vicdanlı, merhametli, otlu, boklu yazanlara tek bir sorum var:
-bugüne kadar vicdanlı ya da merhametli diye bir erkeğe aşık oldunuz mu, o'na bu özellikleri sebebiyle cinsel çekim hissettiniz mi?
hayır tabii ki öyle bir şey olmadı. siz şunlardan başka hiçbir boka bakmazsınız kızım:
1) tip
2) iyi bir iş & meslek
3) iyi ev & araba, yani para.
4) zeka+eğitim, dolayısıyla düzgün bir muhabbet
"liderlik" yazan var ya... apartman yöneticisi olsa olur mu abla? hahaha!
Sık geçen başlıklar
forrestgump 33
ekşi profili1) bu ve benzeri dna aşılarını dünya'nın %50'si oldu.
2) pandemi bitti ve aradan uzun bir zaman geçti.
3) şu anda hayatımıza kaldığımız yerden devam ediyoruz.
şimdi burada sorun ne anlayamadım? hala sorun ne amk?
2) pandemi bitti ve aradan uzun bir zaman geçti.
3) şu anda hayatımıza kaldığımız yerden devam ediyoruz.
şimdi burada sorun ne anlayamadım? hala sorun ne amk?
darılmaca yok; bazı kişilerin vizyonunu aşan bir makine, onun için herkesin yararlı bulmasını beklemeyin.
"balkon varsa hiç gerek yok"
polen mevsiminde çarşaflarımı saatlerce balkona mı asacağım mesela? sonra da gece bunların üstünde yatacağım? ee kışın da yağmuru var, isi var, kiri var? o zaman nasıl olacak, çamaşırlar nasıl kuruyacak?
"elektrik sarfiyatı"
abi kusura bakma ama ben senin fakirliğini veya cimriliğini paylaşmak zorunda değilim. sikindirik bi makine 20-30 liralık elektrik yakacak diye şu üç günlük dünya'da şekilden şekle giremem, donlarımı tek tek mandalla ipe asamam, bir de sonra toplayamam.
"ben evin içine asıyorum"
yine affedersin ama bütün evin leş gibi deterjan kokması şehirli bir insanın düşeceği hal değil... hele çamaşırları peteklere koymalar falan, asker koğuşunda yaptığımız hareketlerdi bunlar.
"çamaşırları yıpratıyor"
düzgün kıyafetlerini bunun içine atma sen de? çarşaf, kılıf, havlu, iç çamaşır, ev kıyafeti, çorap falan at? her şeyi bununla kurutmak zorunda değilsin. zaten düzgün şeyler aslen elde yıkanır ya da kuru temizlemeye verilir. aslında bunları çamaşır makinesine bile atmaman lazım.
"balkon varsa hiç gerek yok"
polen mevsiminde çarşaflarımı saatlerce balkona mı asacağım mesela? sonra da gece bunların üstünde yatacağım? ee kışın da yağmuru var, isi var, kiri var? o zaman nasıl olacak, çamaşırlar nasıl kuruyacak?
"elektrik sarfiyatı"
abi kusura bakma ama ben senin fakirliğini veya cimriliğini paylaşmak zorunda değilim. sikindirik bi makine 20-30 liralık elektrik yakacak diye şu üç günlük dünya'da şekilden şekle giremem, donlarımı tek tek mandalla ipe asamam, bir de sonra toplayamam.
"ben evin içine asıyorum"
yine affedersin ama bütün evin leş gibi deterjan kokması şehirli bir insanın düşeceği hal değil... hele çamaşırları peteklere koymalar falan, asker koğuşunda yaptığımız hareketlerdi bunlar.
"çamaşırları yıpratıyor"
düzgün kıyafetlerini bunun içine atma sen de? çarşaf, kılıf, havlu, iç çamaşır, ev kıyafeti, çorap falan at? her şeyi bununla kurutmak zorunda değilsin. zaten düzgün şeyler aslen elde yıkanır ya da kuru temizlemeye verilir. aslında bunları çamaşır makinesine bile atmaman lazım.
