Sık geçen başlıklar
Debe Arşivi
arşiv kapsamı: 4 Haz 201526 Haz 2026
isimleri açıklanmayan golcülerin

arif erdem
hakan şükür
okan buruk
emre belözoğlu

olduğu olay. beyler bu bilgi çok gizli deep web'in 11. katmanında buldum. lütfen halk öğrenmesin. kanzuk bu başlığı google'a kapa evladım.
hangi akla hizmet ettiğini anlayamadığım sosyalist gençlik dernekleri federasyonu eylemi.

kobani'den bahsediyoruz efendim. 54.681 nüfusa sahipmiş bu şehir. savaştan sonra insan ve yaşayacak yer kaldı mı merak ediyorum şahsen. hangi çocuklara gidiyordu bu oyuncaklar?

neymiş efendim, şehri yeni baştan inşa edeceklermiş. çocuk parkı falan da yapacaklarmış. hem de, sadece 5 günde! vay anasını sayın seyirciler... bilmem farkında mısınız ama çok büyük bir tiyatro dönüyor. türkiye, savaşın içine doğru sürüklenmeye çalışılıyor.

hiç samimi ve mantıklı olmayan hareketler ve sonrasında yaşanan 20 temmuz 2015 suruç canlı bomba saldırısı... diyecek bir şey yok. her şey danışıklı dövüş. bu olaydan zararlı çıkanlar ise, türkiye cumhuriyeti devleti ve ölen masum insanlar...

5 günde inşa edilmek istenen şehre bi de böyle bakalım.

edit: faşist de olduk ya, diyecek söz bulamıyorum. biri bana açıklasın bu şehir nasıl 5 günde inşa edilecekmiş? o oyuncaklar hangi çocuklara götürülecekmiş? çocuk parkı hangi yıkıntıların arasında yapılacakmış? biri açıklasın bunları, ben de kobani'ye gidip ışid'e karşı savaşmazsam adam değilim.
bu sözlerim sadece genç insanlara, henüz 20’lerinde olanlara, ben bir anneyim 40’lı yaşların ortasında hayatını kendi kazanmış kendi kurmuş bir anneyim, bir erkek çoçuğu annesiyim, bir sölük yazarı annesiyim, oğlumun izniyle onun hesabından size yazıyorum, son günlerde yaşananlar, yazılanlar, konuşulanlar olan bitenler beni bu yazıyı yazmaya itti, birilerine bir şeyler söyleyebilirsem birileri bu sözlerimi işitirse kulak verirse diye yazıyorum….

umarım okursunuz…

yapmayın.

kendinize bunu yapmayın, birileri ideolojik hırslarını tatmin edecek diye, birileri saçma savaşlarını sürüdürecekler diye, birileri daha çok silah satacak diye, birileri din bezirganlığı ile bu dünyada saltanatlarını sürüderecek diye, birileri ceplerini dolduracak diye, birileri özgürlüğü ölümle taçlandıracak diye, birileri sosyal medyadan profil resimlerini karartacak ölümü övecek diye, öleni şehit ilan edecek diye ölmeyin.
arkandan ne övgüler, ne methiyeler, ne sloganlar, ne protestolar... fotoğrafların paylaşılır binlerce sosyal medya hesabından, insanlar fotoğrafını profil resmi yaparlar, arkandan yazarlar "ölümsüzdür" diye.

inanmayın.

yalan. bunların hepsi yalan, hepsi geride kalanların kendilerin tatmininden başka bir şey değil, herkes sever başkasının acısını, herkes sevinir içten içe benim başıma gelmedi diye, herkes sevinir aslında -benden uzak -diye, hepsi gizliden gizliye bunların dışa vurumudur, ne kadar üzülürsek o kadar uzak kalırız belki diye gizli bir duadır sadece, ne kadar yanarsak bizim başımıza gelmez belki diye içten içie bilinç altının şükürle karışık pazarlığıdır, görevimi yaptım, üzüntümü paylaştım ve herkese ilan ettim, kınadım lanetledim, kahroldum, korkarak yapılan vicdan rahatlatması o kadar.

inanmayın.

hepsi boş hepsi hikaye;ölüler duymaz, ölüler bilmez, ölüler görmez., ölüler sadece ölüdür.

gerçek bu kadar çıkplak, bu kadar katı, sen ölürsün ardından bir kaç gün yasın tutulur biter gider, unutulursun geride kalanlar için işte hayat bu, gerçek bu.
bir başka gerçek ise geride bıraktığın annen. bir tek o unutmaz, nefes aldığı sürece bir tek o unutmaz…

