samsa gibi bir gün dev bir böcek olarak uyanırsınız. böcekler tarafsızdır.
halk tv ve fox tarafsız değildir. düzgün bir eğitime sahip, vicdan sahibi bir insanın şu ortamda tarafsız olması demek haysiyetsiz olması demektir.
başkentin göbeğindeki lüks bir plazada genç bir kız 20 cm’lik bir aralıktan pencerede hiç parmak izi olmayacak şekilde düşüp ölüyorsa ve sosyal medya duyurana kadar aylarca kimse tutuklanmıyorsa bu olaya tarafsız bakan kişi problemlidir.
kaçak, denetlenmeyen, bilerek göz yumulan, bakanlıklar ve malum medya tarafından tamamı inkar edilen ve “tarikat yurdu değildi” denilen aladağ yurt yangınında canlı canlı yanarak ölen cennet karataş‘ın günlüğüne yazdığı
“bugün okula gitmem için 8 günüm kaldı. 4 sınıfı bitirdim. 5'e geçtim. aladağ'a süleymancılar gidiyorum.
annem ve babam benim için her şeyi yapıyor. benim okumam için herşeyi yapıyorlar.
ben de okumak için herşeyi yapıyorum. eğer ben okursam kardeşlerimi de okuturum. okumak için elimden gelen imkanları değerlendireceğim."
sözleri eğer sizde bir öfke nöbeti yaratmıyorsa, plazanızdan gözleriniz dolarak çıkıp hava alma ihtiyacı duymuyorsanız size ne tarafsız denir ne de insan denir.
tarafsız olmak mesela, 13 yaşında antalya’da geceleri tarla ortasında sac kaplı bir barakada uyuyup, gündüzleri sigortasız günlük 30 tl’ye portakal toplarken hortumda ölen berivan karakeçili‘nin adını anmamaksa, tarafsızlığınızı bir yerinize sokabilirsiniz. kendi neslim adına, bu millet okuttu bizi, bu milletten tarafız biz. tarafsız değiliz.
insan olmak taraf olmaktır. güçsüzden, kimsesizden yana taraf olmayacaksanız, gregor samsa gibi bir gün dev bir böcek olarak uyanırsınız. böcekler tarafsızdır.
videonun thumbnail'ında "bu kuşun sadece ramazanda böyle su içtiğini biliyor muydunuz?" yazıyor.
peki videoya bir de kuran koyan pek dindar kardeşim, yalan söylemenin günah olduğunu ve hatta kitleleri kandırarak kul hakkına girdiğinizi biliyor muydunuz?
peki videoya bir de kuran koyan pek dindar kardeşim, yalan söylemenin günah olduğunu ve hatta kitleleri kandırarak kul hakkına girdiğinizi biliyor muydunuz?
tabikide elinizin altındaki
bundan daha da kötü olan bir şey varsa o da verilen tepkilerdir.
160 tl için mi. bir de 2 çocuğu olan adama yapılır mı bu. oha adam 55 yaşındaymış gibi tepkiler var başlıkta.
anlamadığım borç tutarı 16bin olsa, adamın çocukları olmasa ve yaşı da 55'in altında olsa sike sike borç tahsilatı uygun mudur ahali? ne dersiniz?
ülke iyice raydan çıktı.
sapkınlıkta, ahlaksızlıkta nirvanaya ulaştı.
bu kararı veren hakime zaten söylenecek bir söz yok.
adamın zorla evine giriyorlar, darp ediyorlar üstüne bir de tecavüz ediyorlar. buna rağmen tutuksuz yargı.
keşke mahkemede cb'yi sevdiğimi söylediğim için beni dövdüler deseymiş.
o zaman anasını sikerlerdi bu iki tecavüzcünün.
160 tl için mi. bir de 2 çocuğu olan adama yapılır mı bu. oha adam 55 yaşındaymış gibi tepkiler var başlıkta.
anlamadığım borç tutarı 16bin olsa, adamın çocukları olmasa ve yaşı da 55'in altında olsa sike sike borç tahsilatı uygun mudur ahali? ne dersiniz?
ülke iyice raydan çıktı.
sapkınlıkta, ahlaksızlıkta nirvanaya ulaştı.
bu kararı veren hakime zaten söylenecek bir söz yok.
adamın zorla evine giriyorlar, darp ediyorlar üstüne bir de tecavüz ediyorlar. buna rağmen tutuksuz yargı.
keşke mahkemede cb'yi sevdiğimi söylediğim için beni dövdüler deseymiş.
o zaman anasını sikerlerdi bu iki tecavüzcünün.
sorun olmayacaktır. bizim asgari ücretliler aralarında para toplar mali destekte bulunurlar.
