çocuk istismarı, tecavüz gibi konuların araştırılması için chp, mhp ve hdp'li vekillerin oylarıyla kurulması önerilen komisyon. akp'li milletvekillerinin oylarıyla reddedildi. oylamada 'ret' oyu veren milletvekillerinin çoluğu çocuğu yok mu? nasıl olur, aklım almıyor. resmen sözün bittiği yerdeyiz. hangi gerekçeyle böyle bir komisyonun kurulmasına karşı çıkıyorsunuz? sizi kim seçti de o meclise oturttu?
twitter türkiye gündeminde 1. sıraya oturan bu konuyu haber yapamayan sözde ana akım medya üyesi hürriyet gazetesi çalışanlarının yüzü hiç mi kızarmıyor acaba? bu kadar mı sindirildiniz?
• haber linki
• oylamanın videosu
• oylama tutanağı
• çocuklara tecavüz olayını araştıran milletvekilinin konuşması. her anne ve baba izlemeli. yaşanan korkunç olaylar ve devletin seyirci kalması.
• oylamayı yapan meclis başkanı şahıs ensar vakfında konuşma yapmış
(bkz: karaman'da 45 erkek öğrenciye tecavüz)
(bkz: akp zamanında yaşanan müthiş ahlaki çöküntü)
edit: oylama videosu ve tutanağını paylaşan yazar evrekass 'a teşekkürler.
edit2: hurriyet gazetesi lütfedip haber yapmış ama içerik tam bir komedi. akp'nın oylarıyla reddedildiğini bile yazamamışlar. yaptıkları haber başlığı utanç verici "mhp'nin 'çocuk istismarı' önergesinin gündeme alınması reddedildi çünkü..." haber yaptıkları için bir özür dilemedikleri kalmış.
edit3: aynı akp, terör olaylarının araştırılması için kurulması istenen komisyona da "ret" oyu vererek kurulmasını engellemişti. ondan sonra yaşananlar hep beraber gördük, binlerce vatandaşımız öldürüldü. (bkz: 29 temmuz 2015 mecliste terör araştırması skandalı)
edit4: konuyla ilgili uzlaşma sağlanmış komisyon kurulmasına onay çıkmış. sosyal medyanın gücünü gosteren herkese teşekkürler. ahlaksız ordusu troller saldırıya geçebilir bu sapık alcaklari ciddiye alıp cevap dahi yazmamanizi öneririm. herkese teşekkürler.
edit5: hürriyet'in yandaş basın alemine adım attığını görmemizi sağlamış olan olay. adamlar öyle bir haber yapmış ki sanırsınız bugun akp böyle bir komisyon önerisini reddetmemiş ve 4 parti kendi arasında tek seferde uzlaşmış.. bu kadar mide bulandırıcı olmayı nasıl başarıyorsunuz? bu medya sayesinde bu ülke bu hale geldi zaten!
Sık geçen başlıklar
Debe Arşivi
obama'yı bile takip etmeden direkt rte'yi takip etmeye başlaması recep tayyip erdoğan'ın dünya lideri olması
savını bir kez daha pekiştirmiştir.
savını bir kez daha pekiştirmiştir.
ulan milyonlarca aile ayın son 5 günü evdeki bebeğine süt götüremiyor be!
bak ne diyorum,
süt!
süt götüren şanslı varsa, bilin ki o da evine mama götüremiyor!
bu neyin şımarıklığı ya? sıçtırmayın çarkınıza!
ben 33 yaşındayım. bir kamu kurumunda taşeron işçiyken işten çıkarıldım.
içeride kalan son 6 işsizlik maaşım var. iş bulamıyorum.
rus uçağı düştü, antalya'da turizm de bitti. bu sektörün de anasını ağlattınız. kimse personel almıyor. hatta hazırda olanı da çıkarıyorlar.
başvurmadığım iş kalmadı, en ufak bi ses bile yok.
kocan sana 3 milyon dolara tablo alırken ben 1300 tl maaş alıyordum ebru. yine de evime ekmek götürüyordum, başım dikti, dimdik! bilir misin nasıl bir duygu olduğunu?
kocan sana mars'tan yer bakarken, ben 7 yıllık ilişkimi yaşadığım kızla evlenemedim ebru.
ben sana acımam. ama sakın ola ki sen de bana acıma. çünkü ben acınacak insan değilim, onurumla çalıştım.
çalmadım..!
işsizim, yine de çalmıyorum.
ha bu arada, başım hala dik. ama utanıyorum. bunu da bilir misin ebru..?
bak ne diyorum,
süt!
süt götüren şanslı varsa, bilin ki o da evine mama götüremiyor!
bu neyin şımarıklığı ya? sıçtırmayın çarkınıza!
ben 33 yaşındayım. bir kamu kurumunda taşeron işçiyken işten çıkarıldım.
içeride kalan son 6 işsizlik maaşım var. iş bulamıyorum.
rus uçağı düştü, antalya'da turizm de bitti. bu sektörün de anasını ağlattınız. kimse personel almıyor. hatta hazırda olanı da çıkarıyorlar.
başvurmadığım iş kalmadı, en ufak bi ses bile yok.
kocan sana 3 milyon dolara tablo alırken ben 1300 tl maaş alıyordum ebru. yine de evime ekmek götürüyordum, başım dikti, dimdik! bilir misin nasıl bir duygu olduğunu?
kocan sana mars'tan yer bakarken, ben 7 yıllık ilişkimi yaşadığım kızla evlenemedim ebru.
ben sana acımam. ama sakın ola ki sen de bana acıma. çünkü ben acınacak insan değilim, onurumla çalıştım.
çalmadım..!
işsizim, yine de çalmıyorum.
ha bu arada, başım hala dik. ama utanıyorum. bunu da bilir misin ebru..?
basın toplantısında ali ağaoğlu tarafından ciddi ciddi yapılan espiri.
şimdi bu "ağaoğlu central park" projesini tanıtmak için bakırköy'deki satış ofisinde lansman düzenledi. önce emlaktaki durgunluktan dem vurdu, alım gücünden yakındı falan sonra konuyu türkiye'de patlayan bombalara getirdi ve şöyle devam etti, "pazar günü ortaköy'deki evimdeydim. ev boğazı baştan sonra görüyor. baktım köprüden 5 dakikada bir araç geçiyor, normalde trafik olması gerekirken çok seyrek araç geçiyor. ben dedim teröristlere inat evde oturmayacağım. ortanca hanımı aldım bir de 10 yaşındaki oğlumu çıktım istiklale. hem benim için nostalji oldu. bombanın patladığı noktaya gittim. baktım millet fakir sadece karanfil bırakıyor, ben gittim gül bıraktım."
sonra salonda kahkahalar, gülüşmeler yankılandı falan.
fakir espirisini ali ağaoğlu'nun bizzat kendisi yapması kulağa gerçekten komik geliyor ancak bu espriyi patlama üzerinden yapması son derece itici geldi. olay daha yeni oldu kameralar da kayıttaydı. bir iki saate düşer sanırım.
bir de "ortanca hanım" ne demek ya?
zorunlu edit: arkadaşlar özel mesajdan sürekli kaynak soruyor. bakın toplantıda en az 6-7 kamera vardı. ajanslar oradaydı, ekonomi programı yapan gazeteciler oradaydı. zaten toplantıya giden medya belli. varsa bir babayiğit o kısmı koysun youtube'a. durduk yere öyle bir şeyi uydurmam, yazmam.
edit2: nihayet biri yüklemiş. görüntü entriye eklendi.
büdüt: ohaaa ya! yemeğe indim geldim ortalık çalkalanmış. tüm haber sitelerine düşmüş.