ölmeyin.

ne özgürlük, ne bayrak, ne din, ne vatan, ne sistem, ne eğitim, ne iş, ne para, ne sanat, ne kavga ne sevgi ne saygı, bunların hiç biri yaşamı tek başına anlamlandırmıyor ne yazıkki, yaşam bir bütündür bunların ve daha pek çok şeyin birarada olduğu bütündür. onu sadece sen anlamlandırabilirisin sadece sen, bunu sakın unutma…
o yüzden dosyasıya yaşa; yaşayacak en güzel yaştayken sadece yaşa, saçmala, hata yap, sev, nefret et, delir, ağla, kıskan, seviş, kavga et, bağır çağır, gül … içinden geldiği gibi, tutkuların olsun sadece onların peşinden git, bırak dert etme, yeterince endişelenen var zaten hayat için, anlam için, iş için, ekmek için, özgürük için sen yaşa sadece, hisset sadece, emin ol bir yolunu bulursun, emin ol her şey yoluna girer…

oku; felsefe oku, bilim oku, edebiyat oku, mizah oku…okumak yalnızlığını azaltır sana tek tavsiyem bu kabul edersen tabi...
istanbul'da eli ayağı düzgün bi ev kiralayamacak kadar bi maaş için, devletin gönderdiği feleğin siktir ettiği bir yerde, tek başına kirayı karşılayamayıp birlikte çıktıkları evlerinde otururken kahpece şehit edilen insana üzülmemek, buna verilecek bir isim yok.

bebek katili için yürüyen, birleşmiş milletlerin tanıdığı bir terörist örgüte destek vermek için şehit olmadı o çocuklar, piçin dölü.

çok kaşınıyorsunuz harbiden, sabır bardağı taşıyor. kan dökülecekse kan dökülecek işi oraya götürüyorsunuz aklınızı başınıza alın.

edit: şehit polislerden biri hemşehrim, aynı ilkokuldan mezun olduğum feyyaz yumuşak, diğeri de geçen yıl babasını kaybetmiş, banka kredisi ile aldığı evinde bi kere oturamamış gencecik bir fidandır. üzülmeyen siktir gitsin kobani'de ışıd'e dübürünü dövdürsün.
fevri imiş, o yüzden hoş görmek lazımmış. bak ben de fevri bir insanım ve desem ki;'' suruçta ölenler hep bu zihniyetin ürünü, iyi oldu ölmeleri!'' nasıl olur? olmaz değil mi? olmayanı, oldurmaya çalışmayalım o zaman. fevri hal ve tavırlarınızı siktirmeyin.
çiprasçılardan da, yunanistan'a tatile gidenlerden de, kürtlerden, zazalardan, kıpçaklardan, eskimolardan ziyade akp'lilere çaktığı yazı. öyle bir robotlaşmışsınız ki okuduğunuzu anlamaktan aciz hale gelmişsiniz. yılmaz özdil görünce "faşist ulusalcı izmirli tukaka". ulan bi okuyun be. adam araştırmış. resimlerle belgelemiş, yazmış. sabah'taki, yeni şafak'taki sikimsonik yazarlar gibi "ben dedim oldu, nasıl olsa ne yazsam inanırlar" yapmamış. oturun o yazdıkları, koyduğu resimler gerçek mi onu tartışın ilk önce.

sayenizde akp'nin rezillikleri yine arada kaynayıp gidiyor.
birlik ve beraberliğe en çok ihtiyacımız olan şu günlerde fenerbahçenin yaptığını anlamak çok güç.
biz celta vigoya penaltıdan anca bi gol atabilirken sizin marsilya, oly, guimares'e çatır çatır sallamanız insanlığa sığmıyor. ulan biz değil miydik gezide omuz omuza olan. az biraz kendinize gelin.
unutmayın biz barçayız siz madrid. bak yine aklıma geldi tipini sktgmn başkanı. neyse, fenerbahçeyi çok iyi buluyorum bu sene. umarım shaktar'a da böyle 3er 5er atarlar içte dışta. spor kardeşliktir. öpüldünüz.
olması gereken kampanya. buradan başlatılabilir. heşteg filan yapılabilir.

sloganı da "bana mı sordun amk"

amk olmayabilir, düşünürüz orasını.

edit: konusunu anlayamayanlar olmuş! birlikte yaşamak ister misiniz, olacak sorusu.
yanlışlık olmasın diye söylüyorum:

barış getireceğini iddia eden hdp daha 2 gün önce bu örgütün kurucusu ve liderinin posterleri gölgesinde yürüyüşler yaptı.