(bkz: fakirin cahili zengine zekat verirmiş)
(bkz: fakirin cahili zengine zekat verirmiş)
turkiye'de super bowl havasinda gececek duellodur. devre arasinda tarkan falan ciksa bari.
ahahahah bu entryler ne lan böyle. kanzuk ağzına sıçayım gel bak gel bak.
fatih hocamın yerinde olsam bu maçı verip maç sonu “kadıköyde fenerbahçeden aldığımız 1 puan sayesinde şampiyon olduk” açıklaması yapardım.
tanım: 2018/2019 tsl 34. hafta maçı
tanım: 2018/2019 tsl 34. hafta maçı
tutmayacak öneri. olm hala kadınların eşitlik istediğini sanan saflar var. onların derdi eşitlik değil, nerede yağlı kapı varsa sırf kadın oldukları için avantaj sağlamak. mesela şirketlerin üst düzey yönetim kademesinde kadın sayısı az diye ağlarlar, sen hiç "madenci kadın sayısı az, maden şirketlerindeki işçilerin yarısı kadın olsun" diyen feminist gördün mü? üniversitede kendi başına alıp yediği kyk kredisini bile kocasına kitlemek için bekleyen bir sürü kadın var. ya da final haftası iki sınavdan geçemeyince "zengin koca bulsam da kurtulsam" diyen kızlara bizzat şahidim.
askerlik de benzer şekilde zor iş, ona hiç yanaşırlar mı? mesela "milletvekillerinin yarısı zorunlu olarak kadınlardan oluşsun" deseydin hemen atlarlardı. çünkü eşitlik anlayışları sadece haklarda eşit olmak, sorumlulukta değil.
askerlik de benzer şekilde zor iş, ona hiç yanaşırlar mı? mesela "milletvekillerinin yarısı zorunlu olarak kadınlardan oluşsun" deseydin hemen atlarlardı. çünkü eşitlik anlayışları sadece haklarda eşit olmak, sorumlulukta değil.
başıma bir iş gelmeyecekse bir rezalet göremediğim reklam. o halde evlerde de geçmesin reklamlar, mutlaka kötü bir şey yaşanmştır.
gelecek yila bir erken secim yapilirsa onda da 3 boyutlu tasarim biter.
muhtemel 4-5 erken secime de bir prototip biterse, boka battigimiz gun herhalde yuruyen aksami sokakta goruruz. ucan arabadan sonra kim buna binmek isterse artik.
t: yerli ve milli tasarim
muhtemel 4-5 erken secime de bir prototip biterse, boka battigimiz gun herhalde yuruyen aksami sokakta goruruz. ucan arabadan sonra kim buna binmek isterse artik.
t: yerli ve milli tasarim
işsizim diyen kadına yanıt: "kocan ne iş yapıyor."
bu adam cumhurbaşkanı. bu adam ülkenin en tepesindeki adam.
bu adam kim mi?
senin benim paramla yaptırdığı 1000 odalı sarayda yaşayıp, işsiz bir kadına it muamelesi çeken bir adam.
daha da acınası durum bu konuşmanın ardından "bravo başkanım" diye alkışlayanların olması.
diktatörler, kendileri diktatör olmazlar. boyun eğen halk onları diktatör yapar.
bu adam cumhurbaşkanı. bu adam ülkenin en tepesindeki adam.
bu adam kim mi?
senin benim paramla yaptırdığı 1000 odalı sarayda yaşayıp, işsiz bir kadına it muamelesi çeken bir adam.
daha da acınası durum bu konuşmanın ardından "bravo başkanım" diye alkışlayanların olması.
diktatörler, kendileri diktatör olmazlar. boyun eğen halk onları diktatör yapar.
sabahları helada s*çarken telefon ya da tabletten haber okumak, sözlüğe girmek de olabilir mesela.* akşamları ev ahalisi uyuyunca kafa dinlemek de olabilir.
maalesef gerçekler bunlar. şimdi size hiç fajita eşliğinde kırmızı şaraptır deyip kandırmayacağım. çünkü yalan söylemek günah bir kere taam mı.*
maalesef gerçekler bunlar. şimdi size hiç fajita eşliğinde kırmızı şaraptır deyip kandırmayacağım. çünkü yalan söylemek günah bir kere taam mı.*
kocaman bir uzay gemisi bizim evin önüne park ediyor. ben de mahalledeki çocuklara "uzaylılar tanıdık" gibisinden hava atıyorum. hala hatırlarım. çok kral hareketler yapıyorum, mekiğe yaslanıyorum falan... yaş 7-8 heralde.
ön not: ülkeniz için savaşırmısınız? (araştırma)->
savaş zamanı yolcu uçaklarının 3 tekerlekli bisiklet kadar güvenli olacağını zannedenlerin sanrısı.
savaş zamanı uçağa binip abd'ye gidecekmiş. sen savaş zamanı altındaki donunu muhafaza ederek havalimanına var, ondan sonra uçağa da binersin yiğidim.
hem abd ile savaşa girilirse ne yapacaksın? hadi uzatmayayım, abd'ye vardın diyelim. türk kökenli biri olarak seni çiçeklerle mi karşılayacaklar?