şimdi bu "ağaoğlu central park" projesini tanıtmak için bakırköy'deki satış ofisinde lansman düzenledi. önce emlaktaki durgunluktan dem vurdu, alım gücünden yakındı falan sonra konuyu türkiye'de patlayan bombalara getirdi ve şöyle devam etti, "pazar günü ortaköy'deki evimdeydim. ev boğazı baştan sonra görüyor. baktım köprüden 5 dakikada bir araç geçiyor, normalde trafik olması gerekirken çok seyrek araç geçiyor. ben dedim teröristlere inat evde oturmayacağım. ortanca hanımı aldım bir de 10 yaşındaki oğlumu çıktım istiklale. hem benim için nostalji oldu. bombanın patladığı noktaya gittim. baktım millet fakir sadece karanfil bırakıyor, ben gittim gül bıraktım."
sonra salonda kahkahalar, gülüşmeler yankılandı falan.
fakir espirisini ali ağaoğlu'nun bizzat kendisi yapması kulağa gerçekten komik geliyor ancak bu espriyi patlama üzerinden yapması son derece itici geldi. olay daha yeni oldu kameralar da kayıttaydı. bir iki saate düşer sanırım.
bir de "ortanca hanım" ne demek ya?
zorunlu edit: arkadaşlar özel mesajdan sürekli kaynak soruyor. bakın toplantıda en az 6-7 kamera vardı. ajanslar oradaydı, ekonomi programı yapan gazeteciler oradaydı. zaten toplantıya giden medya belli. varsa bir babayiğit o kısmı koysun youtube'a. durduk yere öyle bir şeyi uydurmam, yazmam.
edit2: nihayet biri yüklemiş. görüntü entriye eklendi.
büdüt: ohaaa ya! yemeğe indim geldim ortalık çalkalanmış. tüm haber sitelerine düşmüş.
edit 2: yeğen demişken
(bkz: rte'nin 50 kg esrarla yakalanan yeğenine tahliye)
adam, tamam gelin araştıralım tecavüzcüleri. o lanet s.klerini boyunlarına dolayalım hep birlikte demiyor da.
benim adam tecavüz etti ama bak seninkinin de yeğeni yapmış aynı boku diyor. bu partizanlık sovyetleri batırdı, ahanda sizi de bu batıracak!
tanım: kk'nın tecavüzcü yeğeninin haberinin, ensar vakfının temizlemek için tekrar gündeme getirilmesi olayı.
edit:
sabi sübyana niyetlenen ne kadar şerefsiz varsa, hangi parti, hangi vakıf, hangi dernek, hangi boka aidiyetini sorun etmeden anasının bellenmesi gerekir. milletin ayarını kaçıranı hala anlamıyor adam dangalak çünkü, olayı ört pas etmeden, kurumsal kimliklere takılmadan cezalandırmak gerek. hatta bu herif benim adımı lekelemiş, benim ilk önce linç etmem gerek diyeceği yerde, bir kişinin tecavüzü yüzünden bütün kurumu suçlayamazsınız diyor. bugüne kadar ensar vakfı bizimle alakası yok diyordu şahıs için. bugün dayanamadılar biz de mağduruz dediler.
çocuk istismarında en büyük sayı 1. bir kerelik bir şey diye saçmalayamazsınız. meclis'te araştırma komisyonunu nasıl engellendiğini cümle alem gördü. utanmaz adamlarsınız.
edit 3: yeğen demişken
edit 4: evlat falan da diyebilirler aslında, şehzadelerden birinin isviçreli sevgilisiyle ilgili youtube videosu da link eklenebilirdi ama işte youtube reis, bu video senin ülkenin hükümeti tarafından engelleniyor diye eyyorlandı. ama başka platformlar da var haliyle.
ha bu arada bunlar montaj, dublaj, sürmenaj, stopaj falan.
(bkz: rte'nin 50 kg esrarla yakalanan yeğenine tahliye)
adam, tamam gelin araştıralım tecavüzcüleri. o lanet s.klerini boyunlarına dolayalım hep birlikte demiyor da.
benim adam tecavüz etti ama bak seninkinin de yeğeni yapmış aynı boku diyor. bu partizanlık sovyetleri batırdı, ahanda sizi de bu batıracak!
tanım: kk'nın tecavüzcü yeğeninin haberinin, ensar vakfının temizlemek için tekrar gündeme getirilmesi olayı.
edit:
sabi sübyana niyetlenen ne kadar şerefsiz varsa, hangi parti, hangi vakıf, hangi dernek, hangi boka aidiyetini sorun etmeden anasının bellenmesi gerekir. milletin ayarını kaçıranı hala anlamıyor adam dangalak çünkü, olayı ört pas etmeden, kurumsal kimliklere takılmadan cezalandırmak gerek. hatta bu herif benim adımı lekelemiş, benim ilk önce linç etmem gerek diyeceği yerde, bir kişinin tecavüzü yüzünden bütün kurumu suçlayamazsınız diyor. bugüne kadar ensar vakfı bizimle alakası yok diyordu şahıs için. bugün dayanamadılar biz de mağduruz dediler.
çocuk istismarında en büyük sayı 1. bir kerelik bir şey diye saçmalayamazsınız. meclis'te araştırma komisyonunu nasıl engellendiğini cümle alem gördü. utanmaz adamlarsınız.
edit 3: yeğen demişken
edit 4: evlat falan da diyebilirler aslında, şehzadelerden birinin isviçreli sevgilisiyle ilgili youtube videosu da link eklenebilirdi ama işte youtube reis, bu video senin ülkenin hükümeti tarafından engelleniyor diye eyyorlandı. ama başka platformlar da var haliyle.
ha bu arada bunlar montaj, dublaj, sürmenaj, stopaj falan.
(bkz: saul goodman)
(bkz: dokunamadı, mal varlığına el koydu o da olumlu)
gg not:burada mal varlığına el koyulabilir şekilde bahsedilen, reza zarrab'tır, herkesce malum olduğu şekilde sayın cumhurbaşkanımızın mal beyanına göre amerika'da mal varlığı yoktur. yatırım tavsiyesi değildir..
gg not:burada mal varlığına el koyulabilir şekilde bahsedilen, reza zarrab'tır, herkesce malum olduğu şekilde sayın cumhurbaşkanımızın mal beyanına göre amerika'da mal varlığı yoktur. yatırım tavsiyesi değildir..
(bkz: bebelere balon)
link: http://www.memurlar.net/haber/572621/
meslek liseliler çıkışta profesör pıçaklamanın tadına varacak*
link: http://www.memurlar.net/haber/572621/
meslek liseliler çıkışta profesör pıçaklamanın tadına varacak*
şöyle bir metin var facebook'ta konuyla ilgili, çıkış kaynağını bilmiyorum ama iyi anlatıyor durumu;
-alıntı-
akp'li olmak güzel bir duygu olmalı.
düşünsene komutanlar hapse giriyor seviniyorsun, aynı komutanlar beraat ediyor yine seviniyorsun.
teröristle görüşmeler yapılıyor, halaylarla sınırda karşılanıyor seviniyorsun, aynı teröristlere operasyon yapılıyor, yine seviniyorsun.
esat'la aile fotoğrafları çekiliyor, kucaklaşıp sarılınıyor sevinç içindesin, esat eset oluyor, terörist ilan ediliyor yine sende bir sevinç.
cemaatin olimpiyatlarında sevinçten gözyaşlarını tutamıyorsun, aynı cemaate paralel deniyor, terörist muamelesi yapılıyor yine seviniyorsun.
ne diyeyim, sen de haklısın sevgili kardeşim. bu kadar sevinç yaşatan bir partiyi sevmeyip ne yapacaksınız?
