Sık geçen başlıklar

nikkalmamisla 27

ekşi profili
dalga geçmeyin, bu heriften çok var; hatalı solluyorlar, cam kenarına saksı koyuyorlar, "vürüse inanmıyom" deyip aşısız-maskesiz geziyorlar, inşaatçıysa demirden-betondan çalıyorlar, çiftçiyse mahsüle ilacı basıyorlar, ilaç pahalıysa bakteri sarmış ürünü kakalıyorlar, sonra "allah saklasın" diyorlar. en kötüsü de bunlar 60 iq ve/veya eşdeğeri eğitimleriyle zübüklere oy verip senin ve çocuğunun geleceğini öldürüyorlar.

bu seferlik zararı kendine olmuş harekettir.
hahaha evet bulaşma süresi 20 dakka. hastanın tükürük veya balgamını 20 dakka ağzında tutarsan bulaşıyor. 10 dakika tutup tükürürsen bulaşmıyor. evet.

köktendincilerle aynı toplumda yaşamak bu yüzden zor. her şeyi yanlış biliyorlar. düzeltirsen de "ben öyle inanıyom sağa ne" diyorlar.

ayrıca klüplere giden de gerizekalı. ama bunu ayarlayacak ve hatta yasaklayacak olan da senin "süreci çokey yönettiler" diye şakşakçılık yaptıkların.
evet bakıyoruz süreci nasıl yönetti:

1. bilim kurulu kurdu. izliyorum bilim kurulunda bir profesör röportaj veriyor:
--- spoiler ---
“hastaların durumlarının çok ağır olmadığını biliyorum. ama ilerleyebilir ve ağırlaşabilir. genç yaştalarsa ağırlaşmasını çok beklemiyoruz; fakat 55-60 yaşın üzerindeyse o zaman hastalık ağırlaşabilir. o bakımdan hastalarımızın bir an evvel sağlıklarına kavuşmasını diliyoruz” dedi.
--- spoiler ---

dilek ve temenni! 2 vaka olmuş, eleman daha yaşlarını bilmiyor. bu hastalıkta yaş en önemli husus. bir merak et, bir git ziyaret et, hastalara şikayetlerini sor, belirtileri ve şiddetini sor, kıyasla, yaşlarını öğren, geçmiş hikayeleri öğren, hiçbirini yapmıyorsan hastaların dosyalarını iste. elinde aktif vaka var. anca çin'den öğrendikleri ilaçları saymış. wikipedia'da da yazıyor onlar. ve bu kişi enfeksiyon profesörü.

2. virüs test setleri
çin virüs testini geliştirip tüm dünyaya yapımını paylaştı. bizimkiler de kendileri yaptılar. kaç tane yaptılar? bilen yok. sadece ankara'da bir labda test yapılabiliyor. o testi de yurtdışından gelmediysen yapmıyorlar.

3. termal kamera.
hahaha en komiği bu. "ileri teknolojiyi kullanıyoruz, sıkıntı yok, milletimiz rahad olsun."

4. salgın ülkelerine uçuşları ayakları geri geri giderek iptal ettiler. ve tabii geç kaldılar.

evet vakalar çıkmaya başlayana kadar yaptıkları bunlardan ibaret. sonrası ve hepsini şurada yazdım.

durum buyken "süreci çok iyi yönetti" diyenlere "naptı?" diye sorun, aval aval yüzünüze bakıp cem yılmaz'ın çocuk sesiyle "çohey yöneddiiii" diyeceklerdir. bunu yazanların hiçbiri süreç nedir, ne kadar sürer, kapsamı nedir, amacı nedir, halkla paylaşmanın önemi nedir, haberleri yok. al işte açılım süreci de aynen böyleydi, hiçbir şekilde halkla bilgi paylaşmadılar. akil adamlar diye bir heyet çıkardılar. aynen bugünkü bilim kurulu gibi. sonra pkk'yı güçlendirdiler, tepemize çıkarttılar. o günlerde pkk'ya laf bile ettirmiyorlardı. hemen parmak sallayıp "savaş istiyorsun" diye suçluyorlardı.

hayır umre salaklığı, otogar salaklığı, cuma ertelememe falan değil, en baştan beri süreci çok kötü yönettiler. halkı panikletmeme ayağına rehavete sürüklediler. şimdi tüm dünya "tabi tabi türkiye vakaları tam ve doğru açıklıyordur" diye dalga geçiyor.
geçen gün biri yazmış ekşide: "muharrem ince, bedelli konusunda söz vermeyince kendisine oy vermekten vazgeçtim" diye.

