Sık geçen başlıklar
şaşılacak bir şey değildir.

(bkz: defansif tıp)

tus'a girdikten sonra puanlar açıklanana ve yerleştirmeler yapılana kadar mecburi hizmete gittim. pratisyen hekim olarak acil serviste çalışırken dahiliye polikliniğine sıra bulamadığı için acile başvurup kendisini dahiliye'ye yönlendirmemi isteyen bir hastayı geri çevirmem nedeniyle hasta yakını tarafından darp edildim. 2 yıl süren beyaz kod davası sonucunda hasta yakınına 2000tl gibi bir ceza verildi. daha doğrusu verilen ceza ertelendi ama mahkeme masrafları falan o kadar tutuyordu yanlış hatırlamıyorsam. belki hala yaşadığı yerde doktorlara saldırmaya devam ediyordur. parasını verdikten sonra yapabiliyor sonuçta. her neyse; fakültede 5 sene boyunca kardiyoloji isteyip intörnlükte ve mecburi hizmet yaptığım 4 ay boyunca gördüklerimden dolayı siyami ersek ve koşuyolu kardiyoloji'ye girebilecekken radyoloji tercih ettim. çok memnunum.
eğer hastalığınız kompleks değilse; özel hastane, paranızı alıp, yapabileceği tetkikleri yapıp, istediğiniz muameleyi gösterip sizi tedavi eder. hastalığınız kompleks ise; özel hastane, paranızı alıp, yapabileceği tetkikleri yapıp, istediğiniz muameleyi gösterip sizi devlet hastanesine yönlendirir.

not: hem özelde hem de devlette çalıştım.
türkiye’deki en kebap işin galatasaray’da yedek kaleci olmak olduğunu tekrar gördüğümüz maç. ulan ne adamlar ne paralar kaldırdı be şu işten.

allah korusun muslera’nın başına bi iş gelse sezonun geri kalanında yerine geçecek adam eray mı? tabi ki değil. e o zaman neden carrasso oynamaz ki şu maçta? eray’dan bi bok olmayacağı yıllardır ortada. hala maç oynatıp gelişmesini mi bekliyoruz anlamıyorum ki.
galatasaray'ın başına teknik direktör olarak iki kez gelmiş, ikisinde de sıçıp batırmıştır. yarın bir kez daha gelmek istese sıçacağını bile bile "eyvallah, madem öyle istiyor buyursun gelsin." derim. başımızın üstünde yeri var. öyle bir efsanedir.