-alıntı-
-alıntı-
akp'li olmak güzel bir duygu olmalı.
düşünsene komutanlar hapse giriyor seviniyorsun, aynı komutanlar beraat ediyor yine seviniyorsun.
teröristle görüşmeler yapılıyor, halaylarla sınırda karşılanıyor seviniyorsun, aynı teröristlere operasyon yapılıyor, yine seviniyorsun.
esat'la aile fotoğrafları çekiliyor, kucaklaşıp sarılınıyor sevinç içindesin, esat eset oluyor, terörist ilan ediliyor yine sende bir sevinç.
cemaatin olimpiyatlarında sevinçten gözyaşlarını tutamıyorsun, aynı cemaate paralel deniyor, terörist muamelesi yapılıyor yine seviniyorsun.
ne diyeyim, sen de haklısın sevgili kardeşim. bu kadar sevinç yaşatan bir partiyi sevmeyip ne yapacaksınız?
-alıntı-
hayret edici durum. adamlar kurulalı daha 250 yıl olmamış ama dünya'daki bütün medeniyetleri tokatladılar her anlamda dünya'ya yön veriyorlar. ne oldu çinliler'e ne oldu ruslar'a ne oldu japonlar'a ne oldu mısırlılar'a ne oldu araplar'a medeniyetin beşiği olan bu ülkeler uluslar gitti de neden yerine kovboylar geldi.
edit: ben amerikaydayken bir öğretim görevlisi ile konuştum bu konuyu. kendisi tarihle ilgilenen ama asıl alanı bilgisayar olan biriydi. dedim 250 yılda bu kadar nasıl ileri gittiniz dünya'nın en ileri medeniyeti oldunuz. o da bana ben hep düşünürdüm türkler'in neden belli bir tarihten sonra büyük medeniyetlerin arasından kaybolduğunu. şimdi seni gördükten sonra cevabını buldum siz kendinizin nasıl geriye gittiğini tartışmak yerine başkasının nasıl bu kadar ileri gittiğini tartışıyorsunuz. üniversite girişi sınavından ilk 1000'e giren türkler amerika'nın en iyi 5 üniversitesinde rahat okur fakat türkiye'nin en iyi 5 üniversitesinden mezun olanlarınız amerika'nın en kötü 5 üniversitesinde bile yüksek lisans yapamaz(burada abarttığını söylemişti anlaşılmak için). yıllar önce amerika'ya giden askeri lise öğrencileri ile tanışmış bu adam. onlara hayranlıkla bakmış türkler'in geleceğini parlak görmüş. ben de dedim ki evet onlar çok zekilerdir zaten türkiye'de ki askeri liselerde çok iyi eğitim veriliyor fakat türkiye'de zeka gelişimi 20 yaşından sonra tersine işliyor. sisteminiz yanlış bir kere dedi. yani adam bana sizden bi bok olmaz dedi.
edit: ben amerikaydayken bir öğretim görevlisi ile konuştum bu konuyu. kendisi tarihle ilgilenen ama asıl alanı bilgisayar olan biriydi. dedim 250 yılda bu kadar nasıl ileri gittiniz dünya'nın en ileri medeniyeti oldunuz. o da bana ben hep düşünürdüm türkler'in neden belli bir tarihten sonra büyük medeniyetlerin arasından kaybolduğunu. şimdi seni gördükten sonra cevabını buldum siz kendinizin nasıl geriye gittiğini tartışmak yerine başkasının nasıl bu kadar ileri gittiğini tartışıyorsunuz. üniversite girişi sınavından ilk 1000'e giren türkler amerika'nın en iyi 5 üniversitesinde rahat okur fakat türkiye'nin en iyi 5 üniversitesinden mezun olanlarınız amerika'nın en kötü 5 üniversitesinde bile yüksek lisans yapamaz(burada abarttığını söylemişti anlaşılmak için). yıllar önce amerika'ya giden askeri lise öğrencileri ile tanışmış bu adam. onlara hayranlıkla bakmış türkler'in geleceğini parlak görmüş. ben de dedim ki evet onlar çok zekilerdir zaten türkiye'de ki askeri liselerde çok iyi eğitim veriliyor fakat türkiye'de zeka gelişimi 20 yaşından sonra tersine işliyor. sisteminiz yanlış bir kere dedi. yani adam bana sizden bi bok olmaz dedi.
gerizekalı turnusolu gibi konu. gün geçmiyor ki bir beyinsiz gelip "giymiyorum çünkü erkeğim ehehe" esprisini beşyüzbininci kez yapmasın.
yeni toyota pikap satışı için pazar arayışında olan japon olabilir. olmayabilirde...
(bkz: toyota pikap terlik ak-47 sakal şalvar sarık)
(bkz: toyota pikap terlik ak-47 sakal şalvar sarık)
(bkz: istiklal mahkemeleri)
en başından beri hayvan gibi değil insan gibi reklam verilseydi oluşmayacak olan durumdu.
bugün yine aklıma gelip beni sinirlendiren durum. adamlar üşenmemiş "geçmişte olup etkisi hala devam eden şey" diye saçma sapan bir tense yapmış, miş'li geçmiş zaman yapmamış.
gelip buraya bakayım dedim, kekonun biri bize ingilizce özürlü demiş, modalları anlatmış. resmen tansiyonum yükseldi sinirden, bileklerime kolonya sürdüler, anca gelebildim. ulan ben dilbilimciyim, binlerce sayfa akademik makale çevirdim, amerika'da best seller olmuş kitabın türkçesinde benim adım geçiyor. bu varoş gelmiş bana ingilizce özürlü diyor.
herhangi bir dil diğerinden üstün değildir, ingilizcede miş'li geçmiş zaman diye bir şey olmaması onu herhangi bir dilden aşağı yapmaz. ama aq dilinde miş'li geçmiş zaman yok işte. her cümleme başlarken apparently, from what i heard, it is speculated that falan demek istemiyorum. orayı burayı sömürgeleştireceğinize miş'li geçmiş zaman bulsaydınız ya orospu çocukları.
gelip buraya bakayım dedim, kekonun biri bize ingilizce özürlü demiş, modalları anlatmış. resmen tansiyonum yükseldi sinirden, bileklerime kolonya sürdüler, anca gelebildim. ulan ben dilbilimciyim, binlerce sayfa akademik makale çevirdim, amerika'da best seller olmuş kitabın türkçesinde benim adım geçiyor. bu varoş gelmiş bana ingilizce özürlü diyor.
herhangi bir dil diğerinden üstün değildir, ingilizcede miş'li geçmiş zaman diye bir şey olmaması onu herhangi bir dilden aşağı yapmaz. ama aq dilinde miş'li geçmiş zaman yok işte. her cümleme başlarken apparently, from what i heard, it is speculated that falan demek istemiyorum. orayı burayı sömürgeleştireceğinize miş'li geçmiş zaman bulsaydınız ya orospu çocukları.
siyasal islamcı faşistlerin baş tacı.
edit: adamın hayranları mesaj yagmuruna tuttu. atmayın mesaj filan tamam çok güzideydi.
edit: adamın hayranları mesaj yagmuruna tuttu. atmayın mesaj filan tamam çok güzideydi.
inci sözlüğü hiç sevmesem de buraya çok güzel ayarlar döşerlerdi şimdi. birisi kesin derdi ki keşke baban ananı sikecekken o reklamlardan birini izleseymiş:))
dipnot: sekste korunmanın önemini anlayamamış bir davar cümlesi. sen bilmiyorsun bari çoluğun çocuğun öğrensin.