hah işte bu gibi satılık tiplerin oyunu kime vereceğine karar vermesini sağlayan açıklamadır. samimi söylüyorum, bundan sonra tüm hayatımı kadınların askere alınmasına adayacağım. ilk başta da ben gideceğim. çünkü böyle satılmışları askere almanın manası yok, çatışma çıksa kaçar bunlar.

not: ince'nin 2 ay askerlik temel eğitimi ve profesyonel ordu projesine tam destek veriyorum. kadınların da bu zorunlu temel eğitime muhakkak dahil edilmesini istiyorum. kim prenses kim delikanlı görelim.

ayrıca 2 ay kimsenin hayatını felç etmez. sadece ilk yardım öğretilse bile ülke için faydası olur. bir de yere tükürmeme eğitimiyle gerçekten çağ atlar ülke.
dincilerin bir gün mutlaka radikalleştiğinin göstergesidir. çünkü maske takıyorlar ve bir gün o maskeden sıkılıyorlar. tek dertleri maske takmadan toplumun üstüne çökebilecekleri bir dini yönetim.

kesinlikle prim vermemek gerek, bu işin ılımlısı yok.
atatürkçüler için zeka testidir. "dahili bedhah"ın oyunlarını anlamıyor, yalanlarına kanıyorsanız, atatürk'ü hiç anlamamışsınızdır.

simdi dahili bedhah, harici bedhahların desteğini kesip kendisini halı altına süpürmeye kararlı olduğunu farketti, tüm milleti ortak bir dış düşmana karşı birleştirecek. hakkaten zeka da değil, salaklık testi.
ahahah nasıl da korktular bilginin, fikirlerin paylaşılmasından, kendi anlattıklarının sorgulanmaya başlamasından. biz interneti böyle öngörmemiştik diyorlar. oysa internette sadece kuran meali ve ibretlik hikaye sitelerine girmemiz lazımdı değil mi? geçmiş olsun, seyyar ateistlerden çok porno sitelerinden çıkmayan müritlerden korkun bence. asıl ateist devrimi onlar yapacak.

fantastik bir dinci tasviridir. bu hasta zihniyet, yüzyıllar boyunca kadavra inceleyip tedavi arayan doktorları aynen böyle cadı diyerek, şeytan tasvirleri yapıp insanları korkutarak yaktı.
avrupa bizi schengen'e alırsa, bakın net söylüyorum, asgari 20 milyon türk-suriyeli vs. avrupa'ya göç eder. bence en doğru olanı yaptılar türkiye'yi net reddederek. şimdi yapmaları gereken eziyet edip sefillik içinde yaşama mahkum ettikleri gurbetçi soydaşlarımızı ülkemize göndermeleri. hatta isterlerse mallarına falan el koyup göndersinler. biz onlara bakarız, yeter ki kardeşlerimizle beraber olalım.
1453 kamyonla gösteri yapacağına önce ordunu modernize edeceksin. diğer tüm savurganlıklara bakarak, fakir bir ülke değiliz ki helikopterlerin gerekli erken uyarı sistemlerini takmadan uçuralım. önceki kazalar göz önüne alınarak bu sistemlerin takılması en öncelikli iştir. uyarı sistemleri ile ilgili ihalenin çok uzaması nedeniyle engellenemeyen bu kaza kesinlikle ihmal sonucudur. geç kalınmış ve 13 askerimizin canına mal olmuştur. görevini savsaklayan sorumlular bulunup cezalandırılmalıdır.

not: laf olsun diye söylüyorum, ne cezası. yarın unutulacak nasılsa.
her seçimde milletvekili kontenjan paylaşımı yapan da rahmetli ebemdi. 80 olsun 100 olsun diye kavga ediyordu bunlar. tabii tatlı tatlı kavgalar, öyle kardeş kavgası gibi. (anaaa ülker reklamına döndü. korkmayın lan hemen, darbe falan olmıcak. uyucam zaten birazdan)

tamam kavga demeyelim, pazarlık diyelim. aa pazarlık deyince de oslo geldi aklıma, pkk ile pazarlıklar falan. ulan ne hale getirdiniz ülkeyi. yatacak yeriniz yok, ceplediğiniz paralara güvenmeyin. bu millet bir ihaneti, bir de yalanı affetmez.