şu bir gerçek ki, memlekette herkes tuttuğunu hunharca sikiyor.
ciddi ciddi 4k-5k yazanlar var, 500 daireyiz 2,5k ödüyoruz yazan var. 8k x 1800 daire diyen bile var. oğlum millet bu paraları hala kira diye veriyor, bu paralarla ev kredisi ödüyor. ayrıca doğru bir planlamayla yine bu paralarla siteden uzaya roket gönderip, aya dikey iniş yaparsın ve sitenin adının yazılı olduğu bayrağı aya dikersin.
ciddi ciddi 4k-5k yazanlar var, 500 daireyiz 2,5k ödüyoruz yazan var. 8k x 1800 daire diyen bile var. oğlum millet bu paraları hala kira diye veriyor, bu paralarla ev kredisi ödüyor. ayrıca doğru bir planlamayla yine bu paralarla siteden uzaya roket gönderip, aya dikey iniş yaparsın ve sitenin adının yazılı olduğu bayrağı aya dikersin.
yüz kere de egea, bin kere de egea...
konforsuz olsa da, teneke hissi verse de, sorunsuz olduğu herkesçe bilinen, seni a noktasından b noktasına 100.000'lerce km boyunca, her zaman ve her koşulda götürebileceğini bu ülkedeki herkese ispatlamış olan egea'yı internette ne kadar çok gömüyorlar ve aşağılıyorlar... ülkemizde interneti genellikle babasından harçlık alan çoluk-çocuklar kullanıyor sanırım?
bir de: "peki ama güvenlik?" falan demişler. lan oğlum 10 senelik arabanın kaza anında airbag'inin açılacağı bile garanti değil, ne güvenliğinden bahsediyorsun?
metal yorgunluğu, görünmeyen yerlerdeki korozyon, çürüme, plastik parçaların gevrekleşmesi, lastik parçaların elastikiyetini kaybetmesi, sıvıların bıraktığı kalıntılar, kimyasalların özelliğini yitirmesi falan onları da önemsemiyoruz herhalde? çünkü 10 senelik araç servis bakımlı olduğu için serviste aracı her sene sıfırdan yapıyorlar değil mi?
allah akıl fikir versin sizin gibi hayal dünyasında yaşayan aşağılık kompleksli şekilcilere ve özentilere...
konforsuz olsa da, teneke hissi verse de, sorunsuz olduğu herkesçe bilinen, seni a noktasından b noktasına 100.000'lerce km boyunca, her zaman ve her koşulda götürebileceğini bu ülkedeki herkese ispatlamış olan egea'yı internette ne kadar çok gömüyorlar ve aşağılıyorlar... ülkemizde interneti genellikle babasından harçlık alan çoluk-çocuklar kullanıyor sanırım?
bir de: "peki ama güvenlik?" falan demişler. lan oğlum 10 senelik arabanın kaza anında airbag'inin açılacağı bile garanti değil, ne güvenliğinden bahsediyorsun?
metal yorgunluğu, görünmeyen yerlerdeki korozyon, çürüme, plastik parçaların gevrekleşmesi, lastik parçaların elastikiyetini kaybetmesi, sıvıların bıraktığı kalıntılar, kimyasalların özelliğini yitirmesi falan onları da önemsemiyoruz herhalde? çünkü 10 senelik araç servis bakımlı olduğu için serviste aracı her sene sıfırdan yapıyorlar değil mi?
allah akıl fikir versin sizin gibi hayal dünyasında yaşayan aşağılık kompleksli şekilcilere ve özentilere...
ciddi ciddi 700 lira falan diyenler var. kusura bakmayın ama bu parayı sadece saç tıraşına vermek için ağır derecede keriz olmak lazım. özel hastanede muayene parası lan o... taşşak mı geçiyorsunuz oğlum siz?
allah'ın berberinin boş boş makas şıklatmaktan başka ne kabiliyeti, ne eğitimi var ki doktorla aynı parayı talep edebiliyor?
allah'ın berberinin boş boş makas şıklatmaktan başka ne kabiliyeti, ne eğitimi var ki doktorla aynı parayı talep edebiliyor?