dipnot: sekste korunmanın önemini anlayamamış bir davar cümlesi. sen bilmiyorsun bari çoluğun çocuğun öğrensin.
haftalardır ismi tecavüzlerle anılan akp'nin yan kuruluşu ensar vakfına sponsor olan ve yapılan atamalarla akp'nin arka bahçesi haline gelen turkcell'e karşı, başlatılması gereken boykot kampanyasıdır.
http://www.cumhuriyet.com.tr/…n_ensar_vakfi_na.html
https://twitter.com/…umay/status/709019474494660608
http://www.cumhuriyet.com.tr/…8_yonetici_gitti.html
(bkz: spk'nın turkcell yönetim kuruluna akp'li ataması)
havuz medyasına reklam aracılığıyla aktarılan paralar;
http://www.sozcu.com.tr/…boyle-aktariyorlar-656204/
http://www.gercekgundem.com/…havuz-medyasi-onergesi
http://www.aktifhaber.com/…rini-aliyor-1143117h.htm
turkcell günlerdir sessizliğini koruyor, etkili bir boykot pek çok şeyi değiştirebilir. bu gücümüzü örgütlü şekilde kullanalım, boykot kapitalist sistemde en kolay sonuç alınabilecek yöntemlerden biridir.
kime para kazandırdığınızı bilin;
(bkz: ak partili esnaftan alışveriş yapmayacağım)
farkında olun!
http://www.cumhuriyet.com.tr/…n_ensar_vakfi_na.html
https://twitter.com/…umay/status/709019474494660608
http://www.cumhuriyet.com.tr/…8_yonetici_gitti.html
(bkz: spk'nın turkcell yönetim kuruluna akp'li ataması)
havuz medyasına reklam aracılığıyla aktarılan paralar;
http://www.sozcu.com.tr/…boyle-aktariyorlar-656204/
http://www.gercekgundem.com/…havuz-medyasi-onergesi
http://www.aktifhaber.com/…rini-aliyor-1143117h.htm
turkcell günlerdir sessizliğini koruyor, etkili bir boykot pek çok şeyi değiştirebilir. bu gücümüzü örgütlü şekilde kullanalım, boykot kapitalist sistemde en kolay sonuç alınabilecek yöntemlerden biridir.
kime para kazandırdığınızı bilin;
(bkz: ak partili esnaftan alışveriş yapmayacağım)
farkında olun!
üşenmedim. aradım, aramaya inandım.
bu adamları ifşa edeceğim bundan sonra.
ruh hastası şerefsizler. ne anlıyorsunuz gelip gelip aynı şeyleri yazmaktan şu başlığa.
siktirin gidin nat geo izleyin, size izlemeyin diyen mi var?
"survivor ünlüler gönüllüler 2011" de ki entry' si sik kafalı arkadaşımızın (bkz: #23413163)
bir de şuna bakıyoruz: "survivor 2016" (bkz: #59441593)
bu adamları ifşa edeceğim bundan sonra.
ruh hastası şerefsizler. ne anlıyorsunuz gelip gelip aynı şeyleri yazmaktan şu başlığa.
siktirin gidin nat geo izleyin, size izlemeyin diyen mi var?
"survivor ünlüler gönüllüler 2011" de ki entry' si sik kafalı arkadaşımızın (bkz: #23413163)
bir de şuna bakıyoruz: "survivor 2016" (bkz: #59441593)
(bkz: ya hak diyorum ayol)
bir cimbomlu olarak açılışı, beni tt arena'nın açılışından daha çok heyecanlandırmıştır.
çok çile çektiler lan. resmen haksız rekabet ortamı oluştu. eğer bunlar gs veya fb'nin başına gelseydi kıyameti koparırdık. bir de adamlara ağlak diyorsunuz.
umarım güzel bir açılış olur ve ilk yılında şampiyonluk turu atılan stat olur.
çok çile çektiler lan. resmen haksız rekabet ortamı oluştu. eğer bunlar gs veya fb'nin başına gelseydi kıyameti koparırdık. bir de adamlara ağlak diyorsunuz.
umarım güzel bir açılış olur ve ilk yılında şampiyonluk turu atılan stat olur.
sahaya çocuğunu atan adam gördüm ben o sinirle koltuk mu düşünür
dil bilmemekle övünen bir c.b'nın olduğu ülkede çok ayıp edilmiştir.
ali sabancı'ya sadece 19.99 tl ekstra ücret ödenerek adı öğrenilebilecek, ayrıca 59.99 tl daha öderseniz telefon numarasının ilk 7 hanesini alabileceğiniz kızdır.
(bkz: flypgs'de ücretlendirilebilecek küçük detaylar)
(bkz: flypgs'de ücretlendirilebilecek küçük detaylar)
ulan yavsaklik yapmayın empati yapin yarrak kafalılar.. kolay mı lan oğlum tecavüze uğradı diye ortaya çıkmak.. adam karaman da yaşıyor.. isveç de mi? psikologlar mi tutulacak etkilenmesin diye. yoksa 'gotcu' diye arkadaslari tarafından övülen orospu çocuklarının hedefi mi?
o çocuk sonra ne olacak hiç düşündünüz mu?
siz de kötusunuz amk. fırsat bulsanız linç yaparsiniz.. ciğer yanan çaresiz insanları bile bok gibi recetelerinize alet ediyorsunuz.
yapma arkadaşım bugün komisyon kurulmasını reddeden insanla aynı duruma düşme.. herkese beyinsiz diyorsun da az bir şey sen beynini kullansan?
o çocuk sonra ne olacak hiç düşündünüz mu?
siz de kötusunuz amk. fırsat bulsanız linç yaparsiniz.. ciğer yanan çaresiz insanları bile bok gibi recetelerinize alet ediyorsunuz.
yapma arkadaşım bugün komisyon kurulmasını reddeden insanla aynı duruma düşme.. herkese beyinsiz diyorsun da az bir şey sen beynini kullansan?
(bkz: 1 2 3 tıp) oyunudur.
(bkz: alexis texas)
kuzenim tarafından kendisine şiirler yazılan insan.
(bkz: kuzenim yazmış)
kutudaki paralar yandaşlara saçıldı,
reza gilin önünde bütün yollar açıldı,
tapelerin üstüne soğuk sular içildi,
tam ümidi kesmişken çıkageldin bharara
sen bunları bilmezsin, hepsi birer engerek,
bize de senin gibi yiğit savcılar gerek,
istersen sana burdan fındık fıstık gönderek,
jack daniels'ın yanında biraz yerdin bharara
ebru bugün yalıda karaları bağlamış,
demir atmış yalnızlığa, içli içli ağlamış,
miami'nin adaleti kılıncını yağlamış,
dolce vita hayata ayar verdin bharara
garip reza mahpusta, beli göçmüş ranzada,
oysa ki gezecekti roma'da fransa'da,
havuz medyası seni paralelci sansa da,
diğer yüzde elliden hürmet gördün bharara
(bkz: kuzenim yazmış)
kutudaki paralar yandaşlara saçıldı,
reza gilin önünde bütün yollar açıldı,
tapelerin üstüne soğuk sular içildi,
tam ümidi kesmişken çıkageldin bharara
sen bunları bilmezsin, hepsi birer engerek,
bize de senin gibi yiğit savcılar gerek,
istersen sana burdan fındık fıstık gönderek,
jack daniels'ın yanında biraz yerdin bharara
ebru bugün yalıda karaları bağlamış,
demir atmış yalnızlığa, içli içli ağlamış,
miami'nin adaleti kılıncını yağlamış,
dolce vita hayata ayar verdin bharara
garip reza mahpusta, beli göçmüş ranzada,
oysa ki gezecekti roma'da fransa'da,
havuz medyası seni paralelci sansa da,
diğer yüzde elliden hürmet gördün bharara
retweet ettiğim tweet'dir.
duygularımıza tercüman olmuştur.