ancak tabi bizim sıradan akıllarımızın almayacağı bir şeyler vardır. mit filan yapmıştır. ondan hdp harika bir örgüt.
ilk etapta suriye ve ırak sınırlarını kapsayabilecek, terörden mülteciden bir nebze olsun bizi arındıracak set.

türkiye - suriye sınırı yaklaşık 900 km
türkiye - ırak sınırı yaklaşık 350 km

toplam : 1250 km sınır

iş makinası ile kazım işleri : günlük 1 makine ortalama 50 metre temel kazdı diyelim. toplam o bölgeye 50 makina götürdük. ( devlet için küçük bir rakam ) günde 2,5 km kazı yapıyoruz. 500 gün yani en kötü ihtimalle 2 yıl diyelim.

beton : duvar yüksekliğini 5 metre yaptık diyelim. 20 cm'lik duvar. temeliyle birlikte toplam 1m için gidecek beton 1,5-2 m3 / 1 metretül. hadi 2m3 olsun bu. 2 m3 * 125000 = 250.000 m3 beton

kalıp : proje süresine 2 yıl demiştik. 125000 metre / 2 yıl , yani günde ortalama 200 metretül duvar yapılması gerek. bu da hiç bir şey. kalıp olarak da 2 katını alıyorum ertesi gün kalıp söken ekip farklı olacak. 400 m2 * 2 = 800 m2 hadi temel kalıbıyla falan fistan 1000 m2 kalıp lazım. ( az mı oldu lan 1000 bi yanlışlık olmasın neyse)

işçilik : askeriye yapacak işçiliği, beleş sonuçta.

şimdi arkadaşlar maliyeti aşağı yukarı:

50 iş makinesi aldık diyelim kiralamadık , tanesine 600.000 tl versek. 50 * 600.000 = 30.000.000 tl
betonu da iç piyasa fiyatıyla alıyorum ortalama. 250.000 m3 * 150 tl = 37.500.000 tl
kırma taş falan lazım olacak temelin altına hadi ona da 10 milyon yazdım gitti
işçilik beleşdi zaten.
noldu hepsi 80 milyon tl oldu. ulan hadi yedin içtin sıçtın fesat karıştırdın 100 milyon tl

bak her şeyi yanlış hesapladım diyelim dolara çeviriyorum amk 100 milyon dolar

suriye ve ırak sınırına duvar çekmemiz 100 milyon dolara olacak işken bu köpekler telden mi atladı nasıl kaçtı uğraşıp duruyoruz.

kaynak: götüm

(bkz: hesaplayan adam)

ulan herkes 5 tl ortaya atsa olacak iş.

not: çok ucuza geldi kesin bi yanlışlık var

edit : demiri unutmuşum metrekareye 10 kg demir gitse 125000 metre × 5 metre = 625000 m2 × 10 kg = 6250000 kg demir = 6.250 ton = ortalama 10 milyon ediyor ki bu da cok az fark ediyor yani zaten abarttim rakamları

edit2: ulan sanki bu sacma sapan fantezi hesabina göre ihaleye çıkacak iş saçma sapan entry sıçanlar olmuş.
tanım: 2007'den beri motosiklet kullanıyorum; ve bir motosiklet sürücüsü olarak temenni ettiğim bir durumdur bu.
egzoz modifikasyonlu race ve chopper'lara egzozu kasten delinerek böğürtülen scooterların da eklenmesiyle gürültü kirliliği zirveye ulaştı. her geçişlerinde yüksek sesten tetiklenen araba alarmları da eşlik ediyor bu gürültüye. öyle bir ses ki sanki evinizin içinden geçiyorlar. gece ses daha da şiddetli hissediliyor. mübalağasız, +1000cc bir motor bile yüksek devirde böyle gürültü çıkaramaz. saygısızlar. neyi tatmin ediyorsun?
benim asıl merak ettiğim şey, buna şaşıranın olup olmaması. yani bu başlığa tıklarken, "ohaaaaaaaaaaaaaaa bomba mı bulmuşlar, aşırı şaşırdım yaaaaaaa" mı dediniz, yoksa "bomba mı bulmuşlar. neyse önemli değil" mi dediniz.

bence ikinciye yakın bir cümle kurdunuz. olayın ne kadar normalleştiğinin farkında mısınız peki?

bundan 10 sene önce, aşırı şaşıracağınız, ancak ortadoğu'da karşılaşacağınız olaylar, bugün türkiye'de gerçekleşiyor ve siz de şaşırmıyorsunuz artık. çünkü artık siz de ortadoğu bataklığına çekilmiş bir ülkesiniz. siyasal islamcıların en büyük başarısı da budur.