- hey veyt! ay nov dis gay. hi is ekşisözlük writer...
+ oh ay em sori sör :"/
- vel kam tu bord may brada.
işin ilginç yanı vacheron constantin'in alet olduğu 5. kol faaliyeti hakkında bir katkıda bulunmak istiyorum;
avrupa ülkeleri içinde ülkesi için savaşmaya gönüllü olan vatanseverlere baktığımızda türkiye %73 ile en kararlı 2. ülke...
al bu da kaynak->
abd'ye gelince; bu oranlar orada daha da kötü. özellikle 9/11 rezilliğinden sonra vatanseverlik filmlerde kaldı. herkesin derdi kendi kıçını kollamak. bak senin gibi yapmadım, eğri/doğru bir kaynak verdim...
bence allah korusun bir savaş falan çıkarsa bu ülkede kal. en azından bizim milletimizin büyük çoğunluğu merhametlidir. bir tas çorbasını, kuru ekmeğini paylaşır. burada bir şansın var. benden tavsiye.
savaş zamanı yolcu uçaklarının 3 tekerlekli bisiklet kadar güvenli olacağını zannedenlerin sanrısı.
savaş zamanı uçağa binip abd'ye gidecekmiş. sen savaş zamanı altındaki donunu muhafaza ederek havalimanına var, ondan sonra uçağa da binersin yiğidim.
hem abd ile savaşa girilirse ne yapacaksın? hadi uzatmayayım, abd'ye vardın diyelim. türk kökenli biri olarak seni çiçeklerle mi karşılayacaklar?
- hey veyt! ay nov dis gay. hi is ekşisözlük writer...
+ oh ay em sori sör :"/
- vel kam tu bord may brada.
işin ilginç yanı vacheron constantin'in alet olduğu 5. kol faaliyeti hakkında bir katkıda bulunmak istiyorum;
avrupa ülkeleri içinde ülkesi için savaşmaya gönüllü olan vatanseverlere baktığımızda türkiye %73 ile en kararlı 2. ülke...
al bu da kaynak->
abd'ye gelince; bu oranlar orada daha da kötü. özellikle 9/11 rezilliğinden sonra vatanseverlik filmlerde kaldı. herkesin derdi kendi kıçını kollamak. bak senin gibi yapmadım, eğri/doğru bir kaynak verdim...
bence allah korusun bir savaş falan çıkarsa bu ülkede kal. en azından bizim milletimizin büyük çoğunluğu merhametlidir. bir tas çorbasını, kuru ekmeğini paylaşır. burada bir şansın var. benden tavsiye.
unkapani'ni azepkapiya yani sishaneye bağlayan ve her gün üzerinden yuzbinlerce aracın geçtiği köprü.
bugün iftar saatiydi tam ezan okunurken unkapanı ayağının altintan yürüyerek geçiyordum ki mesnetlere baktığımda gördüğüm görüntü içimi acıttı, beton niyetine hiçbir şey kalmamis sadece demir yığını üzerinde tutunuyor köprü. kolonlar var ama kiriş falan hak getire. inanmayan varsa gitsin baksın. biraz ilerleyip deniz ayaklarına doğru baktığımda bir daha bu köprü üzerinden geçmemeye karar verdim.
bu uyarı falan değil bu gerçekleşecek bir felaketin önlenmesi çağrısıdir. alt geçitten, bağlantı ayaklarına, deniz ayaklarına kadar köprünün tamamına kadar sorun var
yıllardır bu istanbul'u yönetenler bunu görmemiş olamaz. eve gelip ufak bir internet araştırması yaptığımda "bu köprü yıkılır" diyen akademisyenler de olmuş.
ben sade bir vatandas olarak söylüyorum bu köprü çökerse felaket olur
edit: ibb görmedi de sen mi gördün diyenler olmuş, o zaman sade vatandaşlıktan çıkıp sap gib bir programla çökme simulasyonu hazırlayıp izletmek mi gerekiyor nedir anlamadım? istanbul'un kmo projesinde de çalışmış ve 4 büyük yapı projesini bitirmiş 5. yi teslim etmek üzereyim.
bugün o taraftan geçip güncel fotoğraflar atmaya çalışacağım, netten bulduğum eski fotoğraflar da iç açıcı değil. gerekirse her gün bu başlığın altına yazarım, o köprü çöker arkadaş. dam değil ki bu aktarasın da düzelsin, belediye eliyle yıkılana kadar acilen kalıcı önlemler alınmalıdır
bir video
x
kanatlar kapanmayınca 5mm sacla kapatmışlar, 5mm lik sac levha koyunca tamam oluyor???