--- spoiler ---
reza zarrab türkiye'de hayırsever, amerika’da 75 yıl hapsi istenen bir iş adamı! zarrab acaba şimdi önüne yatacak bakan bulabilecek mi?
--- spoiler ---
cevap veriyorum; bu la ma ya cak!
duygularımıza tercüman olmuştur.
--- spoiler ---
reza zarrab türkiye'de hayırsever, amerika’da 75 yıl hapsi istenen bir iş adamı! zarrab acaba şimdi önüne yatacak bakan bulabilecek mi?
--- spoiler ---
cevap veriyorum; bu la ma ya cak!
şimdi ak kafalılar hatırlamaz.
2007 senesinde "aziz nesin vakfına" tecavüz iftirası atıldı.
öyle böyle değil...
gazeteler çarşaf çarşaf yazdı, çizdi, kustu... tecavüz iftirasına uğrayan iki çocuk karakolda işkence edildi, işkence gördü.. iftira olduğu ortaya çıkınca da gazeteler tek bir satır tekzip yayınlamadı..
tam bir sene sonra 2008 yılında "ensar vakfında" tecavüz skandalı yaşandı.. hem de iftira değil gerçek olduğu ortaya çıktı...
yazanlar susturuldu, saklandı.. davada gizlilik kararı alındı...
ak çomarlar hatırlamaz bunu..
aziz nesin vakfına tek bir iftira üzerinden linç kampanyası başlatıldı. hem de 45 değil 1 çocuk üzerine yapıldı bu kampanya..
(bkz: aziz nesin vakfı'nda tecavüz iddiası)
http://www.ensonhaber.com/…uklari-sucsuz-cikti.html
ali nesin günlerce vakfını aklamaya çalıştı, çırpındı..
hem bilim peşinde koşan bir vakıfsanız üstüne bir de ateistseniz gelin bir de siz aklanmaya çalışın...
onun yazdığı bir mektup...
nesin vakfı'ndan mektup var:
sevgili dostlar,
anlatacaklarim, turkiye'de devlet-vatandas iliskisinin vehametini ortaya koyan kucuk ve onemsiz ama bence anlamli bir olaydir.
tecavuz iftirasini animsarsiniz. hani gazetelerde carsaf carsaf cikmis, televizyonlarda "nesin vakfi'nda tecavuz!" diye bangir bangir bagirmislardi... tam neler dediklerini yazamiyorum, elim varmiyor; animsayan animsar, animsamayan da animsamasin, daha iyi.
adli tip raporu acik ve netti: tecavuz bulgusuna rastlanmamisti.
psikolog raporlari da ayni netlikteydi.
gazeteler ise, tam tersine, raporlarda tecavuz bulgusuna rastlanildigini yazmislardi; hem de (bire degil) sifira bin katarak... ruhlarinin derinliklerine gommeye calistiklari pislikleri gun isigina cikmisti. acik acik yalandi yazdiklari. malum gazeteler elbette, ama malum olmayan gazeteler de.
korkunc zamanlardi. kimse dogruyu dinlemek, duymak, bilmek istemiyordu. kimi bizi karalamak icin kimi satisini artirmak icin kimi de alcakligindan.
cok caresiz kalmistik.
tecavuz sikayeti sikayetci tarafindan mahkemede geri cekildi. meger tecavuz filan olmamis! ama gazetelerde bu konuda tek bir satir yazilmadi, tek bir soz soylenmedi!
alnimiza calinan karayla kaldik!
bu arada suclanan iki cocugumuz iki gun boyunca tutuklandi. biri bayrampasa'ya digeri metris'e atildi.
cocuklarimiz cezaevinin kapisindan girer girmez jandarmalar tarafindan dovulduler. daha sonra icerde once gardiyanlar, ardindan mahkumlar sira dayagina cektiler. gun boyunca calistirilip hakarete ugradilar, dayak yediler, kucuk dusurulduler, tehdit edildiler. ve aleyhlerine delil olmadigi anlasildiginda, bir geceyarisi, sabaha karsi saat 1'de bes kurus parasiz sokaga birakildilar!..
bu cocuklar daha 18 yasinda degillerdi o zaman.
biri cezaevinden ciktiginda korkudan konusamaz, yemek yiyemez haldeydi, disleri kilitlenmisti.
cocuklarimiz kendilerine yapilan iskenceyi kaleme aldilar. yasadiklarini – eger yureginiz elverirse - http://www.nesinvakfi.org/mektup/2007_06_28.html adresinde okuyabilirsiniz.
iskenceyi savciliga bildirdik, sorusturma acilmasini istedik.
aylar sonra yanit geldi. isteklerimizin biri reddedildi, digeri kabul edildi.
kabul edilenin sonucu soyle (siki durun!):
cocugumuzu doven jandarmaya karsi dava acilmasina gerek gorulmedi.
cocugumuzu falakaya ceken, iki gun boyunca doven, hakaret eden, tehdit eden gardiyanlara da dava acilmasina gerek gorulmedi.
kime dava acildi dersiniz?
cocugumuzla ayni zamanda cezaevinde bulunan uc zavalli tinerci cocuga!
cocuklari korumasi gereken devlet once iki cocugumuza iskence yapiyor, daha sonra sikayet edince de aciz uc cocuga dava aciyor!
yeter ki kendisi suclu cikmasin!
ama cocuklar... onlar ne ki! ustelik tinercilerse...
evet, o uc tinerci de hirpalamis cocugumuzu ama cocugumuzun dedigine gore onlarin attigi dayak digerlerinkinin yaninda fiske kalirmis.
bu zavalli cocuklar ya tehdit ya da dayak altinda ya da bilmiyorum belki de kendiliklerinden cocugumuzu dovduklerini itiraf etmisler...
aziz nesin yasasaydi, bu olayi kimbilir nasil kaleme alirdi. yok ne yazik ki.
ic karartici bir mektup yazdigim icin ozur dilerim.
hic olmazsa matematik koyu'nde 70 kadar genc matematikciyle birlikte oldugumuzu, yazokulumuzun cok verimli gectigini, kan donduran bu olay disinda cok mutlu oldugumuzu soyleyeyim.
sevgiler, saygilar, daha guzel gunlere...
ali nesin
özetle hep birileri daha eşit.
2007 senesinde "aziz nesin vakfına" tecavüz iftirası atıldı.
öyle böyle değil...
gazeteler çarşaf çarşaf yazdı, çizdi, kustu... tecavüz iftirasına uğrayan iki çocuk karakolda işkence edildi, işkence gördü.. iftira olduğu ortaya çıkınca da gazeteler tek bir satır tekzip yayınlamadı..
tam bir sene sonra 2008 yılında "ensar vakfında" tecavüz skandalı yaşandı.. hem de iftira değil gerçek olduğu ortaya çıktı...
yazanlar susturuldu, saklandı.. davada gizlilik kararı alındı...
ak çomarlar hatırlamaz bunu..
aziz nesin vakfına tek bir iftira üzerinden linç kampanyası başlatıldı. hem de 45 değil 1 çocuk üzerine yapıldı bu kampanya..
