biraz uzun olacak ama çok önemli bu. bir diğer "iyi dinleyin dostlar" geliyor benden, iyi dinleyin yine.
önce efendi erkek ve piç erkeği tanımlayalım.
efendi erkek = karşısındakine çok önem veren, seven, sayan, ilgi, şefkat gösteren, emek harcayan, kendi zamanından, birikiminden, isteklerinden ç/alıp karşısındaki kadına veren, önce karşısındakini mutlu etmeye çalışan, bu uğurda götünü yırtan erkek.
piç erkek = piç erkek, sağa sola küfür eden, kavga eden, hayvanlık yapan erkek değildir. piç erkek aslında kendi doğruları olan, kendi istekleri doğrultusunda ilerleyen, kendi kurallarını tanımlamış ve bu kurallar doğrultusunda ilerleyen, yalnız kendi mutluluğu için çalışan erkek.
bir tane kızla konuşuyordum bir aralar, aramızda canımlar cicimler hayatımlar tatlımlar gırla gidiyor ama tabii ki benim aleyhime olacak bir oranda. ben 20 canım diyorsam o 1 cicim diyor, ben 7 hayatım diyorsam o 2 hayatım diyor, ben 121987 tatlım diyorsa o 1 diyor. ben de salak aşık erkekliğe giden yolda, onun bana her gülüşünde, samimi laf söyleyişinde mutlu oluyorum, "sen bana 1 adım atarsan ben sana 121987 tarzı" son derece manasız, ezik ve aptalca şeyler söyleyip hem onun egosunu tatmin ediyordum hem de kendimi küçük düşürüyordum. onu hediyelere boğasım geliyordu, onun için dağları devirirdim, jüpiter'e uçup geri gelirdim, bunları da sık sık söylüyordum ona; onun tepkisi ise sadece "hıhı, evet" oluyordu. hiç sallamıyordum bu durumu, daha da kötüsü, durumun da farkına varamıyordum, halimden mutluydum daha ne olsun. düşünsene bir kız bana tatlım diyor. bir kız bana tatlım diyor. kız bana tatlım diyor. kız tatlım diyor. kız tatlım. tatlım. tatlı. tat. taaaaa ebesini. neyse sustum.
aşkın ateşi yakarmış ateşi, duydunuz mu aşkın ateşini; hangi ateşte yanmayı dilerdin, pişmeyene söyle ne denirdi?
çiğ mi? haha.
evet çiğdim amına koyim, kafama gökten atyarrakları yağsın.
her neyse, bir gün bana bir kız arkadaşından bahsetti konuştuğum kız. bu kız arkadaş, sevgilisi olduğunu bildiği bir erkekle birlikte oluyormuş, çok mutluymuş, sevgilisi olmasını da pek önemsemiyormuş. neden mi mutluymuş? çünkü her sevişmelerinden sonra bu çocuk, kıza sarılıyormuş, öpüyormuş, ne kadar güzel ve tatlı olduğundan bahsediyormuş. daha önce seviştiği hiçbir erkek, sevişmelerinden sonra kıza tatlım dememiş, bütün erkekler çok kötüymüş ama bu çok iyiymiş, o nedenle de seviştikten sonra çocuk sevgilisine gitse bile umrunda değilmiş, ne de olsa ona seviştikten sonra sarılıyormuş. bunu benim konuştuğum kıza anlatmış, konuşurlarken de aklıma ben gelmişim benim kızın, benim ne kadar iyi ve muhteşem biri olduğum gelmiş, ona her daim tatlım, hayatım, böcüğüm, öcüğüm dediğim gelmiş, gelmiş de gelmiş. (vayy be ben neymişim.)
birkaç gün sonra ise bana hanımefendi aynen şunları söyledi:
"hayatımda gördüğüm en zeki, en akıllı, en etkileyici, en ***
aldatmayacak***, en bla bla erkeksin. seni seviyorum, senden hoşlanıyorum bla bla bla."
ve sonra gitti.
neden mi gitti? çok basit. beni, hiçbir çaba harcamadan elde etmişti, daha neden çabalasın ki. ben tüm efendiliğim, saygım ve sevgim çerçevesinde, ona her şeyimi vermeye razı gelmiştim bir kere. bu da, benim gizemimi kaybetmeme neden olmuştu. iktisat'taki düşün. elinin altında yüz bin tl varsa hazırda, o para oradadır zaten, sana ilgi çekici gelmez ki, heyecanlandırmaz bile. yeni yüz bin tl'lerin, yeni paraların peşine düşersin. ne zaman elindeki parayı kaybetme korkusu yaşarsın, o zaman parana sıkı sıkıya sarılırsın. dünya üzerinde kadın-erkek ilişkilerinde arz-talep dengesi abartı şekilde kadınların lehine işliyor. sen gidersen, en az elli tane başka hırbo gelir kızın götünde dolanacak, üstelik hiçbir çaba göstermesine de gerek kalmadan. kadınlar -hangi formda olursa olsun- güce tapar, bu çoğu zaman paradır, kimi zaman yakışıklılıktır, kimi zaman cv'dir, kimi zaman çenedir, bazen de diğer kadınlar tarafından arzulanan erkeklerin çekiciliğidir. bir erkek, başka kadınlar tarafından da arzulanıyorsa, diğer başka kadınlar da o erkeği elde etmeye çalışır. kimsenin siklemediği sümsük, paso ağlayan, zırlayan bir erkeği hiçbir kadın çekmez ve istemez. eminim, kızın o kız arkadaşının seviştiği çocuğun 50 tane daha seviştiği kız olsa ve kız bunu bilse, o kız o çocuktan yine ayrılmazdı. neden? çünkü başka kadınlar da çocuğu istiyor, bu da ister istemez merak, gizem ve istek uyandırıyor.
