türkiye'de çok insanın itiraf edemese de yaptığı şey bence.
öyle delirdik ki, öyle mutlu olmaya, ümitli olmaya ihtiyacımız var ki hindistan asıllı bir savcının amerika'da azeri asıllı iranlı iş adamını tutuklaması türkiye'de umut çiçekleri yeşermesine sebep oldu. 2 gündür preet bharara'dan başkasını düşünemez oldum. eski sevgililerimi stalklamadım adamın tivitırına baktığım kadar. gugıldan açıp açıp fotoğraflarına bakıyorum, en sonunda mausla fotoğrafını okşarken buldum kendimi.
hindistan'dan çıkan yiğitler listemde dhalsim'i bile geride bıraktı adam, düşünün. belki olayın arka planında çok daha farklı ilişkiler var, belki hiç umduğumuz bir şey çıkmayacak, belki bize yine hüsran yolları gözükecek ama şu ülkenin yarısına yakınının umudu oldu bharara. belki tivitırına bakıp "napıyo bu amına koyduğumun liselileri" diyor olabilir ama delirdik biz delirdik hacı dayı mazur gör. yatağıma yattığımda amerika'da yaşayan bi savcıyı düşünüp gözlerimiz yaşarıyorsa, sevinçten 3 tabak körili tavuk yiyorsak azcık idare et bizi.
justice for all'un sadece amerika'da bi albüm adı olmadığını göster bize gönlümüzün efendisi. deliyiz biz, delirttiler bizi ama en azından sen bize yaşama gücü verecek bi şeyler yap be koca yürekli adam. öyle kolay bırakma onu.
son olarak da tivıtırdaki arkadaşın dediği gibi; fuck his mother başgaaaan!
24.03.2016 · 50. sıra
life is drunk
12:58 ~ 13:02