y
1
2
3
4
5
bugün iftar saatiydi tam ezan okunurken unkapanı ayağının altintan yürüyerek geçiyordum ki mesnetlere baktığımda gördüğüm görüntü içimi acıttı, beton niyetine hiçbir şey kalmamis sadece demir yığını üzerinde tutunuyor köprü. kolonlar var ama kiriş falan hak getire. inanmayan varsa gitsin baksın. biraz ilerleyip deniz ayaklarına doğru baktığımda bir daha bu köprü üzerinden geçmemeye karar verdim.
bu uyarı falan değil bu gerçekleşecek bir felaketin önlenmesi çağrısıdir. alt geçitten, bağlantı ayaklarına, deniz ayaklarına kadar köprünün tamamına kadar sorun var
yıllardır bu istanbul'u yönetenler bunu görmemiş olamaz. eve gelip ufak bir internet araştırması yaptığımda "bu köprü yıkılır" diyen akademisyenler de olmuş.
ben sade bir vatandas olarak söylüyorum bu köprü çökerse felaket olur
edit: ibb görmedi de sen mi gördün diyenler olmuş, o zaman sade vatandaşlıktan çıkıp sap gib bir programla çökme simulasyonu hazırlayıp izletmek mi gerekiyor nedir anlamadım? istanbul'un kmo projesinde de çalışmış ve 4 büyük yapı projesini bitirmiş 5. yi teslim etmek üzereyim.
bugün o taraftan geçip güncel fotoğraflar atmaya çalışacağım, netten bulduğum eski fotoğraflar da iç açıcı değil. gerekirse her gün bu başlığın altına yazarım, o köprü çöker arkadaş. dam değil ki bu aktarasın da düzelsin, belediye eliyle yıkılana kadar acilen kalıcı önlemler alınmalıdır
bir video
x
kanatlar kapanmayınca 5mm sacla kapatmışlar, 5mm lik sac levha koyunca tamam oluyor???
y
1
2
3
4
5
biraz daha damardan girmesi gereken açıklamadır. örneğin;
“bak beyim, sana iki çift lafım var. koskoca adamsın; paran var, pulun var, her şeyin var. binlerce kişi çalışıyor emrinde!
seeenn! büyük patron, milyarder, para babası, fabrikalar sahibi falan bey! sen mi büyüksün? hayır! ben büyüğüm ben; recep tayyip erdoğan! sen benim yanımda bir hiçsin, anlıyor musun; bir hiç! gözümde pul kadar değerin yok!”
“bak beyim, sana iki çift lafım var. koskoca adamsın; paran var, pulun var, her şeyin var. binlerce kişi çalışıyor emrinde!
seeenn! büyük patron, milyarder, para babası, fabrikalar sahibi falan bey! sen mi büyüksün? hayır! ben büyüğüm ben; recep tayyip erdoğan! sen benim yanımda bir hiçsin, anlıyor musun; bir hiç! gözümde pul kadar değerin yok!”
90’lı yıllarda emrah’ın seren serengil’le böyle bi filmi vardı. emrah motorsikletli çeteden zincirle dayak yiyordu. filmin sonunu hatırlamıyorum ama ben olsam gitmezdim sfjskjsksk
edit: filmin adı yasak sokaklar.
edit: filmin adı yasak sokaklar.
(bkz: the pianist)’te alman polislerin yahudi mahallesinde yaptiklari baskinda yemek masasindaki bir ailenin tum fertlerine ayaga kalkin dedikten sonra tekerlekli sandalyede kalkamayan dedeyi balkondan attiklari sahne. beni gercekten aglatma esigine getirmis cok nadir sahnelerden.
"24 yaşındayim. onlarca kadınla oldum"
(kadınların da olduğu, kalabalık cafede oturmuş)
(kadınların da olduğu, kalabalık cafede oturmuş)
bugün köpekleri gezdirirken, çimenlikte bir de ne görelim; bir yavru karga seke seke gidiyor. uçamıyor. köpeklere ona gitmesin diye hakim olduktan sonra düşündük ve kafalarda iki fikir belirdi:
1-) ya doğaya bırakacağız ve muhtemelen 1 saat içinde bir kedinin ziyafeti olacak
2-) ya da kurtarıp eve getireceğiz, belki veteriner seçeneği doğacak. çözüm olmazsa kısır bir seçim olmuş olacak.
1. yol, her ne kadar doğanın akışı her şeyden önemli olsa da ne etik ne de vicdaniydi. ve... ve evde şu an bir karga var! ikiye ayrılan hayat çizgisinde 2. yolu seçtik. artık olasılık dizinleri bu karga için bizim evde yaşayacağı hikayeye göre şekil aldı bile. ilk yolu tercih etseydik, karga %98.82 oranla 1 saat içinde ölmüş olacaktı. elbette, bir mideyi doyurarak...