(bkz: aziz nesin vakfı'nda tecavüz iddiası)
http://www.ensonhaber.com/…uklari-sucsuz-cikti.html
ali nesin günlerce vakfını aklamaya çalıştı, çırpındı..
hem bilim peşinde koşan bir vakıfsanız üstüne bir de ateistseniz gelin bir de siz aklanmaya çalışın...
onun yazdığı bir mektup...
nesin vakfı'ndan mektup var:
sevgili dostlar,
anlatacaklarim, turkiye'de devlet-vatandas iliskisinin vehametini ortaya koyan kucuk ve onemsiz ama bence anlamli bir olaydir.
tecavuz iftirasini animsarsiniz. hani gazetelerde carsaf carsaf cikmis, televizyonlarda "nesin vakfi'nda tecavuz!" diye bangir bangir bagirmislardi... tam neler dediklerini yazamiyorum, elim varmiyor; animsayan animsar, animsamayan da animsamasin, daha iyi.
adli tip raporu acik ve netti: tecavuz bulgusuna rastlanmamisti.
psikolog raporlari da ayni netlikteydi.
gazeteler ise, tam tersine, raporlarda tecavuz bulgusuna rastlanildigini yazmislardi; hem de (bire degil) sifira bin katarak... ruhlarinin derinliklerine gommeye calistiklari pislikleri gun isigina cikmisti. acik acik yalandi yazdiklari. malum gazeteler elbette, ama malum olmayan gazeteler de.
korkunc zamanlardi. kimse dogruyu dinlemek, duymak, bilmek istemiyordu. kimi bizi karalamak icin kimi satisini artirmak icin kimi de alcakligindan.
cok caresiz kalmistik.
tecavuz sikayeti sikayetci tarafindan mahkemede geri cekildi. meger tecavuz filan olmamis! ama gazetelerde bu konuda tek bir satir yazilmadi, tek bir soz soylenmedi!
alnimiza calinan karayla kaldik!
bu arada suclanan iki cocugumuz iki gun boyunca tutuklandi. biri bayrampasa'ya digeri metris'e atildi.
cocuklarimiz cezaevinin kapisindan girer girmez jandarmalar tarafindan dovulduler. daha sonra icerde once gardiyanlar, ardindan mahkumlar sira dayagina cektiler. gun boyunca calistirilip hakarete ugradilar, dayak yediler, kucuk dusurulduler, tehdit edildiler. ve aleyhlerine delil olmadigi anlasildiginda, bir geceyarisi, sabaha karsi saat 1'de bes kurus parasiz sokaga birakildilar!..
bu cocuklar daha 18 yasinda degillerdi o zaman.
biri cezaevinden ciktiginda korkudan konusamaz, yemek yiyemez haldeydi, disleri kilitlenmisti.
cocuklarimiz kendilerine yapilan iskenceyi kaleme aldilar. yasadiklarini – eger yureginiz elverirse - http://www.nesinvakfi.org/mektup/2007_06_28.html adresinde okuyabilirsiniz.
iskenceyi savciliga bildirdik, sorusturma acilmasini istedik.
aylar sonra yanit geldi. isteklerimizin biri reddedildi, digeri kabul edildi.
kabul edilenin sonucu soyle (siki durun!):
cocugumuzu doven jandarmaya karsi dava acilmasina gerek gorulmedi.
cocugumuzu falakaya ceken, iki gun boyunca doven, hakaret eden, tehdit eden gardiyanlara da dava acilmasina gerek gorulmedi.
kime dava acildi dersiniz?
cocugumuzla ayni zamanda cezaevinde bulunan uc zavalli tinerci cocuga!
cocuklari korumasi gereken devlet once iki cocugumuza iskence yapiyor, daha sonra sikayet edince de aciz uc cocuga dava aciyor!
yeter ki kendisi suclu cikmasin!
ama cocuklar... onlar ne ki! ustelik tinercilerse...
evet, o uc tinerci de hirpalamis cocugumuzu ama cocugumuzun dedigine gore onlarin attigi dayak digerlerinkinin yaninda fiske kalirmis.
bu zavalli cocuklar ya tehdit ya da dayak altinda ya da bilmiyorum belki de kendiliklerinden cocugumuzu dovduklerini itiraf etmisler...
aziz nesin yasasaydi, bu olayi kimbilir nasil kaleme alirdi. yok ne yazik ki.
ic karartici bir mektup yazdigim icin ozur dilerim.
hic olmazsa matematik koyu'nde 70 kadar genc matematikciyle birlikte oldugumuzu, yazokulumuzun cok verimli gectigini, kan donduran bu olay disinda cok mutlu oldugumuzu soyleyeyim.
sevgiler, saygilar, daha guzel gunlere...
ali nesin
özetle hep birileri daha eşit.
(bkz: ben de oy verdim)
(bkz: evim başıma yıkılsın diye değil)
bu insana önce sarılacaksın. sonra bir daha sarılacaksın. tek kelime etmeden.
insansın. örneksin. adamsın. yerden göğe helalsin.
(bkz: evim başıma yıkılsın diye değil)
bu insana önce sarılacaksın. sonra bir daha sarılacaksın. tek kelime etmeden.
insansın. örneksin. adamsın. yerden göğe helalsin.
haberi en yetkili ağızdan almak için olabilir mi, sayın amına koduğum.
neredeyse 5 yaşından beri kedi ve köpeği hiç çekinmeden seviyorum. burunlarını karıştıran insanların ellerini sıkmaktan daha iğrenç gelmiyo.
kuzenimin internet arşividir.
kendisinde 1 terabayt'a yakın ilginç bir arşiv var.ben buna ziplenmiş internet diyorum.galiba 4chan,reddit vs. gibi sitelerden elde edilmiş ,içinde pet şişeden fare tuzağı yapımından tut 1922 yapımı nosferatu filmine ,ya da antik çağ roma podcastlerinden ünlü ressamların yüksek çözünürlüklü tablolarına,japon mimarisinin en nadide örneklerinin hd fotoğraflarından vücut geliştirme de sırt kasını çalıştıran hareketlere sahip ilginç bir arşiv.
hatta şunu da o klasörde geçirdiğim 84.saatte keşfettim ki ibne bir köşeye de kendi deepweb'ini kurmuş , bomba yapımını anlatan pdf'ler vs var.(sakalları da uzatmaya başladı alla alla)
buradan iddia ediyorum ki iyi bir ingilizce 'ye sahip bir insan bu arşivde yaklaşık 20 sene geçirebilir.
20 senenin sonunda da james bond ,celal şengör,ebubekir el bağdadi ve tarkovski karışımı bir insan ortaya çıkar.
kendisinde 1 terabayt'a yakın ilginç bir arşiv var.ben buna ziplenmiş internet diyorum.galiba 4chan,reddit vs. gibi sitelerden elde edilmiş ,içinde pet şişeden fare tuzağı yapımından tut 1922 yapımı nosferatu filmine ,ya da antik çağ roma podcastlerinden ünlü ressamların yüksek çözünürlüklü tablolarına,japon mimarisinin en nadide örneklerinin hd fotoğraflarından vücut geliştirme de sırt kasını çalıştıran hareketlere sahip ilginç bir arşiv.
hatta şunu da o klasörde geçirdiğim 84.saatte keşfettim ki ibne bir köşeye de kendi deepweb'ini kurmuş , bomba yapımını anlatan pdf'ler vs var.(sakalları da uzatmaya başladı alla alla)
buradan iddia ediyorum ki iyi bir ingilizce 'ye sahip bir insan bu arşivde yaklaşık 20 sene geçirebilir.
20 senenin sonunda da james bond ,celal şengör,ebubekir el bağdadi ve tarkovski karışımı bir insan ortaya çıkar.
hormon testi yaptırmadan önce şöyle bir karşımıza alıp neden sorusunu sorduğunuzda
-dünyaya getireceğim çocuğa sağlıklı bir aile ortamı veremeyeceğime inanıyorum!