benim aldatmayacak olmam vs
o çocuğun diğer 50 kadınla birlikte olması. gayet eminim ki, eğer ben o aşamada, bana ilgi gösteren diğer kızlara ilgi gösterseydim, o da gitmezdi, hatta daha bir tutkuyla bağlanırdı bana.
peki sonra ne mi oldu? zaman içinde maymun gözünü açtı tabii. ahan da:
(bkz:
ilişkilerden edinilen tecrübe/@larker)
"mutluluğunuzu illa başkaları üzerinden tanımlamak zorunda değilsiniz ki"
(bkz:
hayatın bir numaralı kuralı/@larker)
"xxiii-
aşk ilişkilerinizde ihtiyatlı olun -
hiçbir zaman "seni seviyorum" diyen ilk kişi olmayın; karşı cinsi hayatınızın odağı, kaynağı, amacı yapmayın;
gizemli olun, kendinizi merak ettirin; oyunu onun kurallarıyla oynamayın,
kendi kurallarınızı dikte edin; ona her istediğini vermeyin, ona istediklerini yavaş yavaş verin, ödülünü zamana yayın;
ona tek seçeneğinizmiş gibi davranmayın,
ona tek seçeneğiniz olduğunu hissettirmeyin, ona ondan başka seçenekleriniz de olduğunu gösterin,
ona ondan başkalarının da size ilgi duyduğunu gösterin, bunu onun gözüne gözüne sokun; çok mecbur kalmadıkça özür dilemeyin;
karşınızdakinin fiziksel güzelliğini gözünüzde çok büyütmeyin, hatta unutun gitsin mümkünse; özgüveniniz her daim en üst seviyede olsun; çok ama çok iyi sevişin; onu kaybetmekten asla korkmayın, gerektiğinde, size zarar vermeye başladığında, mutsuz ettiğinde, etmeye başladığında
resti çekin;
kimsenin peşinden koşmayın."
********************************
bu noktada, bir
subreddit olan,
the red pill'den bir iki alıntı yapmak istiyorum (çevirileri de derinlemesine değil hızlı ve sadece konuya odaklı yapacağım):
https://www.reddit.com/…bad_boy_traits_women_crave/"growing up, i remember being very upset over the fact that women wanted assholes instead of nice guys like me. it didn't make any sense at the time and it frustrated me. now i see it the "asshole" for who he really is: a man with the self respect to take what he wants out of life without getting caught up in women's nonsense. he doesn't play her games and he sure as hell isn't trying to be whatever he imagines she wants him to be. he's got his own life, he does his own thing and she can either follow him or get the fuck out of the way."
"kadınların efendi erkek yerine piç erkekleri tercih etmeleri beni hep üzmüştü, bu durum bana çok manasız geliyor ve beni şaşırtıyordu. şimdi ise gerçek bir piç erkeğin ne anlama geldiğini iyi görüyorum: hayattan ne istediğini bilen ve karşısındakinin
saçmalıklarını umursamayan özgüvenli erkek. bu erkek, karşısındakinin oyunlarını oynamaz, karşısındakine göre şekillenmez, kendi hayatı ve sahip oldukları vardır. bu durumda, karşısındaki kadın ya oyunu onun kurallarına göre oynar ya da siktir olup gider."
https://www.reddit.com/…ss_she_is_not_on_your_side/"when your woman is feeling low, she’ll try to access your “human” side, whether that’s trying to make you angry, trying to make you sad, trying to make you horny, trying to make you apologize or admit something – she wants you to reveal a chink in your armor, because she feels bad about herself and needs you to look more human so she knows she’s still good enough for you. that chink in your armor means she still has some control over you.
ıt’s a difficult and misleading situation, because she likes to feel that way. ıt makes her feel good, even happy for a bit. and you care about her, so you want her to feel good and happy for a bit. and you want to open up a little bit for her and let your guard down a bit, because it feels good to be accepted and validated.
but the red pill figured out something that you don’t want to accept--the hardest part of this whole thing for you to swallow: affection is not the same thing as attraction. women don’t want to fuck weak men, even if they like them. they say they do – hell, just look around reddit. reddit is apparently the single largest bastion of special snowflakes in the world. ıf you take women at their word, reddit’s chock-full of women with exceptionally high libidos who soak through their panties every five minutes thinking about their skinny, laid back, underachieving, nerdy, overemotional boyfriends that can barely keep up with them sexually."
"kadın mutsuz ve depresif hissettiğinde, karşısındaki erkeğin
insancıl tarafına ulaşmaya çalışır. bunu yaparken de bu durumun, erkeği üzdüğünü, azdırdığını ya da bir şeyler itiraf etmeye çalıştığınızı önemsemez. sadece zayıf noktanızı, duygusallığınızı ve şefkatinizi deşifre etmeye çalışır çünkü bu durum onu mutlu kılar. oysa
şefkat ile çekicilik farklı şeylerdir. kadınlar şefkatli erkekleri sever ancak çekici (güçlü) erkeklerle sevişir."
son olarak da epey uzun olduğu için çevir(e)meyeceğim ancak okumanızı tavsiye edeceğim bir diğer post var:
https://www.reddit.com/…f_frame_holding_in_my_life/"ı held frame and she crumbled. she recognized her ridiculous behavior, apologized for it, and wanted me to crumble and say come lay back in bed."
"dimdik durdum ve o, saçma hareketini anlayıp, benden özür diledi."