Sık geçen başlıklar
Debe Arşivi
arşiv kapsamı: 4 Haz 201526 Haz 2026
pek çok şeyden rahatsız olunabilir, sorun değil. bundan rahatsız olunuyor diye kimse sapık veya yobaz olmakla suçlanamaz. rahatsız olabilirsin, doğrudur veya değildir fark etmez yapacak bir şey yoktur. kimsenin ne giyeceğine karışılamayacağı gibi herhangi bir şeyden rahatsız olması da engellenemez. fikrini sözlükte dile getirebilir ancak sokakta gidip de birine tepki gösteremezsin, birilerini kontrol altına almaya çalışamazsın. yaparsan sorun burada başlar.
ankara'da askerlik yapanların çoğu için rütbe bir anlam ifade etmez. elini sallasan generale çarpar. misal bir çalıştay için toplantı yaptılar jandarma genel komutanı dahil ankara'daki bütün jandarma üst subayları geldi içeride 15 paşa, dışarıda 100 den fazla albay ve yarbay. içerideki paşalar ve dışarıdaki bazı önemli albaylar ile birlikte yarım gün boyunca ağaç bile diktik. bu arada askerlik yaptığınız yerin büyük ve komutanların çokça olması iyidir, temiz yerde yatar kalkarsın. komutanların %90'ı egosuz eğitimli olur. çok arıza birine denk gelmediysen askerliği severek yaparsın.
not: askerlik hizmetimi yaptığım yer, ankara güvercinlik, eşref bitlis kışlası.
özel mülkiyet ve bunun kardeşi aristokrasi var batı'nın kökünde. hükümdar ve devlet dışında birileri mal sahibi olduğunda bireylere de hukuk gerekir mülkleri korumak için.
doğu'da ise mülk devletindir, yasalar daima devleti korumak için yapılmıştır. son iki yüzyılda doğu özel mülkiyetle tanıştı dense yeridir. bence bu tanışıklığın düzeyi de tartışmalı. mao ve lenin devrimlerini doğu'da yaptı, kapitalist diktatörler hala geçmişte mülkün devlete ait olduğu yerlerde türüyor.

üstünlüğün sebebi adalet ve adalet mülkün temeli.

bir ek;
mülk allah'ın olunca adalet de öte dünyaya kalıyor haliyle.

edit: mesajla iletilen bazı yorumlar nedeniyle bir ekleme yapmak istiyorum.
geri kalmanın bir tek sebebi olamaz, ekşi sözlük entry'si ile bulunup keşfedilecek basitlikte bir konu olsa zaten geri kalmak diye bir şey olmazdı.
bugünlerde "çökme" diyerek anlatılan süreç etrafında gelişen her olayın geri kalmanın bir yansıması olduğunu düşünüyorum.
entry de bu bakış açısından yazılmıştır. bireysel hukuk ve adaletin bazı ülkelere neden geç geldiği hakkında bir fikri içerir.
gazetecilere 'adam kazandı' diye mesaj atarak ortalıktan kaybolan biri yerine, aldığı her oyu tek tek hesaplayan, sorgulayan ve hakkını arayan, anadolu ajansı oy sayımı verilerini durduğunda diğer aday 'kazandım' diye çıkıp zafer pozu verirken, gerçek oranları sayı sayı çetele tutarak açıklayıp sandıklara sahip çıkan ekrem imamoğlu gibi bir isim aday olursa merak etmeyin önünde sonunda hak yerini buluyor, hukuk bir şekilde işliyor, halk hakkını veriyor ve mazbatasını alıyor. yeter ki oy verdiklerimiz oylarımızın hakkını korusunlar.
kardeşim beter olun, allah daha beter etsin, açlıktan geberdiğiniz günleri de görmek dileğiyle, esen kalın.

zorunlu edit; ilçenin belediyesinin chpde olmasının bu meseleyle alakası yok. yazıp durmayın. hükümetin politikalarının sonucunu gariban belediyelere yıkmayın. rize yüzde seksen oyu akp denen örgüte basmadan önce düşünseydi bunları. ama nerde, onlar anca oraya insanların derdini dinlemeye giden muhalefeti tehdit etsin, darp etsin, onlara saldırsın.