1965'te romanı yazılmış ve hikayesi kurgulanmış olan bir filmin star wars (1977) çakması olduğunu iddia eden onlarca süper zekayı su yüzüne çıkarmış olan film.
15 yaşındaki bazı kardeşlerimiz kendisine: "ne tarih yazdın ki?" diyorlar...
-şampiyonlar ligi'nde en fazla puanı elde eden türk takımının forvetiydi.
-şampiyonlar liginde gruplardan namağlup şekilde çıkan tek türk takımının forvetiydi.
-en yüksek bonservis bedeliyle yurtdışına transfer olan türk futbolcu hala kendisidir.
-şampiyonlar liginde uefa tarafından seçilen yılın golünü atan tek türk futbolcu da cenk'tir.
ülkemizdeki futbol standartları düşünüldüğünde, daha ne yapsın anlamadım? her sene ballon d'or ödülü alıp, sahneden inerken messi'nin ensesine şaplak mı atsın?
-şampiyonlar ligi'nde en fazla puanı elde eden türk takımının forvetiydi.
-şampiyonlar liginde gruplardan namağlup şekilde çıkan tek türk takımının forvetiydi.
-en yüksek bonservis bedeliyle yurtdışına transfer olan türk futbolcu hala kendisidir.
-şampiyonlar liginde uefa tarafından seçilen yılın golünü atan tek türk futbolcu da cenk'tir.
ülkemizdeki futbol standartları düşünüldüğünde, daha ne yapsın anlamadım? her sene ballon d'or ödülü alıp, sahneden inerken messi'nin ensesine şaplak mı atsın?
ilk 10 dakikasındaki net gol pozisyonlarını hatırlarsak; galatasaray'da falcao tarzı bitirici bir forvet olsa maç 3-1 ya da 2-1 bitebilirdi... ama maalesef galatasaray'da falcao gibi bitirici bir forvet olmadığı için 0-1 bitti...
devre arasında falcao tipinde bir futbolcu transfer edilmeli... kadroda o tipte bir oyuncu yok çünkü...
devre arasında falcao tipinde bir futbolcu transfer edilmeli... kadroda o tipte bir oyuncu yok çünkü...
az buçuk ufc izlemişliğim var. adam/kadın nasıl bayıltılır, boyundan kapma (choke) nereye kadar devam ettirilir ve ne zaman bırakılır gördüm-öğrendim...
videodaki ermeni'nin yaptığı direkt olarak orospu çocukluğudur. hakemin müdahale ettiği saniyede rakibini bırakması gerekiyordu. bu şekilde fazladan 2-3 saniye sıkması adamı öldürebilir ya da sakat bırakabilirdi. umarım gereğini yapıp, ermeni'nin lisansını iptal ederler...
videodaki ermeni'nin yaptığı direkt olarak orospu çocukluğudur. hakemin müdahale ettiği saniyede rakibini bırakması gerekiyordu. bu şekilde fazladan 2-3 saniye sıkması adamı öldürebilir ya da sakat bırakabilirdi. umarım gereğini yapıp, ermeni'nin lisansını iptal ederler...
kalesine gelen son 12 isabetli şutun 7'si gol olmuş. yani kale boş olsa sadece 5 gol fazla yiyecekmişiz. bence o taktiği de deneyebiliriz.
edit: entry'nin mürekkebi soğumadan bir tane daha yedi, 13'te 8 gol diye düzeltelim.
edit: entry'nin mürekkebi soğumadan bir tane daha yedi, 13'te 8 gol diye düzeltelim.