(bkz: zınısım adnıkraf ninekilhet)
şöyle bir habere konu olmuş:

"mallorca maçı öncesi odada dört oyuncuyuz. isimlerini söylemeyim. o gün maçtan önce odada bulunan diğer abilerle birlikte dua ettik. namaz tesbih işte... o gün maçı 4 golle biz kazandık. golleri de odanın içindeki 4 kişi attı. o zaman duanın önemini bir kere daha anladık. allah'a hamd olsun"

ya ben salağım ya da haberi yapan salak. golleri atan 4 oyuncu da belli amk. adam isim vermeyip golleri de o 4 oyuncunun attığını mı söyleyecek?
neden biliyo musunuz?
çünkü bir çoğumuz piç adamların bizden önceki kadınlarla sadece gönül eğlendirdiğine, öylesine vakit takılmak için birlikte olduğuna inanmak istiyoruz. piç adamların hayatında dönüm noktası olmak gibi misyonumuz var*o adamların yaşanmışlıklarını kabullenmek sorun olmuyor. niye? çünkü o kadınları sevmedi ama bizi sevecek, bize aşık olacak. bizimle yepyeni, tertemiz saf ve masum bi aşka yelken açacak.
halbuki efendi adam öyle mi? efendi adamın bizden önce aşk acısı yaşadığını, bi zamanlar gözlerinin içinin aşktan parladığını, onu da koklayarak öptüğünü, onun da üzerine titrediğini biliyoruz. ona da şiirler yazdığını anlıyoruz. hatta belki şarkıları bile var. işte bunu hazmetmek kolay olmuyor.

hatunların efendi adam yerine piç tercihi; bir erkeği hayatında ilk defa kendilerine aşık etme arzusundan kaynaklanır.
gelmişim 23 yaşıma, ebesinin şeyinde yepyeni binada annemin yanına taşınmışım, yazlık alamadık zamanında, kredi kartım yok, ful akbil var semt semt geziyorum. henüz işim yok. 169luk dalyan gibi kızım, birkaç gram fazlam var, sevimli bir tipim. çok kitap okurum, kendimi işlemek niyetindeyim. şu saatten sonra sizin çükünüzü keser atarım. isterseniz düğün yapın, üstüne trilyon harcayın, hepinizin ağzına sıçarım. yok aynı yastığa baş koymak istermiş, yok çok severmiş "içinize sızana kadar her şey" erkek erkektir. sizi yerine göre yük, yerine göre strazburg kerhanelerinde 80 €'ya kiralanacak bi et yığını olarak görür. para kazanıyor diye kendini nimet sayar. en uyumlusu bile sizden uzak dursun. içinizi rahat tutun. sıçmışım düğününe. hayatınızı yaşayın evlenip bu çük kafalılara hizmetçi mi olacaksınız? siz sadece kendi hayatınızı kazanmaya odaklanın. her şey çok güzel olacak.
çok karmaşık bir durum değildir.

bir kız tarafından reddedilip moraliniz bozuk otururken yakın arkadaşlarınız sizi "abi o kız kaybeder, sonuçta sen yüzüne bakılmayacak bir tip değilsin" şeklinde teselli ediyorsa amına koyayım ben onların. yakışıklı değilsiniz.
ışid saldırısında 32 tane insan ölüyor, dergi bunu kapağına taşıyor ve "terör yanlısı" oluyor. o nasıl şey lan? ışid militanı mısınız olm siz?
uzun zamandır bu denli tiksinmedim ülkeden, ekşi sözlük'ten. yemin ederim entry okurken böyle çevremde ku klux klanlılar beyaz kukuletalarını takıp ayin yapıyormuş gibi hissediyorum. ölü sayısı falan kıyaslayan gördüm lan ben burada! sürekli biz, siz, şunlar, bunlar, şuralı, buralı. yok kürt istemem, yok türk istemem, yok laz istemem, yok müslüman istemem, yok ateist istemem, yok gay istemem. öfff! kimse de çıkıp demiyor ki; "bu insanlar niye ölüyor, niye zulüm görüyor?".