rize gibi yerlerdeki cahil ve kötü varlıklar yüzünden bugün bu karanlığa gömüldük. bi beter olsun yazmışım, çok mu?

ek; söylediklerim akpye oy vermeyen ve bu düzene göz yummayıp karşı çıkan hiç kimseyi kapsamıyor. üzerine alınmasınlar. ama akpye oy vermeyip bu düzene de sesini çıkarmayan korkak tatlı su muhalifleri, siz de suçlusunuz!
6 kişi toplanmadan ve aşı olacağını teyit etmeden aşıyı açmamanın bu kadar zor olduğunu düşünmüyorum. her seferinde insanlar gelmeden aşıyı hazırlıyor ve sonra da kullanılmaz hale getiriyorsanız, kusura bakmayın ama biraz aptallık sizde de var sanki.
bu trt spikerleri neden böyle? daha 8. dakika, 24 yaşındaki ve 25 kez milli olmuş cengiz’e 26 yaşında 9. milli maçı dedi. orkun kökçü’ye körükçü, mert müldür’e üç pozisyon üst üste merih müldür dedi.
hiç mi uyaran biri yok?
biraz yaptığınız işe çalışın be!
her maç böyle!
bu nasıl bir ciddiyetsizlik?
yapamıyorsanız yapabilecek spikerlere bırakın bu işi!
hadi biz 1. lig’den alıştık sürekli bu gaflara ama konu #millitakım kendinize gelin! yeter!
aklıma askerlikten bir anımı getirdi. 2019'da bedeli yapıyorum 18 gün falan. bizim takımda iki de imam var. ikisi de birbirinden berbat. yemek zamanı geldiğinde, arkada oldukları halde, biz namaza gideceğiz, bir arkadaşı öndeyse onun yanına gidiyorum mantığıyla öne geçmeler, biri karşı çıktığında sırıtarak, biz imamız önde olmalıyız gibi saçma ve basit şeylerle öne geçiyorlar. son bir hafta kala silah eğitimi veriyor komutan. baktım önüme geçmeye çalıştı, çektim kolundan, sıranı bekle dedim. sesini çıkarmadı arkaya geçti. bunu gören başka arkadaşlar, imam burası yemekhane kuyruğu değil sıranı bekle, dedi. arkadaşı olan diğer imam 'biz imamız bize lazım olur silah' gibi çok salakça bir laf etti.
cibilyetini siktiklerim de karakter namına zerre bir şey yok.

akp'nin yozlaştırdığı, içini boşaltığı mesleklerden biride budur ne yazık ki.
yüzellibinsekizyüz kez yazıldı yeniden kısa ve öz yazalım, mrna aşıları hücre çekirdeğine girmediği için dna'yı etkilemez ve etkileşime girmez. dolayısıyla teknik olarak öyle nesilden nesile kalıtsal bir değişime sebep olması mümkün değil.
az önce denk geldiğim bir tweet, son günlerde kendisiyle ve anlattıklarıyla ilgili yaşananları özetlemektedir:

"zamanında uğur mumcu'yu okumadığımız için, şimdi sedar peker'i dinliyoruz."
bu başlık altına coin tavsiyesi verenlerin hepsinin maksimum 1000 lirayla trade eden z kuşağı olduğuna yemin edebilirim ama kanıtlayamam :) 300 bin dolarınız olunca o işler öyle olmaz liseli kardeşlerim :)
atari, taso, cino, bisiklet, heidi, kaset-kalem, süper baba, parliament sinema klübünün sunduğu sinema gecesi, çitos-çerezza-tombi, üç boyutlu gözlük falan gördük diye neden efsane olalım ki ? her nesil kendine efsane der ama dizleri kan içinde, kafasından terlik eksik olmayan, üstelik buraya dikkat; bademciksiz bir nesiliz biz dostum. öyle efsane falan da değiliz. efsane bir nesil varsa bana göre 1900 başında doğup en az 1930'lara kadar yaşamış nesildir. padişahlık, dünyanın belki de en büyük savaşı, atatürk, devrimler, yıkımlar, yeni devletler. biz hala eski çikolataları yiyip laklak yapalım öyle mi ? efsaneymiş, buna gülünür ancak.
hem el kadar çocuğa rızası varsa hallenmek yasal olsun istiyorsun hem de reşit olup kendi özgür iradesiyle evli olmadan birlikte yaşayanlara ahlaksız diyorsun. sizden ala sapkın ve ahlaksız mı var, amk tek hücrelisi seni.

