Sık geçen başlıklar

asidi kacmis cola turka 11

ekşi profili
açık ara adalet.
kişiye göre değişen yargı kararları.
parayla satın alınan yargıtay kararları.
koskoca yargıtay ceza kurulu, adalet bakanlığı eski müsteşarı (bkz: birol erdem) için, garabet bir karar aldı. adamın hakkında 50 tane itirafçı var, adam süzme fetöcü, amerika'ya gidip fetönün bardağından su içmiş insan. ve koskoca yargıtay ceza kurulu, yani içtihatları birleştiren üst kurul bu adamı tertemiz akladı.
sırf tayyibin yakın adamı diye kimse dokunamadı herife.
bakın tekrar söylüyorum, ağır ceza mahkemesi değil, yargıtay ceza dairesi değil, yargıtay ceza genel kurulu adamı akladı.
bu adam hakkında verilen bu içtihadî karar, bi hakkın uygulanırsa, darbeye katılmış askerler bile beraat eder.
gelelim tayyibin sıkı dostu, kirli çıkısı, gizli para kasası (bkz: fettah tamince)'ye. bu adamın fetöcü olduğunu beşikteki çocuk bile biliyor. zaman gazetesinin ortağı, türkçe olimpiyatlarının baş sponsoru, tuskon üyesi, pensilvanya'nın en azılı müdavimi, fetöye ait üniversitenin mütevelli heyeti üyesi bir adam bu. böyle bir insan, fetö davasından ceza almadan tertemiz aklandı. hatta zamanında fetöcüler, asya bankası batmasın diye başka bankalardan kredi çekip buraya yatırırken, fettah efendinin karısıda binlerce lira yatırmış bu bankaya. sonra hakkında soruşturma açılıyor ve savcı diyor ki, “kişinin sosyo ekonomik durumu göz önüne alındığında, bankaya yatırılan 250 bin tl'nin önemli bir miktar olmadığı anlaşılmıştır”.
ulan bre amına koduklarım, ben çocuğumun 800 tl'lik okul taksitini bu bankaya yatırdım diye memurluktan atıldım. o zaman benim maaşım 3.500 tl idi. 800 tl para da benim sosyo ekonomik durumum dikkate alındığında çok düşük bi paraydı. bana niye işlemedi bu soktuğumun adaleti.
insan, başına gelmeyince bazı şeyleri fark etmiyor. adaletsizliği iliklerine kadar yaşamış biri olarak söylüyorum, bir ülkede adalet yoksa hiç bir şey yok demektir. çünkü devleti devlet yapan adalet sistemidir. kararlar kişilere göre değil kitapta yazan kanunlara göre verilmedikçe o ülkenin gelişmiş bir ülke olması imkansızdır.
günümüze geldiğimizde, türkiye'nin adalet sistemi, sürekli dalga geçilen 3. sınıf kabile devletlerinden bile daha kötü durumdadır.
yuh amk.
13 yaşında kızım var. oda sürekli kpop dinliyor.
sırf ona eşlik edebilmek için sevmeye sevmeye arada kpop dinliyorum. düşünün neşet ertaş hayranı bir adamım ben.
hatta geçen yıl belçika da konseri varmış bts denen grubun. belçika da ki kuzenleri söylemiş. tam da sömestr tatiline denk geldi, sürpriz yapıp belçika bileti aldım ve kızım kuzenleri ile konsere gitti.
genç bunlar, kanları fıkır fıkır kaynıyor. ne demek kpop dinliyor diye kızından nefret etmek. tam aksine kızın ne dinliyorsa onu dinleyip ona eşlik etmek gerek. ben kızıma zorla neşet ertaş dinletemem ki. çocuğunu ancak ona eşlik ederek onla arkadaş olarak kontrol edebilirsin. dayatmalarla değil.
aynı khk ile bende ihraç edildim.
tek suçum çocuğumun, cemaat kolejine gitmesiydi. yalnız benim ki çok daha traji komik. çocuk alakasız bir okula giderken özel okul teşviğine başvurduk. teşvikte bu adamların okuluna çıktı. devlet bu koleje çocuğumu gönderdiğim takdirde bana yıllık 3.500 lira yardımda bulunacaktı. üstelik 4 yıl süreyle. ben kararsız kaldım ama bana yıllık maliyeti 5.000 tl olan bir koleji kaçırmak istemedim. üstelik eşimin iş yerine 200 metre mesafede bir okul olduğu için servis parası da vermeyecektik. şartlar olumlu olunca yazdırdık.
derken darbe oldu okul kapandı falan. 45 gün önce beni çağırdılar. dediler koleje göndermişsin bebeyi. dedim teşvik çıktı. dediler banka asyaya para yollamışsın. dedim okul taksiti. eyvallah deyip yolladılar. salı günü işe giderken yolda haberleri gördüm. bi baktım listede adım var. işe vardım özel eşyalarımı poşete koyup döndüm. 10 yıllık emeğim 15 dakikada bitti.
herşeyde bir hayır var deyip geçtim. sağlık olsun dedim. şimdi bu ablayı görünce halime daha da şükrettim. gerçekten allah sağlık versin. gerisi elbet düzelir. üzüldüm bu insana. kendi halime de sevindim.