hep derim insanları ayıracaksanız iyi ve kötü diye ayırın. bunun üzerine size kötü bir haberim var maalesef ki; ırkçılar kötü insanlardır.
şu anda tekrarı yayınlanan final bölümünü sanki ilk defa izlercesine izliyorum. sırf o beni beni bihter'ini repliğini ve intihar sahnesini tekrar izleyebilmek için.

türk dizi tarihinde entrikanın kitabını yazan ilk ve son dizidir şimdilik.
“messi’nin daha önce yaptığı israil ziyaretlerinde israillilere: “dünya kupasında final oynarsam size 1 milyon euro vereceğim” dediğinden dolayı bağış yaptığı” iddia ediliyor.

bu ne lan? olm bu ne? finalde oynarsam size 1 milyon euro vereceğim ne lan? haha. karıya götürseymiş bari.

işiniz yok mu lan, gidin amk ya.

götün derinliklerinden gelen haber.
futbolcu degerlendirmedeki tek kriteri calim atmak ve top surmek olan einstein'lar tarafindan begenilmeyen 10 numara. halbuki sadece istatistiklere bakarak, bu adamin takima olan katkisinin kuuyedinin verdigi katkidan cok daha fazla oldugunu gorebiliriz.

ayrica besiktas'ta oynadigi 3 yilda kendisinin bir kaprisini falan gormedim. fenerbahce derbisinin 90+4. dakikasinda attigi 90 metrelik depari gordum ama bkz. ayni gozler besiktas icin hayati oneme sahip atletico madrid deplasmaninda 45 dakikada yalnizca 1,5 km kosan bir kanat oyuncusu da gormustu ama simdi konumuz o degil.

evet toplu oyunda yeterince iyi degildir. top kontrolu, paslari zayiftir. kuuyedi gibi 2-3 adami ardarda calimlayamaz. ancak ceza sahasi icine cok tehlikeli kosular yapar. bitiriciligi gercekten avrupa standardlarindadir. zaten istatistiklerinin bu derece iyi olmasini da bu ozelliklerine borcludur. alin izleyin adamin ceza sahasi icinde topla bulustugunda ne kadar tehlikeli oldugunu: bkz

eger olcaydan calim atacak, orta yapacak tipik bir kanat oyuncusu performansi bekliyorsaniz, beklentinizi karsilayamaz. fm tabiriyle inside forward olarak oynayan bir oyuncudur. demba ba, almeida gibi oyuncular rakip savunma oyuncularini oyalarken, boslugu bulup golunu atar.

senol gunes'in oynattigi sistemde yeteneklerini cok daha iyi gosterebilecegini dusunuyorum. umarim burada hakkinda atip tutanlari utandirir, bizi de sevindirmeye devam eder.
kullanılan font isimlerinin yanına eklenen serif, sans-serif terimlerinin ne anlama geldiğini öğrenmek.

serif kelimesi, felemenkçe kökenli bir kelime olan schreef'ten geliyor. bunun anlamı çizgi, çentik demek.

sans, fransızca bir kelime olup "barındırmayan" anlamına geliyor.

serif tipi fontlar, belli olduğu üzere harflerin bitiş noktalarında çizgiler barındırıyor. bu font tipinin üretilmesinin sebebi ise harfler çentikler ve çizgilerle özgün ve belirli bir hal aldıkça okunmaları kolaylaşıyor ve göz yorma durumu azalıyor. gazetlerde, dergilerde uzun yazılarda bu tip fontlar kullanılıyor.

sans-serif tipi fontlarda ise harfler en doğal halleriyle. çentik falan yok. örneğin ekşi sözlüğün yazı tipi gibi.

örnek
benim gibi salakların yaptığı şey.

misal age of empires oynarken tüm paramı duvara gömerim. bu yüzden askerlerim ve binalarım gelişmez.

warcraft 3 oynarken her tarafa tower dikerim. amacım sadece tower dikerek rakibin üssüne kadar gitmektir. bunu 7 yıldır deniyorum, hiç beceremedim. yine gelişemem, askerlerim binalarım dandik kalır. 200 tane kulem ve belirli bi asker sınırlaması olduğu için oyun boka sarar.

medieval total war oynarken yine aynı şeyi yaparım. tüm paramı duvara gömerim. bulduğum her yere watchtower dikerim. para yok kerhane yapmıyorum diye halk isyan eder, şehirden kovulurum.

çinli geni mi taşıyorum nedir. lavuklar koca ülkeyi duvarla çevirmişler aq. kesin dedemin dedesinin * 30 dedesi çinliyle yattı. ya da çinli erkekle evlendi birileri.

bu duvar fetişimin başka açıklaması yok.