15 yaşındaki çocuk rızası varsa evlensin diyor çocuk lan çocuk daha, nasıl bir sapkınlık var içinizde aklınız fikriniz hep şeyinizde. o pis kokuşmuş ellerinizi/zihinlerinizi çocuklarımızın üzerinden çekin.

gerçi bu ülkede bir bakan kendini savunmak için canlı yayında “karısının iç çamaşırının arkasına saklanan” dedi o da yetmedi aynı şahsın videosunu izleyenleri çocuk pornosu izleyenlerle aynı kefeye koydu.

bunlar kadar kötüsünü, ucuzunu, basitini dünya hiçbir zaman görmemiştir bunlardan sonra da göreceğini sanmıyorum. savundukları düşünceler ortaçağ avrupasından daha karanlık, cahiliye devrinden daha sapkın.

edit: ben sözlükte sayıca bu kadar çok sapkın ve cahil olduğunu düşünmüyordum ama gelen mesajların çoğundan şunu çıkarabiliriz üstü kapalı da olsa ona bile götleri yemiyor adam gibi söylemeye çekiniyorlar;

“sevişebiliyorsa evlensin, eğer evlenemiyorsa sevişmesin.”

diyen bir kitle mevcut, kendi çocuklarınız için aynı şeyi söylebiliyorsanız buyrun gidin kanun yapıcıların kapısını aşındırın.
üst üste 11 penaltı yiyip bir de penaltı kaçırarak ortalığın amına koymuştur
27 mayıs 2021 ibb meclisi mayıs ayı toplantısı'nda ekrem imamoğlu'nun istanbullulara verdigi mujdedir. istanbul'da israf düzeninin belini kırdık. 2020 yılında aynı hizmetleri daha ucuza yaparak toplam 4.2 milyar tl tasarruf ettik. merkezi hükümetin sırtından yük alıyoruz. bu türkiye'de başka bir dönemi başlatıyor.
https://twitter.com/…hir/status/1397899283182071808
ibb yönetimimizde israfa son verdik, 4.2 milyar lira tasarruf sağladık. bu tasarruf istanbul'a kreş oldu, süt oldu, metro oldu, yeşil alanlar oldu, burs oldu, sosyal destek oldu!
https://twitter.com/…glu/status/1397907702165217283
ekrem imamoğlu: bizden önce yılda 20.5 milyon tl kira ödenen 78 çekiciyi, sadece 2 yıllık kira bedeline satın aldık.
https://twitter.com/…hir/status/1397900429921554433
ekrem imamoğlu: istanbul’da o parti bu parti değil, 16 milyon insanını merkeze alan bir belediyecilik coşa coşa hayata geçiyor.
https://twitter.com/…ubu/status/1397891476902842370
dunyadaki her amcayi, teyzeyi, sali pazarindaki carikli popo kili zanneden bir veledin tespiti. sadece muthis dokunmatik ekran hakimiyeti uzerinden, kullandigi internet altyapisini, lcd ekranlari, bataryalari, chipsetleri, kod lisanlarini, isletim sistemlerini, yasitlarinin icat ettigini sanan arkadaslar var sanirim... bir onceki jenerasyonlara gore keskin bir iq dususu yasayan jenerasyon nasil en zeki oluyor:
technology ıs on the rise, while ıq ıs on the decline
ıq rates are dropping in many developed countries and that doesn't bode well for humanity
şike iddasında falan bulunmayacağım ama hatay başkanı billong'un bacağına dövme yaptırdığını o yüzden oynayamadığını iddia etmişti.