komik olan şey; bu cümlenin aslında cengiz semercioğlu'na ait olması, cinemaximumcu ablanın ise bu cümleyi onaylamasıdır.
ama tabii cem yılmaz şu anda twitter'da cinemaximumcu ablaya sağlı-sollu giydiriyor. oysa ki işin arkasında kendi cümlesini manşet yapan fitneci cengo var.
ama tabii cem yılmaz şu anda twitter'da cinemaximumcu ablaya sağlı-sollu giydiriyor. oysa ki işin arkasında kendi cümlesini manşet yapan fitneci cengo var.
taraftar "küme düşsek bile arkandayız" derken lafın gelişi söylemişti. bence bunu test etmesine gerek yoktu.
vereceğiniz sözcü linkini...
https://www.posta.com.tr/…pcisini-ifsa-etti-2073339
ayrıca ünlü bir insanın hayranlarından birinin o'nu yemeğe davet etmesi kadar sıradan bir şey var mı lan? mesela ben de 4-5 ay önce evan rachel wood'a instagram'dan evlenme teklif ettim ama o bana: "manyak mısın lan sen? kimsin sen bana evlenme teklif ediyon? deşifre edecem seni hayvan!" demedi.
cevap verse o da öyle derdi belki ama sonuçta cevap vermedi. bence hala teklifimi düşünüyor.
https://www.posta.com.tr/…pcisini-ifsa-etti-2073339
ayrıca ünlü bir insanın hayranlarından birinin o'nu yemeğe davet etmesi kadar sıradan bir şey var mı lan? mesela ben de 4-5 ay önce evan rachel wood'a instagram'dan evlenme teklif ettim ama o bana: "manyak mısın lan sen? kimsin sen bana evlenme teklif ediyon? deşifre edecem seni hayvan!" demedi.
cevap verse o da öyle derdi belki ama sonuçta cevap vermedi. bence hala teklifimi düşünüyor.
galatasaray'ın çok rahat çıkacağı maç. her deplasmanda 3-4 yedikleri için takım porto'dan deplasmanda 5 yese kimse "niye yedin?" diye sormaz, yadırgamaz. bu durum bir avantaj bence, takımın üstündeki stresi ve baskıyı azaltıyor. vurduğun gol olsun aslanım diyor, başarılar diliyoruz.
bu arada "10 şampiyonluğa 1 yıldız verilse senin takımının 1 yıldızı olurdu" diye tespit yapan arkadaşın matematiği ve iq'su çok üst düzey gerçekten. analar neler doğuruyor, yapımda emeği geçen herkese helal olsun.
bu arada "10 şampiyonluğa 1 yıldız verilse senin takımının 1 yıldızı olurdu" diye tespit yapan arkadaşın matematiği ve iq'su çok üst düzey gerçekten. analar neler doğuruyor, yapımda emeği geçen herkese helal olsun.
fabri'nin giderken neden ağladığını şimdi anladım.
çocuk bizim için üzülüyormuş.
çocuk bizim için üzülüyormuş.
kendimden biliyorum, yaşı 30 üzeridir.
herhalde xbox türkiye de psn londra tarafından yönetildiği için xbox'taki fiyatı da 369 liradır.
-ya her boku biliyorsun da bu koyduğumun türkiye psn'i neden ingiltere psn'e bağlı onu bana bir açıklasana? mesela neden asya'dan bir ülkeye bağlı değil? ingiltere'ye ben mi bağladım amına koyayım, ceremesini ben çekiyorum?
-neden ingiltere psn'de bütün oyun fiyatları aynıyken, bizde beklenen oyunlar normal oyunlardan daha sikici bir fiyattan çıkıyor?
-neden aynı oyuna elin endonezyalısı 53 dolar, elin amerikalısı 60 dolar verirken ben 80 dolar veriyorum? benim alım gücüm onlardan daha mı yüksek?