öhöm neyse, kendisine youtube'dan çeşitli karga sesleri dinleterek ortama hızlı adapte olmasını sağladım. adı ise benim de içinde bulunduğum toplam 2 kişilik bir kurul tarafından saruman olarak belirlendi. işte saruman!
bilgilendirme editi: merak edenlere ithafen olanları söyleyeyim. geceyi benim odamda geçirdi saruman. sabah pencerede gördüğü kuşlara sesleniyordu ve onun o berb-.. ehm muazzam sesleriyle uyandım. daha canlıydı ve farkettiğim şey sakatlanmamış olmasıydı. kanatlarını kullanabiliyordu, bu güzel bir gelişmeydi çünkü tedavilik bir durumu yoktu. yalnız kanatlarını kullanabiliyor dediysem yanlış anlaşılmasın, uçamıyor. çok küçük değil ama henüz yavru seviyesinde. sıçrayabiliyor veya 1 metrelik mesafeye çıkabiliyor. biraz su ve bulgur taneleri vermeye gayret ettim.
vaziyet böyle olunca tahminlerimiz, bulunduğu yüksek bir yuvadan düştüğü yönünde kesinleşti gibi. ya da uçmayı henüz tam öğrenemediği için vakti geldi yuvadan atıldı hahaha. (pek böyle olduğunu sanmıyorum) adının sarumann olması da bu yönü ile manidar oldu. kulesi orthanc'dan ne yazık ki kendini alaşağı edilmiş bulmuştu jr. saruman... durumu iyi olduğu için ve gözü sürekli dışarıda olduğu için tekrar onu bulduğumuz genişçe ağaçların bulunduğu parka götürdüm.
ve beni inanılmaz şaşırtan bir şeyle karşılaştım. elimden kaçmaması için karton kutuda indirmiştim aşağı. parkın içine girdim ve kartona elimi uzatıp onu kavradım. tam çıkartacağım, tabi o bundan hoşlanmadığı için kavradığım sırada ses çıkardı. ses çıkarmasının hemen akabinde tepemde helikopter gibi iki tane saruman'ın türünde kuş belirdi. tam hizamızdaki ağacın tepesine kondular... şimdi ya gerçekten de kendi ailesiydi ya da anne-baba olan herhangi bir aileydi. neden anne baba diyorum? çünkü araştırmalarıma göre bu karga familyasından olan saksağanların tek eşli olduğunu ve eşlerine sadık olduklarını öğrendim. o an neden iki taneler diye düşündüm ama eve gelip biraz daha türünü araştırınca olayı kavradım. bir anne-baba tam tepemizdeki ağaçta bu yüzden belirmişti.
saruman'ı yere bıraktım o da büyük hevesle yerde hafif uçarak ilerlemeye başladı. ne olsa beğenirsiniz? ağacın tepesindeki iki kuş, saruman yürüdükçe onu takip ederek ağaçtan ağaca geçiyorlardı. doğanın milyarlarca yıllık evriminin sonunda ne muazzam bir şeye dönüştüğünü tekrar gözlemleme fırsatım oldu. buradaki tek aksilik, onu tutup çıkarmayı denemiyorlardı. (ki zaten olabilitesi düşük bir şey bu) sadece sürekli haberleşiyorlardı ve ben saruman'ı koruma amaçlı* etraflarında takılıyordum. bir ihtimal yakınlarda ben olduğum için yeltenmiyor olabilirler düşüncesi ile nispeten güvende olduğunu bildiğim bir yerde takibi bıraktım. zeka seviyelerinin yüksek olduğunu öğrendim bu türün. o zekaya da artık güvenme durumunda kaldım. ve gerçekten çok ferasetli hayvan türü bu karga familyası, bunu da tekrar görmüş oldum. ilerde bir tane edinebileceğimi düşünüyorum.
bu olanların da bir kısmını görüntüledim; tık yerdeki saruman. onu takip eden kendi türünde bir anne-babayı göreceksiniz.:)
önceki gün etrafında kedi vardı ve onu kurtardık. sonraki gün ise kaderini kendi elleriyle çizecek saruman. umarım kendini kulen orthanc'da bulursun. seni tanımak güzeldi.
1-) ya doğaya bırakacağız ve muhtemelen 1 saat içinde bir kedinin ziyafeti olacak
2-) ya da kurtarıp eve getireceğiz, belki veteriner seçeneği doğacak. çözüm olmazsa kısır bir seçim olmuş olacak.
1. yol, her ne kadar doğanın akışı her şeyden önemli olsa da ne etik ne de vicdaniydi. ve... ve evde şu an bir karga var! ikiye ayrılan hayat çizgisinde 2. yolu seçtik. artık olasılık dizinleri bu karga için bizim evde yaşayacağı hikayeye göre şekil aldı bile. ilk yolu tercih etseydik, karga %98.82 oranla 1 saat içinde ölmüş olacaktı. elbette, bir mideyi doyurarak...