billongun paylaştığı videoyu ekliyorum

görsel 1
görsel 2
görsel 3

gördüğünüz gibi nokta kadar bile dövme yok :d

ee abi o zaman niye siz bu adamı maçtan hemen sonra kadro dışı bıraktınız :d

ortada eğer şike vs varsa hatay da götaltına gitmemek için üstünü örtmeye çalışıyor olabilir. çok sıkıntılı durum.
erdoğanın son yıllarda kendi adına yaptığı en büyük stratejik hatalardan biri. zaten fazlasıyla daralan kitlesini merkez sağ bir partinin genel başkanını hedef göstererek iyice daraltması nereden bakılırsa çok büyük hata. istanbul seçimlerinde yaşadığı hezimetten hiç ders almamış görünüyor. aynı hataları ısrarla tekrarlaması mantığa aykırı hareket ettiğini gösteriyor. bu esnada tabiki en büyük zararı ülke görüyor.
aynen kardeşim seinfeld candır. biz de 70 kere izlemedik seinfeld'i. bir tek sen izledin. seinfeld izledik diye hayatımızda bir daha başka komedi dizisi izlemeyelim. ne yobaz tipler var ya. bir şeye bağlanıyorlar at gözlüğünü takıp diğer her şeyin kötü olduğunu iddia ediyorlar.
üst edit 1 : ameliyat devam ediyor, genel cerrahi ile plastik cerrahi beraber girmişler vakaya. 3. parmakta damar ve sinir kesisi mevcutmuş. 3. parmak ampute gibiymiş. umarım bir şekilde iyileşirsin doktorum. iyi dileklerimiz seninle.

gün geçmiyor ki güzelim ülkemde bir vahşet işlenmesin. her gün yeni olay, her gün yeni manşet, her gün yeni dehşet, her gün yeni acı.

ankara eğitim araştırma hastanesinde ortopedist ertan iskender adlı meslektaşım poliklinik yaptığı sırada elinden ve sırtından bıçaklandı. elinde tendon kesisi olduğunu, sırtından ise bu sebeple ameliyata alındığını biliyorum.

kendisi bir ortopedist cerrah olan bu meslektaşımın tendon kesisinin kendisi için ne kadar önemli olduğunu tekrar belirtmek isterim.

siz doktorlarin maaşlarını, egosunu, kibrini konuşadurun. biz her gün daha çok eziliyor daha çok katlediliyoruz. ve inanın bazen hastanelere gitmek istemiyoruz.

o doktoru oraya getirene kadar emek veren ailesi, öğretmeni, devleti ve kendi çaba ve iradesine saygı duymalıyız.

yapmayın, etmeyin. ve öldürmeyin, sadece biz doktorları değil, kimseye zarar vermeyin. hayvanlara ve bitkilere de.

ameliyattan çıkıp çıkmadığını bilmiyorum. bilgi geldikçe editlerim.

kaynak: gözlerim, arkadaşlarım, çok isteyene resmi kaynak

alt edit 1 : ortopedi polikliniklerini ve ankara eah yakını hasta profillerini gayet iyi bilen biri olarak olayın çıkma ihtimallerini yazmak istedim.

- ya kırığı vardır ve kaynamamış, geç kaynayacaktır
-ya kırığı yoktur, ama var sanıyordur.
-ya kırığı yoktur, ama olmasını istiyordur. çünkü rapor alacaktır.
-ya sıra beklememek için odaya dalmıştır, doktor dışarı çık diyince gururuna yedirememiştir
-ya randevu sırası geç gelmiştir.
-ya doktor uzmanına ya da kıdemlisine hasta danışmak için odadan ayrılmıştır.
-ya doktorun tuvaleti gelmiştir ve yine odadan ayrılmıştır.
-ya da doktor hastanın haksız ve gereksiz isteğini yerine getirmemiştir ve doktora gıcık olmuştur.
-ya da gergin ve sinirlidir, doktor deşarj olmak için en uygun kişidir.
-ya da doktorun maaşını o ödüyordur.
asıl adı ibrahim'dir. kavimler göçü sırasında amerika'ya beyin göçü yapmıştır. daha sonra seçime girip abd başkanı olmuştur.