-neden endonezya, rusya, hong kong psn'lerde oyunlar diğer ülkelerden daha ucuza satılabilirken bizde satılmıyor? neden bizim ülkenin oyun fiyatları belirlenirken en pahalı psn fiyatları referans alınıyor?
"ama playstation'ı protesto ederek bir yere varamazsınız"
playstation'ı sikeyim. ok?
-ya her boku biliyorsun da bu koyduğumun türkiye psn'i neden ingiltere psn'e bağlı onu bana bir açıklasana? mesela neden asya'dan bir ülkeye bağlı değil? ingiltere'ye ben mi bağladım amına koyayım, ceremesini ben çekiyorum?
-neden ingiltere psn'de bütün oyun fiyatları aynıyken, bizde beklenen oyunlar normal oyunlardan daha sikici bir fiyattan çıkıyor?
-neden aynı oyuna elin endonezyalısı 53 dolar, elin amerikalısı 60 dolar verirken ben 80 dolar veriyorum? benim alım gücüm onlardan daha mı yüksek?
-neden endonezya, rusya, hong kong psn'lerde oyunlar diğer ülkelerden daha ucuza satılabilirken bizde satılmıyor? neden bizim ülkenin oyun fiyatları belirlenirken en pahalı psn fiyatları referans alınıyor?
"ama playstation'ı protesto ederek bir yere varamazsınız"
playstation'ı sikeyim. ok?
bu nitelikleri erkekler para diye saymaya başlıyorlar, bazı kadınlar ise başarı falan diyorlar.
şimdi mesela atıyorum ben ilkokul öğretmeni olsam, öğrencilerimi çok iyi yetiştiriyor olsam, yani işimde başarılı olsam o da olur mu? kadınlar beni başarılı erkek olarak görüp, peşimden koşar mı?
veya diyelim ki acil tıp teknikeriyim, işimde çok iyiyim, iş arkadaşlarımla birlikte her gün hayat kurtarıyorum. yani işimde başarılıyım ve bu kadınların gözünde çekici olmamı sağlar mı?
ben sana söyleyeyim olmaz. çünkü başarı değil, güç ve paradır senin aradığın... başarı falan diye ayak yapma buralarda...
şimdi mesela atıyorum ben ilkokul öğretmeni olsam, öğrencilerimi çok iyi yetiştiriyor olsam, yani işimde başarılı olsam o da olur mu? kadınlar beni başarılı erkek olarak görüp, peşimden koşar mı?
veya diyelim ki acil tıp teknikeriyim, işimde çok iyiyim, iş arkadaşlarımla birlikte her gün hayat kurtarıyorum. yani işimde başarılıyım ve bu kadınların gözünde çekici olmamı sağlar mı?
ben sana söyleyeyim olmaz. çünkü başarı değil, güç ve paradır senin aradığın... başarı falan diye ayak yapma buralarda...
aksesuar kelimesinin anlamını bilmeyen insanlar tarafından kol saati takması yadırganır.
kol saatini yadırgayan bu insanlar; kolye, küpe, bileklik, yüzük veya kol düğmesi gibi aksesuarların takılmasına da hiçbir anlam veremezler. çünkü onlara göre kot+tshirt+beyaz converse'den ötesi fonksiyonel değildir, fazlalıktır.
ayrıca saate bakmak için 6 inch'lik cep telefonunu cebinden çıkarıp ekranını açmak ve tekrar cebine sokmak "yersen" daha pratiktir.
kol saatini yadırgayan bu insanlar; kolye, küpe, bileklik, yüzük veya kol düğmesi gibi aksesuarların takılmasına da hiçbir anlam veremezler. çünkü onlara göre kot+tshirt+beyaz converse'den ötesi fonksiyonel değildir, fazlalıktır.
ayrıca saate bakmak için 6 inch'lik cep telefonunu cebinden çıkarıp ekranını açmak ve tekrar cebine sokmak "yersen" daha pratiktir.