öhöm neyse, kendisine youtube'dan çeşitli karga sesleri dinleterek ortama hızlı adapte olmasını sağladım. adı ise benim de içinde bulunduğum toplam 2 kişilik bir kurul tarafından saruman olarak belirlendi. işte saruman!
bilgilendirme editi: merak edenlere ithafen olanları söyleyeyim. geceyi benim odamda geçirdi saruman. sabah pencerede gördüğü kuşlara sesleniyordu ve onun o berb-.. ehm muazzam sesleriyle uyandım. daha canlıydı ve farkettiğim şey sakatlanmamış olmasıydı. kanatlarını kullanabiliyordu, bu güzel bir gelişmeydi çünkü tedavilik bir durumu yoktu. yalnız kanatlarını kullanabiliyor dediysem yanlış anlaşılmasın, uçamıyor. çok küçük değil ama henüz yavru seviyesinde. sıçrayabiliyor veya 1 metrelik mesafeye çıkabiliyor. biraz su ve bulgur taneleri vermeye gayret ettim.
vaziyet böyle olunca tahminlerimiz, bulunduğu yüksek bir yuvadan düştüğü yönünde kesinleşti gibi. ya da uçmayı henüz tam öğrenemediği için vakti geldi yuvadan atıldı hahaha. (pek böyle olduğunu sanmıyorum) adının sarumann olması da bu yönü ile manidar oldu. kulesi orthanc'dan ne yazık ki kendini alaşağı edilmiş bulmuştu jr. saruman... durumu iyi olduğu için ve gözü sürekli dışarıda olduğu için tekrar onu bulduğumuz genişçe ağaçların bulunduğu parka götürdüm.
ve beni inanılmaz şaşırtan bir şeyle karşılaştım. elimden kaçmaması için karton kutuda indirmiştim aşağı. parkın içine girdim ve kartona elimi uzatıp onu kavradım. tam çıkartacağım, tabi o bundan hoşlanmadığı için kavradığım sırada ses çıkardı. ses çıkarmasının hemen akabinde tepemde helikopter gibi iki tane saruman'ın türünde kuş belirdi. tam hizamızdaki ağacın tepesine kondular... şimdi ya gerçekten de kendi ailesiydi ya da anne-baba olan herhangi bir aileydi. neden anne baba diyorum? çünkü araştırmalarıma göre bu karga familyasından olan saksağanların tek eşli olduğunu ve eşlerine sadık olduklarını öğrendim. o an neden iki taneler diye düşündüm ama eve gelip biraz daha türünü araştırınca olayı kavradım. bir anne-baba tam tepemizdeki ağaçta bu yüzden belirmişti.
saruman'ı yere bıraktım o da büyük hevesle yerde hafif uçarak ilerlemeye başladı. ne olsa beğenirsiniz? ağacın tepesindeki iki kuş, saruman yürüdükçe onu takip ederek ağaçtan ağaca geçiyorlardı. doğanın milyarlarca yıllık evriminin sonunda ne muazzam bir şeye dönüştüğünü tekrar gözlemleme fırsatım oldu. buradaki tek aksilik, onu tutup çıkarmayı denemiyorlardı. (ki zaten olabilitesi düşük bir şey bu) sadece sürekli haberleşiyorlardı ve ben saruman'ı koruma amaçlı* etraflarında takılıyordum. bir ihtimal yakınlarda ben olduğum için yeltenmiyor olabilirler düşüncesi ile nispeten güvende olduğunu bildiğim bir yerde takibi bıraktım. zeka seviyelerinin yüksek olduğunu öğrendim bu türün. o zekaya da artık güvenme durumunda kaldım. ve gerçekten çok ferasetli hayvan türü bu karga familyası, bunu da tekrar görmüş oldum. ilerde bir tane edinebileceğimi düşünüyorum.
bu olanların da bir kısmını görüntüledim; tık yerdeki saruman. onu takip eden kendi türünde bir anne-babayı göreceksiniz.:)
önceki gün etrafında kedi vardı ve onu kurtardık. sonraki gün ise kaderini kendi elleriyle çizecek saruman. umarım kendini kulen orthanc'da bulursun. seni tanımak güzeldi.
cnn türk müdürü bora bayraktar akp heyetiyle amerika’daymış. ahmet hakan’ın tarafsız bölge programı hakkında tepkileri soruluyor ve kendisinin cevabı şu şekilde:
“istemeyen izlemesin, bu kadar basit biz kimseye cnn türk izlesin diye baskı yapmıyoruz… benim de patronum var tarafsız yayıncılık yok, herkesin bir duruşu var”
biz de tarafsız olduğunuzu söylemiyoruz zaten de madem kabul ediyorsunuz taraf tuttuğunuzu, bari programın adını tarafsız bölge koymasaydınız.
link
edit: bora bayraktar ‘ın başlığında özgeçmişi de mevcut. şaşırdım.
ahmet hakan kadar bu adam da tepkiyi hakediyor.