-dünyaya getireceğim çocuğa yeterli maddi olanakları henüz sunamayacağımı düşünüyorum!
-kendi hayatım ile ilgili henüz tamamlayamadığım bir döngüm var, ne olmak istiyorsam anne olmadan önce onu olmak istiyorum!
-konforuma çok düşkünüm, konforumdan vazgeçmek istemiyorum!
vb. cevaplar alabiliriz.
hoş bu cevaplar sizi tatmin etmeyecektir. siz yine de bu kadından bir hormon testi isteyeceksinizdir!
-dünyaya getireceğim çocuğa sağlıklı bir aile ortamı veremeyeceğime inanıyorum!
-dünyaya getireceğim çocuğa yeterli maddi olanakları henüz sunamayacağımı düşünüyorum!
-kendi hayatım ile ilgili henüz tamamlayamadığım bir döngüm var, ne olmak istiyorsam anne olmadan önce onu olmak istiyorum!
-konforuma çok düşkünüm, konforumdan vazgeçmek istemiyorum!
vb. cevaplar alabiliriz.
hoş bu cevaplar sizi tatmin etmeyecektir. siz yine de bu kadından bir hormon testi isteyeceksinizdir!
"ortanca hanım" kelimesiyle en az üç karısı olduğunu anlıyoruz. o kadınlar neden ortanca, küçük vs. olmayı kabul etti dersiniz? bir şerefsizin bok gibi parası için. yoksa isterseniz dünyanın gelmiş geçmiş en yakışıklı erkeği de olsanız, ikinci, üçüncü olmayı kabul ederler mi? hayır. para nelere kadir, değil mi?
fahişeleri küçümsemeyin, hor görmeyin. bukowski'nin dediği gibi, en azından namuslu ayağına yatmazlar.
fahişeleri küçümsemeyin, hor görmeyin. bukowski'nin dediği gibi, en azından namuslu ayağına yatmazlar.
atatürkçü, vatansever, aydın ve dobra nadir gazetecilerden.
sevgiler.
sevgiler.
kahramanmaraş dondurmacısı kılıklı bir deli'nin danışmanı olmasının sonucudur.
bi gün durup dururken çıktı, “amerika’yı kolomb keşfetmedi, kolomb amerika kıtasına geldiğinde küba’da cami gördü” dedi. “iki rekat da namaz kıldı” demesini bekledik ama, neyse ki onu demedi.
bi gün malazgirt’i anlattı, “romen diyojen batarya batarya, gülle gülle saldırdı” dedi. 1071’de top icat edilmemişti, daha 250 sene vardı.
bi gün “istanbul’un tarihçesini bilmiyorlar” dedi, öğretti, “öyle elinde mercekle romen diyojen gibi dolaşılmaz” dedi. bizans imparatorundan bahsedeyim derken, 1500 senelik karıştırma yapmış, sinoplu filozofla, britanyalı roman kahramanı sherlock holmes’ü harmanlamıştı.
bi gün, osmanlı’yı izah etti, “bizans’ın hanımları fatih’i karşılarken, başımızda kardinal külahı görmektense osmanlı sarığı görmeyi tercih ederiz demişlerdir” dedi. o laf öyle değildi. söyleyen, bizanslı hanımlar değildi. söylendiği zaman da, 1453 değildi.
bi gün, spor tarihine el attı, “olimpiyatlara adını veren dağ, antalya’daki olimpos dağıdır” dedi. olimpos dağı, antalya’da değil, selanik’te. bizdeki olimpos, dağ değil, carettaların yavrulama alanı.
bi gün, tarih sayfalarına edebi açıdan baktı, “almanların goethesi varsa, ispanyolların sokrates’i var” dedi. yunan’ı ispanyol yaptı. sokrates’le cervantes arasında iki bin senecik vardı.
*
e, haliyle merak ediyorduk, nerden öğreniyor bunları?
*
dün anladık…
tarihçileri sarayına çağırdı.
“tarihçi” diye sofrasına oturttuğu tiplerden biri, maraş dondurmacısı gibi kafasında fesle dolaşan kadir mısırlıoğlu’ydu.
yılmaz özdil...
bi gün durup dururken çıktı, “amerika’yı kolomb keşfetmedi, kolomb amerika kıtasına geldiğinde küba’da cami gördü” dedi. “iki rekat da namaz kıldı” demesini bekledik ama, neyse ki onu demedi.
bi gün malazgirt’i anlattı, “romen diyojen batarya batarya, gülle gülle saldırdı” dedi. 1071’de top icat edilmemişti, daha 250 sene vardı.
bi gün “istanbul’un tarihçesini bilmiyorlar” dedi, öğretti, “öyle elinde mercekle romen diyojen gibi dolaşılmaz” dedi. bizans imparatorundan bahsedeyim derken, 1500 senelik karıştırma yapmış, sinoplu filozofla, britanyalı roman kahramanı sherlock holmes’ü harmanlamıştı.
bi gün, osmanlı’yı izah etti, “bizans’ın hanımları fatih’i karşılarken, başımızda kardinal külahı görmektense osmanlı sarığı görmeyi tercih ederiz demişlerdir” dedi. o laf öyle değildi. söyleyen, bizanslı hanımlar değildi. söylendiği zaman da, 1453 değildi.
bi gün, spor tarihine el attı, “olimpiyatlara adını veren dağ, antalya’daki olimpos dağıdır” dedi. olimpos dağı, antalya’da değil, selanik’te. bizdeki olimpos, dağ değil, carettaların yavrulama alanı.
bi gün, tarih sayfalarına edebi açıdan baktı, “almanların goethesi varsa, ispanyolların sokrates’i var” dedi. yunan’ı ispanyol yaptı. sokrates’le cervantes arasında iki bin senecik vardı.
*
e, haliyle merak ediyorduk, nerden öğreniyor bunları?
*
dün anladık…
tarihçileri sarayına çağırdı.
“tarihçi” diye sofrasına oturttuğu tiplerden biri, maraş dondurmacısı gibi kafasında fesle dolaşan kadir mısırlıoğlu’ydu.
yılmaz özdil...
almayın. ilk hafta her gün elma sıkıp içiyorsunuz; sonra mutfakta yer işgal ediyor en son görünmez bir yere kaldırıyorsunuz gidiyor.
ünlü değilim, oyuncu şarkıcı vs değilim ve ben bile sosyal medyada görüşlerimi belirtirken çekiniyorum başıma bir şey gelir diye. bir şey olursa altı üstü devlet memuru olan aile bireylerim etkilenir diye. üstü kapalı belirtiyorum, direkt isim vermiyorum vs. böyle bir ülkede böyle bir atmosferde bu ve bu gibi adamlar değerlidir arkadaşım. geçtim değerli olmayı birer 'değer'dir. bak bu adamın karısı var iki küçük çocuğu var, bir ailesi var. tiyatrocu belki ama para tv'den kazanılıyor geleceğini düşünmesi gereken bir ailesi var. ama ailesinin maddi geleceğinden çok onurunu düşünüyor, içine sindiremiyor olanları ve 'sinmiyor'. işsiz kalacağını bin tane tehdit alacağını bilerek susmuyor. senin benim gibi eşe dosta birkaç yüz insandan oluşan sosyal medya çevremize karşı değil milyonlar karşısında muhalif. sultanın(!) sofrasında bir yavşak olup milyonluk reklam, dizi anlaşmaları yapacağına kendi doğrusu yolunda yaşıyor. bu güzel adamların değerini bilin.