“istemeyen izlemesin, bu kadar basit biz kimseye cnn türk izlesin diye baskı yapmıyoruz… benim de patronum var tarafsız yayıncılık yok, herkesin bir duruşu var”
biz de tarafsız olduğunuzu söylemiyoruz zaten de madem kabul ediyorsunuz taraf tuttuğunuzu, bari programın adını tarafsız bölge koymasaydınız.
link
edit: bora bayraktar ‘ın başlığında özgeçmişi de mevcut. şaşırdım.
ahmet hakan kadar bu adam da tepkiyi hakediyor.
ağızda metal tadı bırakan dizi.
fatih altaylı en ideal isimdir.
bu kararı ligde şaibe var diyenler, kurgulanmış lig diyenler desteklemesi lazım ama o kadar gözleri kör ki, bundan bile kendilerine pay çıkartabiliyorlar.
kongresinde " her şey çok güzel olacak" diyen galatasaray,
var kayıtları açıklansın şeffaf olsun diyen galatasaray,
ligi dizayn ettiği söylenen beinsport'a tek tepki gösteren galatasaray,
tff başkanı seçilirken destek olmayan iki kulüpten biri galatasaray,
pfdk'da tek üyesi olmayan takım galatasaray,
tff'yi istifaya çağıran galatasaray,
fakat tüm bunlara rağmen kayrılan yine galatasaray.
çok berrak kafaya sahipsiniz. helal olsun.
kongresinde " her şey çok güzel olacak" diyen galatasaray,
var kayıtları açıklansın şeffaf olsun diyen galatasaray,
ligi dizayn ettiği söylenen beinsport'a tek tepki gösteren galatasaray,
tff başkanı seçilirken destek olmayan iki kulüpten biri galatasaray,
pfdk'da tek üyesi olmayan takım galatasaray,
tff'yi istifaya çağıran galatasaray,
fakat tüm bunlara rağmen kayrılan yine galatasaray.
çok berrak kafaya sahipsiniz. helal olsun.
haber bülteni sunucusu. alnı geniş olacak ama. farklı fantazilerim var o yüzden.
elindeki pazarı kaybetmeye başlayan ''demokrasinin beşiği'' abd' nin çıkarlarına ters bir durumda nasıl da taş devri insanından farksız olduğunu görüyoruz. aslında şaşırmamak lazım, insanoğlu her zaman böyleydi. belki ileride uçan arabalar olacak, her şey dijitalleşecek ama insanoğlunun hırsları, tutkuları hiçbir zaman değişmeyecek.
bilader niye canavarı eğitip golden yapmaya çalışıyorsun direkt golden retriever al.
yasaklanan köpeğin beslenmesine engel olamayan devlet ,sahibinin düzgün eğitim verip vermediğini nasıl denetleyecek.
ruhsatsız silah taşımayla aynı yaptırımların uygulanması gereken hede.
edit: evet format mormat dinlemedim
edit 2: iki aşağıdaki entrye cevap; çenesiyle cm2'ye bilmem kaç ton veya kg basınç uygulayabilen, tekmelesen de beyzbol sopasıyla vursan da kurbanını bırakmayan bir türden bahsediyoruz. (internette örnekleri mevcut) telafisi olmayan hasarlar verebilecek bir hayvanın sorumluluğunu üstlensen ne yazar.
yasaklanan köpeğin beslenmesine engel olamayan devlet ,sahibinin düzgün eğitim verip vermediğini nasıl denetleyecek.
ruhsatsız silah taşımayla aynı yaptırımların uygulanması gereken hede.
edit: evet format mormat dinlemedim
edit 2: iki aşağıdaki entrye cevap; çenesiyle cm2'ye bilmem kaç ton veya kg basınç uygulayabilen, tekmelesen de beyzbol sopasıyla vursan da kurbanını bırakmayan bir türden bahsediyoruz. (internette örnekleri mevcut) telafisi olmayan hasarlar verebilecek bir hayvanın sorumluluğunu üstlensen ne yazar.
izlemedim. bunların başı her gün tv'de böğürüyor zaten. ekstradan cahil bulup izlemenin bir anlamı yok.
tanım: kim olduğu belli olmayanın ne olduğu belli olmayan videosudur herhalde.
tanım: kim olduğu belli olmayanın ne olduğu belli olmayan videosudur herhalde.
ülke yargısının içler acısı halini tekrardan görmemizi sağlayan inşaat işçisidir. paylaştığı karikatürlerde hakaret, küfür vb. şeyler olmamasına rağmen, "cumhurbaşkanına hakaret" suçlamasıyla 2 yıl 2 ay hapis cezası verilmiş ve ceza ertelenmemiş.
ceza verilen karikatürler için link
haber detayları
yazık hakikaten.
ceza verilen karikatürler için link
haber detayları
yazık hakikaten.
erkekte zekaya önem veriyorum. ( spor salonundaki tüm kaslı çocuklarla yattım)
cinsiyet: erkek
boy: 1.58
kilo: 63
yetenekler: yok
boy: 1.58
kilo: 63
yetenekler: yok
necip uysal'ın yer almadığı kadro.