(bkz: 1.70 boyunda aptal öküz çirkin gerzek piç erkek) karşısında hiç şansı olmayan erkek.
istiklal'de yasanan patlama sonrasi akillara zarar bir aciklama yapmis kisimsi.
https://www.youtube.com/…txlscweo8&feature=youtu.be
ortanca hanımı alıp gittim. millet fakir karanfil bırakıyor, ben gül bıraktım diyor ve guluyor.
kufur bulamiyorum gercekten.
https://www.youtube.com/…txlscweo8&feature=youtu.be
ortanca hanımı alıp gittim. millet fakir karanfil bırakıyor, ben gül bıraktım diyor ve guluyor.
kufur bulamiyorum gercekten.
tam bir patrondan azar işitip evde çocuğuna kabaran kifayetsiz baba hareketi.
devletimiz budur işte.
devletimiz budur işte.
finali ne kadar boktan olursa olsun, yapilan en guzel dizidir. bu diziyi izlerken aldigim keyfi baska hicbir dizide alamadim. her hafta diziden sonra arkadaslarla yapilan beyin firtinalarini da ayri ozluyorum. cok guzeldi be.
nevruz kavramının koruması altında terör propagandası ve destekçiliği yapacak olanların götlerinden plastik mermilerle şakır şakır vurulması gereken olaylar.
edit: p.ç kurularının çarpıttığı söylem. terör propagandası yapan it köpek kulaklarından tutulup gözaltına alınmalı, sonra doğru ifadeye.
edit: p.ç kurularının çarpıttığı söylem. terör propagandası yapan it köpek kulaklarından tutulup gözaltına alınmalı, sonra doğru ifadeye.
acaba rte block-unblock mu yaptı şeklinde düşündürmüştür.
uzun vadede derken?
norveç, benim yaşam standartım avrupa'dan yüksek diyerek ab üyeliğini reddetmiş bir ülke.
norveç, ortalama yaşam süresinin 80 yıl olduğu bir ülke..
her şeyi geçtim... hadi ekonomik olarak bir mucize oldu.. bir şey oldu lan ne bileyim birden türkiye'nin yer altından bir kaynak fışkırdı ve ülke zengin oldu.
yine mucize oldu ve akp (olacağından değil ya) bu zenginliği halka dağıttı..
ve yine olacağından değil ya akp karnı doyunca halkı rahat bıraktı...
peki ya çomarlar? onları nasıl norveç halkı yapacaksınız? nasıl özgürlük diyebilecekler? insan haklarını nasıl gözetecekler? mustafa kemal'in kafasına vura vura çomarlıktan kurtaramadıklarını yani 80 yılda yapamadığını siz hangi uzun vadede yapacaksınız?
nasıl dine değil de bilime ve sanata önem verecekler?
ne yapacaksınız çomarları? onlar ortadoğulu çünkü. asırlardır bu kafayı taşıyor.
hadi ülke ekonomik olarak norveç oldu. halkı ne yapacaksınız? özetle ortadoğu sütünden norveç kaymağı olmaz.
norveç, benim yaşam standartım avrupa'dan yüksek diyerek ab üyeliğini reddetmiş bir ülke.
norveç, ortalama yaşam süresinin 80 yıl olduğu bir ülke..
her şeyi geçtim... hadi ekonomik olarak bir mucize oldu.. bir şey oldu lan ne bileyim birden türkiye'nin yer altından bir kaynak fışkırdı ve ülke zengin oldu.
yine mucize oldu ve akp (olacağından değil ya) bu zenginliği halka dağıttı..
ve yine olacağından değil ya akp karnı doyunca halkı rahat bıraktı...
peki ya çomarlar? onları nasıl norveç halkı yapacaksınız? nasıl özgürlük diyebilecekler? insan haklarını nasıl gözetecekler? mustafa kemal'in kafasına vura vura çomarlıktan kurtaramadıklarını yani 80 yılda yapamadığını siz hangi uzun vadede yapacaksınız?
nasıl dine değil de bilime ve sanata önem verecekler?
ne yapacaksınız çomarları? onlar ortadoğulu çünkü. asırlardır bu kafayı taşıyor.
hadi ülke ekonomik olarak norveç oldu. halkı ne yapacaksınız? özetle ortadoğu sütünden norveç kaymağı olmaz.
türkiye'de çok insanın itiraf edemese de yaptığı şey bence.
öyle delirdik ki, öyle mutlu olmaya, ümitli olmaya ihtiyacımız var ki hindistan asıllı bir savcının amerika'da azeri asıllı iranlı iş adamını tutuklaması türkiye'de umut çiçekleri yeşermesine sebep oldu. 2 gündür preet bharara'dan başkasını düşünemez oldum. eski sevgililerimi stalklamadım adamın tivitırına baktığım kadar. gugıldan açıp açıp fotoğraflarına bakıyorum, en sonunda mausla fotoğrafını okşarken buldum kendimi.
hindistan'dan çıkan yiğitler listemde dhalsim'i bile geride bıraktı adam, düşünün. belki olayın arka planında çok daha farklı ilişkiler var, belki hiç umduğumuz bir şey çıkmayacak, belki bize yine hüsran yolları gözükecek ama şu ülkenin yarısına yakınının umudu oldu bharara. belki tivitırına bakıp "napıyo bu amına koyduğumun liselileri" diyor olabilir ama delirdik biz delirdik hacı dayı mazur gör. yatağıma yattığımda amerika'da yaşayan bi savcıyı düşünüp gözlerimiz yaşarıyorsa, sevinçten 3 tabak körili tavuk yiyorsak azcık idare et bizi.
justice for all'un sadece amerika'da bi albüm adı olmadığını göster bize gönlümüzün efendisi. deliyiz biz, delirttiler bizi ama en azından sen bize yaşama gücü verecek bi şeyler yap be koca yürekli adam. öyle kolay bırakma onu.
son olarak da tivıtırdaki arkadaşın dediği gibi; fuck his mother başgaaaan!
öyle delirdik ki, öyle mutlu olmaya, ümitli olmaya ihtiyacımız var ki hindistan asıllı bir savcının amerika'da azeri asıllı iranlı iş adamını tutuklaması türkiye'de umut çiçekleri yeşermesine sebep oldu. 2 gündür preet bharara'dan başkasını düşünemez oldum. eski sevgililerimi stalklamadım adamın tivitırına baktığım kadar. gugıldan açıp açıp fotoğraflarına bakıyorum, en sonunda mausla fotoğrafını okşarken buldum kendimi.
hindistan'dan çıkan yiğitler listemde dhalsim'i bile geride bıraktı adam, düşünün. belki olayın arka planında çok daha farklı ilişkiler var, belki hiç umduğumuz bir şey çıkmayacak, belki bize yine hüsran yolları gözükecek ama şu ülkenin yarısına yakınının umudu oldu bharara. belki tivitırına bakıp "napıyo bu amına koyduğumun liselileri" diyor olabilir ama delirdik biz delirdik hacı dayı mazur gör. yatağıma yattığımda amerika'da yaşayan bi savcıyı düşünüp gözlerimiz yaşarıyorsa, sevinçten 3 tabak körili tavuk yiyorsak azcık idare et bizi.
justice for all'un sadece amerika'da bi albüm adı olmadığını göster bize gönlümüzün efendisi. deliyiz biz, delirttiler bizi ama en azından sen bize yaşama gücü verecek bi şeyler yap be koca yürekli adam. öyle kolay bırakma onu.
son olarak da tivıtırdaki arkadaşın dediği gibi; fuck his mother başgaaaan!