şenol güneş ne yapmak, nereye varmak istemektedir, gerçekten akıl alır gibi değil. beşiktaş'ta tüm kritik maçlarda banko sahada olan necip uysal'dan söz ediyoruz.
şenol güneş ne yapmak, nereye varmak istemektedir, gerçekten akıl alır gibi değil. beşiktaş'ta tüm kritik maçlarda banko sahada olan necip uysal'dan söz ediyoruz.
atatürkçülüğün özüyle alakalı değerlerin köküne dinamit yerleştiren erdoğan'ın karşısında pısırık kalan, klavye delikanlılığından başka bir bok yapmayı beceremeyen sözde atatürkçüler gelmiş burada küçük bir ilin belediye başkanını linç ederek egosunu tatmin ediyor, zihinsel mastürbasyonlarını yapıyor.
kimsenin gücü yetmezmiş de bilmem neymiş. sizin gücünüz birtek tunceli belediye başkanına yetiyor, yıllardır türkiyede olanları izliyorsunuz sadece. bunu ne yapacağız?
kimsenin gücü yetmezmiş de bilmem neymiş. sizin gücünüz birtek tunceli belediye başkanına yetiyor, yıllardır türkiyede olanları izliyorsunuz sadece. bunu ne yapacağız?
ben ikisini de kullanmıyorum.
(bkz: beyincik) yetiyor bana.
temel hayatta kalma refleksleri yeterli.
fazlası zarar.
(bkz: beyincik) yetiyor bana.
temel hayatta kalma refleksleri yeterli.
fazlası zarar.
kadın kameralar karşısında gözyaşı dökerek istifasını açıkladı arkadaş.
gerekçe ne?
ülkenini brexit gibi bir yol ayrımına gelmesi ve bir siyasi olarak elinden bir şey gelmemesi.
insan gerçekten hayret ediyor.
gerçi bunu oylamaya sundu, sonrasında kararı erteledi,parlamentoyu 3 kez ikna etmeye çalıştığını söylüyor,yani siyasi olarak izlenecek yolları denedi ve herkesin gönül rahatlığı ile kabul göreceği bir karara varamadılar.
yani halkın isteği ve bütünlüğünü gözetecek bir çözüm önerisi üretemedi.
ve ne yaptı;ikna edemediği parlamentoyu fesetmek yerine,
bunu başarısızlık olarak görüp tüm dünyanın karşısına geçip, ağlaya ağlaya 7 haziranda görevi bırakacağını açıkladı bugün.
asalete bak!
kameralar karşısında theresa may utancından konuşamazken ben sadece haberini okurken yerin dibine gömüldüm.
ingilizler için asil millettir derler hep.her ne kadar sevmesem de,hak verdim.
at hırsızlarının ülkesinde pek bir şey ifade etmeyecek olsa da çok onurlu bir davranış.
başkanlık sistemi referandumunda ingilterenin yönetim biçimini örnek gösteren dalyarraklara ibret olsun.
edit:bizim ülkedeki yansıması ise bu:
(bkz: theresa may'in kezbanvari istifası)
gerekçe ne?
ülkenini brexit gibi bir yol ayrımına gelmesi ve bir siyasi olarak elinden bir şey gelmemesi.
insan gerçekten hayret ediyor.
gerçi bunu oylamaya sundu, sonrasında kararı erteledi,parlamentoyu 3 kez ikna etmeye çalıştığını söylüyor,yani siyasi olarak izlenecek yolları denedi ve herkesin gönül rahatlığı ile kabul göreceği bir karara varamadılar.
yani halkın isteği ve bütünlüğünü gözetecek bir çözüm önerisi üretemedi.
ve ne yaptı;ikna edemediği parlamentoyu fesetmek yerine,
bunu başarısızlık olarak görüp tüm dünyanın karşısına geçip, ağlaya ağlaya 7 haziranda görevi bırakacağını açıkladı bugün.
asalete bak!
kameralar karşısında theresa may utancından konuşamazken ben sadece haberini okurken yerin dibine gömüldüm.
ingilizler için asil millettir derler hep.her ne kadar sevmesem de,hak verdim.
at hırsızlarının ülkesinde pek bir şey ifade etmeyecek olsa da çok onurlu bir davranış.
başkanlık sistemi referandumunda ingilterenin yönetim biçimini örnek gösteren dalyarraklara ibret olsun.
edit:bizim ülkedeki yansıması ise bu:
(bkz: theresa may'in kezbanvari istifası)
the son of imam.